11° Hafif yağmur
  • EURO 6.44
  • DOLAR 5.81

KİMİN İÇİN EĞİTİM?

Köşe yazıları - 10 Kasım 2018 14:40 A A

Eğitimi, devletin yapısından soyutlayarak ele almak bizi yanıltır ve bizi çıkmaz sokaklara götürür. Çünkü devlet, “Bir sosyo-ekonomik kuruluşta, ekonomik bakımdan egemen olan sınıfın, kendi çıkarlarını diğer sınıf ve katmanlara dayatmasını ve onlar karşısında bu çıkarları güvence altında tutmasını sağlayan, belirleyici politik iktidar mekanizmadır.” (Felsefe Sözlüğü, s.66). TDK Sözlüğü ise devleti şöyle tanımlıyor: “Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.” (s.297). Bir başka deyişle, “Devlet; bir sınıfın, bir başka sınıfı baskı altına almasını sağlayan mekanizmadır.” Tanımlardan da anlaşıldığı gibi, devlet soyut bir kavram değil, tersine elle tutulup gözle görülebilinen bir varlıktır ve sınıfsal bir nitelik taşır. Devleti oluşturan tüm kurumlar ve kuruluşlar siyası ve ekonomik erki elinde tutanların sınıfsal çıkarlarını korumak ve sürekliliğini sağlamak için biçimlenir.  Kuşkusuz kitleleri etkileme bakımından, eğitim bu kurumların en başında gelmektedir.

Bu nedenle eğitimi, devletin niteliğinden soyutlayarak ele alamayız. Emperyalist güçlere karşı dünyada ilk bağımsızlık savaşını başlatan halkımız, savaşı zaferle noktalamış, emperyalistleri ülkeden kovmuş ve bağımsız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuştur. Ne ki kapıdan kovduğumuz emperyalistler, içimizdeki yandaşlarıyla işbirliği yaparak bacadan geri dönmüşlerdir… Atalarımız boşuna dememişler; “Hırsız evden olunca öküz bacadan çıkar” diye.

Bütün kötülüklerin kaynağı kapitalist emperyalizmdir. Bu gerçeği Mustafa Kemal, 23 Temmuz 1920 tarihli Hâkimiyet -i Milliye Gazetesi’nde şöyle dile getirmiştir: “… En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne filan, ne de filan devletler, bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış bir saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan  ‘kapitalizm’ afeti ve onun çocuğu, ‘emperyalizm’dir.” Emperyalizm bugün, kanser hastalığı gibi,  devletin tüm kurumlarını sarmıştır.  

Eğitim, toplum içinde geçerli davranış modellerini aktarır. Bunları, çalışma, yaşama, değiş-tokuş, duygusal ilişki, ahlaki değerler olarak sıralayabiliriz. Bu modelleri siyasiler hazırladığı için eğitim siyasi bir kurumdur.

Atina ile Megara yolu üstünde, Prokrustes adlı bir haydut yaşarmış. Biri büyük, biri küçük iki yatağı varmış. Gelen geçen yolcuları soyduktan sonra, uzun boyluları küçük yatağa yatırır ayaklarını keser, kısaları büyük yatağa yatırır ayaklarından çeker uzatırmış.” Emperyalist ülkelerin okullarında eğitim yöntemleri, haydut Prokrustes’in uyguladığı yöntemin aynısıdır. Bizim gibi emperyalizmin güdümündeki ülkelerde uygulanan eğitimin içeriği ve yöntemleri daha bir gaddarcadır ve yalnızca ayakları kesmekle yetinmiyorlar. Çünkü başta işçiler olmak üzere, yoksul köylüler, küçük esnaf ve diğer çalışanlar bilgi sahibi olmadıkları sürece sömürürcülere karşı silahsızdırlar. Bilgi sahibi oldukların da, işte o zaman bir güç oluştururlar. Kapitalistler, işçileri ve tüm çalışanları, barut fıçısı, bilgi ve eğitimi ise bir kıvılcım olarak görmektedirler. Kıvılcımın barut fıçısına sıçradığında, nasıl bir patlamanın meydana geleceğini onlar çok iyi biliyorlar. ABD ve AB’nin yalakalarından bir gazeteci, patron Halit Narin’in ağzından bu korkuyu şöyle aktarıyor: “O malum sendikanın eylemlerinden uykumuz kaçıyordu. Yatakta bile rahat değildik. Şimdi de onların uykuları kaçsın.”   Prof. Ali Fuat Başgil, ‘Din ve Laiklik’ adlı kitabında, “Bir kişi, neden onun var da benim yok?, diyorsa işte, bu komünizmdir. Bunun panzehiri ise dindir” diyor. Ülkemiz, ikili sömürü kıskacında. Hem emperyalistler, hem de onlara sırtını dayayan yerli işbirlikçileri damarlarımıza hortumlarını sokmuşlar, kanımızı emiyorlar, malımızı mülkümüzü talan ediyorlar. Her şeyimizi sattılar savdılar. Canımıza malımıza göz diktiler. Halk aç, işsiz güçsüz ve perişan. Gelen gün geçen günü aratıyor. Sağlık metalaştı. Alınıp satılıyor. Fakiri, fukarayı korkutup açlığa razı ettiler. Eğitim, beyinleri yıkayıp, düşünmeyi yok etmek için kullanılmaktadır. Halkın umutlarını yok etiler. Bilinçsiz, örgütsüz bir toplumun, sürüden bir farkı yoktur. Yazarları, şairleri, din adamlarını, basın patronlarını ve sendika liderlerini satın aldılar. Yetmedi gazeteleri  satın aldılar. İç ve dış borçlar astronomik rakamlara ulaştı. Bunların yıllık faizi Devlet Bütçesi’nin üçte birini geçti. Ülke borç batağında. Rüşvet ve yolsuzluklar ayyuka çıktı. Halk kuru ekmek bulamıyor.  

Aristo insanı “Düşünen hayvan” diye tanımlar. Günümüzde bu tanım yeterli değildir. Çünkü örgütsüz toplumlar da sürüden farksızdır. Kapitalizmin egemen olduğu toplumlar da yalnız eğitim değil, devletin bütün kurum ve kuruluşları, emekçilerin beyinlerini yıkayıp örgütlenmelerinin önünü kesmekle görevlidir. Demokrasi, ezilenlerin, kendilerini ezenlere karşı örgütlü ve bilinçli olarak verdiği mücadelenin adıdır. “Biz, demokrasi değil, aş, iş istiyoruz” diyen sendika liderlerinin bulunduğu ülkede, demokrasiden, demokratik eğitimden ya da yargı bağımsızlığından, hukukun üstünlüğünden, söz edilemez. Böyle ülkelerde demokrasinin yalnızca adı vardır… Fransız Devrimi’nin önderlerinden, filozof ve gazeteci Morto, “Yasalar zenginler tarafından, zenginleri korumak, fakirleri ezmek için çıkarılır.” der. Demokrasinin, bağımsızlığın, laikliğin güvencesi, örgütlü ve sınıfsal bilince sahip emekçilerdir. Bağımsızlık savaşını verenler Anadolu halkını örgütleyerek işe başlaması, bu nedenle bir rastlantı değildir. Ne asker, ne polis ne de yargıç bağımsızlığı demokrasinin ve de özgürlüklerin güvencesi değildir.

Devlet vatandaşlarının, diliyle, diniyle, mezhebiyle asla uğraşmamalı. Ama, her kademede parasız, çağdaş, nedenleri niçinleri sorgulayan, aklı ve bilimsel düşünceyi öne çıkaran, yaparak yaşayarak öğrenmeyi temel alan, ulusal ve özellikle de evrensel düşünceyi ilmik ilmik ören, demokratik bir kişilik kazandıran, toplumsal ve evrensel olaylara karşı duyarlı, siyasi bilinç sahibi, teorik bilgiyi tarlaya ve fabrikaya pratiğe taşıyan, doğayı koruyup zenginleştirerek gelecek kuşaklara teslim etmeyi, “fikri hür, vicdani hür, irfanı hür” yeni kuşaklar yetiştirmeyi amaçlayan bir eğitim politikasını yaşama geçirmelidir. Böyle bir ortamda, emek düşmanlarının yaşama şansı olur mu? Köy Enstitüleri, böyle bir eğitim politikasının küçücük bir laboratuvarıydı. Küçüktü, ama vurguncuların ödlerini patlattı. Yüreklerine öyle bir korku saldı ki aradan 80 yıl geçmesine karşın bu sözü duyduklarında elleri ayakları titriyor.

Fransız Devrimci, A. Blanqui’nun şu sözleriyle noktalayalım: “Mide açlığa dayanamaz. Oysa beyin kolayca alışır açlığa. Beyin ne denli güçsüz düşerse, o denli açlık duyulmaz olur. Aşırı besinsizlik, onda besinlere karşı doymazlık yerine, bir tiksinti, bir isteksizlik yaratır. Beyin, başına gelen kötülüğü duymaz, hoşlanır bile ondan ve kendini bırakıverir bu uyuşukluğun bitkinliğine. Midenin açlığı, bedenin ölmesine yol açar. Beynin, açlığıysa düşüncenin ölümüne. Artık ortada salt hayvanca bir yaşantıyı sürdürmekten hoşlanan akılsız yaratıklar kalır, kala kala. İşte zorbalık, düşünce yeteneklerini böyle ustalıkla körleterek bir ulusun ruhça ortadan kalkmasını sağlayabilir ve onu bir bakıma insanlık dışı edebilir. Bir ulus acısını çektiği kölelikleri, işkenceleri, yoksullukları, açlıkları, her çeşit hoyratlıkları, yıkımları, acıları unutarak kendisini ezenleri bağışlayabilir.”      

Bu haber 32 kez okundu.
Köşe yazıları - 14:40 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.DG Sivasspor1493229 131630
2.Beşiktaş1483322 16627
3.Trabzonspor1475227 151226
4.Medipol Başakşehir1475222 14826
5.Fenerbahçe1474328 161225
6.Galatasaray1465315 11423
7.Aytemiz Alanyaspor1464424 141022
8.BTC Türk Yeni Malatyaspor 1455429 191020
9.Göztepe1453616 15120
10.Yukatel Denizlispor1453614 15-118
11.Gaziantep FK1445518 24-617
12.Çaykur Rizespor1352614 21-717
13.Gençlerbirliği1435622 25-314
14.İH Konyaspor1435613 20-714
15.Kasımpaşa1433819 25-612
16.Antalyaspor1433813 26-1312
17.MKE Ankaragücü142399 28-199
18.İM Kayserispor1314812 29-177

HAVA DURUMU

11 Aralık 2019 ÇARŞAMBA
11°
  • PER 12.7°
  • CUM 13.6°
  • CTS 15.3°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 108.201
    0,18%
  • ALTIN 273.75
    0,12%
  • DOLAR 5.807
    0,02%
  • EURO 6.437
    -0,11%

ŞANS OYUNU SONUÇLARI