16° Kapalı
  • EURO 6.33
  • DOLAR 5.75

Jurgen Kloop’un Players Tribune Yazısı

Köşe yazıları - 12 Ekim 2019 00:29 A A

Bu hafta okuduğum en iyi hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim, çevirisi için kolları sıvamıştım ki hali hazırda bunun yapıldığını fark ettim. Bu bir üşengeçlik anısı değil, ben bu haftasonu neyi beğendim anlatısı.

Aşağıda okuyacağınız Goal Türkiye sayfası goal.com.tr için Rezzan Yetiş’in çeviri satırlarıdır.

“Biraz utanç verici bir hikayeyle başlamalıyım çünkü dış dünyanın futbolculara ve teknik direktörlere tanrıymış gibi bakmalarından korkuyorum. Bir Hristiyan olarak tek bir Tanrı’ya inanıyorum ve sizi temin ederim ki Tanrı’nın futbolla bir ilgisi yok. Gerçek şu ki hepimiz sık sık başarısız oluruz. Ve ben de genç bir teknik direktörken çok başarısız olmuştum.

Bu da o hikayelerden biri.

Öncelikle 2011’de dönmemiz lazım. Borussia Dortmund, Bayern Münih oynayacaktı. Büyük bir lig maçıydı. Münih’te yaklaşık 20 yıldır kazanamamıştık. Filmlerden çok ilham alan biriyimdir. Bu yüzden ne zaman oyuncularımı motive etmeye ihtiyaç duysam aklıma ilk olarak Rocky Balboa gelir. Bence Rocky 1, 2, 3, ve 4 filmlerini tüm okullarda izletmeliler. Tıpkı alfabeyi öğrenmek gibi bir şey olmalı. Eğer bu filmleri izledikten sonra içinizden dağa tırmanma hissi gelmiyorsa; o zaman sizin bir sorununuz var demektir.

Neyse, Bayern maçından önceki gece tüm oyuncuları takım konuşması için otelde topladım. Çocukların hepsi oturuyordu. Işıklar kapalıydı. Onlara durumun ciddiyetinden bahsettim: “Dortmund en son Münih’te kazandığında birçoğunuzun altında bez vardı.”

Sonra Rocky 4’ten bazı sahneleri ekrana yansıttım. Ivan Drago’nun olduğu bir sahne. Tam bir klasik bana göre.

Drago koşu bandında ve bilgisayara bağlı. Bilim adamları da onu test ediyor. Hatırladınız mı? Çocuklara, “Görüyor musunuz? Bayern Münih aslında Ivan Drago. Her şeyin en iyisi. En yüksek teknoloji ve en iyi makineler onlarda. Ve Ivan Drago gibi durdurulamazlar!” dedim.

Sonra Rocky’nin Sibirya’daki küçük ağaç evinde antrenman yaptığı sahne geldi. Çam ağaçlarını kesip karla kaplı kütükleri taşıyor ve dağın tepesine kadar koşuyor. Sonra çocuklara döndüm ve şöyle dedim: “Görüyor musunuz? Bu da biziz. Biz Rocky’iz. Daha ufağız, evet. Ama tutkumuz var! Bir şampiyonun yüreğine sahibiz. İmkansızı başarabiliriz!”

Böyle böyle devam ettim ve bir noktada çocukların nasıl tepki vereceğine baktım. Sandalyelerinin üstüne çıkmalarını, Sibirya’daki bir dağın tepesine çıkacak kıvama gelmelerini ve çılgına dönmelerini bekledim.

Bomboş ifadelerle. Tamamen sessizlik hakimdi.

“Bu deli ne anlatıyor?” der gibi bakıyorlardı yüzüme. Sonra durdum ve, “Rocky 4 ne zaman çıkmıştı? 1980 falan mıydı? Bu çocuklar ne zaman doğmuştu?” diye düşündüm.

En sonunda, “Bir dakika çocuklar. Rocky Balboa’nın kim olduğunu bilen elini kaldırsın” dedim. Sadece iki kişi ellini kaldırdı: Sebatian Kehl ve Patrick Owomoyela. Geri kalanlar “Hayır hocam, üzgünüm” dedi.

Tüm konuşmam boşa gitmişti! Sezonun en önemli maçı buydu. Belki de bazı oyuncular için hayatlarının en büyük maçıydı. Ama hocaları karşılarına geçmiş, 10 dakikadır Sovyet teknolojisinden ve Sibirya’dan bahsedip duruyor! Hahaha, buna inanabiliyor musunuz?

Bütün konuşmama baştan başlamak zorunda kaldım

Bu yaşananların hepsi gerçek. Gerçek hayatta olup biten bu. Biz de insanız. Bazen kendimizi küçük düşürürüz. Futbol tarihinin en iyi konuşmasını yaptığımızı zannederiz ama aslında söylediklerimiz saçmalıktan ibarettir. Yine de bir sonraki sabah uyanıp hayatımıza devam ederiz.

Hikayenin en tuhaf tarafı da ne, biliyor musunuz?

Dürüst olmak gerekirse maçı kazanıp kazanmadığımızdan emin değilim. Ama 2011’de 3-1 kazandığımız maçtan önce bu konuşmayı yaptığımdan eminim ve bu kesinlikle daha iyi bir hikaye olurdu! Yine de %100 emin olamıyorum.

Sonuçları unutursunuz, hepsini birbirine karıştırırsınız. Ama o çocuklar ve hayatımın o günleri, o küçük hikayeler… Onları asla unutmayacağım. İnsanların futbolla ilgili her zaman anlayamayacağı bir şey bu.

FIFA Yılın En İyi Teknik Direktörü seçildiğim için onur duyuyorum ama elimde bir ödülle tek başıma koca bir sahnede durmaktan hoşlanmıyorum. Bu oyunda başardığım her şey, tamamen çevremdeki insanlar sayesinde mümkün oldu. Sadece oyuncularım değil; ailem, çocuklarım ve başından beri, ben çok sıradan bir insanken yanımda olan insanlar sayesinde.

20 yaşımdayken gelecekten biri gelse ve hayatımda olacakları bana söylese, açıkçası buna inanmazdım. Hatta eğer Michael J. Fox uçan kaykayıyla gelse ve olacakları bir bir anlatsa, bunun imkansız olduğunu söylerdim.

20 yaşımdayken hayatımı tamamen değiştiren bir şey tecrübe ettim. Henüz yeni baba olmuştum ama hala çocuktum aslında. Doğruya doğru, zamanlama mükemmel değildi. Amatör futbol oynuyordum ve üniversiteye gidiyordum. Okul masraflarını ödeyebilmek için sinema salonlarına film stoklayan bir depoda çalışıyordum. Gençler yanlış anlamasın, DVD’lerden bahsetmiyorum. Her şeyin makara filmler halinde olduğu 80’lerin sonundaydık. Kamyonlar sabah saat 6’da gelir ve yeni filmleri alırdı. Biz de büyük teneke kutuları yükleyip boşaltırdık. Çok ağırlardı. Ben-Hur’daki gibi 4 makaralı filmler gelmesin diye dua ederdik; aksi takdirde o gün kötü bir gün olurdu.

Her gece 5 saat uyur, sabahları depoya gider, günün geri kalanında okulda olurdum. Akşamları idmana gider, sonrasında eve gelip oğlumla vakit geçirmeye çalışırdım. Çok zor günlerdi; ama bana hayatın gerçeklerini öğretti. Genç yaşta çok ciddi bir insan haline geldim. Arkadaşlarım gece kulübüne gidelim diye arardı ve iliklerime kadar “Evet, evet, gitmek istiyorum” demek isterdim. Ama tabii ki de gidemezdim, çünkü artık sadece kendim için yaşamıyordum. Bebekler yorgun olduğunuzu ve öğlene kadar uyumak istemenizi umursamazlar.

Dünyaya getirdiğin küçük bir insanın geleceği hakkında endişelendiğinde, bu gerçek bir endişedir, gerçek bir zorluktur. Futbol sahasında olan hiçbir şey bununla kıyaslanamaz.

Bazen insanlar bana neden sürekli gülümsediğimi sorar. Kaybettiğimiz bir maçtan sonra bile gülmeye devam ederim. Çünkü oğlum dünyaya geldiğinde futbolun hayat memat meselesi olmadığını anladım. Hayat kurtarmıyoruz. Futbol, acı ve nefret saçan bir şey olmamalı. Futbol, özellikle çocuklar için bir eğlence ve ilham kaynağı olmalı.

Küçücük yuvarlak bir topun, birçok futbolcumun hayatını nasıl değiştirebileceğini gördüm. Mo Salah, Sadio Mane, Roberto Firmino ve oğlum gibi olan pek çok oyuncumun bireysel yolculukları kesinlikle inanılmaz. Onların aşmak zorunda olduğu şeylerle kıyaslandığında, genç Klopp’un Almanya’da yaşadığı sıkıntılar hiçbir şey değildi.

Öyle günler oldu ki her şeyden kolayca vazgeçebilirlerdi; ama pes etmeyi reddettiler.

Onlar Tanrı değiller. Onlar, sadece hayallerinden asla vazgeçmeyen çocuklar.”

Bu haber 24 kez okundu.
Köşe yazıları - 00:29 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.DG Sivasspor1163220 11921
2.Fenerbahçe1162321 12920
3.Trabzonspor1154220 13719
4.Aytemiz Alanyaspor1154219 12719
5.M.Başakşehir1154218 13519
6.Galatasaray1154213 9419
7.BTC Türk Yeni Malatyaspor1153325 131218
8.Beşiktaş1153314 13118
9.Gaziantep FK1143416 21-515
10.Çaykur Rizespor1142511 18-714
11.Göztepe1134410 12-213
12.İH Konyaspor1134412 16-413
13.Kasımpaşa1133516 18-212
14.Yukatel Denizlispor113269 13-411
15.Antalyaspor1132611 20-911
16.Gençlerbirliği1124515 16-110
17.MKE Ankaragücü112368 17-99
18.İM Kayserispor1114610 21-117

HAVA DURUMU

14 Kasım 2019 PERŞEMBE
15°
  • CUM 21.2°
  • CTS 21.4°
  • PAZ 18.7°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 104.864
    0,86%
  • ALTIN 270.43
    -0,19%
  • DOLAR 5.753
    -0,44%
  • EURO 6.332
    -0,50%

ŞANS OYUNU SONUÇLARI