a

“Emanetine Sahip Çıkıyoruz”

ad826x90

Emekli-Sen Edirne Şubesi, geçtiğimiz ay hayatını kaybeden Emekli-Sen üyesi Hamza Güven için anma programı gerçekleştirdi.

DİSK Edirne İl Temsilciliği binasında yapılan anmaya Hamza Güven’in eşi, oğlu, kızı damadı ve torunun yanı sıra Emekli-Sen 3.Bölge üyesi Akın Öztürk, DİSK Asteris Sendikası Genel Saymanı Necati Bereket, Emekli-Sen Aksaray önceki dönem saymanı Mehmet Ali Selçuk Kama, Emekli-Sen MYK üyesi Av.Haşim Korkmaz, Emekli-sen Lüleburgaz Şube başkanı Kemal Andoğlu, Emekli-Sen Lüleburgaz yönetim kurulu üyesi İbrahim Koser, Edirne Milletvekillerini İzleme Komitesi (EMİKOM ) Cemile Özeker,Veli-Der Edirne Şube Başkanı Mustafa Aytekin, Edirne Kent Konseyi yöneticileri, ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği Edirne Şube Başkanı Mine Hepgüllü Gürpınar, Gazetemiz imtiyaz sahibi Zeki Özkorkmaz, ÖDP Edirne İl Örgütü, TKP Edirne il Örgütü ve birçok STK’lar katıldı.

Anma programı Edirne Şube Başkanı Sait Dayıoğlu’nun açılış konuşmasında 12 Şubat’ta kaybettiğimiz Hamza Güven öğretmenimizi anmak ve Edirne’de yapmadığımız vedalaşmayı burada sizlerle beraber yapmak için biraraya geldik” diyerek katılımcıları saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından hayatı boyunca emek ve demokrasi mücadelesinden vazgeçmeyen Hamza Güven’in her anındaki mücadelesinin izlerini bıraktığı fotoğraflardan oluşan bir slayt sunumu gerçekleştirildi. Ardından katılımcılar Hamza Güven ile anılarını paylaşarak bir kez daha vedalaştılar.

HAMZA HOCAM ÖLMEDİ BİZİMLE BERABER”

EMİKOM yöneticisi Cemile Özeker; “Hamza Hocamızın ne kadar onurlu olduğu, siyasi alanda hak, hukuk adalet, demokrasi alanında nasıl bir mücadele verdiğini hiç birimiz inkar edemeyiz. Nerede bir hak, hukuk, demokrasi mücadelesi varsa Hamza Hocam oradaydı. Hamza Hoca ile 1997 yılında tanıştım. Milletvekili izleme komitesi sorumlusuydum o zamanlar. Seçimlerle ilgili bir toplantıda tanıştık, arkadaşlığımız başladı ve devam ediyor. Hamza Hocam ölmedi, sadece fiziken bizden uzaklaştı. O hep bizimle beraber yaşıyor. Hamza Hocayı tanıdığınız yönünden başka bir yönüyle, bir anımı paylaşarak sizlere anlatmak istiyorum. Modern tavla ligini Edirne’de ilk başlatan Hamza Hocamdır. Edirne’deki tavla turnuvası oyuncularından bir tanesi de benim. İstanbul, Ankara ve Antalya grubunun Edirne ayağında bir şampiyona gerçekleştirdik. Şampiyona Arslanlı Otel’de oluyor. Tavla turnuvamız eleme usulü oluyor. Elemeyi geçen finale kadar geliyor. Ben de finale kalırım demiyordum ama sonuçta finale kaldım. Çok iyi tavla oynayan bir arkadaşımızı yendim, benim yendiğim arkadaşla da Hamza Hocam üçüncülük ve dördüncülük için oynuyorlar. Biz de birincilik için İstanbullu bir arkadaşımızla aynı masada tavlamızı oynuyoruz. Hamza Hoca kendi oyununu bırakmış beni izliyordu. Ben 3-0 mağlup devam ederken; sonunda maçı ben aldım. Burada şampiyonluğu Edirne’ye bıraktım. Asıl olay şampiyonluktan sonra Hamza Hoca ile aramızda geçen diyalog; Hamza Hocanın bana söylediği şey şu olmuştu: “Ben senin Levent’e yenileceğini bekliyordum. Çünkü Levent çok daha iyi oynuyordu. Sen bu adamı yenemezdin. Senin final oynamanı istememiştim. Keşke Levent oynasaydı o şampiyon olurdu. Fakat hiç de öyle olmadı demek ki sen de çok iyi oynuyormuşsun. Hamza Hoca bizimle beraber, ışıklar yoldaşı olsun, o hep bizimle, teşekkür ediyorum arkadaşlar.”diye konuştu.

KADINLARA ÇOK DEĞER BİR İNSANDI”

Cumhuriyet Kadınları Derneği Başkanı Mine Hepgüllü Gürpınar ;” Hepimizin başı sağolsun, Hamza Hocamızın çok değerli ailesine sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Biz çok sevdiğimiz bir arkadaşımızı, kardeşimizi kaybettik. Hamza Hoca ile 2004- 2007 yılları arasında kadın kolları başkanlığı yaptığım sıralarda kendisini tanıma fırsatım oldu. Kendisi çok değerli, insanlara çok değer veren, kadınlara çok değer veren bir insandı. Bize nasıl destek verebileceğini sormuştu. Yemekli bir toplantı da 250 kadın arkadaşımıza tek tek dolaşarak karanfil dağıtmıştı. O gün bugün, bize nasıl destek olabileceğini hep sorar, desteğini hiç esirgemezdi. Ayrıca Tüketiciler Derneği’nin yönetiminde de omuz omuza beraber çalıştık. Çok değerli arkadaşımızı rahmetle, sevgi ve saygıyla anıyorum. Işıklar içinde uyusun. Saygılarımla.”dedi

SENİN BİR DAMLA YAŞINA DÜNYAYI YAKARIM”

Hamza Güven’in kızı Başak Güven ise babasının her anının dolu dolu geçirdiğini ifade ederek şunları kaydetti: “Babam, hayatı mücadele ile geçmiş bir adam. Her zaman hak için adalet için, eşitlik için mücadele etmiş bir adam benim babam. Nerede bir eylem, nerede bir grev var, nerede bir ezilen var, orada olmuş, ben babamı hep öyle tanıdım ve öyle bildim. Babam 55 yaşında vefat etti, 55 yılını da dolu dolu geçirdi. Her anı, her dakikası neşe dolu, o gür sesi her yerden duyulan bir adamdı. Çocuklarıyla gurur duyar ve bizlerle mutlu olurdu. Babam karşısındaki insanı çok iyi anlayabilen bir insandı. İlk zamanlar çok acıydı, çok kötüydüm. Ama sonrasında kendime hep şunu söyledim; o bizi böyle görmek istemezdi. Çünkü hep ‘senin bir damla gözyaşına dünyayı yakarım, sen hiç ağlama’ derdi. O yüzden hep iyi, neşeli, mutlu, o gür sesiyle şarkı söylerken düşünüyorum onu, hep öyle hayal ediyorum. O yüzden ne zaman üzülsem, onun için ağlamak istesem, kendime kendime, babamın beni böyle görmek istemeyeceğini hatırlamaya çalışıyorum. Benim söyleyeceklerim bu kadar, dinlediğiniz için teşekkür ederim. “

UĞURLAR OLSUN”

Trakya DİSK eski Bölge Başkanı ve Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Arif Kuday ise konuşmasında duygulu anlar yaşayarak şunları dile getirdi:

Değerli arkadaşlar, değerli dostlar. Bugün Hamza Hoca için buradayız. Hamza Hocam devamlı, yan “yana, omuz omuza mücadele verdiğimiz bir arkadaşımız, bir insanımızdı. Anılarımız çok fazla, aslında hepiniz de benim gibi biliyorsunuz. Hepimiz omuz omuza mücadele verdik, çok şey yaşadık. Hep birlikte dostlarımızla Hamza Hocayı anıyoruz. Ailesine, çocuklarına, sevenlerine sabırlar diliyorum. Uğurla olsun, ışıklar içinde uyusun. Hamza Hocamız güzel bir insandı, dayanışmacıydı, mücadeleci idi. En son görüşmemiz de yine bir dayanışma, yine bir yardımlaşma içindi. Hastalığı esnasında bir iş yerinde çalışacak birisine ihtiyaç varmış, bunun için beni aradı. ‘İşe ihtiyacı olan birisi varsa oraya sokalım’ demişti. En son görüşmemizde bu şekilde oldu. Uğurlar olsun.”

EMANETİNE SAHİP ÇIKIYORUZ, ÇIKMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ”

Gerçek Gazetesi İmtiyaz Sahibi Zeki Özkorkmaz ise; “Hamza Hocam hasta olmasına rağmen kaybımızdan iki hafta önce beni de aradı ve bir iş yerinde çalışmak için eleman arandığını ve bir insanımızın olup olmadığını sordu. Bir insana daha değmek, bir insanımıza daha alan açmak istedi. Ben Hamza Abi ile Edirne’ye geldiğim zaman tanıştım ve Hamza Abi sayesinde Edirne’ye bir güven duydum. Çok güzel bir insandı. Çok güzel açılımlarla yaklaştı bize, demokrasi ve emek mücadelesi adına nerede bir adım atsak, nerede bir hamle yapsak hepimizin arkasındaydı. Kurşun gibiydi Hamza Abi, en öndeydi.

Beni en çok etkileyen bir olay var, onu anlatmak istiyorum. Barış Mitingi’ne, Ankara’ya neşe ile gitmiştik iki- üç tane otobüs ile. Gider gitmez bir katliam ile karşılaştık. Ankara’da bu acı olayı yaşadığımız esnada Hamza Abi beni il arayan isimdi. Bizim nasıl olduğumuzu sordu. Yoldaşlarımızı, kayıplarımızın olup olmadığını sordu. Ve oğlu Uğur Ali’yi sordu. Uğur Ali bunu bilmez ama Hamza Abi: ‘Uğur Ali oraya geliyor, onu bulun’ dedi. Bize emanet etti oğlunu, ‘Size güveniyorum’ dedi. Tecrübesi yoktu çünkü Uğur Ali’nin. Buradan bir kere daha söylüyorum; Emanetine sahip çıkıyoruz, çıkmaya da devam edeceğiz…” dedi

Emekli-Sen MYK üyesi Av.Haşim Korkmaz ise Hamza Güven ile bir anısını anlatarak şunları kaydetti: “ Hamza hocayı 1984 yılında Türkiye Komünist Partisi Trakya operasyonu sırasında gözlerim bağlıyken tanıdım. Edirne trafik bölgede gözlerimiz bağlıyken bir aya kadar sorgulandığımız zaman hiç daha yüzünü görmeden oradaki fısıltılarla konuşmalar yaparken bile Trakya’da önemli birisi olduğunu hissettim. Daha sonra hakim karşısına çıkarıldığımızda Selimiye’ye götürüldük. 2 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılanmak üzere. Orada ben 2,5 ay kaldım ama Hamza hocam ne kadar kaldığını hatırlayamıyorum.İçeriden en çok merak ettiğim isimlerden biriydi. Edirne’den Teoman Özden, Hasip Kaplan vardı içeride bayağı uzun kalanlar da vardı. Merak ettim. Ben o fısıldaşmalardan dolayı Hamza hocayı daha bir dev gibi biri olarak bekliyordum. Baktım adamın ismine göre ufak tefek biri geldi.Ben kendisine söyledim.”

Konuşmalarının ardından anma etkinliği sona erdi. Makbule TUNÇ

+ posts
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Ovacık’taki Modelle Yönetecekler

HIZLI YORUM YAP