22° Açık

GÖRÜNTÜNÜN HATIRLATTIKLARI VE AKLA GETIRMEDIKLERI

Köşe yazıları - 22 Haziran 2018 19:49 A A

Fotoğraf tarihi boyunca, fotoğraf çekilmek konusuyla insan olarak ilişkimiz farklı boyutlarda gerçekleşti. Son zamanlarda sosyal medyadaki kullanım ise kişisel arzularımızın doruk noktasını temsil ediyor sanırım. Ünlüyle çekilmek, selfie yapmak, yukarıdan çekmek, kahvaltı sofrasını fotoğraflamak, üzerine isim yazılı kahve kartonlarını sosyal medyada paylaşmak, arabaya yaslanırken, kurdela keserken, evlenirken, hastane acilinde kafa sarılıyken! vb. Her biri farklı bir duyguyu veya benzer duyguları tatmin etmemize yarayabiliyor ama çoğu zaman tek bir şey değişmiyor, ispat etme hali. Bazen sahip olunanları ispat etme, bazen de olmayanları, sevgili gibi…

Fotoğraf ile ilgili belki de en önemli yanılgılarımızdan biri belki de gerçeği görüntülediğimizi, gördüğümüzü zannetmek. En uçucu anlardan en acıklı, savaş alanlarının fotoğraflarına kadar gerçeğin ölçeği her zaman bir fotoğraf karesinin ötesindedir, yaşananlarla ilgili fikir verir en iyi ihtimalle. Çoğu zaman ise gitgide tepkisizleştiren bir duruma sokar, gözleriniz uyuşmuştur dönen aldatmacadan. Hem fotoğrafın aktörü hem de fotoğrafa bakanlar düşebilir bu yanılgıya.

Tabi durum alan razı veren razı ilişkisi yarattığı için pek de şikayetçi varmış gibi gözükmüyor. Özellikle ülkemizde popüler kültürün en önemli araçlarından bir cep telefonu olarak fotoğraf makinesi, sosyal medyanın sakinleştirici bir ilaç olarak kullanılmasında önemli bir rol oynuyor. Fotoğrafın dışında da yazılı kültürden ziyade, bir çok bilgiye görsel yönlerden ulaşmaya çalışmamız, bahsettiğimiz o yanılgının sebeplerinden biri gibi. Çünkü, belki de hiç bir şey değilse yazı bir yavaşlık hali getiriyor, düşünmek, analiz etmek, zihinde tartmak için uygun zemin hazırlıyor. Görsel olarak edinilen bilginin ise çoğu zaman sizin kontrolünüzde olmayan bir akışı var ve  o akış sizin tam da aldığınız bilgiyi sorgulamanıza mani olacak tempoda ilerliyor. Televizyonla ilişkimiz de düşünüldüğünde, ‘Türk insanının aklı gözündedir’ sözü daha anlamlı hale geliyor.

Görselliğin bu çekiciliği içerisinde, fotoğrafın politikanın bir aracı haline gelmesi de tabi ki kaçınılmaz. Susan Sontag da, Fotoğraf Üzerine adlı kitabında, bu konuyu ‘Fotoğraf makineleri görüntüyü gücün – devletin, endüstrinin, bilimin hizmetinde silahlandırırlar’[1]  şeklinde dile getiriyor.

AKP ile birlikte de fotoğraf çekmek kendi mitini yeniden yarattı adeta. AKP’nin ‘adamlar çalışıyor’ algısının baş aktörlerinden birine dönüştü görüntüler. Açıldığı söylenen yüzlerce fabrika, spor salonu, yol, tesis, baraj görüntülendiği ölçekte işler hale geliyor ve aynı zamanda işlevselmiş algısı yaratıyor. Böylece bu ve benzeri görüntüler arttıkça gerçek de görüntülerden ibaret olmaya başlıyor. Son 15 yılda yapıldığı söylenen binlerce tesisin yaşam standartlarımızın iyileştirilmesine yönelik ne tür bir katkı sağladığı o görüntüler ile kabul ediliyor, bizzat deneyerek deneyimleyemek ikincilleşiyor.

Bir görüntünün ise aynı zamanda hem görüntülenen hem de çeken tarafından bir eylemsizlik hali olduğu gözden kaçırılıyor. Bir taraftan bir tesis açarken, o anda yapılmayanların, gözden kaçırılanların listesi de bir taraftan yapılabilir.

Benim özellikle ilgilendiğim konuyu içermesi sebebiyle Gençlik ve Spor Bakanlığı da, diğer kamu kurumlarından farksız, hiç bitmeyen görüntüler serisi sunuyor sosyal medya aracılığıyla. Burada da yapılan aktivitelerin içerikleri, amaçları, sağlanan faydalar ve vatandaşların işine yarayabilecek işlevsel bilgilerden ziyade; birkaç cümle bilgi ile fotoğraf dizgileri sunulması. Bu fotoğraflarla verilmeye çalışılan mesajları anlamak pek de zor değil: çalışkanlık, iş bitiricilik, kalkınma, meşguliyet, heybet ile belki de en çok bir şeyler yapma, çalışma hali.  Bu yoğun ve sıklıkla verilen mesaj, neyin yapıldığını tek önemli konu haline getirip nasıl yapıldığını, yapılmakta olduğunu tamamen göz ardı edebiliyor. Yine Gençlik ve Spor Bakanlığı üzerinden ilerlersek, bir aktivite sırasında çekilen kupa töreni, onun içeriğini kendini doğrudan belirsizleştirmekte, ikincil plana atmaktadır. Öne çıkan; çocukların spora katılımını teşvik etmek için organize edilen bir aktivite sonrası yapılan bir kupa töreni, çocukların madalya alması, yerel yöneticilerin kupayı takdim etmesi ve kapanış. Bu aktivitede hangi çocuklara nasıl ulaşıldığı, dışarıda aktivitelerden yararlanamayan çocukların neden yararlanamadığı, aktivite sırasında hangi aksaklıklar olduğu, gerçekten çocuklara kalıcı bir spor tutumuna yol açacak hangi teşviklerin ve eğitimlerin verildiği ile ilgili hiçbir bilgi yok. Böyle bir bilginin kendilerinde olduğunu düşünmemizi sağlayacak bir emare de yok. (Bu arada, bu aktivitelerin herhangi bir katkısının olmadığını düşünmüyorum ama sınırlı bilgi, çocuk eğitimi veya toplum sporu gibi daha dikkatli olunması gereken hassas konularda bu aktivitelerin önceliklerinin farklı olduğunu düşünmeme sebebiyet veriyor.)

Böyle bir durumda sanırım esas sorumluluk fotoğrafları takip eden bizlerde. Her fotoğrafa şüpheyle yaklaşarak bunun gerçekten ne anlam ifade ettiğini düşünmemizin, gerçekleştirilen çalışmaların gerçek katkısının da neler olduğunu anlamamıza yardımcı olacağını Sontag, fotoğrafın ne olduğu üzerinden lafı dolandırmadan söylüyor:

Fotoğraf, eğer fotoğraf makinesinin kaydettiği gibi kabul edersek dünyayı tanıyabileceğimizi ima eder. Oysa bu, dünyayı göründüğü gibi kabul etmeyerek işe başlayan anlayışın tam tersidir. Anlamanın tüm olabilirliği hayır diyebilmekten kaynaklanır. Kesin konuşmak gerekirse kimse bir fotoğraftan bir şey anlayamaz.

Berger de, reklam görüntülerinden bahsederken, onların aslında bir yarıştan ziyade daha iyi bir yaşamın oluşabileceği/gelebileceği algısı yaratmaya çalıştıklarını belirtir. Kamu kurumlarının paylaştığı görüntülerde de durum pek farklı değil: temel olarak, daha iyi bir yaşamın geldiğine ikna etmek! Şüphesiz hayatın kolaylaşması için tünellere, yollara ihtiyaç var ama bunların ülke yönetiminin sacayaklarından yalnızca biri olduğunu unutarak, alabildiğine inşaat işlerine yönelmek ve sosyal – demokratik kalkınmayı aynı şekilde arzulamamak o iyi yaşamın geldiği konusunda ikna edici değil. Ve bu da sonuçta, ülke olarak bizi hala beraber, barış içinde bir aile pozu vermekten oldukça uzak kılıyor.

 

Köşe yazıları - 19:49 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ROMANLARIN DÜŞÜNCE DEVRİMİNE İHTİYACI VARDIR

    Geçtiğimiz günlerde Edirne Gerçek Gazetesi’nin internet ortamında video olarak gerçekleştirmiş olduğu Romanların yoksulluğu ve ayrımcılığına yönelik söyleşide, Roman yurttaşlar konusunda sosyal çalışmalar yürüten sosyologlar ve çalışma yürüten katılımcılar ile birlikte meseleye yönelik görüşler ve çözüm önerilerini tartışma olanağı bulmuştuk. Derin sosyal sorunlara sahip olan, sayısal anlamda 3,5 milyon civarında olduğu tahmin edilen geniş bir toplumsal […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Kai Havertz Liverpool İçin Uygun İsim mi?

    Birçok futbol taraftarı, Kai Havertz isminin Liverpool için ideal olduğunu düşünüyor. Rafa Honigstein bu konuda görüşlerini açıkladı, Almanya futbolunun uzman isimlerinden Rafa’ya göre;  “herhangi bir takım Kai Havertz ismini takımında görmek isteyebilir. Kendisi oldukça teknik kapasitesi yüksek ve başarılı bir isim. Kendisinin en iyi olduğu rol topu kontrol etmek isteyen bir takımın 10 numara pozisyonunda […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.M.Başakşehir29179355 272860
2.Trabzonspor291610365 323358
3.Sivasspor29158650 331753
4.Galatasaray291410548 262252
5.Beşiktaş29155949 351450
6.Fenerbahçe29137951 391246
7.Alanyaspor29129849 321745
8.Göztepe241081136 38-238
9.Antalyaspor299101035 46-1137
10.Gaziantep FK298111041 46-535
11.Kasımpaşa28951442 51-932
12.Denizlispor29881329 42-1332
13.Gençlerbirliği28871335 47-1231
14.Ç.Rizespor29851631 49-1829
15.Yeni Malatya29771543 46-328
16.Kayserispor29771533 64-3128
17.Konyaspor295121224 40-1627
18.MKE Ankaragücü295101426 49-2325

HAVA DURUMU

14 Temmuz 2020 SALI
22°
  • ÇAR 28.5°
  • PER 30.2°
  • CUM 30.5°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI