30° Açık

Koronavirüsün Eğitimdeki Etkileri

Eğitim - 23 Nisan 2020 18:25 A A

Karantina süreci devam ederken okulların kapanmasına alternatif olarak uzaktan eğitim ile öğrenciler eğitimlerine devam ediyor. Özel gereksinimli çocuklardan normal gelişim gösteren çocuklara kadar ilköğretim, lise ve üniversite öğrencileri ve eğitimciler bilmedikleri bir süreç ile karşı karşıya kaldılar. Eğitim-Sen Edirne  Şube Başkanı Özer Demir, Veli-Der Edirne  Şube Başkanı Mustafa Aytekin, Eğitim-İş Edirne  Şube Başkanı Nedim Zobar karantina sürecinde eğitimde yaşanan sorunlara ilişkin Edirne Gerçek  Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

Salgın sürecinde çocukların eğitimde yaşadıkları zorlukları ve bu sorunlara çözüm noktasında alınan kararları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eğitim-Sen Edirne  Şube Başkanı Özer Demir:  Dünyamızın ve ülkemizin yaşadığı salgın günlerinde MEB’e ve YÖK’e bağlı okullarımız zorunlu olarak kapatıldı. Bu süreçte alınan kararlarla uzaktan eğitim süreci başlamış bulunmakta. Ancak, Bakanlığın bu süreci eğitimin paydaşlarıyla yani sendikalarla ve öğrenci dernekleriyle birlikte planlaması ve yürütmesi gerekirken; ne yazık ki, katılımcılıktan uzak bir anlayışla hareket etmekte. Bu tutum Bakanlığın taşra teşkilatlarında da hakim durumda.

Uzaktan eğitim, örgün eğitimin yerini alması mümkün olmayan, tamamlayıcı eğitim olarak kabul edilmelidir. Uzaktan eğitimin teknolojik altyapı ile sağlanıyor olması, bu fırsata erişemeyen öğrencilerimizin bulunması, fırsat eşitsizliğini arttırmakta. Bakanlık kaynaklarını, bu imkana sahip olmayan öğrenciler için kullanmalı, tablet, internet vb. eksiklikler tamamlanmalıdır. Bakanlık EBA kullanımında öğretmen ve öğrencilerimize 3 GB’a kadar ücretsiz olan kotayı 6 GB’a çıkardı. Canlı derslerde kullanılan internet ve gerekli programlar da ücretsiz olarak öğretmen ve öğrencilerimize sağlanmalıdır.

İçinden geçtiğimiz bu olağanüstü günlerde, öğrencilerimiz psikolojik olarak da olumsuz etkilenmekte. Özellikle, LGS, TYT-AYT sınavlarına girecek öğrencilerimiz ayrıca sınav stresi de yaşamaktalar. Öğretmenlerimiz öğrencilerimizin yanlarında olmakta, streslerini normal düzeye çekmeye katkı sunmaktalar. Bunun yanında öğretmenlerimiz, dezavantajlı durumdaki öğrencilerimiz ve aileleriyle de  dayanışma içinde bulunmaktalar.

Eğitim-İş Edirne  Şube Başkanı Nedim Zobar: Salgın sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı EBA uzaktan eğitim programını devreye hemen geçirmiş olmasına karşın EBA’nın içeriği ve alt yapısı olması gereken standartlarda değildir. İçeriklerin hazırlanması akademik personel, bu konunun uzmanlarından ya da paydaşlarının eksikleri olmakla birlikte en büyük eksiği bilimsel ve akılcı içerik ve yöntemlerin kullanılmamasıdır. Dezavantajlı bölgelerde anne baba ilgisine muhtaç çocuklar EBA üzerinden verilen uzaktan eğitim sürecine katılmakta zorlandıkları gözlenmektedir. Örneğin Edirne’de bazı mahallelerde oturan çocuklarımız için internet sorunlarını geçtik, EBA frekansını bile televizyona giremeyenlerin olduğu durumlar yaşanmaktadır. Aynı zamanda evinde internet olmayan çocuklar canlı derslere telefonla giriyorlar ve telefondan canlı derslere bağlanmak ücretsiz değil.

Kısıtlı internet paketi olan veliler için ekonomik açıdan zor bir durum ve eğitimde fırsat eşitliği ile çelişiyor. EBA alt yapı olarak da, aynı anda sistemin kullanılmasını kaldıramamaktadır. 8. ve 12. sınıfların canlı derslerine ne öğrenciler ne de öğretmenler sağlıklı bir biçimde girememekte ya da ders sırasında bağlantılar kopabilmektedir. Ayrıca özel okullar bu konuda sistemsel alt yapısını kurmuş ve her öğrencisinin de ekonomik yapısından dolayı elinde bilgisayarı tableti, interneti olduğu için  sosyal yapısı zayıf olan öğrencilerden birkaç adım ileride koşmakta ve eğitimdeki fırsat eşitliği daha da açılmaktadır.

Veli-Der Edirne  Şube Başkanı Mustafa Aytekin: EBA üzerinden verilen Uzaktan Eğitime çocuklarımızın tamamının erişemediğini  gözlemledik. Çünkü dar gelirli ve kırsaldaki  çocukların internet üzerinden erişimleri mümkün olmuyor. Çoğunun interneti yok. TV üzerinden dersleri takip etmelerinde sorunlar var. Herkes evde, tek TV paylaşım söz konusu olunca sıkıntı yaşanıyor. Bazı okullarda başlayan sınıf öğretmeni ile internet ortamında yüz yüze canlı eğitim de ulaşılabilirlik açısından maalesef çok az öğrenciye ulaşılabiliyor. Bunda da teknik yönden sıkıntılar yaşanıyor.

Bu süreçte yasa paketinden çıkan kararlar doğrultusunda yaz okulu uygulaması hakkında görüşleriniz nelerdir? Sizce nasıl bir yöntem uygulanmalı?

Eğitim-Sen Edirne  Şube Başkanı Özer Demir:  Siyasi iktidar konunun muhatapları olan eğitim ve bilim emekçileri, sendikaları ve öğrenci dernekleri ile tartışma gereği duymadan tek taraflı olarak eğitim ve yüksek öğretim alanını yeniden yapılandırdı, bu anlayış bizler için kabul edilemez. Öğretmenlerin tatilleri ile ilgili teklif yasalaştı. Milli Eğitim Bakanı yaptığı açıklamalarda yaz tatilinin kısalmasının söz konusu olmadığını belirtmektedir. Ancak var olan mevzuat telafi eğitimi için; okulların kapalı kaldığı sürenin üçte ikisinden az olamayacağı ve bu eğitimin bir sonraki öğretim yılından önce bitirilmesi gerektiği şeklinde düzenlenmiş durumdadır. MEB konunun tüm paydaşları ile bir araya gelmeli, sürecin nasıl olacağı tartışılmalıdır.

Eğitim-İş Edirne  Şube Başkanı Nedim Zobar:  Öğrencilerimiz şu anda belki de onların sağlığını hiç etkilemeyecek bu salgında toplumsal görevlerini yerine getirmekte ve dışarı çıkmamaktadırlar. Bu süreçte en büyük özveriyi de onlar dışarıda oynamamak ya da dolaşmamak gibi özgürlüklerinden feragat ederek göstermektedirler. Bilinmezlik karşısında psikolojilerinin de çok iyi olduğunu söyleyemeyiz. Şu anda en büyük istekleri dışarıya çıkıp derin bir nefes alıp dolaşmak, arkadaşlarıyla oyun oynamak olan bu çocukları salgının bitmesiyle tekrar başka bir kapalı ortama sokmak en büyük haksızlık olacaktır. Hele sıcakların bastırmasıyla bu daha da büyük bir sorundur. Çünkü soğuktan korunmak için ısıtma sistemleri devrededir ama sıcak karşısında ortalama 30 öğrencinin aynı sınıfta olması eğitimden daha çok eziyet anlamını taşıyacaktır. Okullarda öğrencilerin güvenlikleri sebebiyle pencereler bile sadece 10 cm açılabilmektedir. Dünya çok önemli günlerden geçiyor.  Burada yaşadığımız da aslında bir eğitim sürecidir işin gerçeği en önemli eğitim sürecidir. Yaşayarak öğrendikleri ve yaşamlarına geçirecekleri hayati olgularla karşı karşıya gelmişler ve belki de okullarda anlatarak uygulamayacakları ama şu anda alışkanlık haline getirecekleri davranışları geliştirmişlerdir. Örneğin; karşımızdaki insan hayatının bize bağlı olabileceği, kendimizi korurken aynı zamanda onu da koruyacağımız büyük bir kazanımdır. Doğanın ne kadar büyük bir güç olduğu, ona saygılı olmadığımız sürece kendine ait olanı bir şekilde geri alacağını şimdiye kadar okullarda hep anlattık. Şimdi ise çocuklar bunu yaşayarak öğrendiler. Bu da büyük bir kazanımdır.

Yine bu süreçte temizlik kurallarının neler olduğunu, ellerin nasıl yıkanacağını öğrendiler. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Şunu iyice anlamamız gerekir eğitim süreci tam olarak böyle bir süreçtir. İlla ki testlerdeki doğru şıkkı cevaplamak değildir. Bu süreçte Milli Eğitim Bakanlığı çocukların yaşına uygun Dünya ve Türk yazarlarının kitaplarını ücretsiz olarak ulaştırsa harika bir projeye imza atmış olur. Bu süreçte bu öğrendikleri ve toplumsal dayanışma için gösterdikleri gayret için bütün öğrencilerimize bir üstün başarı belgesi düzenlenerek verilmelidir. Çocukların tatilini almak yerine gelecek sene için müfredat yeniden planlanabilir. Hatta bu planlama gelecek için de bir yatırım olabilir çünkü müfredat içerinde gereksiz ve hedefi belli olmayan bir yoğunluk bulunmaktadır.

Veli-Der Edirne  Şube Başkanı Mustafa Aytekin: Bakanlığın uygulayacağı yaz okulu olumlu. Telafi amaçlı ve hızlandırılmış olmalıdır. Bizi endişelenirsen sıcak havalarda yüklü bir programı çocuklarımız kaldırabilecek mi?

Uygulanacak program süresi kısa tutulmalı ve temel dersler dışındaki bazı derslerin süreleri azaltılabilir.  Günlük ders saatleri yeniden hava koşullarına göre düzenlenmeli.

 Ders içeriklerinin çocukların eğitimine uygun mudur ve yeterli midir?

Eğitim-Sen Edirne  Şube Başkanı Özer Demir:   Uzaktan eğitimin tamamlayıcı eğitim olduğu unutulmamalıdır. Ders içeriklerinin zorluk derecesi, öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeyine uygun olmayabilmekte, yardım alamayan öğrencilerimiz dezavantajlı duruma düşmektedir.

Uzaktan eğitimin ilk gününde öğrencilere Adnan Menderes’in idamı ile ilgili video izlettirilmesi, ders aralarında çalınan ilahiler, ertesi gün benzer olumsuzlukların devam etmesi öğrencilerimizin psikolojilerini olumsuz etkilemiştir. Kamuoyu bu gibi olumsuzluklara haklı olarak tepki göstermiştir. Tüm eğitim materyalleri bilim insanları ve pedagogların incelemesinden mutlaka geçmelidir. Bizler tüm materyalleri izlemeye ve gereken uyarıları yapmaya devam edeceğiz.

Eğitim-İş Edirne  Şube Başkanı Nedim Zobar: Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir eğitim yaşayarak öğrenilir. Bizler uzaktan eğitim vermiyoruz. Çünkü uzaktan eğitim olamaz bunun adı uzaktan öğretim olur. Yani uzaktan bilgilendiriyoruz. Bizler herhangi bir şirket çalışanı ya da yöneticisi değiliz. Eğitim ve öğretimin uzaktan olamayacağı ya da olmaması gerektiğini çok iyi anlamalıyız. Eğitim- Öğretim,  öğrencilerin ve öğretmenlerin okullarda yüz yüze, öğrenciye dokunarak, onların gözlerinin içine bakarak, onları hissederek gülerek eğlenerek canlı canlı gerçekleştirilmelidir.

Veli-Der Edirne  Şube Başkanı Mustafa Aytekin: Ders içerikleri müfredata göre hazırlanıyor olmasına rağmen müfredatın dışına çıkıldığını  görüyoruz. Özellikle ilk hafta idam sahnesi ve daha sonraki günlerde   lider, ölüm içerikli dersler çocuklarımızı olumsuz etkilemiştir. Ayrıca dini içeriklerinde çokça kullanıldığı görülmüştür.

Eğitimcilerin, öğrencilerin, velilerin yaşadıkları zorluklar ve ekonomik sorunlar, sözleşmeli öğretmenlerin durumu göz önünde bulundurulduğunda bu süreç bizi nasıl bir sona götürüyor?

Eğitim-Sen Edirne  Şube Başkanı Özer Demir:  Eğitim-Sen olarak tüm öğretmenlerin kadrolu olarak istihdam edilmesini savunuyor ve bunun mücadelesini vermeye devam ediyoruz. Bu süreçte ücretli öğretmenler, usta öğreticiler ve özel kurumlarda çalışan öğretmen arkadaşlarımız bazı belirsizlikler ve mağduriyetler yaşadı. Eğitim-Sen olarak ilk günden itibaren mağdur öğretmenlerimizin sesi olmaya çalıştık. Bakanlık yetkililerinin ücretli öğretmenler ve usta öğreticilerin mevzuat gereği verilemeyeceğini söyledikleri ders ücretleri verilmeye başlandı. Ancak mağduriyet kısmen de olsa devam etmekte. Bu mağduriyetlerin yaşanmaması için aynı işi yapan öğretmenlerin kadrolu, sözleşmeli, ücretli vb. ayrıştırılmasına son verilmelidir. Eğitim-Sen olarak bu mücadeleyi vermeye devam edeceğiz.

Eğitim-İş Edirne  Şube Başkanı Nedim Zobar: Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerimiz, idarecilerden gelen talimatlarla öğrencileriyle irtibat halinde  kalarak aslında evlerinde mesaiye devam etmektedirler. Öğretmenlerimiz bu asli görevlerinin yanında alanları olmamasına rağmen ihtiyaçlar doğrultusunda Edirne Valiliği tarafından salgın sebebiyle kurulan Vefa Sosyal Destek Gruplarında görev almaktadır.

Bütün öğretmenlerimizin amacı, bu süreci en az kayıpla kapatıp, öğrencilerimizi ileriki süreçlere hazır olarak taşıyabilecek çalışmalarla bu sürecin sonunda öğrencileriyle kavuşmaktır. Eğitim-İş olarak sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi ayrımın da sona ermesini talep ediyor, bütün öğretmenlerin kadrolu yapılarak iş güvencelerinin sağlanmasının çok önemli olduğunu belirtmek istiyoruz. 18 Mart 2020 tarihinde ataması yapılarak eğitim ordusuna katılmış 20 bin meslektaşımızın bir an önce kararnameleri çıkartılmalı ve atandıkları görevlerine resmi olarak başlatılmalıdır. Öğretmenlerimiz üzerinden ekonomi yapılamayacağını da belirtmek istiyoruz.

Veli-Der Edirne  Şube Başkanı Mustafa Aytekin: Bu süreçte okuldan uzun bir süre ayrı kalan  öğrencilerin tekrar okula dönüşlerinde motivasyon zorluğu çekeceklerinden endişe ediyoruz. Bu süreçte velilere ve öğretmenlere  çok iş düşüyor. Çocukların psikolojilerine dikkat etmelidirler. Veliler açısından bu süreç daha zor geçiyor. Özellikle ekonomileri bozulan veya işsiz kalanlar çoğalacak. Bu da çocuklarına yansıyacak. Çocukların harçlıklarında veya diğer ödemelerinde kısıtlamaya gidilecek. Bu da çocuğu olumsuz etkileyecektir.

 Edirne Gerçek Gazetesi aracılığıyla eğitimcilere, velilere neler söylemek istersiniz? Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Eğitim-Sen Edirne  Şube Başkanı Özer Demir:  Eğitimci arkadaşlarımız ellerindeki imkanları kullanarak öğrencilerinin yanında olmaya devam ediyorlar. İhtiyacı olan öğrencilerimizle ve velileriyle dayanışma ilişkileri geliştiriyorlar. Bu salgın günlerini atlatıp öğrencilerimizle, okullarımızla buluşacağımız günleri iple çekiyoruz. Siyasal iktidar bu zor süreci şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yönetmemektedir. Konfederasyonumuz KESK , diğer emek ve meslek örgütleriyle birlikte acil önlemler alınması için iktidarı uyarmışlardır. Bu salgın bu kadar yayılmadan zorunlu işler dışındaki işlerin durdurulması, ihtiyaç sahiplerine temel yardımların yapılarak, bu süreci en az kayıpla atlatmamız gerektiği ifade edilmiştir. Bizler uyarılarımızı yapmaya devam edeceğiz.

Sağlıklı, huzurlu, mutlu günlerde görüşmek dileğiyle, teşekkürler…

Eğitim-İş Edirne  Şube Başkanı Nedim Zobar: Yeni hazırlanan yasayla öğretmenlerimizin bazı hakları ellerinden alınmaya çalışılmaktadır ve Eğitim-İş olarak da bu konuda taleplerimiz vardır: “Öğretmenlerin 657 sayılı yasada yer alan ‘Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar’ ifadesi anlamsız kılınmaya çalışılmakta ve dinlenme (yani yarı yıl ) tatilinde de idareye öğretmenlere izin vermeme yetkisi verilmeye çalışılmaktadır. Öğrencilerin dinlendiği dönemlerde öğretmenlerin dinlenmesinden daha doğal bir durum olamaz.  Yöneticilerin izinleri ile ilgili düzenleme yapılmaktadır. Eğitim kurumu yöneticilerinin izin süreleri zaten bellidir. Bunun yanına bakanlık ya da  il/ilçe milli eğitim müdürlüklerinde görevlendirilen öğretmenleri de eklemek yani unvanları öğretmen olduğu halde izin vermemeyi amaçlamak izaha muhtaçtır. Görev kabul edenlerin görevlerinin süresi başlangıçta belirlenir ve zorunlu görevlendirme yapılmazsa zaten sorun kalmayacaktır. Yani kanun değişikliğine ihtiyaç yoktur. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmeti veren Rehberlik Öğretmenlerine yaz döneminde öğrencilerin lise ve üniversite tercihlerinde görev verilmesi doğru bir yaklaşımdır. Fakat bu görevlerin gönüllülük esasına göre verilmesi gerekir. Öğretmenlerden iki aylık izin süresinin bir ayında fedakarlık isteniyorsa Bakanlık da fedakarlık yapmalı ve gönüllü olarak bu görevi yapacak öğretmenlerimize daha önce de önerdiğimiz gibi günlük 8 ek ders ödemesi yapılarak teşvik mekanizması işletilmelidir. Yani bunun için de kanun değişikliğine gerek yoktur. Eğitim-İş olarak tekrar söyleyelim ki; hükümet eğitim alanında değişiklik yapmak istiyorsa eğitimin en önemli paydaşı olan eğitim ve bilim iş görenlerinin temsilcileri ile masaya oturmalıdır. Covid-19 nedeniyle eğitime verilen aranın telafisi de geleceğe yönelik planlamayı da birlikte yapmak mümkündür. Edirne’de 2020 LGS ile öğrenci alacak liseler belirlenirken planlamada, talep ve ihtiyaçlar göz ardı edilmiştir. Lise kontenjanlarında beklentilerin çok uzağında kalınmıştır. Eğitim-İş olarak diyoruz ki; bu düzenlemeler yapılırken yerelin ihtiyaç ve talepleri göz önünde bulundurulmalı, Edirne’de eğitim konusunda katkı sunacak paydaşlara da danışılmalı, farklı fikirleri de değerlendirerek eğitimin amacına en iyi şekilde hizmet edecek kararların alınması sağlanmalıdır. Eğitim-İş olarak akıl ve bilimin ışığında aydınlık yarınlar için her türlü çalışmaya ve mücadeleye her zaman destek olacağımızı yineliyoruz.

Bu yıl TBMM’nin kuruluşunun 100.yılını ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’’ün dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı okullarımızda öğrenci ve velilerimizle coşkuyla kutlamayı çok isterdik. Salgın sebebiyle bu coşkuyu evlerimizde de olsak yaşamak istiyoruz. Halkımızın ve geleceğimiz olan çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı  en içten dileklerimizle kutluyor, aydınlık ve güzel günlere hep birlikte ulaşmayı diliyoruz.

Veli-Der Edirne  Şube Başkanı Mustafa Aytekin: Velilerimize önerimiz; Çocukların evde nasıl zaman geçireceğine yönelik birlikte bir günlük çalışma planı yapmalılar, EBA’yı takip etmeliler, kitap okumalılar, oyun oynamalılar, televizyon izlemeliler; resim, müzik ve el becerilerini  geliştiren çeşitli etkinlikler yapmalılar. Bu plana ne kadar uyulup uyulmadığı takip edilmelidir. Gerektiğinde  yardım edilmelidir. Çocuklarımızı, salgınla ilgili  sanal ortamda yayımlanan olumsuz  yazı ve videolardan uzak tutmalıyız. Bu konu üzerinde çok konuşmamalıyız. Salgın boyunca yetkilerce belirtilen kurallara  önce veliler sonra da çocuklarımızın uymasına dikkat etmeliyiz.Edirne Gerçek Gazetesi

 

Eğitim - 18:25 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ROMANLARA YARANAMAYAN VALİ

    Romanların sosyo-kültürel farklılıkları toplumların ilgisini çektiği kadar tarihçilerin ve antropologların da inceleme konusu olmaya devam etmektedir. Anlaşılamama, kendilerine yönelik olumsuz önyargı tanımlamaları içinde sıkışıp kalmış durumdadır. Roman toplulukların sosyal ve kültürel farklılığı iyi analiz edilmediğinde soruna sağlıklı bir çözüm üretme olanağı mümkün olamayabiliyor. Tarihsel derinlikle sürekli dışlanan bu çingene topluluklarına devlet otoritesi gereken ilgiyi göstermemiştir. […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Satranç Dünya Şampiyonu, Nasıl Fantasy Futbol’da Başarılı Olur?

    Geçtiğimiz sezon 2019’da Premier Lig Fantezi Futbol sezonunun şampiyonu tanıdık bir isim; Magnus Carlsen. 29 Yaşında Norveçli Dünya Satranç Şampiyonu. Satranç Mozart’ı olarak anılan bu isim Fantezi Lig’teki başarısı ile akıllara belirli bir yöntem takip etmiş olabileceği sorularını getiriyor. Benim de severek takip etmiş olduğum bu oyun, lig içerisinde oynanan karşılaşmalarda yer alacak sporcuların başarı […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Göztepe11005 143
2.Karagümrük11003 033
3.Beşiktaş11003 123
4.Galatasaray11003 123
5.Alanyaspor11002 023
6.Hatayspor11000 003
7.Antalyaspor11002 023
8.BB Erzurumspor11002 111
9.Fenerbahçe11002 123
10.Kayserispor11001 013
11.Konyaspor11000 000
12.Ç. Rizespor10011 2-10
13.MKE Ankaragücü10011 2-10
14.Kasımpaşa10010 1-10
15.Gaziantep FK11001 3-20
16.Trabzonspor10011 3-20
17.Sivasspor10010 2-20
18.Gençlerbirliği10011 3-20
19.Başakşehir10010 000
20.Yeni Malatya10010 3-30
21.Denizlispor10011 5-40

HAVA DURUMU

23 Eylül 2020 ÇARŞAMBA
29°
  • PER 30.4°
  • CUM 30.9°
  • CTS 27.9°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI