a

Maratona ‘Ergene Nehri Öldürüyor’ Tişörtleriyle Katılacaklar

ad826x90

11 Kasım Pazar günü yapılacak 40’ıncı Vodafone İstanbul Maratonu’na Edirne çevre severler ‘Ergene Nehri Öldürüyor’ tişörtleriyle katılıyor. Edirne Çevre Gönüllüleri öncülüğünde Edirne Tabipler Odası, Edirne Belediyesi ile 40’ıncı Vodafone İstanbul Maratonu’na ‘Ergene Nehri Öldürüyor’ ve ‘Saros’uma Dokunma’ temaları ile katılacaklarını bu konulara dikkat çekmek için de ‘Ergene Nehri Öldürüyor’ yazılı ve Ergene Nehri’nin zehir akan görüntüsünü basıldığı tişörtler giyerek ile dikkat çekecekler.

 “ERGENE NEHRİ ÖLDÜRÜYOR” TİŞÖRTLERİYLE KATILACAKLAR

Edirne Kent Konseyi’nde yapılan basın açıklamasında konuşan Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren; “Biz Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olarak 11 Kasım’da İstanbul 40’ıncı Vodafone İstanbul Maratonu’na katılma kararı  aldıklarını belirterek; ” Edirne Tabip Odası ve Edirne Belediyesi’nin de katılımıyla güzel bir çalışma yapmayı düşünüyoruz. İki temamız var. Ergene Nehri biliyorsunuz yıllardır bu bölgenin kangreni durumunda sonuçta bununda bu adı taşıyarak maratona, halk yürüyüşüne taşınarak ulusal basına taşınması, katılımcılara anlatılması için bu temanın kullanılması için bu kararı aldık.İkinci temamız ‘Saros’uma Dokunma’. Biliyorsunuz bu yaz bu temayla çalışmıştık. Saros Körfezine yapılmak istenen bir gemi iskelesi var ama bin tonluk gemilerle petrolü, doğalgazı depolama Saros’un Sazlıdere bölgesine konulmak isteniyor. Bu tabi Saros bölgesinin tamamen alt üst oluşu demek. Oradaki köylerde yaşayan insanların sağlığı deniz altının, üstünün alt üst olduğu anlamına geldiği için biz bunlar için bütün yaz çalıştık. İtiraz dilekçeleri topladık ve bütün Trakya bu iş için çalıştı. Şuanda sanırım hukuk süreci devam ediyor” dedi.  Biz bu iki tema için ‘Ergene Nehri Öldürüyor’ ve ‘Saros’uma Dokunma’ maratona katılacağız. Bölgedeki atıklardan dolayı kanser riski alanlarının arttığı bir yer haline geldi. Ergene bir tarım ve sulama için geçmişte kullanılıyorken şuanda şaibeli bir duruma dönüştü.Tarım ürünlerine karşı çekinceler başladı bu yüzden de Ergen’enin biran önce çözülmesini istiyoruz. Ve Saros’a gemi iskelesinin yapılmasını istemiyoruz.11 Kasım’da çevre duyarlı bütün halkımızı gelecek nesillere iyi bir dünya bırakmak için bu halk yürüyüşüne davet ediyoruz.” diye konuştu.

“FELAKETE UĞRAMAMAK İÇİN ÇIĞLIK ATIYOR”

Edirne Tabipler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Tanrıkulu da Kırcasalih’te tek başına 10 yıl doktorluk yaptığını aktararak; “Kırcasalih Sağlık Ocağı’nda 10 yıl hekimlik yaptım ve o bölgedeki 10 bin insana baktım. Kırcasalih, Sazlı, Malkoç, Kurtepe, Sığırcılı, Aslıhan oradaki bütün köylere bana bağlıydı. Ve Ergene nehrini de oradan 90 lı yıllardan beri biliyorum. Son yaklaşık 3 yıl önce bir intihar olayı oldu o bölgede. Kırcasalihli bir çocuk o nehre kendini attı ve intihar etti. Burada esas acı olan Ergene Nehri adı olan o nehre dalmayı reddettiler. Neden? Çünkü dalgıç dedi ki burada su yok. Artık Ergene Nehri’nden akan şeye su demiyoruz. Sıvı diyoruz. Kimyasal bir sıvı. İki ay öncede sağlık mahallesinde akan sıvının rengi kıpkırmızı oldu. Bizim böyle bir önemli yerimiz var. Biz hepimiz Trakya’da yaşıyoruz. Peki bizi yönetenler, kanun koyucuları ya da bizim hayatımızla ilgili karar verenler niye yeni çevre felaketlerinin olması için uğraşıyorlar. Neden Saros gibi hani dünyanın en önemli ikinci kendi kendi temizleyebilen bir denizin içerisine büyük bir doğal gaz taşıma istasyonu yapıyorlar.Arkadaşlar biz Trakya olarak zaten neden uranyum aranmıyor. Ciddi bir felaketle karşı karşıyayız. Biz Edirne Tabip Odası olarak, Edirne Belediyesi olarak, Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olarak Edirne’mizin, Trakya’mızın bu anlamda herhangi bir felakete uğramaması için çığlık atıyoruz sadece. Bir çığlığı burada seslendiriyoruz.Çorlu’da Sağlık Mahallesi var. Ne kadar ironik bir mahalle ama orada Trakya Üniversitesi hocalarının yaptığı kanser araştırmasında tırnaklardan alınan örnekler her yerde ağır metallerin bulunduğunu ve böbreklerinde sorunlar yaşadıklarını dile getirdiler. Biz bu şehirde oradan suladığı söylendiği ürünleri yiyoruz.Bu kanser riski son zamanlarda arttığı söyleniyor. O zaman Bilimsel araştırma yapılsın Trakya ve Karadeniz’de. Hepimiz de buna eyvallah diyelim.Bunu sağlık Bakanlığı da yapsın.Biz bu bilimsel araştırmanın sonuna kadar yanındayız.” dedi. Makbule TUNÇ

+ posts

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Erken Çocukluk Döneminde Eğitimin Dinselleştirilmesi Çocuk İstismarıdır”

HIZLI YORUM YAP