15° Kapalı

‘Kanal İstanbul’a Hayır’ Diyorlar

Bölge - 31 Aralık 2019 00:22 A A

Son günlerde Türkiye’nin gündemine oturan ve tartışmalara neden olan ‘Kanal İstanbul Projesi’ne tepkiler çığ gibi büyüyor. CHP Edirne İl Örgütü, Kamu Emekçileri Sendikası(KESK) Edirne Şubesi, Trakya Kent Konseyler Birliği, Edirne Kent Konseyi, Sol Parti, Atatürkçü Düşünce Derneği, Emekli-Sen Edirne Şubesi,Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Kanal istanbul’a hayır dediler.

Kanal İstanbul için ÇED süresinin başlaması ile birlikte Türkiye’nin birçok ilinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine itiraz dilekçelerini sundular.

CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı, Kanal İstanbul yapıldığında Trakya için en büyük tehtid sanayi transferinin ve nufus transferinin olacağıdır.” dedi.

Pekcanlı açıklmasının devamında şunları kaydetti: “ Biz her zaman Halk ve hak için mücadele ediyoruz etmeye de devam edeceğiz.

Kanal İstanbul Projesi ile sadece İstanbul da değil tüm Trakya’da da tarım alanlarını etkileyecek tarım ve hayvancılık zamanla yapılamaz hale gelecektir.Kanal İstanbul projesi Trakya topraklarını bölecek ,Trakyanın hem ulaşımını hem savunmasını etkileyecek projedir.

Trakyanın bir çok yerinde kum ve taş ocakları açılırken ormanlar dereler yer altı suları yok olacaktır.

Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.Çevre sağlığını korumak çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın görevidir.

Biz de vatandaşlık görevimizi yerine getiriyor, sağlıklı çevrede yaşama hakkımızın ihlal edilmesini istemiyoruz.

Anayasal yetkilerimizi kullanarak ÇED Raporuna itiraz ediyor, proje için ÇED olumsuz kararı verilmesini talep ediyoruz.”

Trakya Kent Konseyleri Birliği adına Yücel Ayaz ve Edirne Kent Konseyi Başkanı Ziya Gökerküçük yaptıkları açıklamada; “Günlerdir ülkemizde gündeme oturan Kanal İstanbul projesi hakkında ÇED sürecinin başladığı İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü web sayfasında duyuruldu. Trakya Kent Konseyleri Birliği olarak ÇED dosyasını inceledik. Üzülerek söyleyebiliriz ki; raporda projenin Trakya’ya dair yararları veya zararları hakkında hiçbir aydınlatıcı bilgiye yer verilmemiştir. Bunun üzerine Trakya Platformu Hukuk ve Bilim Kurulu ile birlikte projenin Trakya’yı hangi alanlarda etkileyeceği, ne tür zararları olacağına yönelik bir araştırma içerisine girdik. Bu çalışma sonucunda projenin zararlarını ifade eden bir itiraz dilekçesi ortaya çıktı. En basit ifadeyle Kanal İstanbul Projesi Trakya topraklarını bölüyor. Bu kanal yapıldığı takdirde, Trakya’nın hem ulaşımını, hem de askeri anlamda savunmasını etkileyecektir. Bunun yanı sıra yer altı sularını, tarım topraklarını etkileyeceği tartışmasızdır. Ayrıca, proje sonrası Trakya kısmına ciddi anlamda sanayi ve buna bağlı nüfus transferi olacaktır.
Kısaca Trakya’nın bütün coğrafi ve etnik yapısı olumsuz etkilenecektir. Bu proje
yapılırsa Trakya’da yaşama alanı, tarım toprağı, orman, yer altı suları kalmayacaktır.
“DÜNYADA KANAL ÖRNEKLERİ”
Bu projeye Süveyş ve Panama Kanalları örnek gösterilmektedir. Süveyş Kanalının yılda 6 milyar dolar gelir getirdiği ifade edilmekte ve adeta konuya ticari bir kazanım maskesi takılmaya çalışılmaktadır. Oysa, Süveyş Kanalı Akdeniz havzasını Kızıldeniz ve dolayısıyla Hint Okyanusuna bağlayan bir kısa yol müdahalesidir.
Süveyş Kanalı’nın dünya ekonomisine önemli etkileri olmuştur. Kanal bir pencere misali kıtaları birbirine bağlamıştır. Avrupa’dan Doğu Afrika’ya, Doğu Asya’ya ve Okyanuslara yeni bir güzergah temin etmiştir. Kanal yapılmadan önce Ümit Burnu’nu ve Afrika sahillerini baştan başa dolaşmak zorunda olan gemilerin yolunu binlerce mil kısaltmıştır. Yolun kısalması, gemilerin çabuk geri dönebilmesini ve performanslarının üç katına kadar çıkmasını sağlamıştır. Benzer bir avantaj Panama Kanalı’nda da söz konusudur. Oysa Kanal Istanbul’un yol kısaltmak ve zaman kazandırmak gibi ticari bir avantajı söz konusu değildir. Dolayısıyla ticari gemilerin Süveyş ve Panama Kanallarındaki gibi büyük ücretler karşılığında bu kanalı kullanmasını beklemek beyhude olacaktır. “ ifadelerine yer verildi.
KESK Edirne Şubeler Platformu adına Eğitim-Sen edirne Şube Başkanı Ayhan Fırtına yaptığı yazılı açıklamada, Kanal İstanbul çılgın proje değil, çılgınlıktır! doğanın talan edilmesidir!” dedi.

Fırtına açıklamasının devamında şunları kaydetti: “İktidarını toplumsal kutuplaşma ve gerginlik stratejisi üzerinden sürdürmeyi ilke edinen AKP ve Genel Başkanı, bu kez de tüm bilimsel kaygıları, uyarıları ve vatandaşların yoğun tepkisini zerre kadar umursamadan, tehditler eşliğinde Kanal İstanbul Projesini ne pahasına olursa olsun hayata geçireceğini ilan etmekte, yeni gerginlik alanı olarak kullanmaktadır.

Oysa, “Ne pahasına olursa olsun” dedikleri İstanbul’un yaşam destek sistemleri olan Kuzey Ormanları, su havzaları, su havzalarını besleyen su kaynakları, tarım ve mera alanlarının yok olmasıdır.

Ne pahasına olursa olsun” dedikleri, İstanbul’un önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın yok olmasıdır!

Ne pahasına olursa olsun” dedikleri, doğal ve arkeolojik sit alanları, tabiat parkları, milli parklar vb. koruma alanlarının tahrip olmasıdır!

Ne pahasına olursa olsun” dedikleri, Trakya gibi çok geniş bir bölgede tarım ve hayvancılığın sürdürülemez duruma gelmesidir.

Ne pahasına olursa olsun” dedikleri, üç aktif fay hattının geçtiği bölgede nüfus ve yapılaşma baskısı nedeniyle depremler başta olmak üzere afet riskinin artmasıdır.

Ne pahasına olursa olsun” dedikleri, oluşacak çevre kirliliği ve ekosistemin bozulması nedeniyle halk sağlığının tehdit altına girmesidir.

İktidarın “devlet projesi” diye sunduğu Kanal İstanbul Projesi bir yönüyle bir siyaset malzemesi iken bir yönüyle de içeride ve dışarıda yandaş sermayeye yeni rant alanı açmayı hedeflemektedir. Basında çıkan bu yönlü haberlerin her birinin kamu adına görev yürüten savcılıklar tarafından soruşturmaya konu edilmesi gerekirken şu ana kadar tek bir girişimin dahi olmaması düşündürücüdür.

Kaldı ki, Anayasa’nın 56. maddesine göre “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.”

Kanal İstanbul eko sistemi bozacak, değiştirecek ciddi özellikler barındırmaktadır. “İstikbal ve istiklal projesi” gibi içi boş, hamasi söylemlerle sunulan çevre ve halk sağlığını bozacak bu projenin etrafında yapılan tartışmalar sonlandırılmalı, proje tümüyle iptal edilmeli, vergilerimizden oluşan hazine kaynakları halk sağlığı, eğitim, doğanın korunması ve kamu hizmetleri için kullanılmalıdır.

Konfederasyonumuz hepimizin bugününü ve geleceğini yakından ilgilendiren Kanal İstanbul projesini doğru bulmadığı gibi bundan sonra da hayata geçirilmemesi için demokratik haklarını kullanarak karşı çıkmaya devam edecektir. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da doğanın talanına, halk sağlığının ciddi tehdit altına girmesine ve ranta sessiz kalmayacağız.

KANAL İSTANBUL MİLLETİMİZİN GELECEĞİNİ İPOTEK ALTINA ALACAKTIR

ADD Edirne Şubesi adına açıklama yapan Celil Özcan, “Ekolojik ve çevre yönüyle de ayrı bir tehdit olan Kanal İstanbul, milletimizin geleceğini ipotek altına alacaktır. Bu nedenle Atatürkçü Düşünce Derneğinin bütün Şubeleri, üyelerimizden başlayarak, yurttaşlarımıza da imza kampanyası şeklinde dilekçeleri imzalatarak ilgili makama iletilmesi için aralıksız çalışacaktır.

İstanbul İli, Küçükçekmece Gölü – Sazlıdere Barajı – Terkos Gölü doğusunu takip eden güzergâhta bir Kanal açılması için hazırlanan projeye ilişkin ÇED Raporuna itiraz ediyoruz.

Kanal İstanbul Projesi ile,

Ulusal Egemenliğimizin teminatı olan Montrö Sözleşmesinin tehlikeye atılmasının yanında, İstanbul’un yaşam destek sistemleri olan Kuzey Ormanları, su havzaları, su havzalarını besleyen su kaynakları, tarım ve mera alanları yok olacaktır,

İstanbul’un önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı yok olacaktır,

Doğal yaşam alanları ve ekosistem bozulacaktır,

Doğal ve arkeolojik sit alanları, tabiat parkları, milli parklar vb. koruma alanları yok olacaktır,

Sadece İstanbul’da değil, Trakya’ya kadar tatlı suların beslediği tarım alanları yok edileceği için bölgede tarım ve hayvancılık yapılamaz hale gelecektir,

Kazı materyalinin taşınmasıyla bozulan ekosistem halkın sağlığını tehdit edecektir,

Üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfus ve yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini artıracaktır.

Anayasa’nın 56. maddesine göre “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” Buna göre Anayasa’da, vatandaşların da çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek konusunda ödevli olduğu açıkça belirtilmiştir.

Kanal İstanbul doğal çevreyi değiştirerek olumsuz etkileyecek, bir başka deyişle çevre ve halk sağlığını bozacak bir proje olduğundan Anayasal bir hak olan “sağlıklı çevrede yaşama hakkı”mızın ihlal edilmesini kabul etmiyoruz. Anayasal yetkilerimizi kullanarak ÇED Raporuna itiraz ediyoruz. “Haber Merkezi

Bölge - 00:22 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ÇİNGENE AYRIMCILIĞI

    Ayrımcılık; “Yasama, yürütme ve yargı organları ile gerçek kişiler ile kamu ve özel tüzel kişilerin; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, ulusal köken, etnik köken, cinsel kimlik, felsefi ve siyasi görüş, sosyal statü, medeni hal, hemşericilik, hamilelik, sağlık durumu, engellilik, yaş ve benzeri temellere dayalı olarak, düzenlenen hak ve özgürlüklerden, karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • GARAJ TAKIMLARINA VEDA VAKTİ

    Endüstri spor branşlarının tamamına hakim olmaya başladıkça, sermaye de sportif başarının ana etkeni olarak baskınlaşıyor. Bir spor branşına hakim olmanın en temel yolu yetenek setleri iken, artık kurumsal kimlikte bu başarı finansal güç ile doğru orantılı. Frank Williams, 1977’de Patrick Head ile birlikte Williams Grand Prix Engineering’i kurduğunda, F1 tarihinin en büyük markalarından bir tanesine […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

28 Ekim 2020 ÇARŞAMBA
15°
  • PER 21.1°
  • CUM 20.3°
  • CTS 18.3°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI