19° Parçalı az bulutlu

Mülksüzleştirme ve Türkleştirme Edirne Örneği Üzerine

Güncel - 24 Şubat 2021 10:58 A A

Edirneli İlkay Öz ile ‘ Mülksüzleştirme ve Türkleştirme – Edirne Örneği’ adlı kitabı hakkında konuştuk.Öz Edirne’deki toplumsal ve siyasal olaylar üzerine yaptığı çalışmlarını GERÇEK’e anlattı.

1.Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız?
1991 yılında Edirne’de doğdum. İlk ve ortaöğrenim hayatımı Edirne’de tamamladım. Lisansımı Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi (Fransızca) bölümünde yaptım. Yüksek lisansımı Galatasaray Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi anabilim dalında yaptım. Doktora eğitimimi ise İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler anabilim dalında sürdürüyorum. Doktoradan fırsat kaldıkça Fransızcadan kitap çevirisi yapmaya çalışıyorum. Zamanımın büyük çoğunluğu İstanbul’da geçse de senede 2-3 ayımı Edirne’de geçiriyorum.
2. Kitabınızda Edirne’ deki toplumsal ve siyasal olaylar üzerine yaptığınız çalışmaları görüyoruz. Bu alanda çalışmaya nasıl karar verdiniz?
Bu konuda çalışmaya karar vermem Galatasaray Üniversitesi’nde siyaset bilimi yüksek lisansında aldığım bir ders sırasında ortaya çıktı. Tabii ki her çalışmada araştırmacıyı motive eden kişisel gerekçeleri vardır ama benimkisi doğrudan aile tarihine ilişkin bir sebep. Yüksek lisans aldığım ‘Türkiye’de Kimlik ve Vatandaşlık’ dersinde başlık Trakya Olayları’ydı. 1934’te Temmuz’unda gerçekleşen olaylarda Yahudiler mal mülklerini ya değerinin altına satarak ya da satmaya fırsat olmadan terk ederek Trakya’dan ayrılmak zorunda kalmışlardı. Yahudilerin ev, işyeri ve arazilerini Türk eşraf almıştı. Bu arada Yahudiler Edirne’de yoğun olarak mandıracılıkla uğraşıyorlardı. O ana kadar Trakya Olayları’nı ya duymamış ya da duymuş olsam bile üzerine kafa yormamıştım. Ancak ailemin bir peynir işletmesine sahip olduğu ve bunun da kuruluş yılının 1935 olduğunu aklıma getirdiğimde kafamda büyük bir soru işareti oluştu. İşte, bu sorunun cevabını bulmak amacıyla yola çıktım.

3. Mülksüzleştirme ve Türkleştirme’yi tetikleyen durumlar nelerdir ?

Yerel için söylersek gayrimüslim karşıtlığı ve milliyetçi ideolojiyle harmanlanmış iktisadi fayda arayışı mülksüzleştirme ve Türkleştirme’yi tetikliyor diyebiliriz kısaca. Çünkü yerel eşraf ve halk gayrimüslimlerin tasfiyesi ve mülksüzleştirilmesinden fayda sağlamayı amaçlamış, ki temelde iki şekilde de fayda sağlamıştır. Bunlardan ilki doğrudan fayda, kısacası Emvâl-i metrûkelerin bölüşümü, yani Ermenilerin, Rumların, Yahudilerin satmaya fırsat bulamadan gayrimenkullerden iktisadi-siyasi konumuna göre payına düşeni almak. Buna ek olarak bir diğer doğrudan fayda ise kenti terk ederken değerinin altında satmak zorunda kaldıkları gayrimenkullleri satın alarak kazanç ve servet sahibi olmak. Diğer temel fayda ise dolaylı fayda olarak nitelediğim şey yani Edirne ticaretine hâkim olan gayrimüslimlerin tasfiyesiyle ticari alanın yerel eşrafa kalacak olması. Böylece milli iktisat fikrine uygun olarak milli küçük-burjuva haline gelebileceklerdi. Mülksüzleştirme ve Türkleştirme’nin yerel ayağı böyleyken bir de merkezi ayağı var. Bu da güvenilmez unsur addedilen Ermeni-Rum-Yahudi azınlıkların tasfiyesi, ülkenin homojen bir nitelik kazanması. Ayrıca yukarıda bahsettiğim yerel eşrafın iktisadi fayda bekleyişine neden olan milli iktisat politikası. Kısaca söylemek gerekirse İttihat ve Terakki iktidarı hızlı bir kapitalistleşmeyle devletin çöküşünün önüne geçebileceğini düşünüyordu. Kapitalistleşme sürecini başlatabilecek gerekli servet birikiminden yoksun Türk Ulus Devleti bu ilkel birikim sorununu azınlıkların mülksüzleştirilmesi üzerinden çözmeye çalıştı. Böylece, güvenebileceği, yerli ve milli burjuvazi yaratabilecekti. Bu açıdan gazete ve dergilerin milliyetçi, ırkçı ve antisemit yayınları, politikacıların ve bürokratların söylem ve demeçleri de yukarıda saydığım hedefleri kolaylaştırmaktadır.
4. 1934 Trakya Olayları, Ermeni ve Yahudi’ler üzerine yapılan şiddet ve baskı hakkında yaptığınız çalışmaları kısaca özetlersek neler söylemek istersiniz?
Ermeni, Rum ve Yahudilerin tasfiyelerini kapsayan olaylar devletin farklı stratejilerini içeriyor. Ama hepsinde bir “zor”, baskı ve şiddetten bahsedebiliriz. Ermeni Tehciri’nde, Edirne Tehcir’den yasal olarak muaf tutulmuş olmasına rağmen, Ermenilerin kovulduklarını görüyoruz. 1913’ten itibaren Rumlara yönelik saldırılarla Trakya ve Ege’yi terk etmeye zorlandıklarını görüyoruz. Keza 1923’teki Türk-Yunan mübadelesiyle de, geride kalan Rumların tasfiyesini izliyoruz. Yahudiler ise bu iki azınlığın tasfiyesinden sonra hedef haline gelmiş. 1934 Olaylarında, Ermeni ve Rumlara yapılan yoğun şiddet ve katliamlara tanıklık etmesek de, baskı ve korkuyla Trakya’yı terk etmeye zorlandıklarını görüyoruz. Olaylardan sonra geride kalan Yahudilerin gayrimenkullerini satarak Trakya hatta Türkiye’yi terk etmesine neden olacak olay ise Varlık Vergisi. Bu süreç bazen “sürgün”, “kovulma”, “Tehcir”, “mübadele” bazen de “vergi” üzerinden yürütülse de sonuç aynıdır. Etnik ya da dinsel bir azınlığın tasfiyesi. Ben bunun bir grubun ötekileştirmesi ve mülksüzleştirilmesi sürecinin genel anlamda Türkiye’nin 20. yüzyılının ilk yarısına özgü bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Ancak sonraki dönemlerde ötekileştirme ve mülksüzleştirme genel olarak gayrimüslimler üzerinden yaşanmayacaktır, ya mevcut ötekilerin iyice dışlanması ya da yeni ötekiler yaratılmasıyla mülksüzleştirme siyaseti işleyecektir.
 5.  2021 Türkiyesi’nde mülksüzleştirme ve ayrımcılık konusunda geldiğimiz noktada ne düşünüyorsunuz?
Ben mülksüzleştirme ve ötekileştirme süreçlerinin birbiriyle sıkı sıkıya bağlı olduğunu düşünüyorum. Ötekileştirme, Türkiye’de bazen Türkleştirme siyaseti üzerinden olabilir ama soylulaştırma/mutenalaştırma gibi yöntemler de bir ötekileştirme siyasetidir.  Genel anlamda ötekileştirme, mülksüzleştirme politikası için araç olarak kullanılıyor ve kapitalizmde ötekileştirme mülksüzleştirmenin hem habercisi ve hem de kolaylaştırıcısı. Örneğin, Tarlabaşı, Sulukule’de yaşayan halk ve o mahalleler şiddet, hırsızlık, gaspla anıldı. Oranın sakinleri ötekileştirildi/şeytanlaştırıldı ve bu süreci “kentsel dönüşüm” adı altında mahalle sakinlerini yerinden etme ve mekânı mutenalaştırma/soylulaştırma süreci izledi. Bu mahallelerdeki yeni yapılan binalar şirketlere milyon dolar kazandırdı. Bu günümüzde mülksüzleştirme ve ötekileştirmenin bir örneği. Aynısının yarın öbür gün Edirne’nin mevcut ötekisi olan Çingenelerin oturdukları mahallelerde de yaşanmayacağını kim garanti edebilir? Günümüzde bir diğer mülksüzleştirme örneği ise kamusal varlık olarak orman, arazi, nehir gibi doğal kaynakların özelleştirilmesi, halkın doğayla kurduğu ilişkinin kestirilip atılmasıdır. Bu şekilde kapitalist devlet başka “ötekiler” yaratarak ve onları mülksüzleştirerek kapitalistlerin ilkel birikimlerini ve sermaye birikimlerini yeniden üretmelerine katkı sunmaktadır. Kapitalist sistem ortaya çıktığı ilk andan itibaren daima ötekiler yaratmış ve bunları mülksüzleştirerek ihtiyaç duyduğu ilkel birikimi elde etmiştir ve var olduğu sürece de bu böyle devam edecektir.

Güncel - 10:58 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ÇİNGENE ÇADIR TİYATROSU

    Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde kültürel, sosyal sorunları ile konu olan ülkemizin Roman vatandaşları 14 Mart 2010 yılında Roman Açılımı ile tanışmasını sağlamıştır. Aradan geçen 11 yıllık süre içinde 2016 yılında hazırlanan “Ulusal Stratejik Roman Eylem Planı” Resmi Gazete’de de yayımlandı. Roman Açılımında küçük adımlar atılmış ise de, bütüncül bir sosyal politika üretilemedi. Devletin […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • MUTLU YILLAR

    Moskova Devlet Tiyatrosu duvarlarında büyük çatlaklar meydana gelir. Dev bina inşa edilirken, oldukça sağlam olmasına rağmen, zamanla kalın kirişler çürümüş ve temel kaymıştır. Mühendisler binayı tamamen yıkmak yerine, büyük granit bloklarla değiştirmeye başlamış ve binanın temeli yenilenmiş. Rus yazar Grigoriy Petrov’un ünlü eseri ‘Beyaz Zambaklar Ülkesinde’ki birinci bölüm bu örnek ile başlar. İlk kez, 1923’de […]
  • VATANDAŞ ABUZER

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var, yaşadın mı adam gibi yaşayacaksın tek ve Vatandaş Abuzer de yaşadıklarından öğrendikleriyle, hayatın güzelliklerini fark ederek insan gibi yaşamayı seçmişti. Bu onun hayat felsefesi olmuştu, hayatın her yönünden kendine yakışanı bulup onu kendi hayatına uygulayıp yeri geldiğinde gülen güldüren, yeri geldiğinde düşünen düşündüren bir hayat çizgisinde ilerliyordu ta ki elinde […]
  • Umutlu Yıllara

    Kocaman bir yılı geride bıraktık acısıyla tatlısıyla… Edirne Gerçek Gazetesi okurlarına bir yıl boyunca ciddi emeklerle hazırladığımız gazetemizi takip ettikleri, bize destek verdikleri için teşekkür ederiz. Bundan tam bir yıl önce gazetemizi çıkarmaya başladık. Basılı olarak çıkarmaya başladığımız gazetemizin fikri yıllar yılı aklımızdaydı aslında. Merak ediyorduk, okuyorduk, yazıyorduk, çevremizle paylaşıyorduk. Bir gün değerli dostumuz gazetemizin […]
  • Spotify Arsenal’ıiSatın Alabilir mi?

    Geçtiğimiz hafta Avrupa Süper Lig girişimi ile spor dünyasının sermaye hamlelerini tartışırken, bugün dijital dünyanın geldiği noktanın boyutunu gündem ediniyoruz. İddialara göre Spotify programının sahibi Daniel Ek, Arsenal futbol kulübünü satın almak istiyor. Stan Kroenke, Arsenal kulübünün mevcut sahibi ve Avrupa Süper Ligi atılımı sonrası taraftar tepkilerinden sonra takımındaki otoritesi sarsılmış görünüyor. Taraftarların büyük etkinliğinin […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • DOLMENLER

    Yıllardan beri Dolmenlerden bahseder dururuz. Dolmenleri söz konusu yaparız. Dolmenlerin öneminden bahsederiz. Peki, nedir bu Dolmenler? Şimdi kısaca bu soruya cevap verelim dostlar! Kısaca Dolmenleri tanımlayalım. Geçmişin bize bıraktığı yadigârların başında gelen Dolmenler evrensel bir olgu olarak karşımızda durmaktadır. Atalarımızın atalarının ışığı olan Dolmenler az farklılıklarla, çok farklılıklarla, ama esasında hemen hemen benzeri fonksiyonlarla çok […]
  • Covid-19 Karantina Günlükleri

    Merhaba sevgili okurlar, Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de Covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri […]
  • 2020’YE DAMGASINI VURAN ÜLKEMİZ VE DÜNYA KADINLARI

    Geçtiğimiz yıl dünya, başta milyonları etkileyen ve dünyanın neredeyse tüm ülkelerini etkisi altına alan COVID-19 pandemisi olmak üzere birçok kriz ile mücadele etti. Dünyadaki bu belirsizlikler ve kriz ikliminde de kadınlar öncülük etmeye devam ederek, en zorlu durumlarda bile hedeflerinden vazgeçmeyerek, kendi alanlarında başarılara imza atarak dünya sahnesinde kendini kanıtlayarak, normları yıkarak, cinsiyet eşitliğinin altını […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Galatasaray24163549 19+3051
2.Beşiktaş24163553 26+2751
3.Fenerbahçe24163547 26+2151
4.Trabzonspor24136531 24+745
5.Alanyaspor24126640 23+1742
6.Hatayspor24116739 29+1039
7.Gaziantep FK24108637 29+838
8.Karagümrük24107737 31+637
9.Antalyaspor24711624 29-532
10.Yeni Malatya2479830 31-130
11.Göztepe2478934 31+329
12.Sivasspor23610726 29-328
13.Konyaspor23761029 28+127
14.Ç. Rizespor24681029 41-1226
15.Kasımpaşa24751226 38-1226
16.Kayserispor24671117 28-1125
17.BB Erzurumspor24671123 36-1325
18.Başakşehir24661228 43-1524
19.Gençlerbirliği23551320 44-2420
20.MKE Ankaragücü23541426 39-1319
21.Denizlispor24461422 43-2118

HAVA DURUMU

16 Mayıs 2021 PAZAR
19°
  • PTS 24.8°
  • SAL 21.8°
  • ÇAR 25.9°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI