29° Açık

Salgın Sürecinde Özel Gereksinimli Bireylerin Hakları ve Yaşadıkları Sorunlar

Genel - 8 Mayıs 2020 10:59 A A

Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olan Prof. Dr. Selda Çağlar ile “Salgın Sürecinde Özel Gereksinimli Bireylerin Yaşadıkları Sorunlar” hakkında söyleşi gerçekleştirdik. 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Adım Selda Çağlar. Hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra birkaç yıl avukatlık yaptım. Fakat asıl istediğim meslek akademisyenlik idi. Doktor olan eşim Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, ben de Trakya Üniversitesi bünyesinde hukuk fakültesi olmaması nedeniyle mesleğime en yakın birim olan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri Anabilim dalında akademisyenliğe başladım. 2013 yılında Anayasa hukuku doçenti, 2019 Mayıs’ında da profesör oldum. Halen aynı fakültede anayasa hukuku ve idare hukuku derslerini veriyorum.

Özel gereksinimli bireylerin salgın sürecinde yaşadıkları psikolojik ve sağlıksal açıdan dezavantajlı durumlar var. Sizce bu süreçte nasıl bir yol izlemeliler?

Salgına yol açan virüs bildiğiniz gibi çok bulaşıcı. Down sendromlu, MS gibi bağışıklığı da etkileyen ya da kronik başka sağlık sorunları olan engelli çocuk ve engelli yetişkinler, bu süreçte çok daha sıkı önlemlerle korunmak zorunda kaldılar muhtemelen. Dolayısıyla bu süreçte sağlık açısından daha riskli durumda olan engel gruplarını aileler ya da bağımsız yaşayabilecek durumdaysa engelli bireyin kendisi diğer engel gruplarına göre daha fazla korumak zorunda kaldılar. Dolayısıyla sağlık açısından riskli grupta yer alan engelliler, bir yandan enfekte olmamak için diğer engel gruplarından daha fazla tedbir almak, diğer yandan bu yoğun tedbirlerin sonucu olarak sosyal ilişkilerinden, eğer eğitim görüyorlarsa kurumlarından ayrı kalmak, sevdikleri pek çok aktiviteden uzaklaşmak suretiyle psikolojik olarak da zorlanmaktadırlar.  Uzun süredir devam eden kısıtlamalar bizleri bile çok zorlarken engelliler bu süreçten daha olumsuz etkilenmektedirler.

Zihinsel, bilişsel, davranışsal yetersizliği olan (otizm, hiperaktivite, zihinsel gelişim geriliği gibi gruplar)  veya psikiyatrik tanıları olan (şizofreni, bipolar gibi) engelliler ise genelde fiziksel, fizyolojik sağlık açısından bizlerden farklı olmadıkları için salgın bakımından özel bir risk grubu değildirler, fakat bu gruplarda yer alan engellilerin bir kısmı hayata dair bu kısıtlamaların nedenini anlayamadıkları ve kendilerini oyalama yeterliliğine de sahip olamadıkları için psikolojik olarak daha fazla etkilenmektedirler. Bizim oğlumuz da otizmli ve bu süreçte günlük yaşam rutinlerinin değişmesinden, alıştığı yaşam şeklinden farklı bir düzene geçmekten dolayı gergin ve huzursuz.

Dolasıyla hangi engel grubunda yer alırsa alsın, tüm engelliler salgın önlemlerine bağlı kısıtlamalardan ve yaşam rutinlerinin bozulmasından toplumun geri kalanına göre çok daha olumsuz olarak etkilenmektedirler. 20 yaş altında engelli çocuk ve gençlerin sokağa çıkma yasağından muaf tutulması bir ölçüde ailelere çocuklarını en azından dışarıya çıkarma fırsatı verse de, kafelerin, parkların, gitmeye alışık oldukları mekanların kapalı, sokakların boş olması nedeniyle bu çocuklara aktivite alanı yine kalmamaktadır. Fakat bu salgın tehlikesi içinde engelli çocuk ve bireylere daha farklı ayrıcalık tanımak hem bu kişiler hem aileleri hem de tüm toplum için büyük bir risk demektir. Bu nedenle engelliler için daha fazla ve ayrıcalıklı bir düzenleme yapılması mümkün değildir.

Dezavantajlı gruplar arasında bulunan özel gereksinimli çocuklar karantina sürecinde eğitim konusunda geride kalıyor ve bu süreç gelişimlerinin önünü tıkıyor. Özel gereksinimli bireylerin eğitim hakları konusunda ailelerin hak talep edebilecekleri yerler veya başvurabilecekleri merkezler hakkında önerileriniz nelerdir?

 

Mart ayının ikinci haftasından bu yana devam eden karantina tedbirleri kapsamında Türkiye’de ilk ve orta öğretimle üniversite eğitiminde uzaktan eğitime geçildi. Yani çocuk ve gençlerin hiçbiri okul ya da kurumda eğitim göremiyor. Evden bilgisayar ya da televizyon kanalıyla verilen eğitimleri alıyorlar. Eğitime yönelik bu çözüm engeli olmayan çocuklar için olumlu olabilirken, engelli çocuklar için yüzyüze eğitimin yerini tutamamaktadır. Bu sorun, kaynaştırma kapsamında engelli olmayan yaşıtlarıyla aynı sınıflarda aynı eğitimi alan engelli çocuklar için daha hafiftir. Kaynaştırma öğrencileri de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından EBA TV ve internet üzerinden uygulanan uzaktan eğitim programlarını takip etmektedirler. Fakat kaynaştırma öğrencilerinin de özel eğitim ihtiyaçları olabilmektedir. Fiziksel engelli iseler, fizik tedavi ve rehabilitasyona tabi tutulmaları, diğer engel gruplarında ise öz bakım, sanat, konuşma vb terapilerle akademik destek eğitiminden yararlandırılmaları gerekmektedir ki, işte bu faaliyetler bu süreçte maalesef askıya alınmıştır.

 

Sadece özel eğitim sınıflarında ya da özel eğitim ve iş okullarında veya özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde bireysel ya da grup eğitimi alan, görece daha ağır engelli çocuk ve gençlerin durumu daha zordur. Bu gruptakiler için de MEB’in uzaktan eğitim programları bulunmakla birlikte, nispeten daha ağır engelli gruptan sayılan bu çocuklar uzaktan eğitimden fayda sağlayamamaktadırlar. Çünkü bu gruptakiler okul ve kurumlarında çok sınırlı ve basit düzeyde akademik eğitim almakta, fakat daha çok pratiğe dayalı yaşam becerileri edinmeye yönelik eğitimler almaktadırlar ki, bu tür eğitimlerin de uzaktan verilmesi mümkün değildir.

Karantina tedbirlerinin devam etmek zorunda olduğu bu süreçte bu gruptaki çocukların okul ve kurumlarını açmak, olağan faaliyetlerini başlatmak son derece riskli olur. Fakat salgın tehlikesinin azaldığı ve tedbirlerin esnetildiği dönemde özellikle bu gruptaki engellilerin yaz ayında dahi olsa hemen kurumsal eğitimlerine başlatılması talep edilebilir. Ayrıca özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen ve ücreti devlet tarafından ödenen eğitim seanslarının bu süreçte yapılamayan seans sayısı kadar ilave eğitim alma talebinde bulunmak, bu talebi Aile ve Çalışma Bakanlığı’na iletmek mümkündür.

Bu süreçte sağlık kontrolleri için hastaneye gidemeyen, ilaçlarının temini konusunda sorun yaşayan özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin hakları nelerdir?

Sağlık kontrolleri veya sağlık sorunu nedeniyle engellilerin kaç yaşında olursa olsunlar şehir içindeki hastanelere gitmelerine bir engel yoktur. Ancak İstanbul gibi giriş çıkış yasağı kapsamındaki illerde sağlık kontrollerine gitmek için valilik izni gerekmektedir. İçişleri Bakanlığı ve ilgili valiliklerin web sitelerinde bu tür izin formlarına ben rastlamadım. Ancak en azından evinde bilgisayar ve internet olan ailelerin bu tür pratik uygulamalarla ilgili birimlere gitmeden de izin alabilmesinin sağlanmasında fayda olduğu düşünüyorum.

İlaç temini konusuna gelince, engelinden dolayı eczaneye gidemeyen veya gidecek kimsesi olmayan engelliler için ilaçlar valilik, belediye ve emniyet birimleri aracılığıyla temin edilebilmektedir. Ayrıca Türkiye toplumsal ve komşuluk dayanışmasını en iyi uygulayan ülkelerden biridir, bu yollarla da ilaçlar temin edilebilmektedir.

Salgın döneminde ve sonrasında beklenen ekonomik sıkıntılar; toplumun her kesimini etkileyeceği gibi özel gereksinimli bireyleri ve ailelerini de etkileyeceği bir gerçek. Bu süreç özel gereksinimli bireylerin hem eğitimlerini hem yaşamsal gereksinimlerini önemli ölçüde etkileyecektir. Bu duruma yönelik sizce nasıl bir sosyo-ekonomik ve hukuksal düzenleme yapılmalıdır?

Olağan yaşama dönüldükten sonra engelli çocuk ve bireylerin eğitimlerinin maddi ve eğitsel boyutuna ilişkin bir önceki soruda öneri getirmiştim. Diğer yandan devlet yasal düzenlemelerle yıllardır engelliler ve bu engellilere bakan aileleri için belli koşullara bağlı olarak çeşitli adlar altında ücret ödemeleri yapmaktadır, bu süreçte de ödemeler aynı koşullarla devam edecektir.

Bu süreçte işverenlere işten çıkarma yasağı getirilmesi de, işçi ve sözleşmeli çalışan engelli ailelerinin iş güvencelerini önemli ölçüde sağlamaktadır. Yine devlet tarafından ödenecek kısa çalışma ödeneği ya da ücretsiz izin verilmesi durumunda ödenecek ücretlerle ailelerin mağduriyetinin önüne geçilmesi bir ölçüde sağlanabilmektedir. Kamu görevlisi olarak çalışan engelli aileleri için zaten maaş ödemeleri bu süreçte de devam etmektedir. Bu nedenle engelliler ve aileleri için ayrıca ekonomik tedbirler alınmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.

Özel gereksinimli bireylerin bir çoğu özel eğitim okullarında, vb. eğitim merkezlerinde eğitim görmekte idiler. Salgın sürecinde okulların kapanması ile birlikte özel gereksinimli bireyler de evlerindeler fakat ebeveynleri çalışmak zorunda olan bir çok özel gereksinimli birey var. Bu durumda ayrım gözetmeksizin özel gereksinimli bireyin ailesi için yaşamı kolaylaştırmak adına nasıl yasal düzenlemeler yapılabilir? (Çalışmak zorunda olan aile bireylerden birisinin çocuğuna bakabilmesi ücretli izin vb.) Bu konuda zaten alınmış genel yasal tedbirler bulunmaktadır. Kamu kuruluşlarında çalışan engelli çocuğu olan memur anne ve babalara nöbet ve fazla mesai muafiyeti vardır. Ayrıca bakıma muhtaç yakını olan çalışanlara günlük bakım izni konusunda kolaylık tanınması sağlanmıştır. 30 Ocak 2010 tarihli Sendikal Gelişmeler Doğrultusunda Alınacak Önlemler konulu Başbakanlık Genelgesinin 3. Maddesi şöyledir: “Kamu çalışanlarının kanunen bakmakla yükümlü olduğu engelli aile bireyinin bakıma muhtaç olduğunun ilgili mevzuatına göre alınmış geçerli engelli sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla bu durumdaki personele; engelli aile ferdinin günlük bakımı için izin kullanımında gerekli kolaylık sağlanacak ve personel mesai saatleri dışındaki nöbet görevinden ve gece vardiyasından muaf tutulacaktır.’’

Ayrıca Resmi Gazetede yayınlanan Torba Yasa ile (10 Şubat 2016/ 6663 sayılı Kanun); engelli çocuğu olan anneler için, doğumdan sonra 12 ayı geçmemiş olması şartı ile 12 ay yarı zamanlı çalışma hakkı getirilmiştir. Bu yarı zamanlı çalışma tam maaşlıdır. Öte yandan çocuğun ilköğretim çağına dek yarı zamanlı çalışma (maaş ve özlük hakların yarısı karşılığında) talep edilmektedir.

Buna göre engelli çocuğu olan anne 12 ay boyunca tam maaş alarak yarı zamanlı çalışabilecek (süt izni hakkını kullanmadan), 12 ayın devamında ise ilköğretim yaşına dek yarı maaşla yarı zamanlı çalışabilecek.

Bu hükümler, hem memurlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na (104. maddeye ilave), hem de işçiler için 4857 sayılı kanuna (74. maddeye ilave) işlenmiştir. Engelli çocuğun engel oranı, ağır/ hafif engelli olup olmadığı ve gelir düzeyi dikkate alınmaksızın bu hakkı isteyen her anne kullanabilir.

Özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin salgın döneminde hakları nelerdir?

Bu süreçte engelli bireylere yönelik genel kurallar, yani hala yürürlükte olan yasal düzenlemelerle alınan tedbir ve ayrıcalıklar geçerlidir. Örneğin engelli bireylerin sağlık kuruluşlarında sıra beklemeksizin hizmet alması veya belediye ve valilik aracılığıyla evde bakım ve destek hizmetlerinden yararlanması ya da gerekli diğer desteklerin verilmesi gibi. Sadece bu sürece özgü alınan tek tedbir ise, 20 yaş altı engelli ve onlara refakat edecek aile bireylerinin sokağa çıkma yasağından muaf tutulmalarına yönelik alınan karardır.

Ancak bu süreçte özellikle bakıma muhtaç engelliler başta olmak üzere Covid-19 virüsü nedeniyle hastanede yatmaları gerekirse ne tür önlemler alınacağının belirsiz olması son derece endişe vericidir. Çünkü pek çok engelli, yanlarında aile bireylerinden biri refakat etmeksizin hastanede tedaviyi kabul etmeyecek ya da tek başına kalamayacaktır. Bu sürecin başlangıcında Sağlık Bakanlığı tarafından bu tür durumlarda nasıl bir yöntem izleneceğinin belirlenmesi iyi olurdu. Bu dönemde ailelerin en büyük korkusu çocukları hastalanırsa bakım ve izolasyon tedbirlerine çocukları nasıl ikna edecekleri ve nasıl bakılacağıdır.

Engelliler Konfederasyonu Ordu İl Meclis Başkanı Ümit İşbakan, “Sağlık hizmetlerinden yararlanma konusunda engellileri kendi haline bırakarak yaşam hakkının devamı noktasında büyük bir insanlık suçu işleniyor” dedi. Ülkemizde de yaşanan özel gereksinimli bireylere yapılan ayrımcılık konusunda neler düşünüyorsunuz, bu sorun nasıl çözülmelidir?

Sağlık hizmetlerinden yararlanma konusunda engellilerin yukarıdaki soruyla ilgili sadece bu sürece özgü olarak açıkladığım sorun dışında herhangi bir sorun bulunmamaktadır. 5378 sayılı Engelli Hakları Kanunu ve sağlık mevzuatında engellilerin sağlık hizmetlerinden yararlanmalarına yönelik çeşitli tedbirler alınmıştır. Bu anlamda engellilerin negatif ayrımcılığa uğradığını, yaşamı tehdit edecek şekilde sağlık hizmetlerinden dışlandıklarını söylemek mümkün olmadığı gibi tam tersi bu konuda engelliler lehine pozitif ayrımcılık içeren düzenlemeler bulunmaktadır.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bu süreç herkes için fakat özellikle engelliler ve aileleri için oldukça zorlayıcı. Bununla birlikte bu deneyimin tüm topluma olduğu kadar engelliler için de alternatif yaşam biçimleri, eğitim ve aktivite planlaması gibi olağanüstü durumlarda nasıl tedbirler alınması gerektiğini devlet ve resmi kurumlara göstermesi açısından da bir fırsat sunduğunu düşünmekteyim. Tüm ailelere ve engelli bireylere kolaylıklar diliyorum. Zeki ÖZKORKMAZ

 

 

 

 

Genel - 10:59 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ROMANLARA YARANAMAYAN VALİ

    Romanların sosyo-kültürel farklılıkları toplumların ilgisini çektiği kadar tarihçilerin ve antropologların da inceleme konusu olmaya devam etmektedir. Anlaşılamama, kendilerine yönelik olumsuz önyargı tanımlamaları içinde sıkışıp kalmış durumdadır. Roman toplulukların sosyal ve kültürel farklılığı iyi analiz edilmediğinde soruna sağlıklı bir çözüm üretme olanağı mümkün olamayabiliyor. Tarihsel derinlikle sürekli dışlanan bu çingene topluluklarına devlet otoritesi gereken ilgiyi göstermemiştir. […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Satranç Dünya Şampiyonu, Nasıl Fantasy Futbol’da Başarılı Olur?

    Geçtiğimiz sezon 2019’da Premier Lig Fantezi Futbol sezonunun şampiyonu tanıdık bir isim; Magnus Carlsen. 29 Yaşında Norveçli Dünya Satranç Şampiyonu. Satranç Mozart’ı olarak anılan bu isim Fantezi Lig’teki başarısı ile akıllara belirli bir yöntem takip etmiş olabileceği sorularını getiriyor. Benim de severek takip etmiş olduğum bu oyun, lig içerisinde oynanan karşılaşmalarda yer alacak sporcuların başarı […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Galatasaray22005 146
2.Alanyaspor22004 046
3.Göztepe21106 244
4.Karagümrük21105 234
5.Beşiktaş21104 224
6.Antalyaspor21103 124
7.Hatayspor21102 024
8.Fenerbahçe21102 114
9.Kasımpaşa21012 1-13
10.BB Erzurumspor21013 303
11.Sivasspor21012 3-13
12.Kayserispor21011 2-13
13.Konyaspor10100 001
14.Gaziantep FK20113 5-21
15.Trabzonspor20111 3-21
16.Gençlerbirliği20110 3-21
17.Yeni Malatya20111 4-31
18.Denizlispor20111 5-41
19.MKE Ankaragücü10011 2-10
20.Ç. Rizespor20021 4-30
21.Başakşehir20020 4-40

HAVA DURUMU

25 Eylül 2020 CUMA
29°
  • CTS 29.4°
  • PAZ 28.1°
  • PTS 28.2°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI