Açık

”Kentsel dönüşüm için Menzilahır riskli alan”

Çevre - 3 Şubat 2018 12:19 A A

EKK Ocak ayının son toplantısını ‘ Yerinde Kentsel Dönüşüm’ başlığıyla gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi Nihat Çolak, Edirne’de Menzilahr Mahallesi’nin kentsel dönüşüm alanı için riskli alan seçildiğini belirterek, “Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan seçilmesine rağmen; o bölgede yaşayan insanların şu an sağlıksız ve niteliksiz yapılarda yaşıyor olmasından dolayı, onların barınma hakkından söz etmemiz gerekirken; kentimizde planlı bir bölgede bir dönüşümden bahsediyoruz. “ dedi.

Edirne Kent Konseyi (EKK) Ocak ayının son toplantısını Edirne Belediyesi Eski Nikah Salonu’nda Mimarlar Odası Edirne Temsilcisi Serap Kuru, İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi Nihat Çolak, TMMOB Harita Mühendisi ve EKK gönüllüsü Yılmaz Eren, Edirne Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Dinçer Asar, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Selçuk Çakır’ın yanı sıra çok sayıda halkın katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan EKK Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Gökerküçük, “Edirne Kent Konseyi olarak yaklaşık iki aydır kentsel dönüşüm için hakkında görüşmeler gerçekleştirmekteyiz. Daha önceden de bakanlar kurulunun Menzilahir Mahallesi’nde kentsel dönüşüm yapacağına ilişkin bilgiler vardı. Aradan zaman geçti Menzilahir Mahallesi’ndeki o dönüşüm unutuldu. 5 Ekim 2017 tarihinde Sayın Belediye Başkanımızın konuşmasından sonra gündeme tekrar geldi. Bu kez eski yapılardan oluşan mahaller değil de; yeni yerleşim yerlerinden olan üç mahalle kentsel dönüşüm içine alındı. Bu mahalleler; Fatih Mahallesi, 1. Murat Mahallesi, Kocasinan Mahallesi. Kentten gelen taleplerden dolayı, Kent Konseyi olarak düzenledik bu toplantıyı. Adı geçen mahallerde görüştüğümüz kent sakinlerinin de birtakım dertleri ve şikayetleri vardı. Kentlilerin soruları var; ne, nasıl, neden gibi sorulara yanıt arıyorlardı. Bu sorunların birkaçını baştan söyleyelim. Nüfus yoğunluğunu nasıl çözülebilir, eğitim, sağlık hizmetleri yeterli olacak mı, artacağı söylenen yeşil alan neye göre belirlenmelidir, üç mahallenin demokratik yapısı değişecek mi, trafik yoğunluğu artacak, bu sorun nasıl çözülecek? Her mahallede bu gibi sorular soruluyor. Bize yansıyanların bir kısmı böyle. Öncelikle bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda ve uzmanlardan gelen temel bilgiyi sizlerle paylaşmakta yarar var. “ dedi.

“Kamuya ait alanlar parselleşmiş”

Kentsel dönüşüm bir zenginleşme aracı olarak kullanıldığını ifade eden Gökerküçük, “Kentsel dönüşüm nedir? sorusunu kısaca cevaplarsak, Kentsel dönüşüm; kentteki sorunlu alanların belirlenmesi, dağınık alanların yaşanabilir hale getirilmesi için yapılan uygulamalar anlamına gelmektedir. Kısacası kentsel dönüşüm kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesidir. Kentsel dönüşüm bir kurtuluş mu diye sormuşlar. Yerel yönetimler, TOKİ, Kent Bürokrasisi, Özelleştirme İdaresi, Merkez Hükümet tarafından bir kurtuluş olarak sıkça gündeme getiriliyor. Bu konuşmaları duyuyoruz, yine bugüne kadar kentsel gelirlerin menkul piyasasının, talepleri doğrultusunda ne yazık ki gelişmiştir. Ne yazık ki, giderek kentlerde bulunan kamuya ait  alanlar parsellenmiş ,  kentsel dönüşüme ciddi bir güvensizlik ortamı oluşmuştur. Yeni bir arsa üretiminin aracı olarak da deprem odaklı kentsel dönüşüm konusu siyasi iktidar tarafından gündeme getirildi.

Kentsel dönüşümden kentliler ne bekliyor?

İş ve aş bekliyor, rahat ve huzurlu bir yaşam bekliyor, sağlıklı ve eğitim hizmetlerinden yararlanmak istiyor, güvenli ve yaşam kalitesi yüksek bir yerde yaşamak istiyor. Kiracıların farklı beklentileri oluyor; kiralar artmasın diyorlar, yeni bir konut sahibi olmak istiyorlar, sürdürdükleri düzenin bozulmamasını istiyorlar. Tabiki bir paydaş da mülk sahipleri.  Güvenli yapılar ve yaşam kalitesi ve daha fazla imar hakkı beklentisi var. Haklarının yenmemesini istiyorlar, yaşadıkları yerlede tekrar yaşamak istiyorlar. dönüşüm sadece mekânsal mı maalesef, rant yapılaşma kentsel dönüşüm kavramıyla eşdeğerde. Kentsel dönüşüm bir zenginleşme aracı olarak kullanılmış ülkemizde. Çünkü uluslararası sermaye dediğimiz büyük şirketler, sağlığı, kentleşmeyi ve eğitimi krize karşı bir çare olarak görüyorlar yani bu şekilde ticarete dönüşüyor ve sonunda ne yazık ki Üçüncü Dünya Ülkelerinin kalkınma hamlesi olarak sunuluyor.

Konut herkesin kimliğini belirleyen bir alandır. Hepimizin sağlıklı kentlerde, sağlıklı konutlarda yaşama hakkı vardır, anayasa maddelerinden biri. Ve Sonuç olarak; kullanıcıların bireysel tercihleri dikkate  alınmalıdır, kullanıcıların karar süresine  güçlü katılımı sağlamalarıdır. Biz Kent Konseyi olarak şu anda bunları yapmaya çalışıyoruz. Kullanıcılara doğru ve sağlıklı bilgiler verilmelidir, uygulamalarda şeffaflık olmalıdır, yapılması düşünülen projeler önceden görülmelidir, gelir ve giderini ne olacağı konusunda önceden bilgilendirmeler yapılmalıdır, geleceğe dönük yaşam kalitesi hakkında gerekli olan bilgiler verilmelidir. “ şeklinde kaydetti.

Gökerküçük son olarak şunları söyledi: “Eğitim ve sağlık hizmetlerinin dikkate alındığı, nüfus ve yapılaşma yoğunluğunun rahatsız edici olmadığı, satın alınabilen konutların olduğu, yeterli ölçüde açıklığına sahip bir düzenleme kimliği korunmuş bir kent, yenilikli, kimlikli, yaşayanların dayanışma duygusu güçlenmiş, sosyal ilişkileri güçlü bir kent hepimizin hakkıdır, arzusudur. “

“Edirne’de yoğun bir kentselleşme olduğunu gördük “

TMMOB Harita Mühendisi ve EKK gönüllüsü Yılmaz Eren ,”1950’li yıllardan beri kırsal alandan kentsel alana yoğun göç, beraberinde kentsel dönüşümü getirdiğini hatırlatarak; “ Edirne’de de köylere gittiğimiz zaman nüfusun artık olmadığını, Edirne’de yoğun bir kentselleşme olduğunu gördük. Kentsel yoğunluk olduğu zaman devletin temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor olması gerekiyordu ama ne yazık ki yürütülemediği için çarpık ve sağlıksız kentleşmeler olmuş, varoşlar oluşmuş, kaçak binalar olmuştur. Çarpık ve kaçak kentleşmenin sonucundan ne oldu? Bunun en acı sonuçlarını,  1999 yılındaki Depremi’nde, 2012 yılındaki Van Depremi’nde bir kez daha hissettik. Binlerce insanımız öldü, milyonlarca zararımız oldu.

Devletin görevlerinden birisi sağlıklı, güvenli, yaşanabilir evler inşa etmek ve yaşanabilir çevre oluşturabilmektir. Aslında bu insan yaşamı için bir haktır. Bunun için sağlıklı yapılaşmanın zorunlu olması ancak deprem gerçeği anlaşılmıştır maalesef. Bu konuda devlet afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında yasa çıkararak, kentsel dönüşüm uygulamaları ile özellikle riskin büyük olduğu deprem bölgelerinde sağlıklı yapılaşmaların önünü açmıştır. Ancak bugüne kadar yapılan uygulamalarda şunu gördük. Kentsel dönüşüm riskli alanlardan ziyade rantın yüksek olduğu yerlerde, eskiyen bina stok alanlarında ya da kamuya ait lojman alanlarında başlamıştır ve devam etmektedir. Özellikle bunun İstanbul ve Ankara’da örneklerini görmekteyiz. Kadıköy, Bakırköy, Zeytinburnu’nda bu örneklere rastlıyoruz. Romanların yaşadığı Sulukule’yi hepiniz biliyorsunuz, orada şu an bir roman vatandaşını görmemiz mümkün değildir. Oralara iki-üç katlı bir villalarla, milyonlarla ifade edilen ücretlere satılan binalar doldu. Dördüncü° deprem bölgesi olan Edirnemiz için çok şükür diyoruz ki, riskimiz az. Deprem olduğu zaman çok az etkileniyoruz. Bizdeki kentsel dönüşüm eski yapıların yıkılarak yenilenmesi şeklinde gündeme gelmektedir.” İfadelerini kullandı.

“Yerel seçimlerde bu projeler propaganda aracı oldu”

Kentsel dönüşüm adı altında rant alanlarına açılan yerlerin şeffaf olmadığını hatırlatan Yılmaz; “Hepiniz biliyorsunuz Hamdi Sedefçi’nin başkanlık döneminde Edirne Kentsel Dönüşüm Master planı, Edirne  Menzilahir Kentsel Dönüşüm Projesi, Edirne Küçük Sanayi Sitesi Kentsel Dönüşüm projeleri adı altında, bu konuda birkaç tane proje gerçekleştirildi. Bunlar bir Ankara firmasına yaptırıldı. Ancak bu çalışmaların şeffaf olmayışı, kamuoyu ile paylaşılmaması, içeriğinin bilinmemesi bu projelerin siyasi ve ticari bir rant aracı olma endişesi taşıttı bize. Yerel seçimlerde bu projeler, propaganda malzemesi olarak kullanıldı. O dönemde yapılan projeler, biz teknik elemanlar tarafından hiçbir şekilde paylaşılmadı. Abdurrahman Mahallesi’nden Yıldırım’a kadar projelerden bir tanesi. Eski Sanayi Sitesi’nin yıkılıp yeniden yapılanması söz konusu oldu. Bu projeler eski yönetim tarafından hayata geçirilmek istendi ama olmadı. 1. Murat, Kocasinan, Fatih Mahalleleri’nde kentsel dönüşümün startını verdi, daha güvenli konutlarda oturmalarını sağlamak, bunu yaparken tek bir vatandaşımızın dahi aklında küçücük bile olsa soru işareti kalmadan, açık, şeffaf ve güvenilir bir şekilde bu süreci yöneteceği konusunda söz verdi. Üç mahalleyi kapsayan 1500 dönümlük bu alanda bir çok konut ve işyeri var. Hazırlanan bu proje de mahalle sakinlerinin, apartman sakinlerinin, meslek odalarının, kent konseyinin, muhtarların bilgisi var mıydı? Kişisel düşüncem, yoktu. Bu projenin uygulanacak olmasından kaynaklı son dönemde kiralar yükseldi. Düne kadar 150.000 TL’ye satılan daireler 200.000’e satılıyor. Tabii buna bağlı olarak da kiralar dolaylı olarak artıyor. İnsanlar bu kentsel dönüşümden kaynaklı evlerine şu an tadilat yapmıyor. Nisan ayı için söz verildi diye nisan ayına kadar bekliyor insanlar. “ diye kaydetti.

Çürük yapı stoğunun 7 milyon

“Kent ve çevre sorunları her zaman mimarlar odasının gündeminde olmuştur, çalışmalarımızdan bir tanesidir” diyen Mimarlar Odası Edirne Temsilcisi Serap Kuru Kentleşmenin, “Ülkemiz bir deprem ülkesidir ve yaşadığımız büyük depremlerle çok önemli ciddi can ve mal kayıpları yaşanmıştır. İşte bu yaşanılan süreç, kentlerde dönüşüm konusunun gündeme gelmesine sebep olmuştur diye düşünüyoruz ve ülkemizdeki bu kentsel dönüşüm uygulamaları ile ilgili olarak bazı hukuksal düzenlemeler yapıldı ve kentsel afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanun da bu amaçla çıkarıldı. Ülkemizin birçok ilinde kentsel dönüşüm uygulamalarının gerçekleştirilmiş ve gerçekleştirilmekte olduğunu hepimiz biliyoruz. Çevre ve şehircilik Bakanlığı’nın resmi sayfasında riskli yapı tespiti yapılan bağımsız bölüm sayısının 523.534 olduğu bildiriliyor. Aynı zamanda yine bakanlık yetkilileri tarafından ülkemiz genelinde çürük yapı stoğunun 7 milyon oldu söyleniyor. Bu çok önemli bir rakam. Burada çürük yapı derken; az önce bahsettiğimiz bilinçsiz yapılan yapıların yanında 1999 Depremi’nden sonra çıkarılan yönetmeliğe göre yapılan bütün yapıların sağlam olduğunu kabul ediyoruz. 19999 yılından önce yapılan yapıların da riskli yapı olarak değerlendirilmiş olduğunu düşünerek bu rakamın tespit edildiğini sanıyorum. Çünkü eğer bir yapı güçlendirme yapılacağı zaman,  yeniden yapım maliyeti %40’ın aşan bir maliyete sebep oluyorsa o yapının yeniden güçlendirilmesi yerine yıkılıp yapılmasının daha rantable olduğu söyleniliyor.”

“Menzilahir riskli alan”

Menzilahir Mahallesi’nde yapılacak kentsel dönüşümün riskli olacağını hatırlatan İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi Nihat Çolak, “ Edirne’de kentsel dönüşüm ilk kez konuştuğumuz bir konu değil. Bu konuda biz, üzerimize düşen sorumluluk gereği daha önce Menzilahir Mahallesi’nde başlatılan tartışmalarla ilgili yine panel yapmıştık. Menzilahir Mahallesi, bakanlar kurulu kararı ile riskli bir alan olarak belirlenen bir alan. İkinci kez bahsedildiği  gibi Küçük Sanayi Bölgesi’nde bir kentsel dönüşüm projesi tartışması oldu.

Bu sefer  kentsel dönüşüm planı hiç beklemediğimiz, planlı bir alanda yapılıyor. Kentsel dönüşüm bir kanundur. Kentsel dönüşüm kanunu ile ilgili bizim de mesleğimizi de ilgilendiren iki yön vardır. Kentsel dönüşüm kanununun uygulanabilmesi için  ya alanın riskli alan olması gerekir, zemin şartları sıkılaşma, bu zemindeki yapılaşma koşulları ile ilgili ya da o zemin üzerinde bulunan yapının riskli yapı olarak tespit  etmiş olması gerekir. Bu şartlar oluştuğunda riskli bölge için de olan yapının bakanlar kurulu kararı gerekiyor. Bu şartlar oluştuğunda o bölgede kentsel dönüşüm, kanuni süreçleri işletiliyor.  Ancak biz meslek odası olarak daha önce de söylediğimiz gibi; kentsel dönüşüm, çarpık kentleşme, uygunsuz, ruhsat almamış, kaçak yapılaşma, mimarlık-mühendislik hizmeti almamış yapılara ilişkin bir kanun bir yöntem olmalı. Ne yazık ki, ülkemizde  kentsel dönüşüm kanunu aslında bir rantsal dönüşüme çevrildiği, kentlerdeki eskiyen bölgelerin, kaçak riskli bölgelerin yerine rant getiren bölgelerin dönüştürülmesi amacıyla kullanıldığına da şahit olduk .

Edirne’de de Menzilahr Mahallesinin riskli alan seçilmesine rağmen; o bölgede  yaşayan insanların  şu an sağlıksız ve niteliksiz yapılarda yaşıyor olmasından dolayı, onların barınma hakkından söz etmemiz gerekirken; kentimizde planlı bir bölgede bir dönüşümden bahsediyoruz.  Bu alanlardaki dönüşümler de yapılarımızı illa yıkılması gerekmiyor, yapıların riskli alan tespiti ile ilgili İlişkin firmalarca yapılan incelemelerde yapılır ismi çıkması durumunda mutlaka orada oturtulmamalıdır. O buna göre yasal süreçler başlıyor. Kanunla ilgili süreçler sıkıntılı. Rantsal dönüşüm ise bir takım insanları cezbediyor, müteahhitleri cezbediyor orada oturanları cezbediyor ama gerçekte bir kentsel dönüşüm değil gerçekte buranın bir riskli alan olarak tanımlanması ya da riskli yapı olarak tanımlanıyor. Bir yapının ömrü de merak edilen bir konu tabi. Yapı ömürleri çelik yapının ahşap yapı farklıdır betonarmenin farklıdır ama korumayla da ilişkilidir. Yapıların dış etkenlere karşı korunmasıyla ilişkilidir. Biz bu kentsel dönüşüm adı altında yeni yapılan Edirne’deki çalışmaya endişeyle bakıyoruz. Buradaki yapıların birçoğu yeni dönem yapılarıdır. Riskli yapı mutlaka ruhsatsız bir takım sorunlu yapılar olabilir” dedi.

Yerinden Kentsel Dönüşüm projesine giren Binevler  Yönetici ise “Edirne de Kentsel dönüşüm denildi bir numara 1000 evler mahallesi oldu. Bu kentsel dönüşüm de altyapı sağlık, eğitim trafik durumu ne olur Ben de sizler gibi çok merak ediyorum. O yüzden bugün sizlerle burada bu soruların cevabını merak ediyorum” dedi.

Edirne Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Dinçer Asar ise şunları kaydetti: “Kentsel dönüşüm Türkiye’ de çok sık vurgulanan ve örnekleri olan bir uygulama haline geldi. Biz belediye olarak nerde kentsel dönüşüm yapılacağından çok kentte eskiyen parçaların nerelerde olması gerektiği konusunda bir değerlendirme yapıp, bir çalışma alanı belirledik. Bu alanlarda kentsel dönüşüm yaparsak nerelerde yapmalıyız. Hangi noktalara girmeliyiz. Eskimiş noktaları tespit edip bu önümüzdeki çalışma alanının sınırlarını belirledik. Yaptığımız analizlerden sonra kentsel dönüşümün stardını verdik. Buradaki ‘start ‘kelimesi analizi yapılmış olması anlamında. Toplamda 153 bin hektarlık alanı değerlendirip, sınırları İlhami Ertem Caddesi, İbrahim Ay caddesi, Şevki Arman Caddesi, Talatpaşa Caddesi, Zübeyde Hanım Caddesi ile sınırlı bir alan. Küçük Sanayi sitesindeki yapıların yaşı 25-30.1. Murat mahallesinin hemen hemen çok büyük bir kısmını kapsar. Fatih ve Koca Sinan mahallelerinin bir kısmını kapsar diyebiliriz.”

 

Toplantı konuşmaların ardından katılımcıların kentsel dönüşüm hakkındaki sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Makbule TUNÇ

Çevre - 12:19 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • Aç Köpek Fırın Duvarını Deler

    2010 Roman Açılımı rüzgârlarının estiği, yaprakların henüz solmadığı günlerdi. Şarkıcı Kibariye ablam “Kim bilir?” şarkısının ahengi içinde yanıp tutuşuyordu. “Kim bilir, bu gidişin dönüşü olacak mı ? Ah nasıl bakacağım yollarına Ufkumda batan güneş bu sabah doğacak mı? Kalben ne kadar bu dertli olacağım kim bilir?” diye. Yıl 2020. Romanların ufkunda güneş hala doğmadı. Doğan […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • DİEGO İÇİN

    Yazı yazmak, yazı fikirlerini düşünmek ve insanlara bir şeyler anlatmak hep hoşuma giden bir olgu, özellikle de konuları dallandırıp budaklandırarak, konudan konuya geçe geçe… Bazı yazıları kaleme almak ise, pek de öyle olmuyor. Bunları deneyimlemek acı ve eğitici. İlk paragrafı kendi hayat öğretim için not düşmek adına kaleme almış olabilirim, yazmak için klavye başına geçmek […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • Covid-19 Karantina Günlükleri

    Merhaba sevgili okurlar, Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de Covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Fenerbahçe752012 6617
2.Alanyaspor651015 21316
3.Galatasaray74129 5413
4.Fatih Karagümrük732214 8611
5.Çaykur Rizespor732210 8211
6.Kasımpaşa73228 6211
7.Başakşehir73139 8110
8.Beşiktaş63129 9010
9.Gaziantep FK71519 10-18
10.Sivasspor62226 7-18
11.Antalyaspor72237 10-38
12.Hatayspor52214 7-38
13.Yeni Malatyaspor72236 10-48
14.Göztepe614110 737
15.Erzurumspor62138 11-37
16.Konyaspor61326 516
17.Kayserispor62044 9-56
18.Gençlerbirliği61234 7-35
19.Trabzonspor71249 14-55
20.Denizlispor61235 10-55
21.MKE Ankaragücü50144 9-51

HAVA DURUMU

1 Aralık 2020 SALI
  • ÇAR 3.9°
  • PER 9.4°
  • CUM 10.5°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI