24° Parçalı bulutlu

KESK’TEN ‘OHAL DEĞİL DEMOKRASİ’ MİTİNGİNE ÇAĞRI

Güncel - 12 Ocak 2018 21:36 A A

KESK Edirne Şubeler Platformu, 14 Ocak’ta yapılacak “OHAL Değil Demokrasi” mitingine çağrıda bulundu.

Kamu Emekçiler Sendikası Konferadasyonu (KESK) Edirne Şubeler Platformu, Saraçlar Caddesi’nde basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasına KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz, Eğitim-Sen MYK üyesi Özgür Bozdoğan, SES MYK üyesi Ali Ünal, BES MYK üyesi Şenol Köksal ve Edirne halkı katılım gösterdi.

Basın açıklamasını KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz okudu.

14 Ocak Pazar günü yapılacak mitinge çağrıda bulunulan açıklamada, “Ülke olarak tarihimizin belki de en karanlık döneminden geçiyoruz. 15 Temmuz darbe girişimini “Allahın bir lütfu” olarak nitelendiren AKP-Saray rejimi, tek adam diktatörlüğünü ve faşist rejimi inşa etmek için saldırılarına her gün bir yenisini ekliyor. Son olarak Pazar gecesi yayımlanan iki KHK, 17 aydır sürdürülen OHAL hukuksuzluğunun ülkede demokrasi, adalet, eşitlik, özgürlük, insanca bir yaşam isteyen milyonları hedef aldığını, bu kesimlere yönelik adeta bir düşman hukuku oluşturduğunu tüm açıklığı ile ortaya koymaktadır.

Bilindiği üzere 15 Temmuz darbe girişiminin bastırılmasında tüm toplumun ve parlamentoda yer alan, almayan tüm siyasi partilerin darbe karşıtı tutumu belirleyici olmuştur. Toplumda ve parlamentoda yaşanan bu geniş birlikteliğe rağmen AKP Hükümeti 20 Temmuz’da Olağanüstü Hal ilan etmeyi tercih etmiştir.  İlan edildiğinde ‘üç aylık süreye gerek yok, bir iki ay içinde kaldırırız’ denilen OHAL bugüne kadar tam beş kez uzatılmıştır; fakat darbe girişiminin siyasal ayağına ilişkin tek bir adım dahi atılmamıştır. Bunun yerine OHAL siyasal iktidar ve Saray’ın elinde tek adam diktatörlüğü hedefinin önündeki engelleri temizleme silahına dönüşmüştür.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin artık bir hukuk devletinin olmadığını dile getiren Gürbüz, “17 aydır süren OHAL düzeninde yasama işlevsizleştirilmiş, yürütme tek adamda toplanmış, yargı tamamen siyasi iktidarın önceliklerine ve gündemine uygun kararlar alır hale getirilmiştir. Türkiye Yoksulluk, Yasaklar, Yolsuzluk ile birlikte anılan bir ülkeye dönüştürülmüştür. AKP-Saray rejimi artık OHAL dışında bir seçenekten yoksundur; OHAL tam da bu nedenle süreklileştirilmek istenmektedir. Baskı ve zora dayalı bir sistemi ilelebet ayakta tutamayacaklarını bilmesine rağmen içine sürüklendiği yönetememe krizinden çıkamamakta, korktukça daha fazla saldırganlaşmaktadır” dedi.

“Türkiye’nin artık sosyal hukuk devleti olmadığını ifade eden Gürbüz şunları kaydetti:

15 Temmuz darbe girişimi başarısız olsa da, 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen OHAL ve KHK Rejimi ile AKP’nin fiili darbesine dönüşerek bir rejim değişikliğine giden yol açılmıştır. Bu on yedi aylık sürede Anayasa fiilen ilga edilmiş, yasama-yürütme ve yargı tamamen tek bir kişinin emrine verilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti artık hiçbir biçimde anayasada iddia edildiği gibi “Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devleti değildir.

Biçimsel Demokrasi Dahi Rafa Kaldırılmıştır!

TBMM fiilen etkisizleştirilmiş, yasama yetkisi de bütünüyle askıya alınmış durumdadır.

TBMM onayından geçirilmeyen KHK’lar, yargı süreçleri ile de denetlenememekte, tek bir kişinin akşam aklına gelen, sabah kanun olabilmektedir. Yaz saati uygulamasından, kış lastiğine kadar darbe girişimiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan hemen her konu, KHK’lar ile düzenlenmektedir.

Sadece TBMM değil, yerel yönetimler de tek adamın atadığı seçilmemiş, kişilere devredilmiştir. 83 belediyeye kayyum atanması ve 6 belediye başkanının “görevden alınması” sonucu Türkiye nüfusunun %43’ünü seçilmemiş, atanmış belediye başkanları tarafından yönetmektedir. Milli irade diyenler, TBMM’den yerel yönetimlere halkın iradesini gasp etmeye devam etmektedir.

OHAL toplumsal muhalefeti susturmak için bulunmaz bir fırsat olarak görülmekte ve kullanılmaktadır. AKP, siyasal projesinin önünde engel gördüğü kesimleri OHAL hukuksuzluğu ve keyfiyetinden faydalanarak ihraç etmekte, susturmakta ve cezaevine göndermektedir. Basın yayın organları, dernekler kapatılmış, gazeteciler tutuklanmış, OHAL tek sesli bir Türkiye yaratmak için kullanılmıştır. Yine bu hedefe uygun olarak her türlü hak arama mücadelesi keyfi biçimde yasaklanmaktadır.
Devletin ‘laik’ olduğunu söylemek mümkün değildir”

“Darbe girişiminin merkezinde olan cemaatin devletin her kademesinde yerleşmesini, kadrolaşmasını ve palazlanmasını sağlayan AKP iktidarı, yüzlerce insanın ölümündeki sorumluluğunun hesabını vermek bir yana, aynı “hata”da ısrar etmekte, Gülen cemaatinden boşalan devlet kadrolarını bugün kendine biat eden tarikat ve cemaatlerle doldurmaktadır.

Liyakatin yerine mülakatın getirilmesinin amacı, açıktır ki başka başka cemaatlere ve “sadık kullara” kadro sağlamaktır. Dini cemaatler arasındaki mücadele ekseninde şekillenen bir devlete “laik” demek mümkün değildir.
OHAL, gerici-mezhepçi bir toplumsal yapı inşası için kullanılmaktadır. Eğitim müfredatı bilimsel olmaktan çıkarılmış, tamamen dinselleştirilerek, sınav sistemleri değiştirilerek tüm okullar imam hatipleştirilmiştir.

Kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz artmış, ceza indirimleri ile kadına yönelik şiddet teşvik edilmiş son olarak da müftülere nikah kıyma yetkisi verilerek çocuk gelinlerin artması ve çok eşlilik meşrulaştırılmış, kadın ve çocukların yasalarla korunan haklarının da ortadan kaldırılması söz konusu olmuştur. OHAL döneminde artan iş cinayetleri “fıtrat”a bağlanarak sorumlular yargılanamaz hale getirilmiştir.

Sosyal Devletin Son Kırıntıları Yok Edilmiştir!

Sosyal bir devletin en temel özelliği, emeğiyle geçinenlerin iş güvencesidir. Nüfusun dörtte üçünün ücret gelirleriyle geçindiği bir ülkede iş güvencesi OHAL döneminde tümüyle ortadan kaldırılmıştır.

Darbe girişimi ile ilgisi açık-seçik kurulmaksızın, hiçbir somut delile dayanmadan, adil yargılama süreçleri işletilmeden 130 binin üzerinde kamu emekçisi işinden, geleceğinden edilmiştir. 50’nin üzerinde emekçi bu süreçte intihar etmiştir. Anayasal güvence altında olan çalışma ve yaşam hakkı gasp edilmiş, devlet iş güvencesinin teminatı olmak bir yana, iş güvencesine karşı en büyük “tehdit” halini almıştır.

OHAL iş güvencesinin yanı sıra işçilerin en temel haklarına da bir tehdittir. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, grevleri engellemek için OHAL’i kullandıklarını açıkça söylemiştir. Bu sözlere uygun olarak 2017 yılı boyunca beş grevi engelleyerek yaklaşık 25 bin işçinin hakkı gasp edilmiştir.

Bütün çalışma yaşamı, tamamen antidemokratik yollarla, meclisi işlevsiz kılıp halkın iradesini çiğneyerek düzenlenmekte, KHK ile İşsizlik Sigortası Fonundan, işçilerin parasından sermayeye kaynak aktarılmaktadır.
OHAL sürecinde birçok kamu kuruluşu Varl
ık Fonu’na devredilerek uluslararası sermaye kuruluşlarına ipotek karşılığı borçlanma yoluna gidilmiştir.

OHAL sürecinde “Hukuk Devleti”nden Bahsetmenin Olanağı Kalmamıştır!
Türkiye’de tam bir hukuksuzluk ve keyfiyet rejimi hâkim olmuştur. Yapılmak istenen düzenlemeleri hukuki denetimden kaçırmak için sıklıkla kullanılan KHK’lar ile hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin hiçbir kırıntısı kalmamıştır. Ülkeyi yönetenlerin kararlarını ve uygulamalarını hukuk yolu ile durdurmanın hiçbir imkânı bırakılmamıştır.
Mahkemeler açıkça emirle çalışmakta, savcılara talimatla soruşturma açmakta, hakimler “yukarıdan” gelen “telkinlerle” tutuklama kararları almaktadır. Ülkenin cumhurbaşkanı yargıya açıktan kamuoyu önünde talimat vermekte, yargı kararlarını ilan etmekte, hüküm kesmektedir. Kimin niye tutuklandığının, niye serbest bırakıldığının hukuki gerekçelerle açıklanmadığı, tamamen bir kişinin politik hedeflerine göre karar veren bir yargı sistemi yaratılmıştır.

Değerli Basın Emekçileri

Demokratik, laik bir ülkede, barış ve kardeşlik içinde, insanca bir yaşam mücadelesi veren,  Türkiye kamu emekçileri sendikal mücadelesinin yüz akı KESK’lileriz.

Ana sütümüz kadar helal olan işimizi,  ekmeğimizi hep beraber geri alacağız. O zamana kadar yarının aydınlığa daha fazla yakınlaştığımız bir gün olacağına olan inancımızı koruyarak bu zor günleri aşmak için birbirimizle daha fazla kenetlenmeye devam edeceğiz. bu ülkenin üzerine çöken kara bulutlar da elbet dağılacak. 

Er ya da geç

Emek kazanacak,

Demokrasi kazanacak,

Laiklik kazanacak,

Barış ve kardeşlik kazanacak,

İnsanca bir yaşam mücadelesi kazanacak,

Haklı olanlar kazanacak, biz kazanacağız.

Sözlerimizi tamamlarken haksız-hukuksuz bir şekilde ihraç edilen, açığa alınan kamu emekçileri olmak üzere emekten, demokrasiden, barıştan, insanca bir yaşamdan yana olana herkesi OHAL/KHK rejimi ile örülen açık faşizme karşı  emek, demokrasi ve barış mücadelesinde tek ses, tek yürek olmaya çağırıyoruz.” Makbule TUNÇ

Güncel - 21:36 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ROMANLARA YARANAMAYAN VALİ

    Romanların sosyo-kültürel farklılıkları toplumların ilgisini çektiği kadar tarihçilerin ve antropologların da inceleme konusu olmaya devam etmektedir. Anlaşılamama, kendilerine yönelik olumsuz önyargı tanımlamaları içinde sıkışıp kalmış durumdadır. Roman toplulukların sosyal ve kültürel farklılığı iyi analiz edilmediğinde soruna sağlıklı bir çözüm üretme olanağı mümkün olamayabiliyor. Tarihsel derinlikle sürekli dışlanan bu çingene topluluklarına devlet otoritesi gereken ilgiyi göstermemiştir. […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Satranç Dünya Şampiyonu, Nasıl Fantasy Futbol’da Başarılı Olur?

    Geçtiğimiz sezon 2019’da Premier Lig Fantezi Futbol sezonunun şampiyonu tanıdık bir isim; Magnus Carlsen. 29 Yaşında Norveçli Dünya Satranç Şampiyonu. Satranç Mozart’ı olarak anılan bu isim Fantezi Lig’teki başarısı ile akıllara belirli bir yöntem takip etmiş olabileceği sorularını getiriyor. Benim de severek takip etmiş olduğum bu oyun, lig içerisinde oynanan karşılaşmalarda yer alacak sporcuların başarı […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Galatasaray22005 146
2.Alanyaspor22004 046
3.Göztepe21106 244
4.Karagümrük21105 234
5.Beşiktaş21104 224
6.Antalyaspor21103 124
7.Hatayspor21102 024
8.Fenerbahçe21102 114
9.Kasımpaşa21012 1-13
10.BB Erzurumspor21013 303
11.Sivasspor21012 3-13
12.Kayserispor21011 2-13
13.Konyaspor10100 001
14.Gaziantep FK20113 5-21
15.Trabzonspor20111 3-21
16.Gençlerbirliği20110 3-21
17.Yeni Malatya20111 4-31
18.Denizlispor20111 5-41
19.MKE Ankaragücü10011 2-10
20.Ç. Rizespor20021 4-30
21.Başakşehir20020 4-40

HAVA DURUMU

28 Eylül 2020 PAZARTESİ
24°
  • SAL 27.7°
  • ÇAR 23.2°
  • PER 23.3°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI