Açık

“SENDİKACILIK ESKİSİ GİBİ DEĞİL”

Güncel - 19 Ocak 2018 12:31 A A

 DİSK Trakya Eski Bölge Temsilcisi Arif Kuday, Edirne’de sendikalaşmanın tarihini Gazetemiz Gerçek’e anlattı. Eylem alanlarında çekilen arşivlik fotoğrafları ise gazetemiz ile paylaştı. Kuday, “Şimdiki sendikacılık eskisi gibi değil, sendikacılık artık daraldı” dedi

DİSK Trakya eski Bölge Temsilcisi Arif Kuday’la gerçekleştirdiğimiz bu röportajda Edirne’deki ve Tekirdağ’daki sendikalaşma süreci ve ilginç detaylar yer almaktır. Edirne’deki ilk sendikalaşma 1990 yılında Edirne Belediyesi’ndeki işçilerin sendikalaşmasıyla başlıyor.

“İlk sendikalaşma 1990 yılında oldu”

Edirne’deki ve sizin ilk sendikalaşma süreci ne zaman başladı?

1976 yılında tekstil sektöründe bir işçi olarak çalışmaya başladım. 1989 yılında Edirne Belediyesi’nde işçi olarak çalıştım. 1990 yılında da Edirne Belediyesi’nde çalışmaya başlama tarihimden 3 ay sonra sendikalaşmaya başladık. Edine Belediyesi’nde sendika yoktu o tarihlerde ve belediyede 1990 yılında sendikamızı kurduk. Edirne Belediye Başkanı SHP’liydi o zaman. Sendikayı ilk kurulduğumuz zamanlar biz de zorlandık, belediye de zorlandı. Sonraki yıllarda daha çok problemler yaşadık, Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi olmuştu. Problemimiz oldu. 1 -2 arkadaşımız işten atılmıştı. Biz bir araya geldik işçi arkadaşlarımızla ve üretimi durdurduk. Eylemimizin birinci günü emniyet güçleri, eylemi sonlandırmamamız halinde müdahale edeceklerini bildirdi. Biz de eylemimizi devam ettireceğimizi, belediye başkanının izni olmadan müdahale edemeyeceklerini belirttik. İşçi arkadaşlarımızın işten atılmasını istemiyorduk ama problemlerimiz vardı, bu problemlerimizi ortaya koyduk, alacağımız vardı, ikramiyelerimiz vardı, bunların hepsini konuştuk. Belediye başkanı işçilerinin geri dönmesini kabul etmiyor, bizim diğer taleplerimizin hepsini kabul ediyordu. Biz de onu kabul etmedik, polis müdahale etmek istedi. Biz dedik ki; ‘Sayın Başkanım sen müsaade etmediği sürece polisler müdahale edemez. Eğer müsaade ederseniz,  balkona çıkın, Edirne’ye hizmet eden işçilerimize, polislerin işçileri buradan nasıl sürüklediğini gözlerinizle görün’ dedik. Tabi bizim kararlı duruşumuz başkanı etkiledi, aşağı indik ama arkadaşları topladık, kimseyi zorlamadık, biz temizlik işçilerinin işe dönmesini ve alacaklarımızı talep ettik. ‘Kimse buraya müdahale edemez kimseye de baskı kurmuyoruz, isteyen ayrılabilir’ dedik. Birkaç kişi ayrıldı, geriye 45 kişi kaldık. Kol kola girdik, bizim kararlı duruşumuzu gören emniyet güçleri ve işveren temsilcileri gittiler.  Biz de temsilciliğe geçtik. Şube başkanımızla bu konuyu tartışırken belediyeden bir zabıta arkadaş elinde sarı zarfla geldi. 2-3 temsilci arkadaşın işten çıkış yazısını verdi. İşten çıkarılanlardan biri de bendim. O zamanlar sadece temsilcilerin işe iadesi vardı yasal olarak. Yerel mahkeme nasıl bir karar verdiyse; itiraz yolu da yargıtay yolu da kapalı. Bizim de uzun süren mahkeme sonunda yargıtay iş akdini onayladı. Sonra bir yıl kadar açıkta kaldık. Bir yıl sonra tekrar girdik sınavla, üç aylık işçi idim, DİSK açılmıştı. Bir kısım arkadaşlar, DİSK’te bir kısım arkadaş da Belediye-İş’te kaldı. Belediye-İş’te kalan insanlar, DİSK’e geçmesi gereken insanlardı. İşverenlerin etkisiyle karmaşık geçişin süreçleri yaşandı. İşveren, işçilerle toplantı yapıyordu. Diğer arkadaşlarla da belediye başkanı toplantı yaptı. Nikâh salonu doluydu ben de yeni girmiştim işe, üç ay olmuştu, toplantıya katılmayı düşünmüyordum. Sonra yine hislerim ağır bastı, gidip arkada oturup bir sorun olursa müdahale ederim, diye düşündüm. Toplantıda o dönemdeki Belediye-İş yasal temsilcileri, toplantı salonunun ön tarafında oturuyordu, belediye başkanı konuşurken temsilcilerden biri söz istedi, belediye başkanı da sözünün kesilmesini istemediğini ifade ederek söz vermedi. Temsilciler de belediye başkanının sözü bittiği zaman konuşacaklarını belirttiler. Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, yine hızını alamadı, zabıtaların çağırılarak temsilcilerin toplantıdan atılmalarını söyledi. Nikâh salonunda da 133 tane insan var, tıklım tıklım kimseden ses çıkmayınca biz de temsilcilik yapmış insanız, ben elimi kaldırdım; ‘Sayın Başkan, onlar bizim yasal temsilcilerimizdir, onları dışarıya atamazsınız’ dedim. Başkan; ‘Siyaset yapma’ diye bağırdı. ‘Siyaset yapmıyorum, onlar bizim yasal temsilcilerimiz, onları dışarı atıyorsanız biz de burada oturmayız’ dedim. İşçi arkadaşlara ‘buradan çıkalım’ gibi bir söz de söylemedim fakat benimle birlikte on altı işçi arkadaş dışarıya çıkmak için ayağa kalktı ve dışarıya çıktık. Dışarıya çıktıktan sonra temsilcilere; ‘toplantıda kalan diğer işçi arkadaşları da çıkaralım isterseniz’ dedim. Temsilciler; ‘Hayır, bırak dinlesinler ne anlatacak bakalım’ dediler. Sonra tabi biz işimize döndük. Pazartesi öğrendik ki disipline sevk edilmişiz 16 kişiden 9 kişi, o da ilginç. Disiplin kurulu toplandı, ilerleyen süreçte bizden savunmalar alındı. Disiplin kurulundan arkadaşlar dışarı çıktı. Biz de belediyenin önünde bekliyoruz. Dokuz kişiden sekizine ikişer yıl yevmiye cezası verilmiş, Arif Kuday’a (ben) işten çıkış verilmiştir.

Kaç yılında oluyor işten çıkarılmanız?

1993 yılında oldu bu anlattığım, 1992 yılı da ilk atıldığım yıldır. Yani, işe girdikten 3 ay sonra. İşten çıkarılmamın ardından gittim belediye başkanı ile görüştüm, kendisine hata yaptığını belirttim. Belediye başkanı da bana yapabileceği bir şey olmadığını, bu kararın disiplin kurulu kararı olduğunu belirtti. Disiplin kurulu başkanı da kendisi (Hamdi Sedefçi).

Tabii ki ben bu mücadeleyi bırakmadım altı ay boyunca Türk-İş Edirne işçi temsilcisi ile bir araya geldik, Trakya Bölge Çalışma Müdürlüğü ile bir araya geldik, işe geri dönme mücadelemize devam ettik. Toplu sözleşmede bizim o zaman 50. madde vardı. Disiplin kurulunun iş akdini fesih etme yetkisini belediye başkanı isterse yevmiye cezasına çevirmeye yetkilidir, diye bir ibare var. Fakat işi kilitleyen disiplin kurulu başkanı yani dönemin belediye başkanıydı. Altı ay, bunun mücadelesini verdim, verdiğimiz mücadelede başarılı olduk ve görevimize geri döndük. Üç yıl içerisinde üçüncü işe girişim oldu.

İş yeri seçimleri vardı, arkadaşların önerisiyle, işyeri temsilciliğine aday oldum, temsilci seçildim. Sendikanın toplu sözleşmesinde, Edirnespor’a bağlayıcı bir hüküm imzalamışlar yardım adı altında. Edirnespor için Hamdi Sedefçi’nin toplu sözleşmede imza altına aldırdığı Edirnespor’a yardım maddesini ortadan kaldırmak için avukata yeni bir çalışma yaptırdık. İşçi arkadaşlarımızın onayı ile maddeyi sözleşmeden sildirmek için başkanın makamına gidip dilekçemizi verdik. Başkan duruma her ne kadar sinirlense de haksız kazanca yol vermeyeceğimizi anladı ve maddeyi sözleşmeden kaldırdı.

Nasıl sendika temsilcisi oldunuz?

1995 yılında Trakya’da seçimler vardı.  Kırklareli, Edirne, Lüleburgaz, Keşan, Enez gibi beş altı tane belediyede örgütlülüğümüzü tamamladık. Örgütlenen belediyelerden, ikişer iş yeri temsilcisi olmak kaydıyla seçimlere hazırlık toplantımızı örgütledik. Toplantıda şube başkanlığı için öne çıkan eğilim, deneyimler de göz önüne alındığında, şube başkanının Edirne’den bir adayın olması fikri olgunlaştı.

Edirne’de yapılan toplantılarda, işçi arkadaşlar şube başkanlığı için Arif Kuday (ben) önerisinde bulundu. Böylelikle şube başkanlığına aday oldum. Çorlu’da yapılan genel kurulda karşıma Kırklareli’nden Sedat Yalama isimli bir arkadaş çıkarttılar. Seçim yapıldı ve yeni şube başkanı ben oldum. O zamanlar genel kurullar dört yılda bir yapılmıyordu,  iki yılda bir seçim olurdu. Dört dönem seçim yaşadık. Üçünde karşımıza aday çıktı, birinde tek adaydım.

Tek adayla çıktığınız seçimdeki gelişmeleri aktarır mısınız?

Bir Genel Kurul yaşadık o tarihlerde genel merkeze, delege seçimizi bitirdiğimizi söyleyip, bir tarih verdik. Yazıyı gönderdi seçimimizi yapacağız. Ne olduysa oldu o orada biz tam seçime hazırlanıyoruz, şubeden aradılar. Başkan dediler; Seçim Kurulundan bütün dosyaları istiyorlar. Delege seçim tutanaklarını karar defterlerini istiyorlar. Gittim hâkimle konuştum,  hakim dedi ki; Genel merkeziniz itirazda bulunmuş bu yüzden evrakları incelememiz lazım.  Genel merkezin itirazda bulunduğundan haberim yok. Evraklar incelenmeye alındı. Sonra ilçe seçim kurulumuz kararı verdi, seçim tarihini belirledi.

Ben de Ankara’daki genel merkezimizi aradım. Genel merkezimiz cevaben;  ‘biz aldık haberi, ama sana söylüyoruz, genel kurulu yapma’ Genel merkeze ‘O zaman gelin delegasyona söyleyin’ dedim. Genel merkez delegasyona herhangi bir şey söylemedi. Biz de genel kurulumuzu İstanbul’dan bölge başkanımızın katılımıyla yaptık. İşte o seçimdeki tek aday bendim.

Tek adaylı seçimden sonra bir sorun yaşadınız mı?

Seçilmemden sonraki bir yıl problemli geçti. Başkanlar Kurulu mahkeme açtırdı. Mahkeme de çok ilginç, bizi dava etmediler, yine bölgeden iki tane işçi arkadaşımıza Genel merkezi yani kendilerini dava ettirdiler Trakya Bölgesi Şubesi’nin seçimleri usulsüz yapılmıştır diyerek. Bir gün genel merkezden çağrıldık. İstanbul’daki şube başkanı arkadaşlarımızla beraber gittik. Genel İş Genel Başkanı seçimleri tekrar yapmamızı söyledi. Yaşanan olumsuzluklardan kaynaklı kaygımızı belirttik. ‘Nasıl güveneceğiz’ dedik.

Genel başkanımız bana güvenmeyeceksiniz de kime güveneceksiniz dedi. Peki dedik geldik, istifaları aldım, arkadaşlardan gönderdim, bunlar yetmez dediler, yedekleri de istediler, yedekleri de aldım, gönderdim. Biz bekliyoruz şimdi tekrar görev verecekler de seçim yapacağız. Bir gün bir baktım Tunceli’de Başkanlar Kurulu toplantısı var. Bana çağrı gelmedi Trakya Şube Başkanı olarak. İstanbul’u aradım dedim bana böyle bir yazı gelmedi size gelenlerin içinde mi acaba yazı dedim yok dedi. Sonra genel sekreteri aradım. Genel sekreter telefonu açar açmaz alo demeden dedi ki’ Başkanlar Kurulu toplantısına neden katılmadığını soracaksın’’ evet’ dedim. Dedi ki ‘kayyum atandı şubenize. ’Hem bizden istifaları aldılar hem de kayyum atadılar. Neyse kayyum geldi kayyuma hemen vermedim sendikayı.’ Gelsin Ankara’dan sendikacılar veririm mühürleri sizle bir sorunumuz yok sizden beklentimiz bir an evvel seçimleri yapmanız’ dedim. Biz de döndük Edirne Belediyesi’ne. Delege seçimlerini kayyum yaptı. Lüleburgaz’da bir genel kurul yapıldı. Orada iki adayla seçime girdik. 4 oyla genel seçimi aldık. Sonra Ankara’ya gittim. Genel Başkan İsmail Hakkı’nın odasına girdim. ‘Sayın Genel Başkan mazbatayı aldık; sendikanın müdürlerini, arabayı almaya geldik’ dedim. Hepsi hazır. Tam odasından çıkarken, lafı da uzatarak ‘Arif akıllı ol biraz’ dedi .’Sayın genel başkan akıllıyım, akıllı olmasam şimdi burada olmazdım’ dedim çıktım. Böyle bir kayyum süreci de yaşadık tarihimizde.

Doksanlı yıllarda Edirne’de sendikacılığa başladınız. 90’lı yıllar Edirne’de sendikanın ilk hareketlendiği  yıllar mı ?

Evet, 90’lı yıllar resmi olarak Edirne sendikacılık tarihinin başlangıcıdır.

“Trakya’da sendikacılığı bitirdiler”

22 yıllık sendikacılık tarihiniz var. 90’lı yıllardaki ile şimdiki sendikacılık arasında bir fark görüyor musunuz?

Ben 2004 yılında DİSK tarafından şube başkanlığı görevine getirildim. 2004’ten 2016’ya kadar DİSK Bölge Temsilciliği yaptım. Genel İş’teki mücadeleci sendikal anlayışım, DİSK Bölge temsilciliğinde de aynen devam etti. DİSK’i Trakya’da en iyi şekilde temsil ettiğime inanıyorum.  O zaman sorumluluklarımız sadece Genel İş ile sınırlı değildi. Trakya’da örgütlü Tekstil İş, Birleşik Metal İş, Gıda İş, Lastik İş, Emekli Sen gibi sendikaları da kucaklayarak birlikte mücadele ettik. Bu süreçte Trakya’da çok zor şartlarda iki tane miting yaptık. Birisi taşeronlaşma diğeri de asgari ücretle ilgiliydi.  Asgari ücretle ilgili grev Lüleburgaz’da 205 gün sürdü. Şubat ayında yapmıştık, havalar çok soğuktu. İki yerde başlamıştı grev Belediye ana binası ve itfaiyenin önünde. O kış 5 buçuk ton odun yaktık fıçıların içinde. 205 gün süren grevde, genel merkez yöneticilerinin ortalığı karıştırmasıyla sorun yaşadık. Sonra grevi noktaladık. Sendika yöneticilerimiz devlet ikramiyesine ikna olmuştu.

Daha sonra Lüleburgaz’da da ağır koşullarda bir grev daha yaptık. Grev esnasında bir işçi arkadaşımız şehit oldu. Çok ağır koşullar altında sürdürdüğümüz grevimizden kabul edilmeyen tüm maddeleri kabul ettirdik. Grevimizi işçinin kararlılığı sayesinde zaferle sonuçlandırdık. Lüleburgaz grev deneyimi işçi sınıfının eğitim grevi olarak değerlendirmek gerekir. Şimdiki sendikacılık eskisi gibi değil sendikacılık artık daraldı. Trakya’da sendikacılığı bitirdiler. İşçi arkadaşlarla ne zaman sohbet etsek başkan sen gittin sendikacılığı bitirdiler diye yakınıyorlar. Makbule TUNÇ

 

 

 

Güncel - 12:31 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • Aç Köpek Fırın Duvarını Deler

    2010 Roman Açılımı rüzgârlarının estiği, yaprakların henüz solmadığı günlerdi. Şarkıcı Kibariye ablam “Kim bilir?” şarkısının ahengi içinde yanıp tutuşuyordu. “Kim bilir, bu gidişin dönüşü olacak mı ? Ah nasıl bakacağım yollarına Ufkumda batan güneş bu sabah doğacak mı? Kalben ne kadar bu dertli olacağım kim bilir?” diye. Yıl 2020. Romanların ufkunda güneş hala doğmadı. Doğan […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Istanbul GP’de Zaferin Adı; Hamilton

    Yarışa 6. Sıradan başlayan Lewis Hamilton, yarış içerisinde tecrübesini ve kalitesini göstererek nasıl bu konuma ulaştığını ortaya sermiş oldu. Yarışa pole pozisyonundan başlayan Racingpoint pilotu Lance Stroll, 36 tur koruduğu liderliğini pistin yüzeyinin yağmurun etkisinin geçmesi ve kurumaya başlaması ile kaybettiğini söyleyebiliriz. Pist kurudukça öne çıkan büyük takım araçları, daha kolay hızlanmaya ve rakiplerine karşı […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • Covid-19 Karantina Günlükleri

    Merhaba sevgili okurlar, Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de Covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

25 Kasım 2020 ÇARŞAMBA
  • PER 12.3°
  • CUM 12.8°
  • CTS 12.8°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI