Az bulutlu
  • EURO 6.64
  • DOLAR 6.12

‘Öğretmenlerin Satın Alma Gücü Azaldı’

Eğitim - 7 Ekim 2019 10:21 A A

Eğitim-Sen Edirne Şubesi, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla bir etkinlik düzenledi. Etkinlikte konuşan Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ayhan Fırtına, 5 Ekim 2009’da 9/1 derecedeki bir öğretmenin maaşı ile 15 çeyrek altın alırken, on yıl sonra aynı daha da fazla çalışan öğretmenin maaşı ile bugün ancak 9 çeyrek altın alabildiğini söyledi.

Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ayhan Fırtına, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü açıklamasında, geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin satın alma gücünün belirgin bir şekilde azaldığına dikkat çekerek, 5 Ekim 2009’da 9/1 derecedeki bir öğretmenin maaşı ile 15 çeyrek altın alırken, on yıl sonra aynı daha da fazla çalışan öğretmenin maaşı ile bugün ancak 9 çeyrek altın alabildiğini söyledi.
Edirne Eğitim-Sen 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü Edirne Öğretmenevi Bahçesi’nde düzenlenen kahvaltılı buluşmada kutladı. Şube Başkanı Ayhan Fırtına burada yaptığı konuşmada, Dünya Öğretmenler Günü’nün geçmişi, uluslararası öğretmen örgütlerinin katkılarıyla 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın alınmasına dayandığını hatırlatarak, “Tüm dünya öğretmenleri için önemli olan bu tarihi karar, öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olmuştur. 5 Ekim, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye’den sadece Eğitim Sen’in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali’ne üye yüzden fazla ülkede eş zamanlı olarak kutlanmaktadır” dedi.

Fırtına, konuşmasında şunlara yer verdi: “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı, öğretmenlerin konumlarını güçlendirmeyi, haklarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlarken, aynı zamanda uluslararası düzeyde yapılmış bir toplu sözleşme niteliği taşımaktadır. ‘Tavsiye Kararı’, Türkiye tarafından da kabul edilen ve altına imza atılan bir belge olmasına rağmen, Türkiye’nin yıllardır yükümlülüklerini yerine getirdiğini söylememiz mümkün değildir.
Türkiye’de görev yapan eğitim ve bilim emekçileri, OECD ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve özlük haklar açısından son sıralardadır. Geçtiğimiz yıllar içinde eğitim ve bilim emekçilerinin aldıkları maaşlar, rakamsal olarak artmış gibi görünse de insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamıştır. Eğitim emekçilerinin üçte ikisi insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmek için ek işler yapmak zorunda bırakılmıştır. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin satın alma gücünün belirgin bir şekilde azaldığı görülmektedir.
1 ABD dolarının ortalama 1.56 TL olduğu 5 Ekim 2009 yılında 1.302 TL aylık alan 9. derece 1. kademedeki bir öğretmen maaşıyla 874 ABD doları alabiliyorken, bugün aynı derece ve kademede 3 bin 895 TL alan bir öğretmenin dolar bazında aldığı maaş 683 ABD doları (1 $=5,70 TL) seviyesine inmiştir. Son 10 yılı temel aldığımızda 9/1 derecedeki bir öğretmenin maaşındaki aylık kayıp, dolar bazında 191 ABD doları (1.088 TL) olmuştur. Bu rakam son on yılda öğretmenlerin satın alma gücündeki azalmanın boyutlarını açıkça göstermektedir.  Benzer bir şekilde 5 Ekim 2009’da 9/1 derecedeki bir öğretmen maaşı ile 15 çeyrek altın alabiliyorken, on yıl sonra aynı daha da fazla çalışan, öğretmen maaşı ile bugün ancak 9 çeyrek altın alabilmektedir.
Öğretmenlik mesleği ve mesleki idealleri, iktidar eliyle uygulanan bilinçli politikalarla çok yönlü olarak hızla yozlaştırılmıştır. Yıllardır ülkeyi yönetenler ve eğitim politikalarına yön verenler öğretmenlik mesleğinde yaşanan nitelik kaybının artmasında en büyük pay sahipleridir. Bu nedenle bugün eğitim alanında yaşanan sorunların sorumlusu öğretmenlerimiz değil, siyasi iktidar, MEB ve onların sözünden çıkmayanlardır.
Öğretmenlerin yıllar boyunca büyük fedakârlıklara katlanarak çalışırken yaşadığı zorluklar ortadayken, çalışma ve yaşam koşulları ve mesleki saygınlıklarının giderek kötüleşmesi dikkat çekicidir. Geçtiğimiz yıllar içinde öğretmenlerin ekonomik ve sosyal sorunlarına ek olarak, mesleki saygınlıklarında da ciddi gerilemeler yaşanmıştır.
Örneğin Edirne’de, Öğretmenevi sağlam olmadığı gerekçesi ile yıkılmış, yenisinin yapılmasına söz verilmesine rağmen, bir arpa boyu yol alınmamıştır. Bakanlığın öğretmenine bakışı, değer anlayışı ile, Edirne resmi makamlarınca da öğretmene verdiği değer anlayışının değişmediği görülmektedir.
Yaşadığımız tüm olumsuzluklara, işimize, ekmeğimize ve geleceğimize yönelik ağır tehdit ve saldırılara, hukuksuz ihraç politikalarına, kaybedilme noktasına gelen mesleki saygınlığın yeniden kazanılması, öğretmenliğin uluslararası standartlara uygun ve bilimsel bir anlayışla ele alınması ve tüm eğitim emekçilerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük sorunlarının çözülmesi gerekmektedir.
Yıllardır kamu istihdamında, özellikle eğitimde güvencesiz, esnek ve performansa dayalı istihdam politikalarını hayata geçirmek isteyen siyasi iktidar, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında eğitimde mülakat sınavı ile alınan ‘sözleşmeli öğretmenlik’ uygulamasını başlatmış ve bugüne kadar 103 bin sözleşmeli öğretmenin ataması yapılmıştır. Öğretmen istihdamında yaşanan güvencesizleştirme, öğretmenlerin özlük hakları ve çalışma koşulları arasında belirgin farklılıklar ve adaletsizlikler yaratmayı sürdürmektedir.
Nitelikli eğitimin nitelikli öğretmenle mümkün olduğu gerçeği ortadadır. Bu nedenle öğretmen yetiştirme ve kadrolu istihdam konusundan başlayarak, sadece öğretmenlerin değil, tüm eğitim ve bilim emekçilerinin yaşadığı sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi için somut adımlar atılması bir zorunluluktur.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un her fırsatta öğretmenlere değer verilmesine ilişkin söylemleri genellikle söylemde kalmamalıdır. MEB’e çağrımız; 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde ILO ve UNESCO tarafından 5 Ekim 1966’da kabul edilen ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın eksiksiz uygulanacağı açıklanmalı, başta 3600 ek gösterge olmak üzere, ekonomik, sosyal, mesleki, özlük haklarımızla ilgili taleplerimiz kabul edilmelidir.
Eğitim ve bilim emekçileri açısından 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, klasik anlamda sadece ‘kutlanan’ bir gün değil, eğitim emekçilerinin uluslararası alanda birlik, dayanışma ve örgütlü mücadelenin simgesi olan evrensel anlamda bir mücadele gündür. İçinde bulunduğumuz bütün olumsuz koşullara, üyelerimizi ve sendikal faaliyetlerimizi baskı alıntına alma girişimlerine, iktidarın eğitime yönelik ırkçı, gerici ve dayatmacı politikalarına karşı örgütlü mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimiz bilinmelidir.
Türkiye’nin dört bir yanında fedakârca görev yapan öğretmenleri, eğitim ve bilim emekçilerini mesleğine ve haklarına yönelik saldırılara, krizin faturasının sırtımıza yıkılmasına karşı birlikte mücadele etmeye, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Eğitim Sen olarak, bizlere dayatılan her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın eğitim ve bilim emekçilerinin birleşik, örgütlü mücadelesiyle kırılabileceğine inanıyor, yaşadığımız tüm baskılara ve olumsuzluklara rağmen öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü Edirne Öğretmenevi Bahçemizde düzenlediğimiz, üyelerimiz ve dostlarımızla kutluyoruz. Birlikte daha güzel bir Dünya için, yan yana, omuz omuza olan; emek ve meslek örgütleri KESK’in, DİSK’in, TMMOB’nin, TTB’nin, TDB’nin Edirne Örgütleri yönetici ve üyelerine, sivil toplum örgütleri EKK’nin, EÇGD’nin, TÜKODER’in, siyasi partiler, Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin, Halkların Demokratik Partisi’nin değerli yönetici ve üyelerine teşekkür ederiz.”

Bu haber 149 kez okundu.
Eğitim - 10:21 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

  • Barınak mı?

    Dünya’da insan ve hayvan hakları ihlalleri sürekli yapılmaktadır. İnsanın ve hayvanın özgür yaşam hakkının ihlal edildiği bir dünyada; insan haklarından, demokrasiden söz etmek gereği tekrar tekrar kendini gerekli kılıyor. Hayvan, demokratik olarak hakkını arayacak yetilerden mahrumdur. Oy hakkı yok. Seçme hakkı yok. Seçilme hakkı yok. İnsanın kendisini sevdiğini hissederse ona yaklaşır. İnsan da böyledir. Sevgiden […]
  • FOMOSapiens

    Merhaba sevgili okurlar, bu yazımda daha öncede bahsettiğim bir kavramdan FOMO (Fear of Missing Out) yani sosyal medyada gelişmeleri kaçırma korkusunu ele alacağım. Kelime olarak 2013 yılında Oxford sözlüğünde yerini almıştır. Özellikle insanoğlunun teknolojik evriminde sosyal medyanın gücünün tartışılmadığı bir zamandayız. Fakat bu kadar sosyal medya ile zaman geçiren insanlar bunu neden yapıyor? Bu soru […]
  • Doğayı Rahat Bırakın Artık!

    280 haneli, 730 nüfuslu, bin 500 küçükbaş, 800 büyükbaş hayvan bulunan toplam 14 bin dönüm arazinin bulunduğu Uzunköprü’nün Kavacık Köyü… Tüm köy halkının karşı çıktığı halde ısrarla Kavacık Köyü’ne kurulmak istenen Uzunköprü Karma OSB’ye karşı Kavacık Köyü halkı köyüne sahip çıkıyor. Karadeniz’den Marmara Bölgesi’ne memleketin tüm yeşil alanlarını griye boyayan imar projeleri ile o bölgede […]
  • TAKAS DÖNEMİNİN KAYBEDENLERİ KAZANANLARI

    NBA için takas dönemi sona ermişken, takas döneminin kazanan ve kaybedenlerini içeren bir değerlendirme yerinde olabilir. Sezon ortası takımların kendi hedefleri doğrultusunda kadrolarındaki eksikleri giderdiği ve muhtemel senaryolarında daha iyi olmayı hedefledikleri bir dönemeç geride kaldı. Oyuncular da dahil bu süreçten ne kazandılar ve ne kaybettiler kısmına göz atmak sezonun geri kalanında ne izleyebileceğimizi tahmin […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • MERT ÇİNGENE DERKİ;

    Mahallede Roman kadının biri kaynanasına o kadar çok kızmış ki, dayanamayıp avazı çıktığı kadar “Senin gibi kaynanayı yer yesin! Cadı karı! Açık havada sana yıldırım çarpsın!” diye bağırarak sitem ediyordu. Kaynanayı açık havada yıldırım çarpar mı bilinmez ama ben yine Roman meselesinde çarpıcı gerçekleri belki son kez yazma gereği duyuyorum. Bazıları alınır mı gücenir mi […]
  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.DG Sivasspor21126340 241642
2.Trabzonspor20125345 202541
3.M.Başakşehir21117340 221840
4.Ayt. Alanyaspor21116441 202139
5.Galatasaray21116435 171839
6.Fenerbahçe21115540 241638
7.Beşiktaş21113734 27736
8.Göztepe2086625 22330
9.Gaziantep FK2176831 35-427
10.Y.Malatyaspor2066834 29524
11.Denizlispor2166921 29-824
12.Çaykur Rizespor20731021 30-924
13.Gençlerbirliği21561030 39-921
14.İH Konyaspor2148916 27-1120
15.Antalyaspor21471020 38-1819
16.Ankaragücü21381018 37-1917
17.Kasımpaşa21441328 46-1816
18.İM Kayserispor21261321 54-3312

HAVA DURUMU

25 Şubat 2020 SALI
  • SAL 13.2°
  • ÇAR 16.3°
  • PER 16.5°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 114.789
    -1,75%
  • ALTIN 325.78
    -0,12%
  • DOLAR 6.119
    0,08%
  • EURO 6.642
    0,07%

ŞANS OYUNU SONUÇLARI