a

“DİKKAT OKUL VAR!”

ad826x90

Edirne Kent Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Gökerküçük; 2018-2019  eğitim-öğretim yılının yarın başlamasıyla ilgili bir açıklama yaparak; “Eğitimin özelleştirilmeye çalışıldığı günümüzde evrensel bir insan hakkı olan eğitimin kamusal bir devlet görevi olduğunu bilmeliyiz. Bu nedenle temel politika olarak özel eğitim kurumlarının ve dershanelerin önünün açılması, sosyal devletin eğitim alanındaki sorumluluklarının piyasaya, sivil toplum örgütlerine ve özellikle de cemaatlere devredilmesi uygulamalarına veliler ve kentliler olarak karşı olmalıyız” dedi.

“Eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle tüm kentliler olarak günlük ilişkilerimize daha dikkat etmeliyiz” diyen Gökerküçük şunları kaydetti: “Eğitim hepimizi ilgilendiriyor ve sadece eğitimcilere, hele hele idarecilere bırakılamaz. Tüm ülkede olduğu gibi kentimizde de 2018-2019 eğitim öğretim yılı başladı. Öncelikle il ve ilçelerimizde görevli 4.168 öğretmen ve 642 personele görevlerinde kolaylıklar dileriz.  Ayrıca 2018-2019 eğitim öğretim yılında okullarımızda okuyacak olan 56.091 öğrencimize de başarılı bir yıl dileriz.

Eğitimin sorunları hep vardı hep olacak çünkü eğitimde egemenlik kuran geleceğin de egemenidir. Bu nedenle eğitimde biz veliler ve kentliler yani toplum olarak egemen olmalıyız ki toplumsal geleceğimizi sağlıklı oluşturalım. Eğitimin özelleştirilmeye çalışıldığı günümüzde evrensel bir insan hakkı olan eğitimin kamusal bir devlet görevi olduğunu bilmeliyiz. Bu nedenle temel politika olarak özel eğitim kurumlarının ve dershanelerin önünün açılması, sosyal devletin eğitim alanındaki sorumluluklarının piyasaya, sivil toplum örgütlerine ve özellikle de cemaatlere devredilmesi uygulamalarına veliler ve kentliler olarak karşı olmalıyız.

İlimizde eğitim öğretimin mekânsal sorunu olmadığını verilerden anlayabiliyoruz. Ancak onarımda olan ve değişik nedenlerle yarım gün eğitim yapan okulların da acilen yetiştirilmesini diliyoruz.

Eğitimde eşitliğin ve ulaşılabilir olmanın önemi çok büyüktür. Bu nedenle öğrencilere ücretsiz kitap verilmesi kadar güzel bir durum olamaz. Defter kalem gibi diğer araç gereçlerin de ücretsiz verilmesi sosyal devletin görevi olmalıdır. Ancak eğitimin önemli bir amacı da tasarrufu öğrenmek, harcamalarını ihtiyaçlar ve zorunluluklar sıralamasına göre yapmak ve ulusal ekonomiye katkıda bulunmaktır.

Bu nedenle ücretsiz dağıtılan kitapların dönem sonunda toplanmayıp her yıl yenilenmesi tartışmaya açık bir konudur. Tasarrufun önemsendiği, döviz toplama kampanyalarının açıldığı ve özelleştirilerek kapanan kâğıt fabrikaları nedeniyle kâğıdın başka ülkelerden döviz ile ithal edildiği günümüzde bu bir israftır ve öğrenciyi çılgın tüketici olmaya teşvik etmektir Öte yandan öğrencilerin araç-gereçlerini koruma ve kollama, özenli kullanma gibi eğitimsel becerileri kazanamamasına da neden olmaktadır. Oysa biz velilere hoş gibi görünen bu durum aslında cebimizden gitmektedir. Öğrencilerin ücretsiz verilen bu kitapları korumasını teşvik etmek ve eğitim öğretim yılı sonunda geri iade sürecini işletmek toplumsal duyarlılığa ve tasarrufa katkı sağlayacaktır.

Eğitim; elbette siyasi bir tercihtir ancak sadece iktidarların tercihine göre değil toplumsal uzlaşma ile tüm bileşenlerin ortaklaştığı bir politika ile yürütülmelidir. Bu bileşenlerin en önemlisi elbette velilerdir. Bu nedenle veliler olarak hepimiz edilgen kalıp idarelerin yönlendirmesi ile yetinmemeliyiz. Evrensel eğitim ilkelerini inceleyip yorumlamalı ve örgütlenerek eğitimin idaresine katkı sunmalıyız. Bunu yaparken de referansımız evrensel eğitim kuralları ve eğitim etiği olmalıdır.

Günlük yaşayışımızda kentliler olarak şunlara dikkat edilmesini öneririz:

Çocuk Dostu Kent olmaya karar veren kentimizde çocuklarımızı okuldaki ve evdeki kararlara mutlaka katmalıyız.

Okullarımızın çevresinde sessiz olmalı, art niyetli kişileri seçebilmeli, okullarımızın güvenliğine dikkat etmeliyiz. Eğitimde güvenliğin sadece polisiye tedbirleri ile olmayacağını bilmeliyiz.

Yaşadığımız mekânları temiz tutma becerisini kazandırabilmek amacıyla okul bahçelerinin temizliğini öğrencilerle birlikte öğretmenlerin yapmasına önem vermeli ve yitirilen bu alışkanlığın uygulamaya geçmesini talep etmeliyiz.

Okul bahçelerinin ve kentteki çocuk eğlence parklarının çocukların özgür ve yaratıcı olabileceği oyun araçları ile donatımını sağlamalıyız.

Öğrencilerin yaşadıkları kente ilişkin karar ve uygulama mekanizmalarına katılmalarını sağlayıcı düzenlemeler yapılmasını ve birden fazla disiplinden ve bilgiden yararlanmalarını teşvik etmeliyiz.

Eğitimin çevre ile birlikte olduğu gerçeğini göz önüne alarak; sokak, mahalle, semt, kent ve ülkede yaşananları bilmeleri için günlük yaşam hakkında katılımcı olmalarını sağlamalıyız. Bunun için de sorunların tartışılmasını ve kararlara katılmalarını sağlamalıyız.

Çocuklarımız geleceğimizdir ve geleceğimizin sağlıklı, mutlu, güvenli olmasını istiyor isek onların bu günden eşit ve mutlu bir şekilde geleceğe hazırlanmalarını sağlamak da bizlerin görevidir. Bu görevimizi veli örgütlenmeleri, eğitim sendikaları, okul veli örgütleri, kent yerel yönetimleri ve okul idareleri ile birlikte yürütmeyi önermekteyiz.

Bu nedenle 2018-2019 eğitim öğretim yılının biz velilere ve kentlilere de mücadelelerinde başarılar ve kazanımlar getirmesini diliyoruz.”

+ posts
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Başhekim’den Hayatını Kaybeden Karakoç Cevabı

HIZLI YORUM YAP