a

Komplo mu, Gerçek mi?

ad826x90

Trakya Üniversitesi Bolca Ana Yemekhanesi’nde bir böreğin içinde çıkan eldivenle ilgili haberimiz  gündeme otururken çevreden de tepkiler gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz gün yaptığımız haberden dolayı Bolca Ana Yemekhanesini işleten Yemekçim A.Ş şirketinin Edirne’den yetkili olan görevli Yasin Yılmaz Gazetemize açıklamalarda bulundu.Yılmaz,  böreğin içinden eldivenin çıkmasını bir ‘sabote’ olduğunu iddia etti.

Trakya Üniversitesi Öğrencilerinin itiraflarını paylaştığı ‘Trakya Üniversitesi Öğrencisi İtiraf Et’ isimli instagram hesabından yayınlanan görüntü, gazetemizin yaptığı haberden sonra kaldırıldı.

“SABOTE OLABİLİR”

22-23 yıldır Türkiye genelinde 41 yerle iş yaptığını ve Trakya çevresinde birçok kuruma da yemek verdiğini  ifade eden Yılmaz;  “Yemekhanemizde yaşanan bu üzücü olayın bir sabote olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Türkiye genelinde 41 yerle iş yapıyoruz.Bunların içerisinde askeriyeler, hastaneler, üniversiteler, belediyelere yemek veriyoruz.Tam 23 yıldır bu işin içerisindeyiz.Yemek yapım ve üretim aşamasında yemeklerin içerisinde yabancı madde çıkma olasılığı bizim Yemekçim Gıda A.Ş. şirketimizde yüzde 1. Bu olayın yani böreğin içerisinde tam bir eldivenin çıkması aklımıza saboteden başka bir şey getirmiyor.

BÖREKTEKİ ELDİVEN DOĞRU AMA KİMİN KOYDUĞU BİLİNMİYOR

Kameraların incelendiğini aktaran Yılmaz: “O işte 3-4 saatlik bir çalışma  var. Yarım saatlik ya da 1 saatlik bir iş değil.Nereden bakarsanız işçiler saat 3-3,5 gibi orada imalat aşamasın geliyorlar. Saat  7 ye doğru  gibi işleri bitiyor. Orada 4 saatlik bir görüntü var. İdare o görüntüleri cd  halinde bize verecekler. Görüntüler incelendikten sonra . Orada 14 personelimiz çalışıyor.Hepsinin savunmasını aldık. Ancak görüntüleri inceledikten sonra net bir şey söyleyebiliriz. Şuan kalkıp  bize bundan, şundan şüpheleniyoruz diyemeyiz. Nihayetin de biz de çalışan elamanlar bizim gözetimimiz altında biz kazanacağız ki onlara verelim. Burada işten ayrılan, işten çıkardığımız, anlaşamadığımız  arkadaşlar oldu. Biz bunları da düşünerek yola çıkacağız.Bir iki gün içerisinde hemen netlik kazanacak bir durum değil. Evet böyle bir olay yaşanmış biz üzgünüz yaşanmaması  gereken bir olay ama dediğim gibi Biz 22-23 senedir bu işlerin içerisindeyiz böle bir olayla ilk defa karşılaşıyoruz. Biz burayı geçen sene yani 2018 Ocak ayından itibaren biz işletiyoruz, 2020 Haziran’a kadar da biz işleteceğiz.”dedi.

” BELEDİYE BİZİ KONTROL EDEMEZ”

Ruhsatlarının olmadığına dair bir duyum aldığımızı ve bu duyumu sormamızın üzerine Yılmaz; “Bu delillerin inanacağı bir şey. Ben taşeron firmayım. Ben burada ticaret yapmıyorum.Ben üniversitenin kiracısıyım . Benim burada işletme kayıt belgem var. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın bana vermiş olduğu işletme kayıt belgesi var.Belediyeden de geldiler zabıtalar da  geldi.  Belediye daha kendilerinin burada böyle bir şeyin olup olmadığının mevzuatını bilmiyorlar. Ben şuan Türkiye’de 40-41 tane proje de iş yapıyorum.Böyle bir şeyim yok.Çünkü ben devletin işini yapıyorum, ben taşeron firmayım. Bizi kontrol edecek merci Tarım ve Köy İşleri Bakanıdır. Belediye bizi kontrol edemez .

Böyle bir haber gündemde belediye de böyle bir duyum almış.Arkadaşlar sabahleyin geldiler biz kendileriyle görüştük.Ben burada öğrenci dışında yemek satarsam iş yeri açma ruhsatı alırım.Ben sadece öğrenciye yemek veriyorum.  Benim üniversite ile ihale sözleşmem var.

İhaleye girdiğin zaman devlet senden 22-23 tane evrak istiyor. Edirne Keşan,İpsala,Uzunköprü, Kırklareli sadece  Trakya bölgesinde ben bunlara da yemek veriyorum.Ve İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Yıldız Üniversitesi, Balıkesir bütün hastaneler, Aydın bütün hastaneler, Denizli bütün hastaneler, yani burası bakkal dükkanı, manav dükkanı  değil ki ben işleteyim.Ben resmi iş yapıyorum.Ben ihaleye gelip girdikten sonra benim evrağım otomatikman Yüksek Öğretime, kamu kurumuna veriyorum.Benim ruhsatım olmadan  işi  bana verirler mi?” diye konuştu.

TAŞ ÇIKABİLİR AMA ELDİVEN…

Öğrencilerin yemekhanedeki yemeklerle ilgili eleştirileri var. aldığınız bir önlem var mı sorumuza ise Yılmaz şu yanıtı veriyor:

“Ben burada günde 6-7 bin arası yemek çıkarıyorum. Şimdi bu 7 bin kişinin arasında illaki birileri memnuniyetsiz olacaktır.Çünkü siz kalkıp burada 7 bin kişinin hepsini memnun edemezsiniz. Örneğin çorba birisine ekşi gelir, birisine tuzlu gelir. Hijyen açısından bizim bütün belgelerimiz, personellerimizin hijyen eğitim belgeleri hepsi mevcut. Biz zaten kontrol sistemi ile beraber yemek çıkarıyoruz.Biz kendi kafamıza göre yemek çıkarmıyoruz .Burada idarenin 6 kişiden oluşan kontrol komisyon teşkilatı var.Bu kontroller her gün yapılıyor.Bunların içerisinde 3 tane diyetisyen gıda mühendisleri var. Her gün kurumun aşçısı üretimin başladığı dakikadan servise çıktı ana kadar bizi kontrol ediyor biz kafamıza göre burada yemek çıkaramıyoruz. Şoklanmış malzemeler kullanıyoruz. Onlar direk kazana giriyor.Onları yıkanması temizlenmesi gibi bir aşaması yok. Örneğin halden aldığımız malzemenin kendimiz alıp getirdiğimiz zaman hijyenini yapıyoruz ama diğer malzemeler de öyle değil onun TSE, ISO belgesi olduğundan onu direk üretime veriyoruz. Bundan 15-20 gün önce bir parça ambalaj poşeti çıktı bezelye de.Bunlar çıkabilir bunlar normal ama mantıklı baktığımız zaman bir eldiven nasıl çıkar. Bu ihmal edilecek bir şey değil.Yeşillikte ıstakoz çıkıyor normal siz onu üç defa da dezenfekte de etseniz bile çıkmıyor.

Firmamın,  geleceği açısından da şuan yaşadığım durum hiç hoş bir durum değil. İdare de biz de araştırıyoruz budu durumu.Bunun bir cezası olacak ama öyle ya da böyle.Eğer içeriden biri sabote etmişse yine cezası olacak ama  dışarıdan birileri içeriden sabote etmişse yaptırımı elbette olacaktır. Belki bir personelimiz bize kızmış içine atmış olabilir. bunların hepsini araştıracağız.”

Peki sabote dediniz. Buradaki işçiler iyi koşullarda çalışmıyorlar mı?

Burada bizden önce 7-8 firma iş yapmış. Bugüne kadar bizim firma gibi bir firma gelmedi.  Daha önceki firmalar buradaki, personellerin kartlarıyla alış-veriş yapıyorlarmış. Hafta sonları tatil. Bizim 75 personelimiz çalışıyor. Çalışma saatleri bir devlet memurundan daha iyi. Personelimin maaşı daha ayın 11’inde yatmamıştır.Her ayın 9-10’unda personellerimizin maaşlarını yatırıyoruz. Makbule TUNÇ/ Kadriye TUNÇ

 

 

+ posts
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kılıçdaroğlu’na Saldıranlardan Bir Kişi Tutuklandı

HIZLI YORUM YAP