12° Açık

MERT ÇİNGENE DERKİ;

Köşe yazıları - 6 Ocak 2020 00:40 A A

Mahallede Roman kadının biri kaynanasına o kadar çok kızmış ki, dayanamayıp avazı çıktığı kadar “Senin gibi kaynanayı yer yesin! Cadı karı! Açık havada sana yıldırım çarpsın!” diye bağırarak sitem ediyordu. Kaynanayı açık havada yıldırım çarpar mı bilinmez ama ben yine Roman meselesinde çarpıcı gerçekleri belki son kez yazma gereği duyuyorum. Bazıları alınır mı gücenir mi bilmem ama gerçekleri saklamak değil, gün yüzünde aydınlıkta bırakmak gerekir.
Türkiye’de 2000’li yıllarda ivme kazanmaya başlayan Çingene sivil toplum örgütlenmesi, farklı aktörlerinde içinde bulunması ile Romanlara yönelik projelerde kolaylaştırıcı bir rol üstlendiler. Devreye giren kolaylaştırıcı aktörler yaygın bir dernekleşme sürecinin yolunu açtılar. Projelerde kullanmak üzere Romanların yoğun olduğu illeri dolaşıp sorun malzemesi arayanlar dahi oldu. Sahneye çıkan aktörlerde ne kadar samimi oldukları da meçhul olup tüm mesele Euro’dur.
Türkiye’de Roman açılımında olduğu gibi farklı aktörler Romanlara yönelik AB destekli projeleri yaşama geçirdi. Çok sayıda Roman Derneği farklı grupların içinde yer aldılar. Çalışmalara önderlik edenler hak savunusu olarak görüldüler. Bunun gerçekliği bu kişilerin vicdanlarında kalmış durumdadır. Oysa Türkiye’de gözle görülen bir hak savunuculuğu olmadığını söylemek haksız bir söylem olmayacaktır. Tabiri caiz ise mesele; Kasap dükkânındaki taze ciğeri kapma yarışından başka bir iş değildir. Bu ciğeri ne iştir ki, kasap dükkânından alanların sayısı üçü beşi geçmez.
DOKUNMA SIRASI BİZE GELDİ NASIL MI?
Gün geldi. Kasaptaki ciğerin kokusunu duyanlar Roman Derneği kurdular. Zannettiler kasap ciğeri bedava veriyor. Oysa ciğerin karşılığı Romanlara yönelik faydalı projeler üretmek amaçlı idi. Profesyonel çalışanlar deneyimsiz ve ilk defa farklı ortamlarda bulunmanın heyecanı içinde olan çok sayıda Roman derneklerini yanlarına çekmeyi başarmıştı. Katılımcı dernek başkanları yaşamlarında hiç görmedikleri lüks otel toplantılarına katılıyor, lüks konaklama, yiyecek çeşitliliği altında farklı bir ortamın yarattığı ruh halinde mutlu oluyordu. Yapılan çok sayıda toplantılardaki konular hep askıda kaldı. Çingene’nin toplumsal dokusuna dokunamadı. Yediklerimiz içtiklerimiz midemizde bayram oldu. Otel katılım toplantıları kapasitemizi geliştirmek bir yana, ‘değişiklik ve sohbet olsun’ anlayışından öte gidemedi. Otel toplantılarında konuşulanlar Roman dernekleri tarafından hak temelli çalışmalara yansımadı. Yıllar önce benim söylediğim ve açık toplum vakfı temsilcisinin İstanbul’da yapılan bir toplantıda söylediği “Türkiye ve Avrupa’da Romanlara yapılan yüzlerce projede milyonlarca Euro harcandı. Romanların yaşamını değiştirmiyor, ama proje yapanların yaşamları değişiyor” sözleri çok manidar bir sözdür. Bunun bir farklı örneği yıllar önce Ankara’da kurumsal özelliği olan bir vakıf ile ortak bir proje müzakeresinde Sabancı Vakfı yetkilerinin proje konusunda karşılıklı görüşmemiz sırasında ‘Roman derneğinin bu projeyi yürütmede başarılı olacağını inanıyoruz. Ancak sizlerin sürekli proje yürütmeniz bizlerde güvensizlik yarattı’ söylemi ortak noktanın nereye vardığının bir kanıtıdır. Sonucunda, Sabancı Vakfı projeyi onaylamamıştı. Özellikle insan hakları konusunda savunuculuk, proje anlayışı içinde yapılıyorsa bu hak savunuculuğu olmaktan çıkar, insan ticaretine dönüşür. Türkiye’de Roman sorunları baştan yanlışlar ve hatalar zinciri ile başlamıştır.
ROMAN DERNEKLERİ ÖNCE ÇİNGENE TARİHİNİ VE SOSYOLOJİSİNİ ÖĞRENMELİYDİ
2000’li yıllarda aslında Roman meselesi sağlıklı olarak tartışılamadı. Gerçekte Roman dernekleri tam olarak neyi konuştuğumuzun farkında değiliz. Romanların yaşamı sosyal çelişkilerle doludur. Bu çelişkiler aşılamadığı müddetçe sorun yüzyıllarca kendini üretecektir. iki yıldır çingene tarihi konuşulmaya, tartışılmaya başlandı. Çingene meselesi konuşulurken önce tarihsel boyutu ele alınmalıydı. Türkiye’de Roman dernekleri hiçbir zaman kendi aralarında meseleyi tartışma becerisi yaratamadı. Yaratılan beceri: İndirEGandi olmuştur.
ÇİZGİ FİLM KAHRAMANLARI YARATTIK
Proje toplantıları, ayrımcılık gibi toplantıların içinde lüks otellerde konaklayıp, anlatılanlara sahip çıkmayıp otellerin lüks olanaklarını kullandık. İşin baş sorumlusu olanlar, dernek başkanlarına “Arkadaşlar konuşuyoruz ama şu meseleyi aramızda tartışma zamanı geldi” demekten hep uzak kaldılar. Konuları irdelemeye çalışanlar hep geçiştirildi. Ben projeme bakarım mantığı ile yapılan çalışmalara döndü. Roman dernekleri kendi aramızda güç birliği yaratamayıp, sadece konu mankeni olduk. Sadece biri/birilerini kişiselleştirdik. Kendi ellerimizle çizgi film kahramanlarını yarattık.
HAMASET, DEDİKODU, FESATLIK
Gruplaşmalar, çıkara dayalı proje ilişkileri hamasete kadar çıkabilmekte, nahoş söylemler çoğunlukla sosyal medya ya yansımaktadır. Roman sorunlarının çözümü noktasında ortak fikir birliği yaratamayanlar parti siyaset fikrini aşılamakta, siyasi iktidarın gücü veya muhalefet partisinin yerel gücünden faydalanma gayretleri açıkça görülmektedir. Daha dün birbirlerini hakkında dedikodu üreten, hakaret edenler proje içinde farklı çalışmalar neticesinde Euro alanlar şimdilerde can ciğer kuzu sarması olmuş durumdalar. Temennim hep böyle olsunlar.
Türkiye’de Roman sivil toplum örgütleri demek bile aslında büyük bir yanlışlıktır. Roman dernekleri halen örgütlenme becerisini kazanamaması üzücü bir gerçektir. Tek istekleri saltanat kayığına binme isteğidir. Bazıları biz kurumsal bir dernek veya federasyon, konfederasyonuz deseler de gerçeğinde uyduruk kaydırık işlerdir. Siyaset Romanlara yönelik değil, siyasi partiye yöneliktir. Tam anlamıyla yandaş olma. Siyasi iktidarın nimetlerinden beslenmektir. Büyük bir çoğunluğu Demokrasiyi içselleştirememiş, temel hak, özgürlükler ve demokrasi kavramlarından yoksun beklenti içinde olan kişilerin oluşturduğu kümelenmelere dönüşmüştür.

DOKUNMA SIRASI BİZE GELDİ NASIL MI?
Çerçöp olma yolunda ilerleyen Roman derneklerinin büyük bir çoğunluğu Romanlara yönelik hedefleri olmayan, indirEgandi hareketleri yanı sıra demokrasi bilincinin olmayışı, birilerinin su değirmenine daha çok su taşıyacağını gösteriyor. Allah, Romanları, Roman dernek başkanlarından kurtarsın! İçlerimizde iyi olanlar kadar, bir o kadar oynak ve kaypaklar vardır. Aklıma gelmişken yazayım yazdıklarım tümü hak temelli çalışmalar yaptığını söyleyenler içindir. Hak temelli çalışanların durumu içinde farklılıklar olsa da gerçeğin özünde AB projelerine dayanan ekonomik ilişkinin bir ürünüdür. Asıl sorgulanması gereken, samimiyet ve şeffaflıktır. Bu konuları önemsemeyenlerin çekincelerini anlamak zor olduğu kadar, ‘saklayacak ne var?’ diye de sormak gerekir.

Köşe yazıları - 00:40 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ÇİNGENE AYRIMCILIĞI

    Ayrımcılık; “Yasama, yürütme ve yargı organları ile gerçek kişiler ile kamu ve özel tüzel kişilerin; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, ulusal köken, etnik köken, cinsel kimlik, felsefi ve siyasi görüş, sosyal statü, medeni hal, hemşericilik, hamilelik, sağlık durumu, engellilik, yaş ve benzeri temellere dayalı olarak, düzenlenen hak ve özgürlüklerden, karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • GARAJ TAKIMLARINA VEDA VAKTİ

    Endüstri spor branşlarının tamamına hakim olmaya başladıkça, sermaye de sportif başarının ana etkeni olarak baskınlaşıyor. Bir spor branşına hakim olmanın en temel yolu yetenek setleri iken, artık kurumsal kimlikte bu başarı finansal güç ile doğru orantılı. Frank Williams, 1977’de Patrick Head ile birlikte Williams Grand Prix Engineering’i kurduğunda, F1 tarihinin en büyük markalarından bir tanesine […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

26 Ekim 2020 PAZARTESİ
12°
  • SAL 22.8°
  • ÇAR 21.5°
  • PER 21.2°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI