a

“KİMSENİN CANINA KIYMAMIŞ ÜÇ FİDAN’I SAYGIYLA ANIYORUZ”

ad826x90


Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı katledilişinin 47. yıldönümünde, “Kimsenin canına kıymayan “Üç fidan”ı 47. Ölüm yıldönümlerinde saygıyla anıyoruz” diyerek andı.

ADD Edirne Şubesi tarafından yaplan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi: “6 Mayıs 1960’lı yılların sonunda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan gençlik hareketinin önde gelen isimleriydi. Devrimciydiler. Başka bir dünya yaratmak için yola çıkmışlardı, ancak 12 Mart rejimi için onlar sadece “terörist”ti. 6 Mayıs sabahı darbeciler tarafından idam edildiler.

Deniz Gezmiş, 1968 yılındaki İstanbul Üniversitesi işgaline öncülük edenlerden birisiydi ve ABD askerlerinden oluşan 6. filonun protestolarında da en önde yer aldı. Bu olaylar Deniz Gezmiş’in tüm Türkiye’de gençlik hareketi içindeki en tanınan liderlerden birisi olmasını da beraberinde getirdi.

Gezmiş ve arkadaşları 1968 yılında Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)’ü kurdular. 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin işgaline öncülük eden Gezmiş hakkında tutuklama kararı çıkartıldı, ancak Gezmiş yakalanmaktan kurtulmayı başararak Filistin’e gitti.

Deniz Gezmiş Türkiye’ye geri döndüğünde Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan’la birlikte 1970 yılında THKO’yu kurdu. Gezmiş 1971 yılında Balgat’taki Tuslog tesislerinden 4 ABD’li askerin kaçırılmasında yer aldı. Bu askerleri sonradan serbest bıraktılar.

12 Mart darbesinin gelişiyle gençlik hareketi hedef tahtasına oturtuldu. 12 Mart, gençlik hareketinin pek çok liderini tutukladı veya katletti. Nihat Erim başkanlığında bir hükümet kuruldu ve “Balyoz” adı altında işçi hareketi ve gençlik hareketine ağır bir saldırı başladı. THKO ve Mahir Çayan önderliğindeki THKP-C’nin pek çok üyesi tutuklandı veya öldürüldü. Deniz Gezmiş, Gemerek’te, Yusuf Aslan Şarkışla’da, Hüseyin İnan Kayseri’de yakalandı.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, savcılığını Baki Tuğ’un üstlendiği, Tuğgeneral Ali Elverdi başkanlığındaki Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 No.lu Askeri Mahkeme’de yargılanarak idama mahkum edildi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam cezaları TBMM’de 24 Nisan 1972’de yapılan oylamada 48’e karşılık 273 kabul oyuyla kesinleşti. İdam kararları, TBMM Genel Kurulu’nda Süleyman Demirel liderliğindeki Adalet Partisi grubunca, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra idam edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’a karşılık olmak üzere “üç – üç” diye tempo tutularak onaylandı.

CHP kanadında ise İsmet İnönü ve Bülent Ecevit ile arkadaşları “siyasi suçlarda idam cezasına karşı çıkarak” ret oyu kullandılar.

Kimsenin canına kıymayan üç genç hakkında, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın tamamını, bir kısmını tağyir, tebdil veya ilgaya teşebbüs ettikleri ” iddiasıyla “TCK’nın 146/1 maddesi uyarınca” idam kararı verildi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası, Ulucanlar Cezaevi’nde asılarak idam edildi.

İdam yaftaları sonradan müze olan Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ne Anadolu Ajansı muhabiri Burhan Dodanlı tarafından bağışlandı. İdam yaftalarında: “Ankara 1 no.lu Askeri Mahkemesinin 8.10.1971 tarih ve 971-13 esas 971-23 karar sayılı hükmü ile TCK 146-1 maddesi uyarınca ölüm cezasına mahkum edilmiştir” yazmaktadır.

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 1969’da öldürülen Taylan Özgür’ün yanına gömülme isteği yerine getirilmedi.

İdamından sonra bayraklaşarak devrim mücadelesinin çok önemli bir sembolü oldu; birçok sol örgüt başka konularda fikir ayrılıkları olmasına rağmen mutabık kaldıkları nadir konulardan birisi Deniz Gezmiş’in devrim önderliğidir.

Deniz Gezmiş’in  bazı sözleri: “Ve ben 24 yasındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.

“Burda ölen yalnızca bedenimdir ki zaten ölümlüydü ölecekti. Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz, düşüncem yaşayacak.”

“Emperyalizme, ağalığa karşı nerde mücadele varsa benim devrimci olarak görevim orda olmaktır!”

“Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye adına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.”

“Ben amerikan emperyalizmine, Sovyet revizyonizmine, Romen soytarılığına, Bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim.”

“35 milyon metrekare vatan toprakları işgaI altındayken, bizim milli bütünlüğü bozmakla suçlanmamız gülünçtür. Mustafa Kemal sağ olsaydı çok şaşırırdı. Hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. Anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeple anayasal bir davranışta bulunduk.”

“İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur, iddianame kelle istemek için hazırlanmıştır. Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz ve Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz.”

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, “Vatan, onu parsel parsel satanların değil; uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır!” diyen Deniz’i, Kimsenin canına kıymayan “Üç fidan”ı 47. Ölüm yıldönümlerinde saygıyla anıyoruz.”

+ posts
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

YSK, İstanbul Seçimlerini İptal Etti

HIZLI YORUM YAP