13° Az bulutlu

Gökerküçük Yeniden Başkan

Çevre - 27 Mayıs 2019 10:43 A A

Edirne Kent Konseyi’nin (EKK) 28.Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi.Genel kurulda tek aday olan Ziya Gökerküçük başkanlığa yeniden seçildi. Yürütme Kuruluna 11 aday başvurdu en çok oy alanların sıralaması şöyle oluştu:1-Serpil Tütüncü, 2-Nihat Çolak, 3-Murat Bulut, 4-İsmail Demiray, 5-Gönül Sayın, 6-Turan Şallı, 7-Mehtap Kodaman
Denetleme Kuruluna seçilenler
1-Özer Demir, 2-Firdevs Selvili, 3-Erdin Gürer
Edirne Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 28. Olağan Genel Kurulun açılışını EKK Yürütme Kurulu’ndan Av. Nebahat Çavuş yaptı. Gündem doğrultusunda açılış, saygı duruşu sonrasında Divan ve Sandık Kurulu seçildi. Divan Heyeti; Mustafa Aytekin, Cemile Özeker ve Sait Dayıoğlu, Sandık Kurulu ise Ayhan Fırtına, Recep Tuna, Denizhan Kurt’tan oluştu. Toplantıya Belediye Başkan Yardımcılarından Selçuk Çakır ve Yaver Tetik de katıldı.
EKK Başkanı Ziya Gökerküçük yaptığı açılış konuşmasında, 2004 yılında kentin ortak aklı ile oluşturulan Edirne Kent Konseyi’nin kent ve doğa yaşamının birikmiş sorunlarının giderilmesine, demokratik, kamucu ve ekolojik temelde bir yerel yönetim anlayışı için çalışmalarına devam ettiğini söyledi.

Kent yaşamında hayata geçmesinin ise kentlinin yaşam alanlarına sahip çıkması ile olacağına dikkat çeken Gökerküçük, “Bu anlamda yasal mevzuatlardaki haklarımızı bilen ve geliştirilmesi için çalışan kentliler olmak durumundayız “ dedi.
Gökürküçük konuşmasının devamında şunlara yer verdi:
“Bu koşullar ülkenin gidişi ile ilintilidir. Çünkü demokrasinin beşiği olan yerel yönetimler merkezi iktidarların ve sermeyenin kıskacına alınmaktadır. Bunu aşmanın yolu yerellerden başlayacak olan demokratik katılımlı kentlerdir.
Mahalli idarelerin de işini kolaylaştıracak olan katılım kentin sorunlarının çözümünde gereklidir. Bu nedenle mahallerimizden başlayan katılım, kentin mağdur kesimlerinin de meclisleşmesi ile büyütülmelidir. Bu nedenle biz kentliler olarak mevzuatlarımızda olan katılım hakkımızı bilmeliyiz.
Önümüzdeki dönemde örgütlenme çalışmaları devam edecektir. Delegelerimizin temsil etikleri kurumların da kent yönetimlerine katılımı önemlidir. 31 Mart seçimlerinde hemen hemen tüm adaylar ve siyasi partilerin ortak söylemi katılım, meclisler, birlikte yönetim ve şeffaflık idi. Bu durum kentin sivil örgütlenmeleri için olumlu bir durumdur. Kent Konseyimiz de her seçim öncesi hazırladığı seçmen bildirgesinde bu talepleri ve kazanan yöneticinin vaadlerini izlemektedir. Olumlu olanları desteklemekte eksik görülenlerde de uyarıcı açıklamalar yapmaktadır.
Bugün hepimiz, politik varsayımlarımızdan bazılarının sorgulanmasını gerektiren bir geçiş aşamasındayız. İktidarı nasıl alacağımızı değil, ne tür bir iktidar istediğimizi ve belki de daha önemlisi neye dönüşmek istediğimizi de sormak durumundayız. Herkesin söyleminde olan ancak tabandan gelen değişim ile hayata geçecek olan katılımcı demokrasi iktidarlardan bağımsız olarak geleceğimizin kurulmasını sağlayacak tek modeldir. Bu model ülkemizde ve dünyada dayatılan tekliğin de tek alternatifidir. Bunun için de demokratik bir toplum yaratmak ve en önemlisi yeni ilişkiler kurabilmek için kendimizi yeniden tanımlamakla yükümlüyüz. Ve bunu acilen yapamadığımızda bir çok varlığımız gibi kentlerde elimizden gidecektir. 
Biliyoruz ki kentleşmeyi iki döneme ayırır bilim insanları. Birinci dönem; ortaçağ sonrası kendi doğal kuralları içinde oluşan kentlerdir. İkinci dönem ise dünya sermayesinin kentleri yeniden keşfederek vahşi kentleşmeyi dayattığı dönemdir. İkinci dönem 1950’lerden sonra sermaye krizleri sonrasında dayatılan kentler.
1980 ve 1990’lar,dünyada kapitalist ilişkilerin kentlere dayatıldığı yıllardır. Reagan, Teacher ve bizde Özallı yıllar bu ilişkilerin kurulmasını sağlamıştır. Yeni kentleşme uygulamalarına vahşi kentleşme der bazı bilim insanları. Merkezi güç, yerellere nakit aktarmayı azaltır ve belediyeler rekabetçi düzene girerek kentleri şirket gibi yönetmeye zorlanır. Belediye Meclisleri şirket yönetim kurullarına benzer, hizmetler dışarıdan alınır, kamu hizmet sözleşmeleri ihalelerle yapılır ve genelde en düşük ücreti veren kazanır. Böylece kendi yağıyla geçinmeye çalışan kent yerel idaresi kentliden çok şirketlerin faaliyetleri ile ilgilenmek zorunda bırakılır.
Merkezler tarafından zorda bırakılan yerel idarelere en anlamlı destek kentlilerden gelmelidir. Kent Konseyleri de bu kentlileri örgütleyecek önemli güç olabilir. Böylece kent dışındaki ideolojiler tarafından dayatılan sömürü temelli bir şehircilikten, insan türüne uygun bir şehirciliğe giden yolu çizmek, akılcı ideolojinin, kentli ideolojisinin görevi olabilir. Bunun için de Kent Konseyleri vahşi kentleşmeye uyum sağlamak veya tepkisel güç olmaktan ziyade üretimin bir aracı, aktif bir bütünleştirme görevini yüklenmelidir. 
Kentliler olarak şu soruyu kendimize sormalıyız; biz kentlerimizi çevresiyle birlikte yaşam alanı olarak görüp sahiplenecek miyiz yoksa seçimden seçime oy kullanarak görevini yapmış yurttaş rahatlığına mı ereceğiz? Yanıt elbette kentleri çevresiyle birlikte sahiplenmek olmalıdır. Çünkü bizler kentleri yaşam alanı, özgürleşme meydanları olarak algılarken, bizlerin kentlere yığılmasını isteyenler yani kentleşmeyi teşvik edenler; kentleri tuğla ve harç, çok katlı binalar ve otobanlar olarak düşünüp krizlerine kaynak olarak algılıyorlar. İnşaatı bir sanayi olarak görenler spekülatif ilişkilerle toprakları ranta çevirmektedirler. Bunu kabul ettirmek içinde ideoloji üretiyorlar. Dayatılan ideoloji; düzene uyun, yaşananlar doğaldır, başka seçenek yoktur, zamanın ruhuna uyun.
Ortaklaştığımız bir söz vardır; başka bir dünya mümkün, evet başka bir dünya da, başka bir kent de, başka bir kırsal alan da mümkündür. Bizler dayatılana değil kendi düşüncelerimize göre eylemleri gerçekleştirdiğimizde güzel günler gelecektir. Bu mücadelede birlikte olabiliyor ve haklarımızı savunabiliyor isek Kent Konseylerine anlam yüklemiş oluruz.
Biz Kent Konseyi delegeleri olarak tüm kentliler gibi kente karşı görevlerimizi yerine getirmeliyiz. Bunun içinde kentlilik bilincini geliştirici, kentin doğal ve kültürel zenginliklerini koruma mücadelesinde birlikte olmalıyız.
Hergün yoksullaşan yurttaşlar olarak kentlerimizin demokratik yönetimi sonucunda birbirimizle dayanışma içinde olmalıyız. Bunun içinde kent içi ve çevresinde üretenler ile tüketenlerin birlikteliğini, dayanışmasını sağlamak gerekmektedir.
Bunu başarmanın yolu;  Bağımsız olmak, Demokratik ilişkiler kurmak,  Kentimizi sahiplenmek ve  Gönüllü olmak.
Yeni dönemde daha güzel çalışmaların birlikte yapılması için hiç bir engel yoktur. Yeter ki isteyelim. Siz delegelerin de bu heyecanı taşıdığını düşünüyorum.”
Belediye Başkan Yardımcısı  Selçuk Çakır’ın konuşmasının ardından Faaliyet Raporunu yürütme kurulundan Arif Kuday, Denetleme Kurulu raporunu Denetleme Kurulu Üyesi Özer Demir okudu. Faaliyet raporu üzerinde konuşmalar yapıldı ve öneriler sunuldu.
Yapılan seçimlerde Kent Konseyi Başkanlığına tek aday olan Ziya Gökerküçük seçildi. Haber Merkezi

Çevre - 10:43 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ÇİNGENE AYRIMCILIĞI

    Ayrımcılık; “Yasama, yürütme ve yargı organları ile gerçek kişiler ile kamu ve özel tüzel kişilerin; cinsiyet, ırk, renk, dil, din, inanç, ulusal köken, etnik köken, cinsel kimlik, felsefi ve siyasi görüş, sosyal statü, medeni hal, hemşericilik, hamilelik, sağlık durumu, engellilik, yaş ve benzeri temellere dayalı olarak, düzenlenen hak ve özgürlüklerden, karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Kafa Toplarında Mükemmelliğin Yeni Trend İsmi: Calvert-Lewin

    Premier Lig’te kafa vuruşlarına dair istatistiklerde ön plana çıkan ilginç bir isim var, Dominic Calvert-Lewin. Kafa vuruşları söz konusu olduğunda elit forvetlerin arasında geçiyor ismi. Bu sezon Lig’te hiçbir takımın Everton kadar fazla kafa golü skoru mevcut değil. Peki bu ismi havada bu kadar başarılı yapan ne?. The Atletic bu konuda bir araştırma yaparak Calvert […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Alanyaspor431011 1+1010
2.Fenerbahçe42204 2+28
3.Karagümrük42118 4+47
4.Galatasaray42115 2+37
5.BB Erzurumspor42116 4+27
6.Antalyaspor42114 2+27
7.Hatayspor42113 6-37
8.Göztepe41308 4+46
9.Kasımpaşa42023 2+16
10.Kayserispor42023 5-26
11.Konyaspor31204 1+35
12.Trabzonspor41215 505
13.Sivasspor31112 3-14
14.Gençlerbirliği31111 2-14
15.Beşiktaş41125 7-24
16.Yeni Malatya41123 7-44
17.Gaziantep FK40316 8-23
18.Ç. Rizespor40222 5-32
19.Denizlispor40221 6-52
20.MKE Ankaragücü30121 3-21
21.Başakşehir40130 6-61

HAVA DURUMU

22 Ekim 2020 PERŞEMBE
12°
  • CUM °
  • CTS °
  • PAZ °

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI