13° Az bulutlu

ROMANLARIN DÜŞÜNCE DEVRİMİNE İHTİYACI VARDIR

Köşe yazıları - 6 Temmuz 2020 22:56 A A

Geçtiğimiz günlerde Edirne Gerçek Gazetesi’nin internet ortamında video olarak gerçekleştirmiş olduğu Romanların yoksulluğu ve ayrımcılığına yönelik söyleşide, Roman yurttaşlar konusunda sosyal çalışmalar yürüten sosyologlar ve çalışma yürüten katılımcılar ile birlikte meseleye yönelik görüşler ve çözüm önerilerini tartışma olanağı bulmuştuk. Derin sosyal sorunlara sahip olan, sayısal anlamda 3,5 milyon civarında olduğu tahmin edilen geniş bir toplumsal sınıftan söz edildi. Söyleşiye yönelik çıktılara baktığımızda; ayrımcılığı oluşturan temel eksenin yoksulluk kaynaklı olduğu ve yoksulluğun Roman toplulukları, adalet sistemi ile çok çabuk tanışmasını sağlayabildiğini küçük örneklerle de anlatılmıştı. Yoksulluk ve eğitimsizlik halkasının yarattığı toplumsal sorunlar zamanla önyargıların gelişmesine, diğer bireyler arasında karşılıklı güvensizlik duyguların genişlediğini görmek mümkündür. Tarihsel detaylara bakıldığında Hindistan’dan diğer dünya coğrafyalarına dağılan çingeneler, Hindistan Kast toplumsal sınıflarının en alt gurubunu oluşturan paryalar (çingene) yoksulluğundan, eğitimsiz oluşlarından bir anlamda medeni olmadıklarından dolayı dışlanıyordu. Bu halende böyledir. Yoksulluğun yarattığı derin dışlanma Roman topluluklarını zamanla daha da güçsüz ve korunmasız hale getirmiştir.

Yoksullukla başlayan yaşam korkusu, eğitimsizlik süreçleri ile Romanların temel haklar ve özgürlüklere yönelik düşünceleri toplumsal yaşama yansıyamadığı gibi, kendilerine yönelik ayrımcı yaklaşımları benimsemiş, en temel haklarını dahi savunma olanaklarını geliştirememişlerdir. Devlet otoritesi Romanlar için “Kendi halinde yaşıyorlar. Neşeli insanlardır. Doğru dürüst işleri yoktur. Devlet ve milletle sorunu yoktur. Kendi aralarında kavga ederler, en fazla küçük hırsızlık yaparlar” anlayışı ile baktı. Devlet otoritesi, diğer vatandaşlarına göstermiş olduğu ilgiyi, Roman topluluklarına göstermedi. Zamanla Roman topluluklarına (dom,lom,abdal vb.) yönelik bireysel ayrımcılık ve önyargı genişlemiş, ileriki safhalarda toplumsal hale gelmesinden sonra, devlet otoriteleri de Romanları günah keçisi olarak görmüştür. Devlet otoritesi, bir dönem idam cezası alanların infazında çingeneleri kullandığı bilinmektedir. Mantık ‘Çingene astı’ Yurt dışında yaşayan çingenelere yönelikte Avrupa coğrafyasında krallıkla yönetilen dönemlerde devlet otoriteleri savaş yenilgilerini, başarısızlıklarını “Çingeneler Türk casusudur” söylemi altında suçu çingeneler üzerinden götürmüşler ve çingeneleri idam etmişlerdir. Çingene sosyal sorunları, geçmişte de toplumsal sorun olmuştur. 2010 yılında Roman açılımı sürecinde bir yazı kaleme alan tarihçi Murat Bardakçı, ‘Romanlar’ı eskiden çok sıkardık, ata binseler kellelerini keserdik” yazısını iyi analiz etmek gerekir. Bu analiz siyasi parti yönünden değil, devlet otoritesinin Roman topluluklara yönelik bakış açısı üzerinden gerçeklemek gerekir. Gerçekleme noktasında yaşanacak tartışmaların altından kalkmak ta bir hayli zordur. Bir anlamda kamunun Roman topluluklara bakışında herhangi bir değişim var mıdır? Konusunu ele almak gerekir.
Türkiye toplumunda Roman vatandaşların sosyo-kültürel farklılığı ve geneldeki ekonomik yoksulluğu karşımıza ayrımcılık olarak yansımaktadır. Sosyo- ekonomik sorunlarını aşan Roman vatandaşlar çoktan diğer bireyler arasına karışmıştır. Gerçeği Roman olarak fark edilselerdi. Onların ekonomik gücü tüm zorlukları aşıyor. İşgücü ve emek piyasasında yer alamayan Roman vatandaşların düzenli bir geliri olmaması eğitimden, sağlıktan, ne de, sağlıklı bir yaşam alanlarından söz etmenin hiçbir değeri olmayacaktır. Yaşamın içinde biri olarak ifade edeyim; Yoksulluğun yarattığı sosyal parçalanmalar önümüze yeni sosyal sorunlar yaratmaktadır. Var olan karakteristik davranışlarımızın sosyal yaşamda karşılığı olup olmadığına iyi bakmak gerekir. Roman toplulukları kendi sorunlarına sahip çıkmadığı müddetçe sosyal devletin desteği ile yaşamını sürdürme zorunluluğunu sürekli hissedecektir. Bunun da karşılığı kırılamayan sosyal döngüye dönüşmesidir. Ayrımcılıkla mücadele sadece yasalar ile de yeterli değildir. Ayrımcılıkla mücadele Roman toplumunun kendisi ile yüzleşmesi ile de alakalıdır. Koşullar ne kadar ağır olsa da mümkün olduğu kadar çocuklarını okutmaya gayret etmeli, cehaletten kurtulmak zorundadır. Aksi takdirde Küreselleşen, globalleşen dünyada kapitalizm sisteminin içinde yoksullukla, ayrımcılıkla boğuşmaya devam edeceklerdir. Devamı haftaya…

Köşe yazıları - 22:56 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ÇİNGENE AYRIMCILIĞI

    Ayrımcılık; “Yasama, yürütme ve yargı organları ile gerçek kişiler ile kamu ve özel tüzel kişilerin; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, ulusal köken, etnik köken, cinsel kimlik, felsefi ve siyasi görüş, sosyal statü, medeni hal, hemşericilik, hamilelik, sağlık durumu, engellilik, yaş ve benzeri temellere dayalı olarak, düzenlenen hak ve özgürlüklerden, karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Kafa Toplarında Mükemmelliğin Yeni Trend İsmi: Calvert-Lewin

    Premier Lig’te kafa vuruşlarına dair istatistiklerde ön plana çıkan ilginç bir isim var, Dominic Calvert-Lewin. Kafa vuruşları söz konusu olduğunda elit forvetlerin arasında geçiyor ismi. Bu sezon Lig’te hiçbir takımın Everton kadar fazla kafa golü skoru mevcut değil. Peki bu ismi havada bu kadar başarılı yapan ne?. The Atletic bu konuda bir araştırma yaparak Calvert […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

21 Ekim 2020 ÇARŞAMBA
12°
  • ÇAR °
  • PER °
  • CUM °

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI