a

Sporun Geri Dönüşü Ne Mühim Meseleymiş

ad826x90

Tüm sektörler pandemi sonrası (?) yeniden faaliyete geçmek üzere tetikte bekliyor. Bunların içerisinde en çok özlediklerimiz belki de spor organizasyonları idi ki, Hafta sonu Almanlar bir çılgınlık yaparak Bundesliga için başlangıç düdüğünü çaldı. Profesyonel liglerin ortasında vermiş olduğumuz en uzun ara, sosyal yaşantımızın değerli kesimlerini hatırlatıyor. Pandemi süresince vakit geçirmekten zorlandığımız günlerimiz, haftasonu oynanacak futbol müsabakaları ile renklenir veya bize evdeki yalnızlığımızı unutturabilir mi?

Dünya Savaşı süresince liglerin ara verdiği dönem iki ay, sanıyorum şu anda 10 hafta beraberinde limitler ile birlikte bazı liglerde bu süreyi aşıyoruz. Sağlıksal risklerimiz hala kendini gösterir iken, sektörlerimizi canlandırmak için elimizi taşımıza attığımız bu günlerde, spor artık hayati fonksiyonlarımızın arasına girdiğini gözler önüne seriyor. Keza büyük ekonomisi ile birlikte yarattığı nakit akışı ve akabinde insanların en büyük eğlencesi olarak sosyal yaşantımızın merkezinde. Hatta biraz gerçekçi olacağım, bu konu aslında üzgün olduğum bir detay olsa da “spor” olarak belirtmiş olduğum esasen futbol branşı.

Futbol tekrardan başlaması ile birlikte, evet evimde ilk defa her şey olağan görünmeye başladı. Dordmund Schalke karşılaşmasını izlerken, pandemi aklımda olmadı ve akabinde de bir süre Pandemi için herhangi bir düşüncede bulunmadım. Bunun yaşanmadığı ender zamanlarım var son günlerde, tahminim sizlerde benim gibi iş yerinizin geleceği veya maddi gereksinimlerinizin ne şekilde şekilleneceği gibi kaygılar içerisinde hareket ediyorsunuz. Tüm bunların arasında, hali hazırda hala virüs bulaşabilir ve hayatımız riske girebilir iken futbol sırası mıydı?

İkinci Dünya Savaşında Almanlar Ukrayna’yı işgal ettiklerinde, bir normalleşme süreci olarak “Futbol ligi” organize ediliyor. Moralsiz bir iklimde insanlar Dinamo Kiev takımını izlemek için binlerle bir araya gelebiliyorlar. Futbolcular erken sahaya sürülmekten ötürü tedirgin olmakta haklılar, bu risk henüz ortadan kalkmış durumda değil. Geçtiğimiz günlerde İngiltere’de yapılan bir araştırmada insanların %73’ü futbol izlemenin kitleleri daha iyi hissettirmeyeceği kanısında, fakat %19’u da neredeyse beş kişiden bir tanesi eğer futbol izler, tartışır ve üzerine konuşmalarda bulunur ise daha mutlu olacağını belirtmekte. Bir yandan risklerini biliyor iken, bir yandan İngiltere’de şampiyonluk için dört nala ilerleyen bir Liverpool’u ve birbirlerine çok yakın puanlardaki Alman ekiplerinin mücadelelerini tamamlayabilmeyi arzuluyoruz.

Tüm bunların yanı sıra, eğer virüs yayılımını azalttı ise ve bir şekilde birçok sektörün rayına girmesi için çaba içerisinde olduğu, varlıklarını da bu çabaya bağlı oldukları bir dönemeçte isek. Futbol neden bunu yapmasın?

Fabrikalar demire şekil vermeye devam ediyorlar, Madenler hala daha yeryüzüne ulaşıyor ki pandemi haricinde de insan sağlığının risk altında olduğu koşullarda. Elektrik ve birçok enerji üretimi devam ediyor iken, Futbol bu sektörlerin arasında kendine bir yer bulur mu? Yoksa gerçekten lüks bir eğlence anlayışına mı sahibiz? Peki halklar eğlence araçlarını yalnızca lüks olarak mı kullanır yoksa tarihte ilgimizin dağılması dışarısında bir eğlence kültürüne de sahip miyiz?

Tekrar İkinci Dünya Savaşına dönecek olursak, Hitler Leningrad’a saldırma girişiminde bulunduğunda Sovyetler Birliğini istila etmek için çok büyük bir kozu olduğunu düşünüyordu. Şehrin ikmal noktalarını kesmiş ve sert Sovyet direnişi kırmak için de olağanca mezalimliğini kullanıyordu. Abluka altında geçen bir yılın sonunda şehir açlıktan kırılıyordu. Hava -35’e ulaştığında insanların açlıktan korunmak için şehir meydanlarında donmuş cesetleri dahi yiyecek olarak kullandığı anlatılır. 9 Ağustos 1942 akşamı Leningrad şehri bir müzik ile yankılanır, kenti ağır şekilde bombalayan Nazi güçleri Sovyetlerin taciz atışları ile susturulmuştur. Amaç şehrin hoparlörlerinden gelen müziği duyurmaktır tabi. Askerler ve tüm halk radyodan gelecek müziği dinlemek için teşvik edilmiştir.

Konser, Şoştakoviç’in 7. Senfonisi ve açlıktan ölmek üzere olan müzisyenler tarafından icra ediliyordu. 9 Ağustos tarihinin seçilmesinin sebebi ise Hitler’in o gün şehri ele geçireceğini ilan etmesiydi. Konser ruhlarının teslim olmadığı mesajını veriyordu. Sovyet halkı direnme gücü kazanmış ve bir yıl daha süren açlıkla imtihanından zaferle ayrılmayı başarmıştı.

Pandemi bu denli bir mizansene ve tiyatral havaya sahip değil, İnsanlık onuruna dair bir mücadeleye de tanık değiliz. Fakat eğlence sektörlerimiz ve spor hayatımızda tahmin ettiğimizden daha büyük bir yankıya sahip. Galiba bu araçlara da ihtiyaç duymakta haklıyız. Bu yazı vesilesiyle de Sovyet halkını bir kere daha selamlıyorum.

+ posts

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Mike Tyson Ringlere Geri mi Dönüyor?

HIZLI YORUM YAP