a

Çevreciler, Pekcanlı Tarafından Nasıl Kovulduklarını Anlattı

ad826x90

Edirne Çevre Gönüllüleri Üyeleri, CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı tarafından kovulduklarını iddia ettiler. Konu hakkında bilgi almak için bugün İl Başkanı Fevzi Pekcanlı’yı aradığımızda ise kendilerine ulaşamadık.

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, zengin flora ve faunasıyla 1990 yılında 1’inci Derecede Doğal SİT Alanı ilan edilen, yakın sürece kadar Edirne Sarayı’nın ‘Has Bahçesi’ olarak bilinen Tavuk Ormanı’nın 1’inci derecede Arkeolojik SİT Alanı ilan edilmesi için çalışmalarını sürdürürlerken önceki gün CHP Edirne İl Başkanı bir görüşme gerçekleştirdiler.

Edirne Çevre Gönüllüleri Üyesi Metin Özaydınlık, önceki gün CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı ile görüşme sırasında il başkanı tarafından kovulduklarını ‘Nasıl Kovulduk’ başlığıyla paylaştı. Konu ile ilgili tepkisini sosyal medya hesabından paylaştı.

Özaydınlık paylaşımında, Pekcanlı’nın Tavuk Ormanı ile ilgili yapılan paneldeki akademisyenleri eleştirdiğini belirtti.

Özaydınlık sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: “Dün EÇGD olarak CHP’ye ziyarete gittik. İl Başkanı bizi kapıda karşıladı. Odasına davet etti. Çay ikramı ve hoşbeşten sonra konuya girdik. Tavuk Ormanı’nın koruma altına alınması için yaptığımız çalışmaları kendisine anlattık. Fazla uzatmayayım buraya kadar her şey normal gitti. Kovulmamıza neden olan diyalogları aşağıda yorumlarınıza sunuyorum.

Diyalog 1: (Tavuk Ormanı ile ilgili yaptığımız panele katkı koyan akademisyenlere yönelik polemik)
İl Bşk: Onlar önce kendi üniversitelerinde ağaç kesimini engellesinler.
Biz: Haklısınız ama bilirsiniz insanlar çalıştıkları kurumla başları derde girsin istemiyor, işsiz kalma kaygıları vardır, anlamak lazım.
İl Bşk: Üniversite bina yapmak için bir yığın ağaç kesti kimse sesini çıkarmıyor.
Biz: Bizim dernek olarak bu konuda basın açıklamamız var. Neyse biz konumuza dönelim.

Diyalog 2: (Zübeyde Hanım parkı meselesine yönelik polemik)
İl Bşk: İşletmeci bin küsur metrekarelik kapalı alan yapmış yıkıma gittik mahalle halkı bile yanımızda durmadı. İşletmeciden yana oldular.
Biz: Öyle olduğunu sanmıyorum, mahalle halkı neden işletmeciyi tutsun?
İl Bşk: Sivil toplum örgütleri de bize destek olmadı.
Biz: Belediyenin böyle bir destek talebi olmadı ki. Park bu duruma bir gecede mi gelmiş, yıllarca yaptığı eklentilere neden sessiz kalınmış. Sözleşme dışı davranan kiracıyı çıkarırsınız olur biter. Yeşil alanlara yapılmış bütün işletmeler aynı durumda, hepsine çeki düzen verilsin, destek isterseniz biz hazırız. Nerde kalmıştık…

Diyalog 3: (Belediye Bşk’na yönelik polemik)
İl Bşk: Yalnız başkanıma laf söyletmem, en azından konuşabildiğiniz biri değil mi?
Biz: ?!??! (İçimden “çok şükür, Allah zeval vermesin” diye geçiriyorum.)
Biz: Ya evet, konuşulabiliyor tabi ama o yine bildiğini yapıyor 
İl Bşk: Ben başkanıma hakaret ettirmem, siz buraya gelip başkanım hakkında konuşamazsınız.
Biz: Yahu ne hakareti konuyu siz açtınız biz de düşüncemizi söyledik. En iyisi biz konumuza dönelim…

Diyalog 4: (Kırkpınar Güreşleri, Kültür Merkezi ve Dinozor Parkı hakkında polemik)
İl Bşk: Yani siz şimdi 100 yıllık Kırkpınar alanının yeri mi değiştirilsin diyorsunuz. Olur mu öyle şey 1912 yılından beri orada yapılıyor.
Biz: Söz ettiğiniz tarih Balkan savaşına denk geliyor biliyorsunuz atalarımız Sarayiçinde ağaç kabuğu kemirmişler, açlıktan ölmüşler. Bu yıllardan başlayarak yaklaşık 10 yıl boyunca güreşler yapılamamış. Tarihçiler resmi olarak Kırkpınar Güreşlerinin 1924 yılında Sarayiçinde yapılmaya başlandığını söylüyorlar.
İl Bşk: Ben buna karşıyım, Kırkpınarın yeri Sarayiçi.
Biz: Ama biz bu alanda ısrar ederek hem 70’in üzerinde kuş türünün yaşadığı hem de endemik ve nadide bitkiler bulunan bir alana zarar veriyoruz. Üstelik Kırkpınar burada yapıldığı için gelişemiyor. Kokoreç dumanları, çevirme kokuları arasında insanlara bir güzellik sunamıyoruz. Panayır olmaktan çıkaramıyoruz Kırkpınar etkinliklerini. Ne bir Kırkpınar müzemiz var ne de bir sergi alanımız. Hiç olmazsa Belediye şu Kültür Merkezi inşaatını tamamlasaydı.
İl Bşk: O bina seçim yatırımı için yapılmaya başlandı. Edirne’nin daha öncelikli gereksinimleri varken oraya o yatırımı yapmak yanlıştı. 
Biz: Edirne’nin en önemli ihtiyacı plastik oyuncaklardan dinozor parkı mı? Oraya harcanan parayla Kültür Merkezini tamamlayabilirdi belediye.
İl Bşk: (Gözlerini pörtleterek) Dinozor parkı dedirtmem, hakaret ettirmem, sizin niyetiniz anlaşıldı, bu kadar yeterli gidebilirsiniz. 
Biz: İyi de orada dinozorlar yok mu? Dinozor parkı değil mi? Neyse asıl sizin tavrınız anlaşıldı. CHP her yerde oylarını arttırırken Edirne de neden oylarının azaldığını şimdi daha iyi anladık. Size kolay gelsin.

Biz çıkarken İl Başkanı bir şeyler söyleyerek kapıya kadar geldi, bizi geçirme nezaketinde bulunuyor zannettik, arkamızdan vurulan kapı sesiyle irkildik. Meğer kovulduğumuzu iyice vurgulamak amacıyla kapıyı çarpmak için arkamızdan söylenerek gelmiş.

Biz ilk şoku atlattıktan sonra herkes yutkunarak birbirine baktı. CHP gibi asırlık bir partinin Edirne teşkilatının en tepesinde böyle bir “zat-ı muhterem”in bulunması gerçekten üzücü.”

+ posts

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Esnaflar Gönüllü Yeşilay Elçisi Oluyor

HIZLI YORUM YAP