a

“AB, Romanlara Medeniyet Kıstası Uyguluyor”

ad826x90

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, 8 Nisan Dünya Romanlılar Günü dolayısıyla bir açıklama yayınladı. Şallı; ”Türkiye’de maalesef Romanların sosyal sorunları AB’nin Romanlara yönelik fon vermesi ve seçim zamanlarında gündeme gelir. Lüks hotellerde toplantılar yapılır, yenilir içilir, Roman dernek başkanlarının bugüne kadar bulunmadığı ortamlardır.”dedi.

Şallı 8 Nisan Dünya Romanlılar Günü’nü anlatarak şunları kaydetti: “MS 1050 yıllarında Hindistan’ı terk etmek zorunda kalan ve Hindistan kast sınıfının en alt grubunu oluşturan parya sınıfının alt grubunda bulunan Romanların Hindistan’ı neden terk ettikleri konusu kesin olarak bilinmemektedir. Romanlar, kendine özgü yaşam tarzından dolayı yerli halklar tarafından hep istenmeyenler olmuştur. Romanlar, Avrupa topraklarında büyük bedeller ödemiş, zulüm, insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılmışlardır.

Toplumun istenmeyenleri olmaktan kurtulamayan Romanlar ötekileştirmenin, yok sayılmanın derin sancılarından kurtulmak için 1971 yılında Londra’da farklı ülkelerden gelen Roman temsilcileri Hindistan’ın da desteği ile toplantı düzenlemiştir. Londra’da yapılan 1. Dünya Çingeneleri Milli Kongresi’nde üstü mavi, ortasında kırmızı at arabası tekerleği şekli, altında yeşil renk olan simgeler bayrak olarak kabul edilmiştir. Bayrak aslında bir sembolden ibarettir. Türkiye’de, Dünya Romanlar Günü’nün olduğu gibi, bu bayrağın da karşılığı yoktur. 1990 yılında 8 Nisan Dünya Romanlar Günü olarak ilân edilmiştir. Avrupa’da Bazı ülkeler Romanlara korunma amaçlı yasal azınlık hakkı tanınmış olmasına rağmen faşist saldırılara maruz kalmaktadır. Avrupa’da Avrupa Birliğinin sağlamış olduğu serbest dolaşım hakkından yararlanmaları bazı gerekçeler ile engellenmektedir.”

AVRUPA BİRLİĞİ ROMANLARA ADETA MEDENİYET KISTASI UYGULUYOR”

Temel hak ve özgürlükleri savunan AB, Romanlara adeta medeniyet kıstası uygulandığını hatırlatan Şallı, “Türkiye’nin Avrupa Birliğine üye olma sürecinde Türkiye “çingene-roman gerçeği” ile tanışma olanağı bulmuştur. Türkiye’de roman gerçeği; yaşanan sosyal sorunlar ve eşitsizlik üzerinedir. 8 Nisan Avrupa’da daha çok Roman sorunlarının tartışıldığı ve sonuçlarının konuşulduğu, eşit hakların Romanlara tanınıp tanınmadığı, kültürlerinin korunmasına yönelik görüşler yer almak için durum tespiti yapılır. Bizde tam tersidir. Sosyal taleplerin konuşulmadığı, çözüm odaklı fikirlerin geliştirilemediği bir gündür. Türkiye’de Romanları daha görünür kılmak amaçlı kutlamalar yapılsa da sorunların konuşulmadığı eğlenceden öte gitmeyen gün niteliğindedir.

Ülkemizde Roman sorunlarının çözüm noktasında Roman stratejik eylem planı 2016 yılında Resmi Gazetede yayımlandı. Ancak uygulamada ilerleme gözükmüyor. Bu durum ister istemez “Roman açılımı popülist bir yaklaşım mı idi” düşüncesini yaratıyor.” diye konuştu.

Romanların sadece seçim zamanında hatırlanmasını da eleştiren Şallı şunları kaydetti: “Türkiye’de maalesef Romanların sosyal sorunları AB’nin Romanlara yönelik fon vermesi ve seçim zamanlarında gündeme gelir. Lüks hotellerde toplantılar yapılır, yenilir içilir, Roman dernek başkanlarının bugüne kadar bulunmadığı ortamlardır. Roman dernek başkanlarından bazı arkadaşlar bakanlarla fotoğraf çektirir, gerisi gelmez. Hatta bu durum yandaşlığa kadar devam eder. Sadece fon olduğunda Roman meselesi konuşulması, sorunu aynı yemeği tekrar tekrar pişirmeye benzer. Kısaca ifade edeyim. Gündeme AB Fonları ile değil, devletimizin kararlılığı ile gündeme gelmek istiyoruz.

Türkiye’de Roman sorunları parti siyaseti ile değil, devlet politikası ile çözülür. Hükümetler bugün var ise, yarın yoktur. Devlet bakidir. 4 Nisan 2018 tarihinde Roman kökenli CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, meclise verdiği önergede 8 Nisan Romanlar Günü’nü resmi gün olarak kabul edilmesi hakkındaki kanun teklifi AKP milletvekilleri tarafından reddedilmişti. Sayın vekil, Romanların yoksulluğuna vurgu yaparak, “Ayrımcılığa tabi tutulmak istemiyoruz. Önyargıya maruz maruz kalmak istemiyoruz, farkındalık istiyoruz, sene de bir defa belki hükümetin aklına geliriz.” Söylemlerinde de haksız da sayılmaz. Benim bakış açım daha objektif bir yaklaşım içinde olacaktır. Bugün Roman sorunları devletin yazılı metinlerinde yerini almıştır. Bu gelişmeyi daha da nasıl geliştirebiliriz konusunda çaba göstermek gerekir. Devletin kurumları Roman topluluklarını senede bir gün anması toplumsal farkındalık yaratması, diğer topluluklar arasında farklı olumsuzluklar yaratır mı? düşüncesi de irdelenmesi gerekir. Özü şudur: “ Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım”. Roman kültüründen söz ediyoruz. Bunun adını net koymak gerekir. Gerçeğinde bunun adı “yoksulluk kültürüdür, eşitsizliği en derinden hissetmektir” Yüzyıllardır ön yargıların, ötekileştirmenin, eğitimsizliğin yarattığı kapalı bir toplum olmanın ağır sonuçlarını yaşıyoruz. 8 Nisan Dünya Romanlar Günü elbette farkındalık yaratır. Ancak, yaşanan bazı olumsuz olayları da iyi değerlendirmek gerekir. Romanlara yönelik toplumsal önyargının sonuçlarını (Manisa- Selendi, Bursa-Osmangazi ilçelerinde yaşanan olayları) göz ardı etmemek gerekir. Yani demem şudur: Aşırı milliyetçi grupların tepkisini yaşanan olaylarda gördük.”

8 NİSAN DÜNYA ROMANLAR GÜNÜNÜN TÜRKİYE’DE TOPLUMSAL KARŞILIĞI YOKTUR”

8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nde Türkiye’de bir karşılığının olmadığının altını çizen Şallı: “Ben kendim Roman meselesini içselleştiren biri olarak şunları söylemek istiyorum. Romanların çok geniş sosyal sorunları mevcuttur. Özellikle yoksulluğu kendimize çok fazla da kalkan olarak kullanmak da doğru değildir. Bizler, daha fazla mücadele etmek zorundayız. “Kolaycılık, bedava yaşamak…” yok böyle bir dünya. Şartlar ne kadar zor olsa da çocuklarımızı eğitim süreçlerine dâhil ettirmenin gayreti içinde olmak zorundayız. Çocuklarımızı günün mesleklerine yönlendirmemiz gerekir. Aksi takdirde bu sosyal döngü yıllarca devam eder. Romanların sosyal sorunları devletin kararlılığı ve Romanların gayreti ile aşılır. Bu iki taraflı bir gayrettir. Biz Romanların düşünce devrimine ihtiyacımız vardır. Bu bir anlamda “Ne kadar değişmek istiyoruz?” sorusu ile ilgilidir. Romanların en temel sorunlarını oluşturan eğitim, istihdam konularında yeterli düzeyde gelişim sağlanamaması durumunda yaşadıkları sosyal döngüden kurtulmaları asla mümkün olmayacaktır.

8 Nisan Dünya Romanlar günü ülkemizde resmi gün sayılmamasına rağmen isteyen bu günü toplantı yaparak veya eğlenerek kutlayabiliyor. Romanlar Günü, sorunların konuşulduğu, tartışıldığı çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlı bir gün olmalıdır. 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nü siyasileştirmeden, etnik kimlik meselesi haline getirmeden insani boyutu kapsamında değerlendirmek gerekir. Meseleye eşit yurttaşlık temelinde bakmak gerekir. Farklı yapıların Roman meselesini sulandırmasına da olanak sağlamamak gerekir. “ dedi Kadriye TUNÇ

+ posts

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

YEREL YÖNETİMLERDEN ANLADIĞIMIZ

HIZLI YORUM YAP