a

“Fuarlar Tektipleştirilmeye Gidiliyor”

ad826x90

Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Kitap Fuarı 05-14 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirildi. Fuar boyunca gerçekleştirdiğimiz söyleyişilerde fuar alanı hakkında olumlu ve olumsuz yönlerini söylerken; ünlü yazarlardan Esat Korkmaz bu tür fuarlarda her türlü yayın ve yayıncının olması gerektiğini savunarak fuarların ‘tek tipleştirmeye’ gidildiğini söyledi.

Çocuklar için ilk uyarladğı kitabının Nutuk olduğunu dile getiren yazar Hakan Atalay; “Edirnelilerin kitap fuarına ilgisi gayet iyi, iyi bir katılım söz konusu. Kitap da tabi ‘çocuklar için Nutuk’ roman şeklinde olunca haliyle ilgi yoğun oluyor. Nutuk’un çocuklara uyarlanmış ilk kitabı. Bunu yaklaşık 3 yıl önce yaptım.Nutuk’un da çevirisini yapmıştım.Özellikle bugünlerde ulusal kahramanlarımıza yapılan bu saldırılar karşısında verilecek en güzel cevabın Mustafa Kemal Atatük’ü çocuklara iyi öğretmek ve onlara Atatürk’ü sevdirmenin bizim en temel vatan borcumuz olduğunu görüyorum, bu da bence vatani görev. Bunu da elimizden geldiğince yapmaya çalışıyoruz. Edirne’ye her geldiğimde daha gelişmiş, daha güzel, daha modern olarak görüyorum.Bunda da Edirne’nin başarılı Belediye Başkanının insanlarla, halkla olan yakın ilişkisine bağlıyorum.” dedi.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a Kervansaray ve KİPA’da yapılması arasındaki farkı sorduğumuzda ise şöyle yanıtlıyor: “Kervansaray da yapılamamasının pek bir eksiği yok. Her yerin kendine göre bir artısı bir eksisi var. Kervansaray’da 40 ila 45 arasında yayınevi konuk ediyorduk ama burada da ise 69 yayınevi katıldı. Çünkü Kervansaray almıyordu daha fazlasını. Buranın avantajı bu oldu. İnsanların araçlarıyla geldikleri zaman kapalı otoparkı, ön tarafta otoparkı var, o da bir avantaj oldu. Kervansaray da bu dezavantajdı. Öbür taraftan da bakıldığında burası bir alışveriş merkezi. Alışverişe gelenlerle kitap almaya gelenler biraz karışıyor gibi ama bence çok da sorun değil. Belki de sadece alıverişe gelenler kitap almasalar dahi kitapları görüyorlar, kitapları kokluyorlar, o da bir avantaj ben öyle bakıyorum. Çok dezavantaj olarak bakmıyorum ama Kervansaray’ın, o tarihin misitik havası tabiki burada yok, olmasını bekleyemeyiz de. İnşallah önümüzdeki yıl restorasyon biter, biz de terar oraya döneriz diye düşünüyorum. Onu yapabilirsek bir sıkıntı kalmayacaktır. Ama Edirne Kitap Fuarı oturdu. Aslında rakamımızda 6 var ama birincisi uzun yıllar öncesinden yapılmış sonra bir daha yapılmamış ara verilmiş ben onu da yok saymamak adına ondan devam ederek 6’ıncısı dedik yoksa normal koşullarda aslında 5’inci bu. Ama geçmişe de saygımızı göstermek adına onu da dahil ettik sayımıza. İyi gidiyor. Daha da iyi olacak.”

FUARLAR TEKTİPLEŞTİRİLMEYE GİDİLİYOR”

Edirnelilerin hafta sonu olmasına rağmen ilgisin az olduğuna dikkat çeken Esat Korkmaz: “Bu tür entellektüel etkinliklere ilgi az. Popüler arkadaşların katılımı çok olabilir ama ben hepsini birden değerlendiriyorum. Şu ana kadar olumlu değil. Benim toprağım kültürlüdür. Ama fuarda bu çok kültürlülüğü göremiyorum. Bu durum fuarlarımızı tektipleştirecek. Bu tektipleştirme sadece buradaki fuar için değil başka fuarlar için de geçerlidir”dedi

BABASININ OKUDUĞU KİTAPLARDAN HİKAYE YAZDI

Avukat Haşim Korkmaz’ın kızı Işıl Korkmaz çocuk yaşta babasının anlattığı hikayelerin daha sonra hayatına ışık tutacağını bilemeden kaleme aldığı hikaye kitaplarını yazdığını dile getiren 12 yaşında Işıl Korkmaz; “Geçen yaz yazdım bu hikayeleri. Bu hikayeleri babam sayesinde yazdım. Ben küçükken anlattığı masallardan ve masal kahramanların esinlenerek yazdım. Ve bu konuda babamın desteğini çok gördüm” dedi.

BABA-KIZ FUARDAYDI

Emekli Sen Trakya Bölge Sorumlusu Av. Haşim Korkmaz kızı ile aynı masayı paylaştığı fuar alanında kızının hikaye kitaplarını yazmasından çok mutlu olduğunu dile getirdi.

6. Edirne Kitap Fuarı’na kızıyla birlikte ilk kez katıldğını dile getiren Av.Haşim Korkmaz; “Daha önce TÜYAP’a falan gittik. İlk kitabım çıkalı bir yıl oldu. İkinci kitabımda mart ayında çıktı. Kızımın kitapları ise şubat ayında çıktı. Edirne Kitap Fuarı’na katılan arkadaşlarımız çok iyi diyorlardı ama gelip görünce o kadar yüksek bir katılım göremedim. Bizim şansımız var. Burada Emekli-Sen’den arakadaşlarım, eş-dost, bir de benim geçmişte Edirneli tanıklarımın olması bizim için şans oldu. Edirne’de 82 yılında 12 Eylül’ün karanlık dönemlerinde saklandığım Gazmihal Mahallesi’nde bir simit fırının imalatında çalıştım 6 ay. Bu kitabın kahramanları aslında Edirnelilerdir. İsimleri değişik. Bize yönelik olan ilgi iyi ama genel olarak baktığımızda bana anlatılanlara göre, önceki yıllara göre az olduğunu söylüyorlar. Yine de Edirne Belediye Başkanını kutluyorum.Belediye tarafından bu tür faaliyetlerin yapılması çok önemli. Son dönemlerde okuma sayısı azaldı ülkemizde. Bu tür etkinlikler okurların çoğalmasını arttırmaya yönelik, bu önemli. Yurtdışına göre ülkemizde okur oranı çok düşük. Canlı Bomba isimli kitabım Kanada’daki bir arkadaşımın desteğiyle İngilizce olarak basılacak. Toronto’da çok sayıda Türk var. Gezi Eylemleri sırasında en az 6-7 bin kişinin Kanada Toronta’ya yerleştiğini, dünyada kitapları satışa çıkardığımızda sadece İngilizce olarak değil Türkçe olarak yayınlanıyor. Türkler sadece Türkiye’de yaşamıyor” diye konuştu.

Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt’un eşi Emel Sarıkurt ise; “Bizim Trakya’nın insanı tebessüm etmeden geçmez. Çorlu’dan geliyorum. Çorlu yazarıyım. İlk kitabım Şubat ayı 2018 yılında çıktı. İkinci kitabım Ocak 2019 yılında çıkacak. Güzel bir etkinlik olmuş. Edirne Belediyesi’ni tebrik ediyorum.” diye konuştu.

 

EDİRNE’YE NE ZAMAN GELSEM MEMLEKETİME GELMİŞ GİBİYİM”

Edirne’yi, memleketi olan Silistre’ye benzettiğini dile getiren yazar Ramis Çınar; Ben daha önce 2014-2015 yılındaki fuara katılmıştım. Keçicizadeahmetpaşazade’ydi. Bu sene bir AVM’de karşılıyorlar bizi. Önceki fuarlara göre daha sönük geçtiğini söyleyebilirim. Etkinlik alanın dağınık olmasından dolayı bir kitap fuar alanı olarak görünmüyor. Ama alanın geniş olması ve Edirne’ye ait fotoğraf sergisinin olması güzel. Yerel yazarlara da burada stant açıldığı için de güzel. Bulgarlar, Türk vatandaşlara göre çok. 5 tane romanım var. Edirne’nin ben de özel bir yeri var. Memleketim Silistire’ye benziyor. Edirne’ye ne zaman gelsem, gurbetten memlekete gittiğimi hatırlatırım” şeklinde dile getirdi.

BİRAZ DAHA FAZLA SÖYLEYİŞİ KISMI OLMALI”

‘Aşırı Kişisel’ kitabının yazarı Eftalya Köseoğlu kitabı hakkında bilgi vererek şunları dile getirdi:Aşırı Kişisel nörolojik bir format üzerine yazıldı. İnsanın unuttukları şeyleri hatırlatmak üzere bilinç altına yerleştirilen bir yazım dili var. O anlamda da türü bakımından ilk. O yüzden de New York’ta formatlanan bir kitap bu. Türkiye’de de ben Türkçe olarak yazıp cevapladım ve gerekli ilgiyi de gördüm. Daha yoğun fuarlar tabiki yaptık amagaliba burada fazla söyleyişi kısmı çok olmadığı için biraz daha az insan görüyorum. Bunları sadece imza için değil aynı zamanda söyleşi ile birlikte yapıldığı zaman orada kitle biraz daha fazla oluyor.” Makbule TUNÇ

+ posts
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Proje Saros’a Zarar Verecek”

HIZLI YORUM YAP