12° Parçalı az bulutlu
  • EURO 6.36
  • DOLAR 5.74

Üniversitelerde Son Zamanların Üçlemesi: İmza, Not Korkusu, Ders Dinlememe

Köşe yazıları - 14 Aralık 2018 10:53 A A

Merhaba Gerçek Gazetesi okuyucuları.Umarım herkes için güzel bir hafta olur. Size bu haftaki yazımda Baba(Godfather) üçlemesi gibi bir başlık atarak kafamdaki deli soruları aktaracağım. 21 yy. bir bakıma da teknoloji çağı olarak kabul edilen bu dönemde artık bilgiye ulaşmak çok kolay hale geldi. İnternet, sosyal medya ve akıllı telefonlar bilinçli kullanıcı ve öğrenciler için neredeyse biçilmez kaftan. Buraya kadar her şey çok güzel ve bu söylediklerim artık herkes tarafından bilinmektedir. Fakat üniversiteler yani bilgi ve meslek edinme yuvalarında bazı bölümler ve fakültelerde, derslere katılım için zorunlu imza şartı olmasa ya da şöyle anlatayım akademisyenler, öğrencilere devamsızlıktan bırakırım korkusu yaşatmazsa neredeyse öğrencilerin yüzde sekseni derse girmiyor. Ancak öğrenciler devamsızlıktan kalma ve buna birde zor soru sorma ve dersi geçememe korkusu eklenince derse geliyorlar. Fakat belirtmek isterim ki tüm öğrenciler için bu durum söz konusu değil. Bunu da belirttikten sonra yazıma devam edeyim. Diyelim ki öğrenci zorla derse geldi efendim. Bu seferde öğrenciler ders esnasında ya uyumayı, ya pasif uyumayı ya da “siber aylaklık” yapmayı seçiyor. Burada gördüğünüz gibi yeni bir kavram karşımıza çıktı. Siber Aylaklık, yani öğrencilerin ders sırasında dersleri ile ilgilenmeyip, hocayı dinlemeyip sosyal ağlarla ilgilenmesi, arkadaşları ile iletişime geçmesi ve sosyal ağlarla zaman geçirmesi anlamına gelmektedir. Tam da burada işte size kafamda çözümünü bulamadığım deli sorularım geliyor.

Sıkı durun ve hazır olun.
1) Öğrenciler neden imza zoru yani devamsızlıktan kalma korkusu ile derse getiriliyor?
2) Derste öğrenciler neden siber aylaklık yapıyorlar?
3)Öğrencilere imza ve not korkusu yaşatmadan derse getirip, ders dinlemelerini nasıl sağlayabiliriz?
Sayın okuyucularım bu sorular sizleri sınav yapar gibi oldu ama isterseniz birlikte bir beyin fırtınası yapalım. 21.yy’da bilgiye erişmek çok kolaysa ve aynı zamanda üniversitede anlatılan dersler ve ders notları, konular internette kolay bir şekilde bulunuyorsa ve yapılan sınavlarda bu ezber bilgilerden oluşuyorsa öğrenci neden derse gelsin. Hadi öğrenciyi zorla derse getirdin, bu derse nasıl motive edeceksin, sanki bir töre evliliği gibi boşanmak yasak ise.
Sayın okuyucularım, aslında bu sorular daha da çeşitlendirilebilir. Gelelim şimdi bu dediklerimi desteklemeye. 2015 yılı PISA raporlarında Türkiye 70 ülke arasında 52 sıraya geriledi ve sonuç olarak PISA raporlarında Türkiye’de 15 yaşındaki gençlerin okuduğunu anlamadığı ortaya çıkmıştır. Bunu PISA direktörü Andreas Schleicher’e sorduklarında şöyle cevap verdi: “Anlattıklarınız artık gereksiz ve çağın dışında, ezber. Bundan vazgeçmedikçe bu durum daha
da ilerleyecek. Türkiye artık bilgiyi pratiğe geçirmeyi bilmeli” ifadelerini kullanmıştı. Acaba saptamaları doğru mu? Okullarda, üniversitelerde artık gereksiz ya da çağa ayak uymayan, pratiğe geçirilemeyen bilgiler mi ezberletiliyor pardon öğretiliyor. Gelelim ikinci soruma, yeni, yolda, taze çıkacak olan “Üniversitelerde siber aylaklık yapma nedenlerinin ortaya çıkarılması” başlıklı çalışmamda çarpıcı veriler ortaya çıktı. Öğrencilerden biri aynen şu ifadeyi kullandı: “Öğretilmeye çalışan bilgi internette var. Hoca gelip sunumu okuyor ve gidiyor. Hocadan daha iyi anlatan kişiler ve youtube kanalları var.” Peki, önerin nedir? Dediğimde : “ Eğlenceli ve ilgi çekici bir ders ortamı oluşturulmalı. Materyaller farklılaştırılmalı ve bazı dersler gerçekten uzaktan eğitim ile yapılmalı” cevabını verdi. Öğrencinin bu cevabı aslında üçüncü sorunun da cevabı gibi gözüküyor. Yanlış giden bir  şeyler olduğu apaçık ortada. Artık öğrenci üniversitelere sadece diploma almaya geliyor. Eski lise düzeyi sanki üniversitelere kaydı gibi gözüküyor. Sonuç olarak, anlaşılan o ki eğitim-öğretimden sorumlu olanların, planlayıcıların artık müfredat yaparken çağa uygun derslerin eklenmesi, daha çok öğrenciye motivasyon sağlayacak eğitim ortamlarının sağlanması ve üniversitede çalışan öğretim elemanlarının kendilerini güncelleyip, güncel ve öğrenciye yol gösterecek bilgileri aktarmaları gerekiyor. Şu bilinmelidir ki, üniversiteler bilim yani gerçeği arama peşinden gidemezse bu ileri de Türkiye’nin başına daha da dertler açacaktır. Üniversite, sadece dört duvardan ibaret değildir! Bunun biran önce idrak edilmesi gerekmektedir. Yoksa çok geç olabilir.
Sevgi ve Saygılarımla.
Bu haber 14 kez okundu.
Köşe yazıları - 10:53 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.DG Sivasspor1163220 11921
2.Fenerbahçe1162321 12920
3.Trabzonspor1154220 13719
4.Aytemiz Alanyaspor1154219 12719
5.M.Başakşehir1154218 13519
6.Galatasaray1154213 9419
7.BTC Türk Yeni Malatyaspor1153325 131218
8.Beşiktaş1153314 13118
9.Gaziantep FK1143416 21-515
10.Çaykur Rizespor1142511 18-714
11.Göztepe1134410 12-213
12.İH Konyaspor1134412 16-413
13.Kasımpaşa1133516 18-212
14.Yukatel Denizlispor113269 13-411
15.Antalyaspor1132611 20-911
16.Gençlerbirliği1124515 16-110
17.MKE Ankaragücü112368 17-99
18.İM Kayserispor1114610 21-117

HAVA DURUMU

19 Kasım 2019 SALI
11°
  • ÇAR 20.2°
  • PER 14.9°
  • CUM 15.3°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 106.846
    1,39%
  • ALTIN 271.72
    0,04%
  • DOLAR 5.740
    0,01%
  • EURO 6.355
    -0,05%

ŞANS OYUNU SONUÇLARI