a

“2018’DE EĞİTİMDE NELER OLDU?”

ad826x90

Eğitim-Sen Edirne Şube Başkanı Ayhan Fırtına, 2018 yılında eğitim yılı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de siyasal iktidarın en fazla müdahale ettiği alan olan eğitimde yaşanan temel sorunlarına yönelik çözümsüzlük politikalarının sürdürüldüğü 2018 yılını geride bırakıyoruz” diyen  Fırtına 2018’de eğitim ve yükseköğretim alanında yaşanan ağır sorunlar ve saldırılar, başta öğrencilerimiz, eğitim ve bilim emekçileri ile veliler olmak üzere, toplumun geniş kesimlerini her zamankinden daha çok etkiledi.

2018 yılında eğitim sisteminin iktidar eliyle nasıl tehlikeli bir uçuruma doğru sürüklediğini, iktidar eliyle kamusal eğitim adım adım tasfiye edilirken, özel öğretimin ve dini eğitim veren okulların doğrudan teşvik edildiğini, eğitimde yaşanan ticarileşme ve dinselleştirmeye dayanan uygulamaların nasıl yaygınlaştığı bütün yönleriyle görüldü. Ülkemizde yaşanan ‘piyasa merkezli’ ve yoğun ‘inanç sömürüsüne’ dayanan adımlar, eğitimde yaşanan nitelik kaybının temel nedenleri olarak öne çıktı.

Kamuda ve eğitimde siyasi ve idari kararlarla hayata geçirilen hukuksuz ihraçlar sorununa çözüm üretilmemesi, sendikal faaliyetler nedeniyle yaşanan sürgünlerin sürmesi, öğrencilerin yarış atı gibi sınavdan sınava koşturulması, öğretmen atamalarında mülakata dayalı sözleşmeli istihdamın benimsenmesi, ücretli öğretmenliğin sürmesi, eğitimin zaten sorunlu olan niteliğinin daha da kötüleşmesine neden oldu.

MEB, yıllardır yaptığı değişikliklerle eğitim sistemini yap-boz tahtasına çevirirken, 2018’de özellikle yeni müfredat ve TEOG üzerinden yürütülen tartışmalarda görüldüğü gibi, öğrenci ve velilerin kafasını karıştırmak dışında eğitimde somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek yerine, eğitimde yaşanan kaosu derinleştirecek adımlar atmayı tercih etti. “ diye kaydetti.

Fırtına, ‘2018 yılında eğitimde neler oldu ?’ başlığı ile yayınladığı açıklamasından bazı satır başlıkları şöyle: “Eğitim hakkı ve eğitime erişim sorunları sürdü, kamusal eğitim tasfiye edilirken özel öğretim desteklendi. İmam Hatip okullarında iktidar destekli artış sürdü. MEB bütçesinde öğrenci başına yapılan harcamalarda ayrımcılık yapıldı. Okullar diyanetin ve dini vakıfların faaliyet alanı haline getirildi. Öğrenciler tarikat ve cemaat yurtlarına mahkum edildi. Sistem değişiklikleri öğrencileri ‘deneme tahtası’ haline getirdi. MEB okullaşma imam hatipler ve meslek liseleri üzerine kuruldu. Eğitimde 2023 vizyon belgesi açıklandı. KHK ihraçları sürgün, soruşturma ve hukuk dışı kararlara çözüm üretilmedi. Mülakata dayalı sözleşmeli öğretmen istihdamında ısrar edildi. Ataması yapılamayan öğretmenler sorununa ısrarla çözüm üretildi. Eğitide angarya çalıştırma, nöbet sorunları devam etti. Eğitimde yaşanan şiddet artarak devam etti. Yardımcı hizmetli ve memurların sorunları çözüm bekliyor. Eğitim emekçileri 2018’de ekonomik krizden fazlasıyla etkilendi.”

OKULLAR EĞİTİM KURUMU OLMAKTAN UZAKLAŞIYOR”

2019 yılında eğitimde mücadelemizi güçlendirelim” diyen Fırtına şunları kaydetti: “Türkiye, giderek derinleşen sınıfsal ve kültürel ayrışma, eğitim sisteminin büyük ölçüde piyasaya ve dini kurallara göre düzenlenmesi, eğitim müfredatının hemen her derste dini kurallar ve referansları temel alan bir içerikte olması, eğitim alanında tarihin en büyük kuşatması ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Okulların eğitim kurumu olmaktan adım adım uzaklaştırıldığı, öğrencilerin yarış atı gibi sınavdan sınava koşturulduğu, öğretmenlerin mülakat sınavı ile sözleşmeli istihdam edilerek esnek, güvencesiz ve angarya çalışmaya zorlandığı, torpil ve siyasal kadrolaşmanın arttığı, eğitimde farklı dil ve kimliklerin dışlandığı, eğitimin zaten sorunlu olan niteliğinin daha da kötüleştiği bir eğitim sisteminin ülkemize ve çocuklarımıza olumlu bir katkı yapması mümkün değildir.

Eğitim sisteminde yıllardır yaşanan ve katlanarak artan sorunların 2018 yılında artarak devam ettiği görülmüştür. Eğitimde yaşanan yapısal sorunlar karşısında MEB’in somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmek gibi bir amacının olmadığını görülmüştür.

Eğitim sisteminde yaşanan dönüşüm, iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerinden, ülkedeki ekonomik, toplumsal ve siyasal koşulların gelişiminden ayrı değildir. Bugün karşımızda iki seçenek bulunmaktadır; eğitim sistemi ve okullarımız ya tamamen iktidarın egemen ideolojiye teslim edilecek ya da sistemin eğitim üzerinden kendi çıkarlarına göre biçimlendirmek istediği çocuk ve gençlerimizin gerçek anlamda laik, bilimsel ve anadilinde eğitim alması için mücadele edilecektir.

Okullarda yaşanan yoğun dinselleşme ve eğitimi ticarileştirme uygulamaları okullarımızı eğitim yuvası olmaktan hızla uzaklaştırmıştır. Ayrım yapmaksızın herkesin eğitimin hakkından, eşit koşullarda parasız olarak yararlanması için mücadele etmek, kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkını reddeden her türlü adım ve uygulamaya karşı mücadele etmek 2019 yılında da önceliğimiz olacaktır.

Eğitim Sen olarak ülkenin ve çocuklarının geleceğinden endişen eden herkesi kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı için birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”

+ posts

ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Dereye Uçan Otomobilde Hayatını Kaybedenlerin İsimler Belli Oldu

HIZLI YORUM YAP