a

Doktor Tuba’ya Yapılan Şiddet Kınandı

ad826x90

Edirne Tabipler Odası, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi’nde çalışan  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuba Çıkmaz’ın yoğun bakımda hasta yakınları tarafından şiddete uğramasına tepki göstererek, şiddetin sıradanlaştığını artık buna bir çözüm bulunmasını dile getirdi.

Edirne Tabip Odası Lokali’nde basın açıklaması yapan Edirne Tabip Odası Başkanı Ertuğrul Tanrıkulu ve Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi aile hekimi Özlem Önal, Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuba Çıkmaz’ın, dün gece görevi saldırıya uğramasına tepki göstererek açıklamalarda bulundu.

 

“Kendimizi güvende hissetmezsek nasıl çalışırız”

Yıllardır hekime yönelik şiddeti konuştuklarını ifade eden Edirne Tabip Odası Başkanı Ertuğrul Tanrıkulu, “ Bugün çok üzgün ve gerçekten de çok kaygılıyız. Yıllardır biz hekime şiddeti konuşuyoruz, sağlık çalışanına şiddeti konuşuyoruz. Türk Tabipler Birliği’nin ve özellikle de Tabip Odaları’nın birçok önerileri oldu ama akşam Edirne 1. Sultan Murat Devlet Hastanesi’nde saat 22.30 civarı bir kadın hekime darp olayı meydana geldi. İnanın oraya gelen bütün hekimler, sağlık çalışanları doktor hanıma bakamadık. O kadar kötü durumdaydı. Ve ciddi bir darp ve travma yaşamıştı. Bununla ilgili TTB Sağlık Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na yasa tasarıları verdi. Biz Edirne’mizde böyle şeylerin olmadığını daha önce de sizlerle paylaştık. Yaptığımız bütün basın açıklamalarında bu şiddet sona ersin dedik. Basın açıklamaları da dahil olmak üzere her gün gündeme getirdiğimizde Edirne’mizle övünüyoruz ve şiddetin olmadığı konusunda hekime şiddette, sağlık çalışanına şiddette Türkiye ortalamasının çok altında olduğunu hep söyledik sizlere. Ve bundan da çok mutlu olduk. Ve akşam yaşanan olay bizi çok üzdü, çok kaygılandırdı. Gerçekten artık biz polikliniklerde, acil servislerde hekime, sağlık çalışanına olan şiddeti konuşurken akşamki olay saat 22.30’da olan olay yoğun bakımda oldu. Biz hekimler olarak çalışma alanlarımızın bizi güvenle sarmalamadığını düşünüyoruz. Çünkü bir insan öğretmen olsun, hekim olsun, mühendis olsun çalıştığı alanda kendini güvende hissetmezse nasıl bir hizmet verebilir. Sağlık çalışanı, hekim çalıştığı alanda kendini güvende hissetmezse biz nasıl çalışabiliriz ama kendini güvende hissetmeden nasıl çalışacak arkadaşlarımız budan sonra. Hastanelerimiz bizim için evimizden öte bir şeydir. “ dedi.

“Artık yoğun bakımdaki şiddeti konuşuyoruz”

Evden daha çok günlerini hastane, sağlık merkezlerinde geçirdiklerini belirten Tanrıkulu; “Evimizden çok hastanelerimizde, sağlık ocaklarımızda, sağlık merkezlerimizde, aile sağlık merkezlerimizde vakit geçiriyoruz. Hayatımızın yüzde 80’nini uykunun dışında hastanede geçiririz, Aile Sağlık Merkezlerinde geçiririz. 5 yıllık asistanlık yapan bir kişi 1,5 yıl eve gelmiyor, hastanede yatıyor. Bırakınız poliklinikleri, bırakınız acildeki şiddeti konuşurken artık yoğun bakımdaki şiddeti konuşuyoruz. “ ifadelerini kullandı.

“Tuba doktorun sağlık durumu ciddi”

Şiddete maruz kalan Tuba Çıkmaz’ın sağlık durumunun ciddi olduğunu dile getiren Tanrıkulu; “ Doktor hanıma hayatı tehlikesi olduğundan travma prosedürleri uygulanıyor çünkü çok ciddi bir şekilde darp edilmişti. Şiddetin bir çözüm olmadığını sistemle ilgili sorunlarımız olduğunu ve bu sistemle ilgili sorunlarımızı ne yazık ki halkımızın orada gördüğü sağlık çalışanlarına hep yönelttik. Daha nasıl yapabiliriz, daha nasıl çığlık atabiliriz TTB olarak, Tabip Odaları olarak, doktorlar olarak, biz ne yapalım bize söyleyin ya da adalet bakanlığı, sağlık bakanlığı doktorlar bunu yapsın biz de yapalım da bu şiddetten hep birlikte bize uygulanan mobinginden tutunuz, hasta ve hasta yakınlarının şiddetinden, artık o kadar çok beyaz kurt denen bir sistem var şiddete uğradığınızda veya sözlü hakarete uğradığınızda beyaz kurt veriliyor. Artık beyaz kurt bile vermiyor. Yani sıradan bir hale geldi çünkü sonuç yok. Bir sonuç alamıyoruz. Darp ediliyoruz, parçalanıyoruz,  kaşımız gözümüz dağılıyor bir sonuç alamıyoruz. Çünkü o insanlar yakalansa bile iki saat sonra serbest bırakılıyor. Sonuç alamayınca artık ne yapacağız. Ne yapacağımızı bize bizi yönetenler söylesin hekimler şunu yapsın desinler.” dedi

“Sağlık çalışanlarının %85’i tükenmişlik sendromu yaşıyor”

Sağlık çalışanlarının tükenmişlik sendromu yaşadıklarını belirten Tanrıkulu; “Artık hekimlerde sağlık çalışanlarımızda yüzde 85’lik oranında tükenmişlik yaşanıyor. Doktor hanım sabah ne dedi biliyor musunuz, ‘ Aşık olduğum mesleğimi yapmayacağım artık’ dedi. Biz hekimler diğer meslekler de öyledir ama bizler mesleklerimizi aşkla yaparız, sevda ile yaparız. Bizim geldiğimiz nokta çok kötü bir nokta artık yalvaralım mı artık bunun için ne yamamız gerekiyor.” Şeklinde konuştu.

Bir günde 100’den fazla hastayı tedavi etmenin sağlıksız olduğunu belirten Tanrıkulu , “ Yılda bir hasta 4.9 kere hastaneye başvurmaz. Bu sağlık anlamına gelmez bu doğru değil. Bunu anlatamıyoruz. Yani gece saat 3’te 24 yaşındaki bir insan benim bileğim ince diye başvurur mu. Bu kadar sıkıntılı bir gündeyiz. Günde 100 hastayı bakmaz isek, 90 hastaya bakmaz isek inanın performans denen o sistemle hastalarda tedavi olamıyor. Aslında bu şiddeti doğuran nedenlerden birisidir o. Biz bunu biliyoruz. Çünkü hasta ve hasta yakınları da tedavi olamıyorlar. Çünkü günde 100 hasta bakmamızı isteniyor. 107 hasta bakar mı bir insan? Düşününki 107 kişiye ne şikayetin var deyip muayene edeceksiniz.  Ben geçen dolaştım poliklinikte 107 yazıyor. 106. Hasta demiyor ki bu doktor hangi kafayla bana bakacak. Ve bunu anlayamıyoruz. Ve biz çok üzülüyoruz, çok kaygılıyız ve çok tepkiliyiz. Yani yoğun bakımın içerinde doktor hanımın uğradığı şiddet, doktor hanımın uğradığı darp yoğun bakımda olması korkunç derin kaygılara neden oluyor. Doktor arkadaşların yüzde 85’i tükenmişlik sendromu yaşıyor. Bunu defalarca anketlerini yaptık.

Olay yoğun bakımda doktor hanıma arkadan bir saldırı olmuş o kadar. Bildiğimiz bu. Yoğun bakımın içinde hasta yakınları nasıl girebiliyor yoğun bakıma bunları soracağız. Bu işin peşini bırakmayacağız. Bu önemli bir konu. Tüm Türkiye’de infial uyandırdı. Tüm hekimler infial halindeler. Bunun çözülmesi lazım. Artık bıçak kemiği kesti. Bizim poliklinikte sekreterimiz alındı. Elimizde hemşireler alındı. Özel Güvenlikçi zaten yok. Olmadığı gibi hastanenin güvenliği de sağlanmıyor” dedi.

“İşini çok daha şevkle yapan insanların başına geliyor”

Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi ve Serhat Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimi Özlem Önal da şunları kaydetti: “Herkes geçmiş olsun diyor. Geçmiş olsun demek kanıksama yani. Hiçbir işe yaramıyor. Hiçbir şey olmuyor. Sonuçta biz sokakta şiddete uğramıyoruz. Sokakta uğrasanız o da bir kamu davası olabilir. Devleti temsil eden bir kurum var, devlet adına çalışan, kamu görevi gören meslektaşlarımız şiddete uğruyor. Bizim Sağlık Bakanlığından bir şey beklememiz en doğal hakkımız. Bu sokakta olmuyor.  Bir hekimin çalışmamasından diğer vatandaşlarda etkileniyor. Aslında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bunları sorması gerekiyor. Burada çift yönlü bir saldırı var.  İşini çok daha şevkle yapan insanların başına geliyor. En doğrusunu en iyisini yapmaya çalışıyorsunuz ama halkımız da sağlık okur  yazarlığı olmadığı için bilinç olmadığı için bilimsel bakıştan koparsanız böyle şeyler her yerde kaşımıza çıkacaktır. Bir an evvel ne yapılması gerekiyorsa yapılsın.”

Açıklamanın sonunda Tanrıkulu, 05 Şubat Pazartesi günü saat 12:00′ de Sultan 1.Murat Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yapacaktır. açıklamasına çağrıda bulundu. Makbule TUNÇ

+ posts
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

KESK’ ten TTB’ ye destek

HIZLI YORUM YAP