Parçalı bulutlu

T.Ü. Öğrencilerinden YÖK’e Çağrı: ‘Eğitim-Öğretim Hakkımızı İstiyoruz’

Eğitim - 8 Nisan 2020 21:44 A A

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğrencileri, YÖK’ün, Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü’nün doktora eğitim programını açmaması karşısında mağduriyet yaşadıklarını ifade ederek;’Eğitim-öğretim hakkımızı istiyoruz’ dediler.

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğrencileri, YÖK’ün aldığı karara tepki göstererek ortak açıklama yayınladı. 2014 yılında YÖK’ün aldığı kararla kurulan ve Yüksek Lisans programı altında eğitim vermesi uygun görülen Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü’nün doktora eğitim programının açılmamasından dolayı mağdur duruma düştüklerini belirten öğrenciler, YÖK’e seslenerek, eğitim öğretim haklarının ellerinden alınmamasını ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyor.

Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğrencilerinin açıklamasının tam metni şu şekildedir:

Bizler, 2014 yılında kurulan ve 2015 yılı itibariyle de yüksek lisans programına öğrenci almaya başlayan Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğrencileriyiz. Her birimiz akademinin farklı disiplinlerinde lisans eğitimi aldıktan sonra, yüksek lisans eğitimimize başka, daha kapsayıcı ve kucaklayıcı olduğunu düşündüğümüz bir bölümde devam etmek istedik. Tüm İnsan ve Toplum Bilimi Bölümüöğrencileri olarak aldığımız bu karardan bir an olsun pişmanlık duymadık. Hem bölümümüzün kıymetli hocalarının gösterdiği ilgi hem de bölümümüzün yapısı gereği taşıdığı çoğul disiplin anlayışının sunduğu farklı perspektifler, yüksek lisans eğitimimizde bizlere güçlü bir farkındalık kazandırdı.

Gerçekten de bu program başlığı altında ‘felsefe, sosyoloji, psikoloji, antropoloji, tarih’gibi sosyal bilimlerde önemi tartışılmaz olan, birçok farklı disiplinle tanışma fırsatı yakaladık. Biz öğrencilere, katı bir yapıya sahip, sosyal bilimlerin farklı alanlarına ilgi duymayan ve sığ bir uzmanlaşmayı akademinin şiarı olarak kabul eden bir anlayışa karşı, disiplinler arasında olduğu varsayılan, sınırları ortadan kaldıranve bu sayede farklı pencereleri bize açan İnsan ve Toplum Bilimler Bölümü olmuştur.

Artık akademinin derinleşen,derinleştikçe de o derinlikte boğulan, kaybolan bir disiplin anlayışına ihtiyacı kalmamıştır. Özellikle sosyal bilimleri oluşturan her bir disiplinin birbirleriyle diyalog içinde olması ve yürüttüğü tartışmaları bu diyalogla birlikte gerçekleştirmesi elzemdir. Yaşadığımız dünya ve parçası olduğumuz toplum,her biri farklı disiplinlerden gelen; fakat birbirleriyle diyalog halinde olmayan uzmanların katı disipliner ve tekil yaklaşımlarıyla değil;ancak çoğul ve birbirinden farklı disiplinlerin açacağı pencerelerden bakılarak anlaşılabilir.

Malum olduğu üzere ülkemizin de içinde bulunduğu ve hemen hemen tüm dünyayı etkileyen Covid-19 pandemisinin de bizlere gösterdiği gibi Pandeminin yarattığı etkiler sadece sağlıkla ilgili değildir. Pandemi, sadece bedenlerimize yönelmemektedir. Aynı zamanda, başta ruhsal durumumuz olmak üzere toplumsal alanın hemen hemen tüm birimleri,pandeminin etkisinden mustariptir. Zira yakın zamanda T.C. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın yaptığı açıklamada Covid-19 pandemisiyle ilintili oluşturulacak ‘Toplum Bilimleri Kurulu’ndan bahsetmiş olması, söz konusu pandeminin nasıl bir toplumsal etkisinin olduğunu da açık bir şekilde göstermektedir.

Peki, bu kurul kimlerden oluşturulacak, hangi bilim insanları bu kurulda yer alacaktır? Bakan Koca, yaptığı açıklamada isimlere yer vermese de bu kurulda; din sosyoloğundan toplum bilimcisine kadar birçok farklı disiplinden gelen uzmanın yer alacağını belirtmiştir. Aslında bir bütün olarak düşündüğümüzde, pandeminin ardından ivedilikle böyle bir toplum bilim kurulunun oluşturulması ve bu kurulun farklı akademik disiplinlerden gelen uzmanlardan oluşturulması, bizlere; disiplinler arası bakışın ne denli önemli olduğunu ve toplumun ancak bütüncül bir şekilde ele alındığında anlaşılabileceğini de göstermiş bulunmaktadır. Konumuz bağlamında toplum ve onun yaşadığı sorun, yani virüs tektir fakat etkileri ve toplum içerisinde yarattığı tahribat tek değildir. Bu nedenle çoğul bir bakışın ve farklı disiplinlerin ufkuna ihtiyacımız olduğu aşikârdır.

Tekrardan konumuza dönmek gerekirse; YÖK, aldığı ve yerindeliği tartışmalı bu kararla bizlerin eğitim-öğretim hayatını derinden etkilemiştir. Bir kez daha altını kalın bir şekilde çizmek gerekirse, yeryüzünde tartışmasız en kutsal haklardan biri eğitim ve öğretim hakkıdır. Fakat YÖK,aldığı ve yanlış olduğunu düşündüğümüz bir kararla, ilk elden bu kutsal ve tartışılmaz eğitim ve öğretim alma hakkımızı çiğnemektedir. YÖK’ün aldığı ve bizim eğitim-öğretim hayatımıza kast eden bu karar ise ısrarla ve hiçbir gerekçe göstermeksizin Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimlerinin doktora eğitim programının açılmaması yönündedir. Akademinin belki de ihtiyacını en çok hissettiği şey, keskin ve birbirinden kopuk bir uzmanlaşma değil, kurumsal bir kimlik ve bu kimliğin sağladığı kurumsal devamlılıktır. Aynı şekilde kurumsal devamlılığın gerçekleşmesi de kurumsal bir kimliğin tayininde önemli bir rol oynamaktadır. Aslında hem kurumsal bir kimlik hem de kurum içindeki devamlılık birbirlerinden ayrılmaz niteliklerdir. Ancak ideal bir akademi, bu her iki niteliği haizse başarılı ve insanlığa faydalı olabilir.

YÖK’ün aldığı kararla birlikte 2014 yılında kurulan ve Yüksek Lisans programı altında eğitim vermesi uygun görülen Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü’nün,bugünlerde doktora programını açmasına aynı YÖK defaatle karşı çıkmış ve çıkmaya devam etmektedir.Hiçbir gerekçe göstermeksizin, alınan bu kararın geri çekmesi, YÖK’ün hem çağın hem de toplumun gerekliliklerine uygun davranarak bu saygın bölümün önünü açması ve öğrencilerini mağdur etmemesi gerektiğine inanıyoruz. Aslında yüksek lisansın akademide bir ara durak olduğunu, doktora programına bir hazırlık olduğunu ve doktora programı olmaksızın yüksek lisans eğitiminin akademide pek bir şey ifade etmediğini; en yakından YÖK’ü oluşturan saygın üyeler bilmektedirler.

Biz,Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü öğrencileri, üstelik hem mezun hem de mezun adayı yüksek lisans öğrencileri olarak eğitim öğretim hakkımızın elimizden alınmamasını, hem kendimiz hem de YÖK’ün kurumsal kimliği ve devamlılığı adına talep etmekteyiz.

Yanlış olduğunu düşündüğümüz bu kararın bir an evvel geri alınması en büyük temennimizdir.Haber Merkezi

Eğitim - 21:44 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • Aç Köpek Fırın Duvarını Deler

    2010 Roman Açılımı rüzgârlarının estiği, yaprakların henüz solmadığı günlerdi. Şarkıcı Kibariye ablam “Kim bilir?” şarkısının ahengi içinde yanıp tutuşuyordu. “Kim bilir, bu gidişin dönüşü olacak mı ? Ah nasıl bakacağım yollarına Ufkumda batan güneş bu sabah doğacak mı? Kalben ne kadar bu dertli olacağım kim bilir?” diye. Yıl 2020. Romanların ufkunda güneş hala doğmadı. Doğan […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • DİEGO İÇİN

    Yazı yazmak, yazı fikirlerini düşünmek ve insanlara bir şeyler anlatmak hep hoşuma giden bir olgu, özellikle de konuları dallandırıp budaklandırarak, konudan konuya geçe geçe… Bazı yazıları kaleme almak ise, pek de öyle olmuyor. Bunları deneyimlemek acı ve eğitici. İlk paragrafı kendi hayat öğretim için not düşmek adına kaleme almış olabilirim, yazmak için klavye başına geçmek […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • Covid-19 Karantina Günlükleri

    Merhaba sevgili okurlar, Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de Covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Fenerbahçe752012 6617
2.Alanyaspor651015 21316
3.Galatasaray74129 5413
4.Fatih Karagümrük732214 8611
5.Çaykur Rizespor732210 8211
6.Kasımpaşa73228 6211
7.Başakşehir73139 8110
8.Beşiktaş63129 9010
9.Gaziantep FK71519 10-18
10.Sivasspor62226 7-18
11.Antalyaspor72237 10-38
12.Hatayspor52214 7-38
13.Yeni Malatyaspor72236 10-48
14.Göztepe614110 737
15.Erzurumspor62138 11-37
16.Konyaspor61326 516
17.Kayserispor62044 9-56
18.Gençlerbirliği61234 7-35
19.Trabzonspor71249 14-55
20.Denizlispor61235 10-55
21.MKE Ankaragücü50144 9-51

HAVA DURUMU

1 Aralık 2020 SALI
  • ÇAR 3.9°
  • PER 8.9°
  • CUM 10.5°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI