a

“Suçlu Olan Bülent Şık Değil, Halk Sağlığını Hiçe Sayan Sağlık Bakanlığı’dır”

ad826x90

Gıda Mühendisi Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık hakkında Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan ‘Türkiye’yi Kanser Eden Ürünleri Devlet Gizledi, Biz Açıklıyoruz! İşte Zehir Listesi…’ başlıklı yazı dizisi nedeniyle 5 yıldan 12 yıla kadar hapis isteniyor.

Bülent Şık’ın hapis istemiyle yargılanmasına tepki gelirken bir tepki de Ekoloji Birliği’nden geldi.

 

Bülent Şık’ın araştırmalarında Ergene Nehri’nin kansere yol açtığını ve Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne illerinde her beş kişiden birinin ölümü kanserden kaynaklandığı belirtiliyor.

Ekoloji Birliği sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; “Ekoloji Birliği, gizlenen kanser raporunu halka açıkladığı için hakkında 12 yıl hapis istemiyle dava açılan bilim insanı Bülent Şık’ın yanındadır. Asıl suçlu, kanser raporunu 3 yıl boyunca halktan gizleyerek sorumluluğunu ve görevini yerine getirmeyen Sağlık Bakanlığı’dır.”

Ekoloji Birliği’nden yapılan açıklama şöyle: “Türkiye’de halk, gıdasının yenmeyecek, suyunun içilmeyecek kadar zehirli kimyasallarla kirli olduğunu Sağlık Bakanlığı’ndan değil, Gıda Uzmanı ve Yazar Bülent Şık’ın yazdığı makalelerden öğrendi. Sağlık Bakanlığı’nın yaptırdığı araştırmada görev alan Bülent Şık, araştırma sonuçlandıktan 3 yıl sonra kendine ait bilgileri halka açıkladı.

Sağlık Bakanlığı’nın 2011 – 2015 yılları arasında Kocaeli, Kırklareli, Tekirdağ, Edirne ve Antalya illerinde gıda ve su örneklerini analiz ettirdi. Bülent Şık’ın da görev aldığı araştırma, kanser ve pek çok hastalık nedeni olarak bilinen pestisit, ağır metal, poliaromatik hidrokarbon gibi zehirlerle gıdalarımızın imha edilmesini gerektirecek kadar kirlendiğini ortaya koydu. Araştırma yapılan illerimizde suyun, kurşun, alüminyum, krom ve arsenik kirliliği nedeniyle içilemez durumda olduğu anlaşıldı.

Araştırmanın yapıldığı Kocaeli Dilovası’nda her üç ölümden biri, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne’de her beş ölümden biri, Antalya’da ise her on ölümden biri kanserden kaynaklanıyor. Antalya ile diğer iller arasındaki çarpıcı farklılık, sanayinin yoğun olduğu yerlerde kirliliğin ve buna bağlı kanserden ölüm oranını dramatik biçimde arttırdığını ortaya koymaktadır.

Sağlık Bakanlığı, kanser raporunu aradan 4 yıl geçmesine rağmen bugüne kadar halka açıklamadı. Raporu gereken önlemleri alması için ilgili devlet kurumlarına bile göndermeyen Sağlık Bakanlığı, görev ihlali yaptı.

Görevini yerine getirmeyen Sağlık Bakanlığı, Nisan 2018’de gazetedeki yazı dizisinde, çalışmalarına katıldığı araştırmada kendine ait sonuçları halka açıklayan bilim insanı Bülent Şık hakkında suç duyurusunda bulundu. Bu suçlama üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, TCK’nın 258/1, 334/1, 336/1 maddeleri terör suçları kapsamına sokularak “açıklanması yasaklanan gizli bilgileri açıklama, sırrın açıklanması” gibi suçlamalarla Bülent Şık hakkında dava açıldı. Bu davaya neden olan suç duyurusu, Sağlık Bakanlığı’nın günümüzde ne kadar yozlaştırıldığını gözler önüne serdi.

Biz Ekoloji Birliği olarak, gıda ve suyumuzun kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa neden olan kirletildiğini belgeleyen araştırma sonuçlarını “sır” ve “gizli” olarak değerlendirilmesini red ediyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın öncelikli görevi, halk sağlığına zarar veren atıklarını havaya, derelere bırakan fabrikaları ve onların sahibi bir avuç sermayedarı korumak değil, halkın sağlığını koruma için bu kirliliğin oluşmasına engel olmaktır. Görevini yerine getirmeyen Sağlık Bakanlığı, gizlediği araştırma sonuçlarını yayınladığı için bilim insanı Bülent Şık hakkında suç duyurusunda bulunarak kendi kurumunu halkın gözünde küçük düşürmüştür.

Sağlık Bakanlığı, hatasından geri dönerek Bülent Şık hakkında yaptığı suç duyurusunu derhal geri çekmeli ve yaptırdığı kirlilik araştırma sonuçlarını sansürsüz olarak halka açıklamalıdır.

Yurdumuzun hemen her yeri, en az araştırmanın yapıldığı illerimiz kadar kirlidir. Sanayi denetimsiz ve başıboş bırakılmış, fabrikaların ve enerji tesislerinin havamızı, suyumuzu dilediği gibi kirletmesine izin verilmiştir. Bu duruma derhal son verilmeli, halk sağlığı ön planda tutularak, kanser ve hastalık yaratıcı sanayi kirliliğinin kaynağında engellenmesi için gereken ne varsa yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığı, kirlilik araştırmasını en az Bülent Şık kadar bilimsel etiğe sahip bilim insanlarının katılımıyla, yurdumuzun her yerinde yaptırmalı ve sonuçlarını ulaşır ulaşmaz halka açıklamalıdır. İlgili Bakanlıkları ve devlet kurumlarını uyararak kirliliğin kaynağında engellemek için kirletenleri zorlayıcı uygulamalar geliştirmelidir. Sağlık Bakanlığı, ancak bunları yaparsa halkın gözünde eski saygınlığına ulaşabilecektir.

Biz Türkiye çapında 60 ekoloji dernek ve platformunun ortak sesi Ekoloji Birliği olarak, Bülent Şık davasının izleyicisi olacağız. Davanın her aşamasında bilim insanı Bülent Şık’a desteğimizi sunacak, asıl suçlu olan Sağlık Bakanlığı’nı görev ve sorumluluğunu yerine getirmediğini anlatmaya devam edeceğiz.” Makbule TUNÇ

+ posts
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Emekli Maaşı Çok Düşük ve Mantık Dışı”

HIZLI YORUM YAP