Kapalı

VATANDAŞ ABUZER

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var, yaşadın mı adam gibi yaşayacaksın tek ve Vatandaş Abuzer de yaşadıklarından öğrendikleriyle, hayatın güzelliklerini fark ederek insan gibi yaşamayı seçmişti. Bu onun hayat felsefesi olmuştu, hayatın her yönünden kendine yakışanı bulup onu kendi hayatına uygulayıp yeri geldiğinde gülen güldüren, yeri geldiğinde düşünen düşündüren bir hayat çizgisinde ilerliyordu ta ki elinde […]
Köşe yazıları - 2 Kasım 2018 23:17 A A

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var, yaşadın mı adam gibi yaşayacaksın tek ve Vatandaş Abuzer de yaşadıklarından öğrendikleriyle, hayatın güzelliklerini fark ederek insan gibi yaşamayı seçmişti. Bu onun hayat felsefesi olmuştu, hayatın her yönünden kendine yakışanı bulup onu kendi hayatına uygulayıp yeri geldiğinde gülen güldüren, yeri geldiğinde düşünen düşündüren bir hayat çizgisinde ilerliyordu ta ki elinde bir gazete sokakta yürüyor diye suçlanana kadar. Ve hikâyesi burada başladı. Dönem karışık dönem. Türkiye’yi kurtaracak bir dünya adam var ortalıkta ve Türkiye’yi karıştıran, kendisi bilmediği halde örgüt başkanı olan adamlar da çok. Bunlardan biri de kahramanımız Abuzer.

Abuzer her zamanki gibi sabah sporunu yapmış sabahın ilk saatlerinde bayinin birinden günlük bir gazete almış yürüyorken kendisinin de anlamlandıramadığı bir karmaşa yaratılmış ve Abuzer o günden sonra siyasi bir suçlu, bir örgüt lideri olmuştu. Peki, bunu nereden anlamıştı Türkiye kurtarıcıları Abuzer’in tipinden… Ve Abuzer şubeye sorguya getirildi. Önce polisler ifadesini almaya başladı.

-“Abuzer efendim” diye başlar konuşma. Amir Abuzer’e tüm bildiklerini onlarla paylaşmasını ister ve Abuzer’e bunu belirtir. Abuzer de itiraz etmeden “tabi anlatırım tüm bildiklerimi amirim” der. Abuzer bunu söyleyince amir bir vatan hainini daha alt etmenin sevinciyle; “Seninle iyi anlaşacağız evladım, şimdi söyle bakalım sen örgütün neresinde bulunuyorsun” der. Abuzer: “Üzgünüm ama bunları anlatmamın imkânı yok” der ve bunu diyince güçlü bir tokat ve arkasından yumrukları yer. Amir onunla dalga geçildiğini düşünerek sinirlenir fakat bilmediği ve inanmadığı bir şey vardır ki gerçekten Abuzer’in bunları anlatmasının imkânı yoktur. İşkenceler başlamıştır Abuzer’e en ağırları, en can acıtıcıları ama ser verip sır vermez Abuzer. Çünkü Abuzer’in onlara verebileceği en büyük sır taze bir balığın nerden anlaşılacağı ve iyi yemek yapmayı bilen biri olarak bununla ilgili vereceği birkaç cümleden başka söyleyecek, anlatacak bir şeyi yoktu. Hoş olsa da bu amir ve onun gibilerle paylaşmazdı Abuzer. Çünkü aynı dili konuşmuyor, konuşsa da anlaşılmıyordu onlar tarafından. Anlaşılmamaktan yakındı işkence de olduğu günlerde fakat bu yakınmayı haykırarak, bağırıp acı çektiğini karşısındakilere belirterek değil aksine gayet sakin, nükteli bir ifadeyle belirtiyordu. Bu durum karşısındaki polisi, amiri, komutanı derken savcıyı ve üst makamları daha çok sinirlendirip, hırslarını üzerinde uyguladıkları çeşitli işkencelerle

çıkartmaya çalışsalar da olmuyor, olmuyor. Amaçlarına ulaşamıyorlar. Hoş hangi amaca hizmet ettiklerini bile bilmiyor birçoğu. Amiri astına, müdür amire, komutan erine, emirler yağdırarak herkesin sözüm ona “Vatan Millet Sakarya” deyip kendi itibar kavgaları, hırslarıyüzünden birçok suçsuz insanın işkenceler gördüğü, sebebi belirsiz yere müebbetler, idamlar yediği bir ülkede yaşanmıştır bu dönem.

Abuzer’e işkenceler, gözaltılar yetmemiş, söylediği her kelimeden, her cümleden bir senaryo çıkartılmıştı. Bu gözaltı süreci 3 ay kadar sürmüştü. Bu dönemde birçok insanla tanışır. Abuzer siyasi şubede olduğu için orada tanıdığı tüm arkadaşları da siyasi suçlulardır. Onlarla ortak yanları hayatı insan gibi yaşamak istemesi ve gördüğü işkencelerden başka bir şey değildi. Ne bir örgüt arkadaşlıkları ne de bir eylemden tanışmışlıkları vardı. Fakat yargılayanlar için bu insanların hepsi birbirini tanıyan, aynı kavgayı veren vatan hainleriydi. Hatta Abuzer bunların önemli bir örgütünün de sağlama adamlarındandı. Fakat bunu nasıl ispat edeceklerdi? Ortada somut kanıtlar yoktu. Onlar da kendi yazdıkları

senaryoyu kendileri oynardı ve oynatırdı o zaman. Bu senaristlik ne zamana kadar devam edecekti peki? Abuzer ve onun gibileri konuşturup vatan hainlerini yakalamanın mutlu zaferini yazıp finali oluşturana kadar. Fakat bu olmadı, olmayacaktı da. Çünkü insanlar insanca yaşamanın kavgasını verdiği bu dönemde pes edip onların istediklerini yapsalardı verdikleri insanlık mücadelesi ve insanca yaşama şansları hiç olamayacaktı. Ama bu şekilde

bir umut vardı. En azından yenilmemenin, pes etmemenin gücü onları daha da umutlandırıyordu. Böyle insanlar tanıdı Abuzer burada. Onlarla hayatın direnme dönemini yaşadılar hep birlikte. Şaşırdı Abuzer, çok da şaşırttı. Neye şaşırdı? Neden burada olduğuna, sebebi belirsiz yere neden cezaevine konulduğuna, oradaki insanlara bir insana yapılamayacak olup yapılan her şeye şaşırdı. Şaşırttı, neden şaşırttı? Devlet büyüklerine, polislere, komutanlara ters

cevaplar vererek şaşırttı, işkencelere gık demeden dayanması şaşırttı, alaycı birçok ifadesiyle karşısındakileri hem düşündürdü hem şaşırttı hem de yeri geldi çılgına çevirdi. Ama bunların hiçbir kasti yapılmış şeyler değildi. Her şey doğalında gelişiyordu. Abuzer hiçbir şeyi kurup senaryo yazmıyordu sadece onun üzerinden yazılan senaryoyu doğaçlama devam ettiriyordu.

Abuzer’in ve diğer arkadaşlarının hapis günleri de birbirinden zor şartlarda ilerliyordu. Gardiyanlar ara ara insanları götürüp işkencelere devam ediyorlardı sebepli, sebepsiz. Abuzer her zamanki serinkanlılığını koruyordu gerek gardiyanlara gerek üstlere karşı. Ve onun bu kimseyi ciddiye almaz tavrı herkesi hayrette bırakıp, amirleri-memurları deli ediyordu bu yüzdendir ki atıldığı hücrelerin, maruz kaldığı dayağın, işkencenin haddi var hesabı yoktu.

Peki bu kadar şeye rağmen bu insanların hakları yok muydu? Vardı, olmaz mı? Hatta devlete göre bu vatan hainlerine hak ettiklerinden fazla bile haklar veriyoruz diye söylemler oluyordu. Bu tutukluları denetleyen, onlara haklarını veren komutanlar ve komutanları da denetleyen generaller verilen hakların çok fazla olduğunu, onlara hak ettiklerince davranmaları gerektiğini her denetleme raporunda belirtiyordu. Peki, neydi bu insanların hak ettikleri haklar? En basit ifadeyle insanca yaşamamak. Neden peki? Böyle bir isteği dile getirdikleri için, düşündükleri için, kendi düşünceleriyle yaşamayı seçtikleri için.

Abuzer gözaltına alındığı günden beri bir örgütün lideri olmakla suçlandığı yetmezmiş gibi içerde de tutukların elebaşı olmakla suçlanıyordu ve bu suçlamaların ardı arkası kesilmiyordu. Abuzer onlara sunulan şartlara itiraz ediyordu ama bunu oranın düzenin bozmak için değil; olmayan düzeni, haklarını kazanmak için yapıyordu. Tabi onun tutumları

diğer tutuklulardan bazılarını cesaretlendirirken bazılarını da kızdırıyordu. Çünkü her tutumu gerek arkadaşlarına gerekse kendine cezai bir dolu yaptırımla geri dönüyordu. Bu yaptırımlar devam ederken kimileri pes edip onların istediği gibi davranmaya başlıyor, kimileri de artık işkencelere dayanamayıp yaşamlarını kaybediyorlardı. Günle böyle devam etmekteydi ve Abuzer kaybettikleri gencecik bir arkadaşlarının ardından bir süre kendine gelememiş ve her

zaman anlayamadığı bu düzeni suskunluğuyla biraz daha yadırgayıp kınamıştı. Fakat zaman bu düzenin karşısında boyun eğip kalma zamanı değildi çünkü suçlu olsan da suçlusun bu memlekette suçlu olmasan da. Abuzer eski konuşkan günlerine geri döndü daha da dayanıklı ve dirençli olarak. Direncini hiçbir zaman vatanına hainlik yapmaktan, insanların yaşam haklarına saldırmaktan, esaretten, kötülükten yana kullanmamıştı. Direncini yaşamaktan yana

kullanmayı seçmekti onun suçu ve bu suçun cezası ağırdı. Her şeyi tek başına göğüslemeyi öğretmişti hayat Abuzer’e. Nasıl ki suçu yokken tutuklanıp müebbet yemek onun sırtına yüklenmişse bu suçu kendi sırtından atmak da ona düşmüştü fakat onların yöntemleriyle değil. Bu sefer senaryoyu kendisi yazacaktı Abuzer. Ona içerde kaldığı sürede devlet

büyükleri tarafından yazılıp oynanan oynatılan senaryonun oyunu bitmişti şimdi sırada kendi

yazıp yönettiği bir senaryo vardı. Ve Abuzer’in yazdığı senaryo da insanca sadece insanca

yaşamak vardı….

Köşe yazıları - 23:17 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ÇİNGENE ÇADIR TİYATROSU

    Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde kültürel, sosyal sorunları ile konu olan ülkemizin Roman vatandaşları 14 Mart 2010 yılında Roman Açılımı ile tanışmasını sağlamıştır. Aradan geçen 11 yıllık süre içinde 2016 yılında hazırlanan “Ulusal Stratejik Roman Eylem Planı” Resmi Gazete’de de yayımlandı. Roman Açılımında küçük adımlar atılmış ise de, bütüncül bir sosyal politika üretilemedi. Devletin […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • MUTLU YILLAR

    Moskova Devlet Tiyatrosu duvarlarında büyük çatlaklar meydana gelir. Dev bina inşa edilirken, oldukça sağlam olmasına rağmen, zamanla kalın kirişler çürümüş ve temel kaymıştır. Mühendisler binayı tamamen yıkmak yerine, büyük granit bloklarla değiştirmeye başlamış ve binanın temeli yenilenmiş. Rus yazar Grigoriy Petrov’un ünlü eseri ‘Beyaz Zambaklar Ülkesinde’ki birinci bölüm bu örnek ile başlar. İlk kez, 1923’de […]
  • VATANDAŞ ABUZER

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var, yaşadın mı adam gibi yaşayacaksın tek ve Vatandaş Abuzer de yaşadıklarından öğrendikleriyle, hayatın güzelliklerini fark ederek insan gibi yaşamayı seçmişti. Bu onun hayat felsefesi olmuştu, hayatın her yönünden kendine yakışanı bulup onu kendi hayatına uygulayıp yeri geldiğinde gülen güldüren, yeri geldiğinde düşünen düşündüren bir hayat çizgisinde ilerliyordu ta ki elinde […]
  • Umutlu Yıllara

    Kocaman bir yılı geride bıraktık acısıyla tatlısıyla… Edirne Gerçek Gazetesi okurlarına bir yıl boyunca ciddi emeklerle hazırladığımız gazetemizi takip ettikleri, bize destek verdikleri için teşekkür ederiz. Bundan tam bir yıl önce gazetemizi çıkarmaya başladık. Basılı olarak çıkarmaya başladığımız gazetemizin fikri yıllar yılı aklımızdaydı aslında. Merak ediyorduk, okuyorduk, yazıyorduk, çevremizle paylaşıyorduk. Bir gün değerli dostumuz gazetemizin […]
  • Manchester United Sonunda Bir Futbol Direktörüne Kavuştu

    Manchester United, Dünya Futbolunun zirvesindeki takımlardan bir tanesi fakat bu uzun sayılacak bilecek bir süredir spor içi başarılar ile desteklenen bir durum değil. Alex Ferguson sonrası kulübün Futbol aklının yitirildiği ve telafisinin gerçekleşmediği düşünülüyordu yıllar boyunca. Bugün gerçekleşen hamlelerin tamamı da bu niyetle gerçekleşiyor diye düşünüyorum. Bu hafta yeni bir Futbol Direktörü ile anlaşıldı, John […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • DOLMENLER

    Yıllardan beri Dolmenlerden bahseder dururuz. Dolmenleri söz konusu yaparız. Dolmenlerin öneminden bahsederiz. Peki, nedir bu Dolmenler? Şimdi kısaca bu soruya cevap verelim dostlar! Kısaca Dolmenleri tanımlayalım. Geçmişin bize bıraktığı yadigârların başında gelen Dolmenler evrensel bir olgu olarak karşımızda durmaktadır. Atalarımızın atalarının ışığı olan Dolmenler az farklılıklarla, çok farklılıklarla, ama esasında hemen hemen benzeri fonksiyonlarla çok […]
  • Covid-19 Karantina Günlükleri

    Merhaba sevgili okurlar, Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de Covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri […]
  • 2020’YE DAMGASINI VURAN ÜLKEMİZ VE DÜNYA KADINLARI

    Geçtiğimiz yıl dünya, başta milyonları etkileyen ve dünyanın neredeyse tüm ülkelerini etkisi altına alan COVID-19 pandemisi olmak üzere birçok kriz ile mücadele etti. Dünyadaki bu belirsizlikler ve kriz ikliminde de kadınlar öncülük etmeye devam ederek, en zorlu durumlarda bile hedeflerinden vazgeçmeyerek, kendi alanlarında başarılara imza atarak dünya sahnesinde kendini kanıtlayarak, normları yıkarak, cinsiyet eşitliğinin altını […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Galatasaray24163549 19+3051
2.Beşiktaş24163553 26+2751
3.Fenerbahçe24163547 26+2151
4.Trabzonspor24136531 24+745
5.Alanyaspor24126640 23+1742
6.Hatayspor24116739 29+1039
7.Gaziantep FK24108637 29+838
8.Karagümrük24107737 31+637
9.Antalyaspor24711624 29-532
10.Yeni Malatya2479830 31-130
11.Göztepe2478934 31+329
12.Sivasspor23610726 29-328
13.Konyaspor23761029 28+127
14.Ç. Rizespor24681029 41-1226
15.Kasımpaşa24751226 38-1226
16.Kayserispor24671117 28-1125
17.BB Erzurumspor24671123 36-1325
18.Başakşehir24661228 43-1524
19.Gençlerbirliği23551320 44-2420
20.MKE Ankaragücü23541426 39-1319
21.Denizlispor24461422 43-2118

HAVA DURUMU

15 Nisan 2021 PERŞEMBE
  • CUM 14.7°
  • CTS 13.5°
  • PAZ 15.7°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI