a

“Kimyasal Hadım Çözüm Değil”

ad826x90

Geçtiğimiz günlerde Ankara ve Ağrı’da kaybolan 8 yaşındaki Eylül ve 4 yaşındaki Leyla’nın  vahşice öldürülmesi ile ilgili tepkiler devam ediyor.Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Edirne Şubesi Eylül ve Leyla çocuklarımızın istismar edilmesi, öldürülmesi üzerine basın açıklaması düzenledi.

Mine Hepgüllü, “Kimyasal hadım; çocuğa cinsel istismar uygulayan suçlunun hapisten şartlı salıverilmesini sağlayacak geçici bir uygulamadır. Olası failler üzerinde caydırıcı bir etkisi olamaz. Çocuğun Cinsel İstismarını önlemek için öncelikle çocukları bu suçtan korumak gereklidir. Suçun önlenmesi için tabii ki caydırıcılığı olan cezai tedbirlerin alınması, yasal düzenlemelerin yapılması gereklidir. Bu konuda kimyasal kastrasyon failler için bir ödül gibidir. Derneklerimizin ve toplumun beklentisi bu suçun faillerine bir daha gün yüzü göstermemek, ölünceye kadar hapiste kalmalarının sağlanmasıdır. Yani afsız, indirimsiz, ömür boyu Ağırlaştırılmış Müebbet hapistir.” dedi.

 

Dernek binasında gerçekleşen basın toplantısına Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şube Başkanı Celil Özcan ve üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kadın Kolları üyeleri,DİSK Emekli-Sen, Edirne Tüketiciler Derneği Edirne Şube Başkanı  Murat Kocabaş’ın destek verdiği basın açıklamasını CKD Edirne Şube Başkanı Mine Hepgüllü okudu.

Mine Hepgüllü  açıklamasında, “Son dönemde Eylül ve Leyla  çocuklarımızın  istismar edilmesi, katledilmesi, ölmesi ile toplumda büyük bir öfke yaratan çocuk istismarı ülkemizde her geçen gün artarak devam etmektedir. Çocuklara yönelik cinsel istismar ve cinayetlerin son dönemde artmasından sonra Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği genel merkezimizin hukuk komisyonu tarafından geçtiğimiz aylarda “Çocuk istismarı” ile ilgili bir rapor hazırlanarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na, siyasi partilerin grup başkanlıklarına gönderilmiştir. Bu konuda gerekli takipler yapılmaktadır.” dedi.

Tahammüllerinin artık kalmadığını ifade eden Hepgüllü, “Hükümetten, siyasi partilerden, tüm yetkililerden artık evlatlarımızın hayatlarını da kaybetmelerine neden olan Çocuğun Cinsel İstismarını önlemelerini istiyoruz! Artık vaatler, cek-cak değil, somut önlemler, uygulamalar bekliyoruz.

Cinsel İstismar mağduru çocuklar toplumun en masum, en mağdur ve en korumasız kesimini teşkil eder. Devlet çocukların beden bütünlüğünü, hayatını, ruh ve beden sağlığını korumakla yükümlüdür. Bu ertelenemez, ihmal edilemez bir görevdir. Hiçbir mazeret üretmeden, gerekenler ivedilikle yapılmalıdır. Çocuklarımız her şeyden önemlidir.

TBMM de gece yarıları, yangından mal kaçırırcasına, alelacele çıkarılan yasalara defalarca şahit olmuş bir toplum olarak artık “seçim kararı alındı da çıkartamadık” gibi bahaneleri duymak istemiyoruz.

Toplum infial halindedir. Mağdur çocuklarımızın feryatları halkın kulaklarından gitmiyor. Bu çığlıkları iktidar ne zaman duyacak? Daha kaç çocuğumuzu kurban vereceğiz?” diye konuştu.

 

KİMYASAL HADIM ÇÖZÜM DEĞİL

Kimyasal hadımın çözüm olmadığını vurgulayan Hepgüllü şunları kaydetti: “Çocuğun Cinsel İstismarının önlenmesi için yapılacak yasal düzenlemelerde sadece iktidar ve siyasi partiler değil, bu konuda çalışan STK’lar ve akademisyenlerinde görüşlerine başvurulmalıdır.

Seçim öncesi hükümet komisyonunun hazırladığı taslakla ilgili görüşlerimizi daha önce ilgili bakanlara bir rapor olarak iletmiştik. Bir geri dönüş alamadık. Komisyon önerileri eskiye oranla iyileştirici olmakla birlikte eksik ve hatalıdır. Örneğin Kimyasal Kastrasyon topluma gerçekten bir hadım etme uygulaması gibi sunulup kamuoyu yanıltılmaktadır. Kimyasal hadım; çocuğa cinsel istismar uygulayan suçlunun hapisten şartlı salıverilmesini sağlayacak geçici bir uygulamadır. Olası failler üzerinde caydırıcı bir etkisi olamaz.

Çocuğun Cinsel İstismarını önlemek için öncelikle çocukları bu suçtan korumak gereklidir.

Suçun önlenmesi için tabii ki caydırıcılığı olan cezai tedbirlerin alınması, yasal düzenlemelerin yapılması gereklidir. Bu konuda kimyasal kastrasyon failler için bir ödül gibidir.

Derneklerimizin ve toplumun beklentisi bu suçun faillerine bir daha gün yüzü göstermemek, ölünceye kadar hapiste kalmalarının sağlanmasıdır. Yani afsız, indirimsiz, ömür boyu Ağırlaştırılmış Müebbet hapistir.”

EĞİTİM EN ÖNEMLİ FAKTÖR

“Çocuklarımızın bu suçtan korunması için eğitim en önemli faktördür” diyen Hepgüllü, “Çocuklarımıza en geç 4 yaşından itibaren kendilerini korumasını öğretmeliyiz. Ayrıca tüm ebeveynlere ve rehber öğretmenlere de bu konuda eğitim verilmelidir.

Biz derneklerimiz bünyesinde, kısıtlı imkânlarımızla çocuk eğitimi, ana-baba eğitimi, rehber ve sınıf öğretmenleri eğitimleri yapıyoruz. Bizim verdiğimiz bu eğitimlerin Türkiye’nin her yerinde devlet tarafından verilmesini talep ediyoruz.

Devlet gerekli önlemleri almayı, gerekli yasal düzenlemeleri yapmayı ihmal etmeye devam ederse bu ülkenin tüm kadınları, tüm anaları olarak en büyük kitlesel eylemleri yapacağımızı beyan ediyoruz. Her iki cihanda da ellerimiz yetkililerin, sorumluların yakasında olacaktır” dedi. Makbule TUNÇ

+ posts
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Son 10 Yılda Cinsel İstismar Yüzde 700 Arttı

HIZLI YORUM YAP