FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Güncel 19 Ağustos 2019 9 Görüntüleme

“Edebiyat, Toplumun Aynasıdır”

Tilki Kitap Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Emrah Çelik’e yayıncılık hakkında GERÇEK’e konuştu.

Geçmiş ile günümüzdeki edebiyat hakkında açıklamalarda
Yayıncılığa ne zaman ve nasıl başladınız?
Çocukluğumdan bu zamana çok fazla kitap okuyan biriydim. Okurken notlar alır, beğendiğim satırların altını çizer ve bunlar defterlere kaydederdim. Böylece düzinelerce alıntı defterim olmuştu. Alıntı defterlerinin sayısı artıkça aradığımı bulmakta zorlanmaya başlamıştım. Bu sebeple bunları bilgisayara geçmeye karar verdim. Bilgisayara geçerken bu alıntılara ayrıca anahtar kelime atayarak daha kolay bulabileceğim şekilde tanzim etmeye başladım. Bu işlemi yaparken aklıma benim gibi alıntı defterleri tutarak okuyan insanlar olabileceği geldi. Bunun üzerine herkesin alıntı ekleyebileceği bir web sitesi hazırlattım. Böylece insanlar kitabın tamamını okumadan kitap hakkında bilgi sahibi olabilecekti. Bu pratik hareketi daha sonra yayınevimize ismini verecek olan “tilki”ye benzettim ve bu sitenin adına ‘Tilki Kitap’ adını verdim. Bu site kısa zamanda Türkiye’de satış dışı en yüksek veri girişi olan siteye dönüştü.
Ben şiirden gelen biriyim, bu sebeple bu kurduğumuz sitede bir ve hemen ardından ikinci şiir yarışmasını düzenledik. Katılım çok fazlaydı. Bu şiir yarışmalarının sürecini ve yaşadıklarımızı belki başka bir zaman ayrıntılı anlatmak daha uygun olacaktır. İkinci şiir yarışmasına katılan 5000 kadar şiirden en beğendiğimiz 400 tanesini ayırarak bir antoloji çıkarmak istedik. Bu antolojiyi yayınlamak için yayınevi ararken kendi yayınevimizi kurma fikri ortaya çıktı. Böylece yayınevimiz Tilki Kitap adıyla kurulmuş oldu. Şiir yarışmasına katılan 5000 şiirden seçtiğimiz 400 şiirle “Yüz Yılın En Yeni Şairleri, En Yeni Şiirleri: Dev Şiir Antolojisi”ni yayınladık. Bu kitap hala dağıtımdadır ve çıktığından bu güne içinde şiiri yayınlanan onlarca yeni şairin önden habercisi olmuştur.

Günümüzde yayıncılık sektöründe faaliyet gösteren yayınevleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Yayıncılığın geçmişi ve bugünü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Geçmişle günümüz arasında hiçbir fark yok. Geçmişte gücün otoritenin karşısında boyun eğen veya ona methiyeler düzen yayıncılar bugün de güç el değiştirmiş olsa da aynı şekilde devam ediyor. Eleştiren, daha iyi, daha güzel için çalışanlar yine gücün, iktidarın mengenesinde eziliyor ama çalışmaya devam ediyor.
Yayıncılığı ilkesel olarak yapan yayınevleri popülizme bulaşmadan kapitalist bir denizde kapitalis olmadan yüzmeye çalışıyor.
Tilki Kitap Yayınevi hangi sınıfa giriyor?
Tilki Kitap Yayınevi iki sınıfa da girmiyor. Çünkü benim şahsi fikriyatım her zaman muhalefet üzerine kurulu olsa da bu yayınevi bir platform. Yani her iki görüşte de söyleyecek lafı olup da bunları satırlara dökenlere kapımız açık. Ben bu yüzden Tilki Kitap Yayınevini bir yayın platformu olarak değerlendiriyorum. Elbette iyi, kötü, değerli, değersiz ayrımı yapmak gerekir. Fakat ben bunu okuyucuya bırakan bir yayınevi kurdum.
Günümüzde kitap fiyatları makul müdür?
Değildir, çok ucuzdur kitap. Hiçbir kitabımdan elde ettiğim gelir onları yazarken içtiğim sigara parasını bile karşılamamıştır. Bence kitap fiyatları altın gramajıyla orantılı olmalıdır. Öyle olursa kitap okunmaya başlar, kütüphaneler boş kalmaz. Tuvalet kağıdıyla kitap kağıdının maliyetinin aynı olduğunu unutmayın. Tek farkı gramajı. Hal böyle olunca kitap değersiz, yazar da köşede kalacaktır.
Geçmişle günümüze bakınca edebiyat dün nasıldı, bugün nasıl?
Türkiye’deki tüm kurumların ham maddesi Türk halkıdır, buna edebiyat da dahil. Edebiyatçıların kahve içmek için bir pastanede buluşması bile haber olurken bugün en büyük kalemlerin ölümünü bile gazetelerde iki satırla dahi olsa göremiyoruz. Kültürel erozyonun edebiyatı yansımasıdır bu. Şikayet edecek değilim. Bir denizde yüzüyorum ve bu denizin pis olduğundan şikayet etmeli miyim? Bu denize kanalizasyonu biz bağladık, çöpleri biz attık. Şikayet etme hakkımız yok. Hataları tespit ederek düzeltmek gerekir. İlla bunun organize şekilde de olmasına gerek yok. Herkes kapsının önünü temizlerse tüm ülke tertemiz olur. Dolayısıyla toplumsal erozyonun durdurulması için herkes toprak kayması olan yere zamanın, yerine, rakımına ve mevsimine göre bir ağaç dikmeli. Bunun altın bir formülü yok.
Ekleyeceğiniz son bir söz var mıdır?
Edebiyatı, şiiri, hikayeyi hayattan, siyasetten, toplumdan, insandan ayrı düşünmemeli. Edebiyat, toplumun aynasıdır. Olanı yansıtır. Kimseye kızmayın. İlk atacağınız yumruk kendinize olsun. İşlere öyle başlayın. Bülent TÜSEN

Tema Tasarım | Osgaka.com