Açık

“Türkiye’nin Özevlatları Köy Enstitüleri”

Kültür Sanat - 3 Mart 2018 10:53 A A

Bu haftaki kültür-sanat sayfamızda aydınlarımıza, eğitimcilerimize, velilerimize Köy Enstitüleri hakkındaki fikirlerini sorduk.

Edirne Veli-Der Başkanı Mustafa Aytekin:  Köy enstitülerinde eğitim; yaparak, yaşayarak imece usulü uygulanan bir sistemdi. Öğrenciler ezberden çok düşüncelerini, hayallerini söyleyen, deneyi yapan, resimleyen ve yorumlayan anlayışla yetiştirdiler.
Bu okullarda resim, müzik,spor ve edebiyatla uğraşarak sanatsal yönleri gelişmiş, coğrafya, matematik ve fizik derslerini uygulamalı görmüşlerdir. Bu nedenle özgüvenleri yüksek, insani, doğayı ve ülkesini seven toplumsal düşünen bireyler olarak yetiştirildiler.
Zamanımızda ise; rekabete dayalı ezberci sistem öğrencilermizin bencil bireyler olmasını sağlamaktadır.
Paylaşmayan, hep önde olmak isteyen, bu nedenle rekabet kurallarında tüm olumsuzlukları uygulayan, hazırcı, tüketen ama gerçek yaşamda bocalayan bireyler oluyorlar.
Veliler olarak, çocuklarımızın insan odaklı, paylaşımcı,rekabetten uzak, yeteneklerine göre severek uygulanabilecek köy enstitüleri modeli bir eğitim almalarını istiyoruz.
Son yıllarda laik bilimsel eğitimden uzaklaşıyoruz. Din ağırlıklı, soyut bilgiye dayalı eğitimle çağı yakalayamayız.
Yap-boz tahtasına dönen, sınav odaklı, bilimsellikten uzaklaşılan bu sistemden çocuklarımızın daha fazla zarar görmeden; radikal kararlar alarak, geçmişte uygulanmış ve çok başarılı olan köy enstitüleri bizce uygun bir modeldir.

“Türkiye’nin Özevlatları Köy Enstitüleri”

Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ayhan Fırtına: Emperyalist Devletlerin çürüyen Osmanlı İmparatorluğu’nu paylaşma derdine düştüğü sırada kurtuluş mücadelesi veren Türkiye halkı, 1923’te Cumhuriyeti ilan etti. Cumhuriyet kurulduktan sonra, toplumu ileriye taşıyacak, ülkeyi kalkındıracak devrimler ve yenilikler gerçekleştirildi. Eğitim alanında da ülke gerçeklerine en uygun olacak sistem 1936’da başlayan araştırmalar sonucunda 17 Nisan 1940 tarihinde yasal düzenlemelerle “Köy Enstitüleri” hayata geçirildi. Çalışmalar sürecinde ülkenin durumu şöyleydi:

Halkın yaklaşık %90’ı okumu yazma bilmiyor, kadınlarda ise yok denecek kadar az. Anadolu’nun köylerinde okul ve öğretmen yok. Osmanlı’da üç kanallı eğitim uygulanmakta, medreseler dinsel eğitim veriyor. Azınlıklar ve yabancı okullarda milliyetçi eğitimler yapılırken, Tanzimat okullarında batılı tarz klasik eğitim verilmekte. Bu farklılıkların sonucu toplumda çatışmalar yaşanmakta.  Bu durum tespitinden sonra ulus olmanın yolunu açacak hedefler 1935’ten itibaren oluşturulmuştur. Başta nüfusun %80’lik kırsalda yaşayan köylünün kalkınması sağlanmalıdır. Yeni nesilleri yetiştirecek köy öğretmenleri, yine köy çocuklarından oluşacaktır. Köy Enstitüleri yurdun farklı bölgelerine ve birbirleriyle dayanışma içinde hızla çoğalır. Enstitülerde köylere sadece öğretmen değil, halkın yaşamında gerekecek her konuda bilimsel ve yeni bilgiye sahip, yol gösterici liderler yetişmektedir. On yıllık hedef belirlenmiş, Türkiye’nin okulsuz köyü kalmayacak şekilde planlanmıştır. Dört yıl sonra mezunlar verilmeye başlar, yurdun dört bir yanına dağılan öğretmenler ışıklarıyla aydınlık saçar. Köylüler bilinçlenir, üretim çeşitlenir ve artar.

Köy Enstitülerinin mimarı İsmail Hakkı Tonguç’a göre eğitim; “Çocuğu toplumun çalışma hayatına katıldığı zaman etkin bir yurttaş olarak yaşayabilecek duruma getirmektir. Bunu gerçekleştirebilmek için çocuğu tanımak, onun yaratılışına uygun iş şekillerini bilmek lazımdır.”

Türkiye’deki gelişmelerden, aydınlanmacı ve devrim karşıtları çıkarlarının sekteye uğramasından rahatsız olmuşlardır. Bunlar başta toprak ağları, devlet bürokrasisi ve şeyhler, cemaatler ve benzerleridir. Kapatılması için, gerici çıkar çevreleri her türlü karalamayı yaparak bürokrasi ile işbirliklerini sürdürmüşlerdir. 1946 sonrası işbaşına gelen iktidarlar, aydınlanmanın önderlerinin eğitim bakanlığından uzaklaştırmışlardır. Yıllar geçtikçe Köy Enstitülerinin statüleri değiştirilmiş etkinlikleri azaltılmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, köy okulları kapatılmış, öğretmenler halktan uzaklaştırılmış, imamlar tam yetkilendirilmiştir. Laik ve Bilimsel eğitim yerine, dini eğitim veren imam hatipler hızla arttırılmıştır.  Müfredatta yapılan değişikliklerle seçmeli (zorunlu) dini içerikli dersler getirilerek tüm okulları imam hatipleştirme çabasındalar.

Eğitim Sen, başta eğitim sistemi olmak üzere tüm toplumsal yaşamı kuşatan ve sadece kendi ihtiyaçlarına dönük çaba içinde olanlara karşı yürüttüğü mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir. Herkes için, Laik, Bilimsel, Kamusal, Nitelikli, Parasız, Anadilinde eğitim mücadelemiz sürüyor, kazanana kadar sürecektir.

Av. Celal Ülgen: Köy Enstitüleri, başarılı ve çağdaş eğitim kurumlarıdır. Onlardan yararlanacağımız sonuçlar çıkarmalıyız. Karanlık güçler, ulusumuzu, bağımsızlığımızı, bölgemizi tehdit eder duruma geldiler. Enstitüler ruhuyla yeniden dik durmaya geçmeliyiz.

Gürşen Kafkas: Köy Enstitüleri, toprağımızın ve insanımızın sorunlarına çare üreten insanları yetiştirdi. Kalkınmamızı, çağdaşlaşmamızı istemeyen feodal ve gerici çevreler, bunu durdurdu. Bu çevreler,  bugün de bunu yapmaktalar. Öyleyse, yazboz tahtasına çevrilen, her gelenin çomak soktuğu, gayrı milli eğitim sistemini, Köy Enstitüleri ışığında ulusallaştırıp kalıcı kılmaktan geçer kurtuluşumuz.

Muhsin Durucan: Köy Enstitüleri, Anadolu’nun yüzyıllara dayalı imece (paylaşımcı) geleneğine dayanır. Dersler uygulamalı, sanat ve bilim ağırlıklıdır. Kitap ve kitaplık, en çok bu dönemde artmıştır. Kişi başına yıllık okunan kitap sayısı 25’tir. Bugün bu sayı 5’ler civarındadır ve ayrıca seçici de değildir. Bu yüzden gericiliğin karanlığına saplandık. Yeniden güler yüzlü, hoşgörülü, üretken, sorgulayan, özgür bireyi yetiştirecek eğitim modeline dönmek zorundayız.

Nazan Moroğlu: Cumhuriyet ve onun çağdaş eğitim kurumları olan Köy Enstitüleri, ümmet bireyi olan kul yerine laik hukuk sistemini ve özgür bireyi hedefledi. Bugün de çağdışı anlayışların temsilcileri, halkı kul yapma ve ülkeyi sömürge valilerine teslim etme çabasındalar. Buna izin veremeyiz.

Metin Gökyokuş: Köy Enstitüleri; üretkenliğin, laikliğin, demokratik yönetimin, iş içinde eğitimin kurumlarıdır. Nüfusumuzun yüzde sekseni köylü olduğu için de köyü ve köylüyü

Programlamıştır. Bugün ise köyler boşaltılmış, ancak kentler köyleştirilmiştir. O nedenle, Enstitüler’den esinlenerek, Kent Enstitüleri oluşturmalıyız.

Hasan Kıyafet: Tarih, günümüzle köprü kuramıyorsa tarih olmaz. Köy Enstitülerinin eksikliklerini gidererek okullarımızı ve eğitim sistemimizi çağdaşlaştırmalıyız. Çünkü bir sistem, ancak kendini yaşatabilecek insanlarla kalıcı olabilir. Örneğin Cumhuriyet, medreselerin yetiştirdiği insan tipiyle yaşayamayacağını gördüğü için, Köy Enstitülerini kurdu. Bugün de bu kurumların boşluğunu doldurmak, bizim için yaşamsal bir zorunluluktur.

 

Kültür Sanat - 10:53 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • Aç Köpek Fırın Duvarını Deler

    2010 Roman Açılımı rüzgârlarının estiği, yaprakların henüz solmadığı günlerdi. Şarkıcı Kibariye ablam “Kim bilir?” şarkısının ahengi içinde yanıp tutuşuyordu. “Kim bilir, bu gidişin dönüşü olacak mı ? Ah nasıl bakacağım yollarına Ufkumda batan güneş bu sabah doğacak mı? Kalben ne kadar bu dertli olacağım kim bilir?” diye. Yıl 2020. Romanların ufkunda güneş hala doğmadı. Doğan […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Istanbul GP’de Zaferin Adı; Hamilton

    Yarışa 6. Sıradan başlayan Lewis Hamilton, yarış içerisinde tecrübesini ve kalitesini göstererek nasıl bu konuma ulaştığını ortaya sermiş oldu. Yarışa pole pozisyonundan başlayan Racingpoint pilotu Lance Stroll, 36 tur koruduğu liderliğini pistin yüzeyinin yağmurun etkisinin geçmesi ve kurumaya başlaması ile kaybettiğini söyleyebiliriz. Pist kurudukça öne çıkan büyük takım araçları, daha kolay hızlanmaya ve rakiplerine karşı […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • Covid-19 Karantina Günlükleri

    Merhaba sevgili okurlar, Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de Covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

24 Kasım 2020 SALI
  • ÇAR 10.3°
  • PER 12.5°
  • CUM 12.8°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI