-2° Açık
  • EURO 6.57
  • DOLAR 5.94

Nesil Makinesi

Köşe yazıları - 3 Ocak 2020 00:10 A A

Sevgili Okurlar,

Bu haftaki yazımda nesilleri ve nesiller arasındaki değişimi ortaya koymak istiyorum. Tabi bu serüvende kendi tahlillerimi de ortaya koyacağım. Son olarak şunu belirtmek isterim ki bu değişimde teknolojinin etkilerini de işleyeceğim. Buyurun başlayalım.

Bir zaman makinesi düşünsek ve bunun adını ‘nesil makinesi’ koysak, “sessiz kuşak” başka bir ifadeyle “gelenekçi kuşak” bu makinenin ilk neslini oluşturur. 1927-1945 arası doğumlu bu kuşak pratik ve rasyonel yapıdadır. Bu dönemde teknoloji ve sosyal medya devrimi daha olmamıştır. Toplum içinde istikrar ve bağlılık temel özellikler arasındadır. Bu dönemde bireysellik daha ön plana çıkmamıştır. Kısaca, sosyal anlamda bağlılık ve toplumun değerleri, bireyin kendi değerlerinden daha önemli bir konumdadır. Bu neslin sonrasında ise “bebek patlaması kuşağı” gelmektedir. İkinci dünya savaşı sonrasında oluşan bu nesil iyimser ve pozitif bir nesil olarak karşımıza çıkmaktadır.1946-1964 yılları arasında dünyaya gelen bu bireyler, kentleşmenin etkisi altında kalmıştır. Ekip çalışması ve bağlılık, genel karakteristikleri olmasına rağmen bu nesil bireyselciliğin başladığı bir nesil olarak görülebilir. Bu dönemde “sessiz kuşağın”, gelenekçi bakışına ve tutumuna bir direniş başlamıştır. Toplumun değerleri önemli fakat bu nesil çocuklarını yetiştirirken biraz daha “Kendi mutluluğunun daha önemli olduğu” vurgusunu çocuklarına aşılamaya başlamıştır. Genel anlamda düşünüldüğünde “Ben neslinin” oluşumları dünyada ve Türkiye’de bu dönemde atılmaya başlanmıştır, diyebiliriz. Bu nesilden sonra alanyazında üzerine çalışmaların yavaş yavaş hız kazandığı X kuşağı gelmektedir. 1965-1979 yıllarında dünyaya gelen bireylerden oluşan nesil, şüpheci ve dikkatli olmasına karşın uyumluluk, uzlaşma ve bilgi teknolojileri bilgisiyle kendini göstermektedir. Ben bu nesli “Arafta kalanlar” olarak nitelemekteyim. Geçmiş ile gelecek arasında sıkışıp kalmışlar, hızlı bir şekilde gelişen teknolojik gelişim ve değişim, bu nesli derinden sarsmıştır. Aile yapılarını gelenekçilik üzerine kurmuş fakat teknolojik gelişim ile kendi özüne doğru gitmeyi hedefleyip meslek seçimlerinden, yaşam biçimlerine kadar bireysellik ve şüpheler ile doludurlar. Bu dönemdeki nesil, ileri kuşaklardaki sosyal ve bireysel değişim açısından daha çok etkilenmiş ve özellikle toplum olma olgusu ve evlilikler açısından problemler yaşamışlardır. Bu dönemde teknolojik gelişmeler hız kazanmış ve kapitalizmin tüketme ve bireyselleşmeye yönelik gücü dünyayı kasıp kavurmuştur. Bilgisayar ve televizyon bu dönemde insanları sosyallikten yalnızlığa doğru itmektedir. Başka açıdan ise yaratıcılığın ve kendini gerçekleştirme açısından uyanışın da olduğu nesil, bu döneme karşılık gelmektedir. Bu nesilden sonra 1980-1999 yılları arasında dünyaya gelenlerin oluşturduğu teknolojik çağ olarak nitelendirilen bu dönemin Y kuşağı gelmektedir. Bu dönemdeki nesiller aynı anda birçok işi yapan ve teknoloji becerisi yüksek olan bireylerden oluşmaktadır. Bu nesil umutlu ve güvenli bir karakter yapısına sahiptir. Fakat bu nesil daha çok toplumdan uzaklaşmış ve bireyselcilik ön plana çıkmıştır. Çalışmalarım sonucunda bu neslin bu hale gelmesindeki -öğrencilerimden gördüğüm öz güvenli yapının altındaki boşluklar- temel sebep, X kuşağındaki değişimin tam anlamıyla gerçekleşememesidir. İnsan bu dönemde yarım yamalak bir evrim geçirmiştir. Bebek patlaması ve X kuşağı nesillerinin teknoloji adaptasyondaki ve değişen dünyaya ayak uydurma çabasındaki başarısızlıklar, Y kuşağının öz güvenli ve öz benlik saygısının yüksek seviyelerde olmasına fakat bu neslin toplum ve gerçek hayattan uzaklaşmasına neden olmuştur. Burada sosyal çevrenin ve kapitalizmin, bir nevi sermayenin etkisini de unutmamak gerekir. Fakat aileler çocuklarını, öz denetimsiz bir şekilde büyütmüş, gelenekçiliğin kendilerinde hissettirdiği o baskısından kurtulmayı amaçlayarak tabiri caizse olmayan yetenek ve fiziksel özellikleri bile olsa; çocuklarını içi boş bir balon gibi şişirmişlerdir. “Senin mutluluğun her şeyden önemli” mantalitesiyle, çocuk erkil bir şekilde evrimleşen Y kuşağı, toplumdan ve sosyalleşmeden uzak bir şekilde, kendinden başka bir şey düşünmeyip sosyal çevreye ve hayata tepkisiz kalmıştır. Tam da kapitalizmin istediği tüketim toplumu ve bireysellik ortaya çıkmıştır. Sonrasında ise Z kuşağı yani 2000 yılı ve sonrası doğanların oluşturduğu bir kuşak bu etkilerle ortaya çıkmıştır. Tam anlamıyla “teknoloji doğumlu” olarak nitelendirdiğimiz bu bireyler, sosyal medya, mobil teknolojilerinin, yapay zekânın damgasını vurduğu bir nesli oluşturmaktadır. Bazı kaynaklarda Alfa kuşağı ya da V (Virtual-görsel-ekran) kuşağı olan bu bireyler çok çabuk sıkılan, kısa yoldan her şeyi elde etmek isteyen ve daha yalnız bir kuşak olarak görülmektedir. Geçmiş kuşaklarla arasındaki iletişim kopmuş ve teknolojinin etkisini daha çok hissetmişlerdir. Bir nevi sanal dünya ile gerçek dünya, onlar için yer değiştirmiştir. Teknoloji ve sosyal medya, onlar için bir sosyal sermaye ve iletişim aracı değil statü anlamına gelmiştir.

Sonuç olarak, kendi değerlendirme ve tahlilleriminde olduğu yazımda nesil makinesi ile yolculuk esnasında görüldüğü gibi efendim, insanın evrimine müdahale edilmiştir. Çünkü insanın “sosyal bir hayvan” olduğu gerçeği unutulmuş, bireyselliğe doğru bir dünya yaratılmıştır. Fakat sosyallikten uzaklaşan insanın; hastalıklar başta olmak üzere bir sürü tehlikeye savunmasız olduğu gerçeği yadsınamaz bir gerçektir. Yazımı bitirirken burada teknolojiyi ve gelişimi suçlamak yerine, yani teknolojiden korkmak yerine sermayeden korkulması gerektiğini unutmamak, farkında ve bilinçli olmak gerekliliğini belirtmek isterim.

Sevgi ve muhabbetle.

Bu haber 204 kez okundu.
Köşe yazıları - 00:10 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

  • Barınak mı?

    Dünya’da insan ve hayvan hakları ihlalleri sürekli yapılmaktadır. İnsanın ve hayvanın özgür yaşam hakkının ihlal edildiği bir dünyada; insan haklarından, demokrasiden söz etmek gereği tekrar tekrar kendini gerekli kılıyor. Hayvan, demokratik olarak hakkını arayacak yetilerden mahrumdur. Oy hakkı yok. Seçme hakkı yok. Seçilme hakkı yok. İnsanın kendisini sevdiğini hissederse ona yaklaşır. İnsan da böyledir. Sevgiden […]
  •  TEKNOLOJİNİN EĞİTİME ENTEGRE OLAMAMA SORUNU

    Merhaba Sevgili okurlar, sizlere eğitimde teknoloji entegrasyonu üzerinden bir yazı hazırladım. Teknolojinin hüküm sürdüğü bugünlerde, eğitimde teknoloji kullanımı diğer sektörel alanlardaki teknoloji kullanımı gibi popüler hale gelmiştir (Şunu da belirteyim ki popüler olmak farklı, bundan maksimum verimlilik almak farklı olgulardır. Birbirine karıştırılmaması gerekir). Özellikle özel okullar, teknoloji destekli eğitim ve öğretim ile çocuklarınıza olağanüstü bir […]
  • 9 Maddede Kanal İstanbul

    Yaşadığımız sistem içerisinde hayatımıza nasıl etki edeceği üzerine elbette 9 maddeye sığmayacak kadar önem arz eden bu kanal projesi! Gündem ne kadar değiştirilmeye çalışılsa da bu konuya duyarsız kalmak olanaksız. Sadece bu konu özelinde değil elbette bulunduğumuz coğrafyada da Tekirdağ aktif fay hattı üzerine yapılacak olan kimyasal depoda bir o kadar problem. Neredeyse bu problemleri […]
  • Afrika Hariç Değil

    Futbol tarihini araştırırken hep iyi örnekler ve muazzam başarılı ayaklar ile karşılaşmaya alışkınım. Bu sefer öyle olmadı galiba yolumuz her ne mesele için olursa olsun kara kıtaya düşer ise acı bir tat ile ayrılıyoruz oradan. 10 Aralık 1961 tarihinden bahsetmek istiyorum sizlere, muhtemelen kıtamız ve coğrafyamızda çok menem meseleler olmuştur fakat bahsim Tunus’tan ve bir […]
  • MAHALLENİN ADI NEDEN KEMİKÇİLER MAHALLESİ

    Şehrin farklı yaşam alanları genellikle bireylerin sosyokültürel ve ekonomik düzeyleri ile ön plana çıkar. Şehrin oluşmasını sağlayan mahalleler genellikle bu tarz yaklaşımlar içinde resmedilip adlandırılırlar. Adlandırmada doğal ortamlar, tarihi mekanlar, kişilerin geçim kaynakları, saygın kişilerin varlığı mahalle isimlerinin adlandırılmasında önemli rol oynar. Bu isimlendirmelerin yasal adları oldukları gibi halk arasında farklı isimleri mevcuttur. Edirne’nin kendisine […]
  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.DG Sivasspor17114235 161937
2.Medipol Başakşehir1796232 171533
3.Fenerbahçe1794434 211331
5.Beşiktaş1793527 22530
6.Aytemiz Alanyaspor1785431 161529
7.Galatasaray1776423 15827
8.BTC Türk Yeni Malatyaspor 1766532 221024
9.Gaziantep FK1766526 28-224
10.Göztepe1765619 20-123
11.Yukatel Denizlispor1764719 23-422
12.Çaykur Rizespor1762917 27-1020
13.Gençlerbirliği1746728 32-418
14.Kasımpaşa17431026 34-815
15.İH Konyaspor1736815 24-915
16.Antalyaspor1735915 33-1814
17.MKE Ankaragücü1726915 34-1912
18.İM Kayserispor17241116 42-2610

HAVA DURUMU

23 Ocak 2020 PERŞEMBE
-2°
  • CUM 7.5°
  • CTS 11.0°
  • PAZ 11.5°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 122.540
    -0,17%
  • ALTIN 298.96
    0,75%
  • DOLAR 5.944
    0,38%
  • EURO 6.565
    -0,04%

ŞANS OYUNU SONUÇLARI