23° Açık

UYUMAMALIYIM

Köşe yazıları - 15 Temmuz 2019 21:59 A A

Kaç gün oldu bilmiyorum. Artık halüsinasyonlar arttı, korkuyorum. Sesler susmuyor, etrafımda birileri var. Arkamda..
Kim o?
Haklısınız, kendi kendine konuşan bir delinin yazdıklarını okumak biraz saçma geldi değil mi? Sanırım en baştan başlamam gerek. Sonra da benden haber aldığınızda muhtemelen üçüncü sayfa haberlerinde bir ara başlık göreceksiniz.

*

Zaman algımı kaybedeli çok oldu, en son ne zaman gözümü kapadığımı hatırlamıyorum. 
Başlarda her şey normaldi. Rüyalarım bana eğlenceli geliyordu. İnsanların çoğu rüyalarını hatırlayamamaktan yakınır. Keşke onlar kadar şanslı olsaydım. Bunu söylediğim ilk an işlerin karışmaya başladığı o andı. 
Her normal insan gibi ben de sabah uyandığım zaman dinç, neşeli ve güne hazır olurdum. Parça parça hatırladığım rüyalarımdan aklımda kalan kısımlarını not almayı seviyorum. Çünkü öykülerim için bulunmaz bir veri kaynağı.

Yine böyle bir günün sabahıydı; not defterimi aldım ve uykulu gözlerle cümleyi bitrip tuvalete gittim. Kahvaltının olmazsa olmazı çayın altını yakıp su ısınırken sofrayı hazırlamaya başladım. Peynir, zeytin, reçel, yağ. Eh omletsiz olmaz değil mi? Kızarmış ekmekler de hazır. Çayın mis gibi bergamot aroması sofranın güzelliğine hoş bir hava katar. Bulaşıklar işin cilvesi. Kahve sigara keyfi yaparken aldığım not aklıma geldi. Odama geçip defterimi aldım. Cümlemin mantıksızlığı kendimle dalga geçmeme yetti.
“Demir yolunda yürürken, yanından geçen köpeğin ürküttüğü adama tren çarptı” 
Hadi delisin, demir yolunda yürümeye başladın. Köpek geldi ve korktun. Sağır olman gerekli ki gelen treni duymayıp raylara kaçmışsın. Kahvemi bitirip hazırlandım ve evden çıktım.

Günün yorgunluğundan olsa gerek, her akşam gittiğim kafede otururken anlık uyku bastırmasından dolayı bir dakikalığına da olsa gözümü kapadım. İçeri giren yerel gazeteci arkadaşımın sesiyle irkildim.

“Sırık uyuklama lan” diye üzerime geldi. Anlık boşluğa düşme hissini hemen atlatıp günümün yoğunluğundan konuştuk. Arkadaşım da bana, az önce geldiği ve yarınki yerel gazetede çıkacak haberden bahsetmeye başladı.

*

Akşama doğru mesai bitiminde gazetenin günlük işleri bitmiş ve ofisten çıkmak üzereyken acil bir iş gelmiş. Şehrin sınır boyuna yakın bölgesinde sulama yapan bir çiftçi, jandarmayı arayarak bulduğu cesedi ihbar etmiş. Adamın sol tarafı parçalanmış, düşmenin etkisiyle boynu kırılmış ve saatlerdir suda olduğu için şişme belirtileri göstermiş. Bunun nasıl olduğu konusunda net bir bilgi olmasa da olay yeri incelemenin ilk raporunda; kurban yüksek bir yerden düşmüş ama düşme öncesi yaşadığı bir travmadan dolayı, sırtının orta bölgesinden omuz ve baş tarafında sağlam kemik kalmamış. Böyle bir çarpma etkisini ancak üzerinden kamyon geçmiş vakalarda gördüğünü söyleyen görevli; maktulün vur kaç vakası olabileceğini de ekleyerek inceleme için dosyanın ilk tutanağının bir kısmını muhabir arkadaşa anlatmış.

“Ceset nerde bulunmuş?” diye sordum.
“Nehrin sınıra yakın bir uzantısındaki köyden bahsetti arkadaşım. 
“Harita lazım” deyip aranmaya başladığımı hatırlıyorum. Tabi burda her kafede şehrin haritası var ya. Komik bir aranma olduğunu farkettiğim zaman insanların garip bakışlarıyla karşı karşıya kaldığım andı. 
Neyse ki arkadaşımın çantasından çıkarttığı haritayla bütün aramalarım son buldu. Cesedin çıktığı yeri bulduk. Nehri takip ettik, akış yönünün tersinde tam orda gördüğüm işaretle kafamdan aşağı kaynar suların dökülmesi bir oldu. Tren yolu köprüsü. Olabilir mi? Yoksa komik bir tesadüf mü?
Hiç birşey demeden kendimi dışarı attım. Yürümeye başladım, aklımda hep o not, rüyamın kalan parçası ve harita. Bir kaç saatlik yürüyüş bana iyi geldi sanırım. Müziğin de etkisiyle kendimi evde buldum. İştahım olmasa da yemek yedim, duş yapıp uyumak üzere yatağıma uzandım ve kitabımı okumaya başladım.

*

Gece yarısı.
Aynadaki ben gibi ama ben gibi bakmayan ben…
Elimde keçeli kalem…
“Motor takla attı ve çiftçi ezildi”

“Allah’ım neler oluyor?” Önce yüzümü yıkadım ve notun fotoğrafını çektim. Uykusuzluk beni hemen esir aldı. Sanki yorgunluk hiç gitmemiş, aksine daha da artmıştı. 
Alarm!
“İşte kabusun sonu” 
Tabi gözüm açık olmasına rağmen gece ikinci uykumda gördüğüm kaza.

*

Gece yatağıma ikinci girişimde hemen uykuya daldım. Aynadaki notu son kez düşünüp sistemi kapattım. Hani uçma hissi yaşar insan rüyasında. Şehrin tepesinde geziyorum, bulutlara dokunuyorum. Gece ne güzel, havadaki koku, her nefes alışımda sanki daha uzaklara uçabilirim gibi hissediyorum. İnsanlar bile var rüyamda. Arabalar, köpekler, kediler…
“Alçalsam mı acaba? “
Köprüyü köpeğiyle geçen bir adam var. Uzaklardan gelen treni görüyorum.

“Eğer tren gelmeden köprüyü geçemezlerse, köpek çok korkacak”.

Yaklaşıp uyarmaya karar verdim. Ne de olsa benim rüyam. Alçaldım ve nasıl olduğunu anlamadan köpek bana dönüp havlamaya başladı. Adam köpeği çekiyor ama köpek bana saldırmak için kendini köprünün boşluğuna bırakmayı göze almışçasına hamle yapıyor. Trenin önce düdük sesi geldi uzaklardan. Sonra çanın ardarda çınlaması. Bağırmaya çalıştım ama adam beni duymadı bile. Köpeğini çekiyor ve bir yandan da gelen trenden kendini korumaya çalışıyordu. Tren geçmeye başladı, vagonlar sırayla geçtikçe esen rüzgarın yoğunluğu hissedilir oldu. Köpeğin havlaması bile duyulmuyor ama köpek hala adamı çekiyordu. Bir anda zincirin tasmadan ayrılmasıyla, adam arkaya doğru boşluğa düşüyor. Trenin çarptığı andaki kemik seslerini sanırım sadece ben duydum. Savrulan beden aşağıdaki kayalara ve ardından suya düşerek gözden kayboldu.

*

Alarm!
Uyanmak istemediğin her an zamanından önce çalıp en tatlı rüyanın içine eder. Ama bu sabah, sanki sonuna kadar beklemek için zamanla anlaşma yapmış gibi. 
Ben sebep olmuştum. Rüyamda gerçekten birini öldürdüm. Peki bu seferki nasıl olacak?
Bugün çalışma yok. Hepsini iptal ettim. Kahvaltıyı da iptal edelim.
Elime telefonu alıp gazeteci arkadaşımı aradım. Olabilecek olan olayı anlattım. Bu kanıya nereden vardığımdan bahsettim (tabi olayın sorumlusunun ben olduğum kısmı hariç). Beni dikkatle dinledi ve evden çıkmadan ondan haber beklememi söyledi.

Saatler geçmek bilmedi. Kahve içmekten içim tuhaf olsa da arada bastıran uykuya ancak böyle dayanabilirdim. 
Sonunda beklediğim haber geldi. Tahmin ettiğimin aksine telefonla değil, çalan kapı ziliyle. Gazeteci arkadaşım ve yanında bir abla. Kadının çok değişik bir enerjisi vardı. Sanki içimi ve yaşadığım olayları görüyordu. Yüzünden hissettim bunu.

*

Benimle konuştuktan kısa bir süre sonra gelen bir ihbar üzerine yola çıkmış arkadaşım. Ölümlü trafik kazası. Olay yerine gittiklerinde; yol kenarında şoka girmiş bir genç ve biraz ileride tarla sınırında hurda olmuş motor, altında da kanlı bir et yığını. Olay yeri inceleme motoru kaldırdığında amcadan arta kalan beden kendini göstermiş. Muhtemelen oturma pozisyonundayken olayın olduğunu tahmin etmek zor olmamış. Yol kenarında oturan genç biraz kendine gelince ifadesini almak için yanlarına gitmiş arkadaşım. 
Tutanağın kopyasını almak bir gazeteci için kolay olsa gerek.
Okuduklarım beni şok etmişti. Kazayı yapan gencin ifadesini okumaya başladım;

“Sabahın erken saatlerinde okula gitmek için motoruma bindim. Yolda giderken dikiz aynamdan bir şeyin geçtiğini gördüm. Tekrar kontrol ettiğimde yol boştu. Aniden arkamda beliren silüetten korkup yoldan çıkıp takla atmaya başladım. Daha ilk taklada motor altımdan kayıp üç dört takla daha atarak adamın üzerine düştü”.

Yazan görevliye, gazeteci arkadaşıma, ablayla bana dahi saçma gelen son söyledikleri.
“Aynı adam beni kurtardı”

Elimde kağıt, karşımda boş bakışlarla masada kilitli kaldım. Sanırım bu sessizlik birkaç dakika sürdü. Sonra sessizliği bozan abla oldu.

 
“Kontrol edebilirsin”. Yüzündeki bakışta bir ışık vardı. 
“Nasıl?” diyebildim sadece. 

“Öncelikle bu sabah yaptığın gibi geçmiş rüyanı bitireceksin. Sonra o çocuğu kurtarmak için neler yaptığına odaklanıp bunun üzerine çalışacağız. Sana bazı uyku teknikleri öğreteceğim.”

 Söyledikleri gerçekten mantıklı. Rüya kontrolü diye bir şey duydum ama hiç araştırmamış olanın pişmanlığını yaşamakta acı verici oldu.

*

Yatağım ve yastığım. Yorganım ve sıcaklık. Ben geliyorum uyku…

Köprüden uzaklaşmak için var gücümle uçuyorum. Yolun üzerinden geçerken bir güç beni aşağı çekti. Artık ayaklarım yerde. Bu sefer de ayaklarım durmuyor, koşuyorum ama yorgunluk yok. Kilometrelerce hızlıyım, yollar benim. Araçların yanından son sürat koşarak geçiyorum ve beni gören yok. Allah’ım ne güzel duygu. İlerde bir ışık var. Hızlı ilerliyor, hızlanıyorum ve ışığa ulaşıyorum. Motorlu bir çocuk. 

“Nasıl olsa beni görmüyor, yaklaşıp bakayım”

Tekrar uyandım. Ama bu sefer salonda beni dinlemek üzere bekleyen insanlar vardı. 
Olayı sonuna kadar dinlediler. Abla hiç gözünü ayırmadan beni izliyor, gazeteci arkadaşım da notlar alıyordu. Abla konuşmaya başladı. Sesi bilgili, kendinden emin ve şefkatliydi.
“Derin uyku anlarımızın çarpıştığı insanlar vardır. Bazen bunları tanımayız bile. Bu insanlarla bir şekilde yine frekans yakalama olasılığımız da vardır. Sanırım sen bunu kontrolsüz olarak yakaladın. O çocuk erken kalktığı için beyninin bir bölümü hala uyku halindeydi ve seni görmesinin sebebi bu. Sen de bunu farkedince istemsiz olarak yardım etmişsin”.
“Peki köpek beni nasıl gördü?”
“Onların gözleri, bizim görebildiğimizden fazlasını görür”.

Bir kaç saatlik egzersizden sonra az da olsa rüya kontrolü hakkında bilgi sahibi olmuştum. Artık yorgunluk beni esir almaya başladığında, saatin düşündüğümden de geç olduğunu farkedip kendimi yatağıma teslim ettim. 
Sabah uyandığım zaman yanımdaki not defterine ihtiyaç duymadım. Sanırım son geceyi rüyasız bitirdim. Defterimde bana ait olmayan bir el yazısı olduğunu farketmem fazla zaman almadı.
“Kontrol bende”
Telefonumu elime aldığımda saatin öğlene geldiğini ve alarmın çalmadığını farketmem şok etkisi yarattı. Bir sürü mesaj ve arama vardı. Telefonu sessize almadığıma eminim.
İlk mesajı okudum;
“Abi beni hemen ara”
Diğer mesaj;
“Abi telefonu aç lütfen”
Cevapsız aramalar ve çalan telefonun açılması.
“Abi annem ve gazeteci abi. Gece kaza yapmışlar”

Günlerdir uykusuzum. Olayın nasıl olduğunu görmek istiyorum ama korkuyorum. Uyursam günler geçecek ve çok kişi ölecek. Gözlerim beni zorluyor. Kendimi hayal ederek uyusam, rüyamda kendimi görüp buna son verebilir miyim?
Bilemiyorum. 
Denemem lazım. 
Umarım uyanmam.
İyi geceler.

Köşe yazıları - 21:59 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ÇİNGENE AYRIMCILIĞI

    Ayrımcılık; “Yasama, yürütme ve yargı organları ile gerçek kişiler ile kamu ve özel tüzel kişilerin; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, ulusal köken, etnik köken, cinsel kimlik, felsefi ve siyasi görüş, sosyal statü, medeni hal, hemşericilik, hamilelik, sağlık durumu, engellilik, yaş ve benzeri temellere dayalı olarak, düzenlenen hak ve özgürlüklerden, karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Kafa Toplarında Mükemmelliğin Yeni Trend İsmi: Calvert-Lewin

    Premier Lig’te kafa vuruşlarına dair istatistiklerde ön plana çıkan ilginç bir isim var, Dominic Calvert-Lewin. Kafa vuruşları söz konusu olduğunda elit forvetlerin arasında geçiyor ismi. Bu sezon Lig’te hiçbir takımın Everton kadar fazla kafa golü skoru mevcut değil. Peki bu ismi havada bu kadar başarılı yapan ne?. The Atletic bu konuda bir araştırma yaparak Calvert […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

22 Ekim 2020 PERŞEMBE
22°
  • CUM 24.1°
  • CTS 25.5°
  • PAZ 23.5°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI