13° Hafif yağmur
  • EURO 7.19
  • DOLAR 6.45

MERT ÇİNGENE DERKİ;

Köşe yazıları - 6 Ocak 2020 00:40 A A

Mahallede Roman kadının biri kaynanasına o kadar çok kızmış ki, dayanamayıp avazı çıktığı kadar “Senin gibi kaynanayı yer yesin! Cadı karı! Açık havada sana yıldırım çarpsın!” diye bağırarak sitem ediyordu. Kaynanayı açık havada yıldırım çarpar mı bilinmez ama ben yine Roman meselesinde çarpıcı gerçekleri belki son kez yazma gereği duyuyorum. Bazıları alınır mı gücenir mi bilmem ama gerçekleri saklamak değil, gün yüzünde aydınlıkta bırakmak gerekir.
Türkiye’de 2000’li yıllarda ivme kazanmaya başlayan Çingene sivil toplum örgütlenmesi, farklı aktörlerinde içinde bulunması ile Romanlara yönelik projelerde kolaylaştırıcı bir rol üstlendiler. Devreye giren kolaylaştırıcı aktörler yaygın bir dernekleşme sürecinin yolunu açtılar. Projelerde kullanmak üzere Romanların yoğun olduğu illeri dolaşıp sorun malzemesi arayanlar dahi oldu. Sahneye çıkan aktörlerde ne kadar samimi oldukları da meçhul olup tüm mesele Euro’dur.
Türkiye’de Roman açılımında olduğu gibi farklı aktörler Romanlara yönelik AB destekli projeleri yaşama geçirdi. Çok sayıda Roman Derneği farklı grupların içinde yer aldılar. Çalışmalara önderlik edenler hak savunusu olarak görüldüler. Bunun gerçekliği bu kişilerin vicdanlarında kalmış durumdadır. Oysa Türkiye’de gözle görülen bir hak savunuculuğu olmadığını söylemek haksız bir söylem olmayacaktır. Tabiri caiz ise mesele; Kasap dükkânındaki taze ciğeri kapma yarışından başka bir iş değildir. Bu ciğeri ne iştir ki, kasap dükkânından alanların sayısı üçü beşi geçmez.
DOKUNMA SIRASI BİZE GELDİ NASIL MI?
Gün geldi. Kasaptaki ciğerin kokusunu duyanlar Roman Derneği kurdular. Zannettiler kasap ciğeri bedava veriyor. Oysa ciğerin karşılığı Romanlara yönelik faydalı projeler üretmek amaçlı idi. Profesyonel çalışanlar deneyimsiz ve ilk defa farklı ortamlarda bulunmanın heyecanı içinde olan çok sayıda Roman derneklerini yanlarına çekmeyi başarmıştı. Katılımcı dernek başkanları yaşamlarında hiç görmedikleri lüks otel toplantılarına katılıyor, lüks konaklama, yiyecek çeşitliliği altında farklı bir ortamın yarattığı ruh halinde mutlu oluyordu. Yapılan çok sayıda toplantılardaki konular hep askıda kaldı. Çingene’nin toplumsal dokusuna dokunamadı. Yediklerimiz içtiklerimiz midemizde bayram oldu. Otel katılım toplantıları kapasitemizi geliştirmek bir yana, ‘değişiklik ve sohbet olsun’ anlayışından öte gidemedi. Otel toplantılarında konuşulanlar Roman dernekleri tarafından hak temelli çalışmalara yansımadı. Yıllar önce benim söylediğim ve açık toplum vakfı temsilcisinin İstanbul’da yapılan bir toplantıda söylediği “Türkiye ve Avrupa’da Romanlara yapılan yüzlerce projede milyonlarca Euro harcandı. Romanların yaşamını değiştirmiyor, ama proje yapanların yaşamları değişiyor” sözleri çok manidar bir sözdür. Bunun bir farklı örneği yıllar önce Ankara’da kurumsal özelliği olan bir vakıf ile ortak bir proje müzakeresinde Sabancı Vakfı yetkilerinin proje konusunda karşılıklı görüşmemiz sırasında ‘Roman derneğinin bu projeyi yürütmede başarılı olacağını inanıyoruz. Ancak sizlerin sürekli proje yürütmeniz bizlerde güvensizlik yarattı’ söylemi ortak noktanın nereye vardığının bir kanıtıdır. Sonucunda, Sabancı Vakfı projeyi onaylamamıştı. Özellikle insan hakları konusunda savunuculuk, proje anlayışı içinde yapılıyorsa bu hak savunuculuğu olmaktan çıkar, insan ticaretine dönüşür. Türkiye’de Roman sorunları baştan yanlışlar ve hatalar zinciri ile başlamıştır.
ROMAN DERNEKLERİ ÖNCE ÇİNGENE TARİHİNİ VE SOSYOLOJİSİNİ ÖĞRENMELİYDİ
2000’li yıllarda aslında Roman meselesi sağlıklı olarak tartışılamadı. Gerçekte Roman dernekleri tam olarak neyi konuştuğumuzun farkında değiliz. Romanların yaşamı sosyal çelişkilerle doludur. Bu çelişkiler aşılamadığı müddetçe sorun yüzyıllarca kendini üretecektir. iki yıldır çingene tarihi konuşulmaya, tartışılmaya başlandı. Çingene meselesi konuşulurken önce tarihsel boyutu ele alınmalıydı. Türkiye’de Roman dernekleri hiçbir zaman kendi aralarında meseleyi tartışma becerisi yaratamadı. Yaratılan beceri: İndirEGandi olmuştur.
ÇİZGİ FİLM KAHRAMANLARI YARATTIK
Proje toplantıları, ayrımcılık gibi toplantıların içinde lüks otellerde konaklayıp, anlatılanlara sahip çıkmayıp otellerin lüks olanaklarını kullandık. İşin baş sorumlusu olanlar, dernek başkanlarına “Arkadaşlar konuşuyoruz ama şu meseleyi aramızda tartışma zamanı geldi” demekten hep uzak kaldılar. Konuları irdelemeye çalışanlar hep geçiştirildi. Ben projeme bakarım mantığı ile yapılan çalışmalara döndü. Roman dernekleri kendi aramızda güç birliği yaratamayıp, sadece konu mankeni olduk. Sadece biri/birilerini kişiselleştirdik. Kendi ellerimizle çizgi film kahramanlarını yarattık.
HAMASET, DEDİKODU, FESATLIK
Gruplaşmalar, çıkara dayalı proje ilişkileri hamasete kadar çıkabilmekte, nahoş söylemler çoğunlukla sosyal medya ya yansımaktadır. Roman sorunlarının çözümü noktasında ortak fikir birliği yaratamayanlar parti siyaset fikrini aşılamakta, siyasi iktidarın gücü veya muhalefet partisinin yerel gücünden faydalanma gayretleri açıkça görülmektedir. Daha dün birbirlerini hakkında dedikodu üreten, hakaret edenler proje içinde farklı çalışmalar neticesinde Euro alanlar şimdilerde can ciğer kuzu sarması olmuş durumdalar. Temennim hep böyle olsunlar.
Türkiye’de Roman sivil toplum örgütleri demek bile aslında büyük bir yanlışlıktır. Roman dernekleri halen örgütlenme becerisini kazanamaması üzücü bir gerçektir. Tek istekleri saltanat kayığına binme isteğidir. Bazıları biz kurumsal bir dernek veya federasyon, konfederasyonuz deseler de gerçeğinde uyduruk kaydırık işlerdir. Siyaset Romanlara yönelik değil, siyasi partiye yöneliktir. Tam anlamıyla yandaş olma. Siyasi iktidarın nimetlerinden beslenmektir. Büyük bir çoğunluğu Demokrasiyi içselleştirememiş, temel hak, özgürlükler ve demokrasi kavramlarından yoksun beklenti içinde olan kişilerin oluşturduğu kümelenmelere dönüşmüştür.

DOKUNMA SIRASI BİZE GELDİ NASIL MI?
Çerçöp olma yolunda ilerleyen Roman derneklerinin büyük bir çoğunluğu Romanlara yönelik hedefleri olmayan, indirEgandi hareketleri yanı sıra demokrasi bilincinin olmayışı, birilerinin su değirmenine daha çok su taşıyacağını gösteriyor. Allah, Romanları, Roman dernek başkanlarından kurtarsın! İçlerimizde iyi olanlar kadar, bir o kadar oynak ve kaypaklar vardır. Aklıma gelmişken yazayım yazdıklarım tümü hak temelli çalışmalar yaptığını söyleyenler içindir. Hak temelli çalışanların durumu içinde farklılıklar olsa da gerçeğin özünde AB projelerine dayanan ekonomik ilişkinin bir ürünüdür. Asıl sorgulanması gereken, samimiyet ve şeffaflıktır. Bu konuları önemsemeyenlerin çekincelerini anlamak zor olduğu kadar, ‘saklayacak ne var?’ diye de sormak gerekir.

Bu haber 286 kez okundu.
Köşe yazıları - 00:40 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

  • Barınak mı?

    Dünya’da insan ve hayvan hakları ihlalleri sürekli yapılmaktadır. İnsanın ve hayvanın özgür yaşam hakkının ihlal edildiği bir dünyada; insan haklarından, demokrasiden söz etmek gereği tekrar tekrar kendini gerekli kılıyor. Hayvan, demokratik olarak hakkını arayacak yetilerden mahrumdur. Oy hakkı yok. Seçme hakkı yok. Seçilme hakkı yok. İnsanın kendisini sevdiğini hissederse ona yaklaşır. İnsan da böyledir. Sevgiden […]
  • Sanal mı? Gerçek mi? Ortaya Karışık Lütfen

    Merhaba değerli okurlar, Bu yazımda sizlere dijital dünyada ortaya çıkan yeni bir teknolojiden bahsedeceğim. Belki ismini kitle iletişim araçlarından ya da sosyal çevrenizden duymuş olabilirsiniz. Evet, belki de tahmin ettiniz. Sanal gerçeklikten bahsediyorum. Sanal gerçeklik, yazılımlar ve özel donanımlarla oluşturulan, kullanıcıyı olduğu ortamdan gerçekte istediği ortama götürebilecek şekilde, gerçek algısı verebilecek kurgusal ortamların geliştirilmesi olarak […]
  • Korona Günlerinde Hayat…

    Neredeyse 2019 yılını arar olduğumuz şu günlerde, yeni yılın ilk çeyreğini bitirmek üzereyiz. Sadece ülkemiz için değil aynı zamanda dünyayı etkisi altına alan bir kaos yılı yaşıyoruz. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna kadar bulaşmış virüsün etkisi altındayız. Bu virüsün nasıl yayıldığı ile ilgili bir çok komplo teorisi yazılıp çizilmektedir. Elbette aynı zaman dilimlerinde ve birden […]
  • Şampiyonlar Liginde Büyük Münazara

    Elit futbol gün geçtikçe daha fazla hücum aksiyonları odaklı oldu. Taktiksel sistemlerin oturmaya başladığı 60’ların ortalarından bu yana alırsak, her geçen gün ana aksiyonun ofans olduğu örnekleri sık gördüğümüz bir döneme doğru ilerliyoruz. 1994-95 yılında grup aşamalı olarak oynanmaya başlanan Şampiyonlar Liginde 2008 yılına kadar grup aşamalarında sadece 2 sezon 3 gol ortalaması aşılabilmiş, son […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • MERT ÇİNGENE DERKİ;

    Mahallede Roman kadının biri kaynanasına o kadar çok kızmış ki, dayanamayıp avazı çıktığı kadar “Senin gibi kaynanayı yer yesin! Cadı karı! Açık havada sana yıldırım çarpsın!” diye bağırarak sitem ediyordu. Kaynanayı açık havada yıldırım çarpar mı bilinmez ama ben yine Roman meselesinde çarpıcı gerçekleri belki son kez yazma gereği duyuyorum. Bazıları alınır mı gücenir mi […]
  • Kısa Çalışma Nedir? Ödenekten İşçi ve İşveren Nasıl Faydalanır?

    Bundan birkaç ay önce “kısa çalışma” sözü edilseydi, aklımıza hemen ekonomik kriz gelecekti ve bu krizin sonuçlarından korunmak için başvurulan bir kamusal destek olarak bahsedecektik. Biraz tarihçesine baktığımızda; bilindiği üzere 2008 krizi döneminde birçok işletme ekonomik kriz nedeniyle ya kapandı ya da üretimi durdurdu. İflas edenler ve atılan işçiler oldu. O dönemde hükümet, işverenlerin bu […]
  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Trabzonspor25157358 273152
2.M.Başakşehir25157349 242552
3.Galatasaray25147444 202449
4.DG Sivasspor25147447 281949
5.Beşiktaş25134840 32843
6.Ayt. Alanyaspor25117743 251840
7.Fenerbahçe25117746 331340
8.Göztepe2497829 28134
9.Gaziantep FK2588936 40-432
10.Denizlispor25771125 34-928
11.Gençlerbirliği25771133 43-1028
12.Antalyaspor25691028 43-1527
13.Y.Malatyaspor25671237 38-124
14.Ç.Rizespor25741325 40-1525
15.İH Konyaspor254111020 33-1323
16.Kasımpaşa25651436 50-1423
17.Ankaragücü25481421 44-2320
18.İM Kayserispor25471426 61-3519

HAVA DURUMU

28 Mart 2020 CUMARTESİ
12°
  • PAZ 15.8°
  • PTS 17.7°
  • SAL 15.5°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 88.125
    -3,72%
  • ALTIN 338.06
    0,76%
  • DOLAR 6.451
    0,87%
  • EURO 7.190
    1,84%

ŞANS OYUNU SONUÇLARI