20° Açık

Gazetecilerin Gözünden 1 Mayıs…

Güncel - 1 Mayıs 2020 10:29 A A

1 Mayıs Dünya İşçi ve Emekçi Bayramı, bu sene koronavirüs salgını nedeniyle, alıştığımız coşkulu kutlamalarıyla alanlardaki yerini alamayacak. Bizler de okurlarımız için birbirinden değerli gazetecilerden 1 Mayıs’ın Edirne’deki ve Dünyadaki tarihsel süreçlerini gazetemize değerlendirmelerini istedik . Gazetemiz İmtiyaz sahibi Zeki Özkorkmaz, Edirne Gündem Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Murat Savaş, Hudut Gazetesi Haber Editörü Sevcan Kalıpçinden Elmacı, Edirne Güncel Gazetesi Sahibi Melih Yurduseven 1 Mayıs ile ilgili bigilerini okurlarımıza aktarırken; Gazetecilerin gözünden ‘1 Mayıs nedir?’ anlattılar.
1 Mayıs’ın doğuşundan Edirne’deki 1 Mayıs kutlamalarına kadar uzanan süreci tarihsel birikimleriyle aktaran gazetecilerimizin koronavirüs salgını sürecinde 1 Mayıs’a  gazetecilerin gözünden  bakalım.

UMUDUNUZU KAYBETMEYİN…
Gerçek Gazetesi İmtiyaz Sahibi Zeki Özkorkmaz:
Gerçek Gazetesi’nin hazırladığı gazeteciler gözünden 1 Mayıs çalışmasının içerisinde olmaktan duyduğum keyifle başlıyorum yazmaya. 1989 yılından beri aralıksız takip ettiğim 1 Mayıs’ları kısaca anlatmadan önce 1 Mayıs tarihine yönelik bir kaç cümle ile başlamak istiyorum. İnsanlık tarihinin akışını belirleyen başlıca etken, ezen ve ezilen arasındaki sınıf mücadelesidir. Özel mülkiyete geçisin ve böylelikle sınıfların ortaya çıkışının da tarihi olan bu satırlarda bu iki sınıf arasında amansız mücadeleyi anlatmaya çalışacağım. Emek hareketinin ortaya çıkışı, kapitalizme geçişle ortaya çıkar. Kapitalizmi oluşturan egemenlerle emeğin sahipleri arasında uzlaşmaz çelişkiler çıkmaya başlar. Kapitalizmin insan emeği üzerindeki sömürüyü büyütmesi, emek hareketinin oluşumunun temel nedenidir. Yani 1870’li yıllarda kapitalizmin insan emeğini azgınca sömürdüğü yıllarda, çalışma saatlerinin 18 saatlere vardığı dönemlerde, emek hareketinin ilk talebi 8 saatlik işgücü vermekle başlamıştır. 1873’te, Amerika’da 19. yüzyılın sonunda hızla sanayileşme yoğun bir emek gücünü ortaya çıkarmış idi. Ancak işçilerin bu yoğun emek gücünün ortaya çıkışı ile birlikte hızla artan sanayilere emekçiler yerleştirildi. Kapitalistler, sanayilerde çalışan işçilerin ücretlerini düşük tutup çalışma saatlerini 18 saate kadar çıkarttılar. İşçilerin 18 saat çalışması bile onları açlık sınırından kurtaramadı. İşçilerin arasındaki bilinçli işçiler, ilk önce ücretlere karşı, arkasından 8 saat işgücü için mücadele vermeye başladı. Emek hareketi, kapitalist patronlara karşı verdiği 8 saatlik iş gücü talebi, 1800’lü yılların sonlarına kadar sürdü. 8 saatlik iş gücü talebi kısa sürede uluslararası boyutta işçi hareketlerinin talebi haline geldi. 8 saatlik iş gücü talebi, uluslararası boyutlara ulaşmasının işçi hareketlerinin ortak noktasının adını belirlemiş oldu. 8 saat talebi artık sadece ekonomik bir talep olmaktan çıkarak, işçi sınıfının insanca bir yaşam isteğinin adımı oldu ve bu talep daha sonraki yıllarda uluslararası emek hareketinin ortak talebi haline geldi ve belirlenen ortak bir eylem günü gündemleştirildi. Belirlenen ortak eylem günü de 1 Mayıs’tı. Artık uluslarası emek hareketinin insanca yaşam koşulu talebini haykıracağı daha adil bir hayatın insanca yaşama arzusunun, talebinin adı 1 Mayıs’tır. Ezenlerle ezilenler arasındaki tarih boyunca süre gelen sınıf mücadelesinin ortak haykırıldığı addır 1 Mayıs. 1 Mayıs ezilen sınıfların ezenlere isyanıdır. 1 mayısa tarihsel ufak bir girişte sonra kendim içinde 1 mayısların anlam ve önemine dair birkaç cümlem olacak 1989 yılından itibaren 1 mayısları takip ettim 89 ve 90’lı yılların başları yasaklıydı 1 mayıslar o yıllarda ve sonrasında her yıl taksim meydanında kutlamak yapmak istense de benim hatırladığım 3 yıl hariç hiç izin verilmedi. İzin verilmedikçe de işçiler ile polis arasında sokak çatışmalarına kadar yükselen olaylar oldu hayatlar kaybedildi. 1989 yılından itibaren her yıl 1 Mayısları takip ettiğimi yazmıştım, 4 yılını Edirne’de takip ettim kalan yıllarda İstanbul’daydım . İstanbul’da en son katıldığım 1 mayıs, 2019’da Maltepe’de miting alanında gerçekleştirilendi.
İki yüz bin muhalif insanın, emek mücadelesini dillendirmek için, katıldığı 1 Mayıs’taydım bu yıl. İki yüz bin emekçinin bir araya gelmesi bana Nazım Hikmet’in Tanya Destanı’nı anımsatmıştı. Destanda idam edilmek üzere olan Tanya Kolhonzolulara sesleniyordu ipin ucunda. ‘Biz iki yüz milyonuz, hiç iki yüz milyon asılır mı? Gidebilirim ben, teslim olun vakit varken.’ Nazım’ın bu dizeleri 1 Mayıs Meydanı’na gidiş geliş yönleri trafiğe kapatılan yollarda yürüyen insan selinin tam ortasında gelivermişti aklıma. Bir yandan miting kürsüsünden yükselen, -ille de işçi sınıfı- diyen Nazım şiirleriyle Genco Erkal’ın ifadesindeki tokluk, bir yandan da işçinin, emekçinin, isyan gününü, mücadele gününü yükselten binlerce işçinin arasında olmanın etkisiyle Tanya aklıma giriverdi. Tanya; Alaman Ordusu‘na başkaldıran, 18 yaşında bozuk düzene ‘Dur’ demek isteyen yürekli bir kız çocuğuydu. Nazım’ın destanında anlatılan Tanya aklımdayken, önümde 1 Mayıs Meydanı’na girmek için geçen genç insanların yüzlerini izledim. Ellerinde tuttukları filamalarında, dillerinden düşürmedikleri bozuk düzene olan isyanın sloganlarından da bir daha anladım ki umut tükenmedi. Umut tükenmemişse, umudu yeniden yine örgütleyebiliriz. En çok da bu günlerde umuda ihtiyacımız var. Dünyanın başına gelen koranavirüsün kaybettirdiği yaşamların artması dünyadaki toplumları karamsar hale getirdi. Belki de Tanya şartlarında olmasa da artık hepimiz ipin ucundayız en çok bu günlerde umuda ihtiyacımız var. Buradan herkese Tanya gibi gür, Tanya gibi coşkun sesleniyorum, UMUDUNUZU KAYBETMEYİN…

Edirne Gündem Gazetesi Yazıişleri Müdürü Murat Savaş: Bu kadar uzun meslek yaşamınızda bir çok kez 1 Mayıs kutlamaların tanıklık etmiş olmalısınız. Örneğin 1 Mayıs resmi tatil olmadan kutlamalar nasıldı?
“Aslında ben gazetecilik mesleğine başlamadan önce Edirne’de iki yıl üst üste 1 Mayıs mitingi gördüm. Ancak o zamanlar lise öğrencisiydim. O yıllarda Edirne’de gazetecilik yapan arkadaşlarımız da mutlaka bu iki kutlamaya tanık olmuştur. 1 Mayıs normalde İstanbul Taksim Meydanı’nda düzenlenen mitingle kutlanırdı. Fakat İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı 1979 yılı 1 Mayıs’ında İstanbul’da sokağa çıkma yasağı ilan edilince Edirne’deki Selimiye meydanında kutlandı. Yine 1980 yılında da Edirne’de kutlama yapıldı. Mitinge katılanlar şehir merkezinden Karaağaç’a kadar kortej halinde yürüdü. Bugünkü tarihi Karaağaç Tren Garı önünde kısa bir miting düzenlendi.
Üniversite yıllarım 12 Eylül sonrasına denk geldi. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisiyken bir yandan da iş bulabildiğimiz çeşitli gazetelerde, yayın organlarında çalışıyorduk. 12 Eylül’den sonra Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs kutlamak yasaklı hale gelmişti. Her 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmak isteyen gösterici gruplarla polis arasında çatışma çıkardı. Stajyer muhabir olarak çalıştığım dönemde, belki de stajyer oluşumuz ve basın kartımızın bulunmaması nedeniyle bize Taksim’deki olayları izleme görevi verilmedi. Olayları daha çok telsizden takip ettik, gidip izleyen arkadaşlarımızdan dinledik. Yıllarca Taksim’e çıkmaya çalışan eylemci gruplarla polis arasında ciddi çatışmalar yaşandı. Örneğin bu çatışmaların birinde Mehmet Akif Dalcı adlı gösterici genç vurulup hayatını kaybetti. Sonradan Dalcı’nın, dönemin Kırklareli Müftüsü Osman Dalcı’nın oğlu olduğu anlaşıldı.
Ben Edirne’ye döndükten sonra uzunca bir süre Edirne’de 1 Mayıs kutlaması yapılmadı. Uzunca bir süre Türkiye’nin değişik yerlerinden İstanbul’a gidenlerle buluşan sendika taraftarları Taksim Meydanı’na çıkıp kutlama yapmak istedi. Ancak buna izin verilmedi ve her seferinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Daha sonra ise Taksim dışında Bakırköy, Kadıköy gibi yerlerde kutlamalara izin verildi ve Edirne’deki sendikalar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri İstanbul’daki kutlamalara gittiler. Daha sonra ise Lüleburgaz’da da kutlama mitingleri düzenlenmeye başladı. Burası Trakya ve burada kolay kolay bir mitingde olay çıkmaz. Polis de bunu bilir, önlem alır ama olay çıkmayacağından emindir. Bir süre sonra 1 Mayıs Edirne’de de kutlanmaya başlandı. Ancak bu çift başlı bir kutlamaydı. DİSK, Türk-İş, KESK ve bazı sol partiler ayrı kutlama yapıyordu. İşçi Partisi (şimdiki Vatan Partisi) Eğitim-İş ve CHP ise bir yerde toplanarak 1 Mayıs’ı konu eden bir basın bildirisi okuduktan sonra dağılıyordu. Av. Teoman Özdöl’ün İl Başkanlığı döneminde CHP, DİSK’in başını çektiği kutlamalara katılmaya başlandı. Uzunca bir süredir, Eski SSK Hastanesi kavşağında toplanan kortej Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüyüp burada yapılan konuşma ve şenlikle 1 Mayıs kutlanıyor.
SAĞLIKLI VE VİRÜSSÜZ NİCE 1 MAYISLARA…

Edirne Güncel Gazetesi Sahibi. Melih Yurduseven
1 MAYIS İŞÇİNİN VE EMEKÇİNİN BAYRAMI..
Öyle mi?
İşçi gerçekten 1 Mayısta Bayram yapıyor mu?
Normal yaşamı dışında elde ettiği ve uyguladığı bir ayrıcalık varmı?
Elde edilmiş bir kazanımın sonrasında yaşanan ve adına Bayram denilen o coşkuyu gerçekten yaşıyor mu?
Aldığı aylığında artış olduğu için bir an önce evine gidip eşine müjde vermek için telaşa kapılıyor mu?
Kendisi ile ilgili kazanımlar elde etmek için üye olduğu sendikaların yönetiicilerinin yaşamış olduğu hayatı yaşayabiliyor mu?
Onların eline geçen paranın çeyreğini aldığı için dünyanın en bahtiyar insanı benim diyebiliyor mu?
İşçiyi savunan ve onun haklarını elde etmesi için mücadeleler veren, Emek sömürüsünü ortadan kaldırmayı hedefleyen yazar çizerlerin elde etmiş olduğu imkanların ve gelirin onda birini elde etme imkanına yaklaşabiliyor mu?
İşçi, haksızlıklarla mücadele edildiğine ve haklarının gerçek manada
savunulduğuna inanıyor mu?
Yoksa bir yazarımızın köşe yasının sonunda yazdığı şu cümlelerle ayni mi?”””Emek ve dayanışma günü, işçi ve emekçi bayramı, haksızlıklarla mücadele günü imiş!
Hadi canım sen de!..
Kendi kendimizi aldatıyoruz.”””
Buraya kadar yazdıklarım normal şartlarda her yıl beklediğimiz ve basın olarak ta takip edip okurlarımızı bilgilendirdiğimiz 1 Mayıs Emek ve İşçi Bayramı ile ilgili düşüncelerimizdi.
Oysa bu yıl 1 Mayısta normal seyrinde kutlanamayacak.
Çünkü 40 günü aşkındır mücadele verdiğimiz Koronavirüs mücadelesi gereği uygulamaya konulan önlemler tıpkı 23 Nisan Bayramı’nda olduğu gibi sembolik kutlamalar ile gerçekleştirilecek.
Bu yıl 1 Mayıs Cuma gününe denk geliyor.
Durum böyle olunca, cuma, cumartesi ve pazar günlerini birbirine bağlanarak sokağa çıkma yasağı ilan edilmesi bekleniyor.
Peki,1-2-3 Mayıs sokağa çıkma yasağı ilan edilecek mi?
Bir Gazete haberine göre; 1 Mayıs’tan itibaren 3 günlük sokağa çıkma yasağının uygulanması gündeme gelirken, bu uygulamanın bayrama kadar her hafta sonu devam ettirilmesi de tartışılıyor.
Uzmanlardan hükûmete verilen raporlarda da sokağa çıkma yasaklarının salgınla ilgili olarak ‘zincirin kırılması’ konusunda büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Kurallar esnetilmeden bayrama kadar tedbirlerin sıkı bir şekilde uygulanması durumunda ise üçüncü aşamaya geçileceği ve normalleşme sürecine girileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Yasakla ilgili son kararı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan verecek.
Bana göre büyük olasılıkla sokağa çıkma yasağı uygulanacak.
SAĞLIKLI VE VİRÜSSÜZ NİCE 1 MAYISLARA…

1 MAYIS KORONAYA TAKILDI
Hudut Gazetesi Haber Editörü Sevcan Kalıpçinden Elmacı: 1 Mayıs, işçinin emekçinin bayramı.
Her yıl 1 Mayıs’ta meydanlar işçiler, emekçilerle dolup taşardı ve kortej oluşturup hep birlikte omuz omuza kol kola yürür dayanışmanın en güzel örneklerini sergilerdi. Ne yazık ki bu yıl meydanlardaki buluşma Korona engeline takıldı.
Edirne’de de TÜRK-İŞ, DİSK, KESK, TÜMOB, TTB ve diğer STK, dernekler, bazı siyasi partilerin temsilcileri, üyelerinin yer aldığı Emek ve Dayanışma Platformu’nun oluşturduğu kortej 1 Mayıs’ta ellerinde pankartlar, dövizler, davullar Ayşekadın semtinde toplanır Saraçlar Caddesi’ne kadar adım adım yürürdü. Ardından 1 Mayıs’ı anlatan konuşmalar yapılır, şiirler okunur, şarkılar söylenir, halaylar çekilirdi. Resmi tatil olmasına rağmen bazı çalışanlar yine ekmek teknesinin başında bulunurdu. Biz gazeteciler de elinde kalemi, boynunda fotoğraf makinesi, kamerası meydanlarda yine 1 Mayıs’ı çalışarak geçirirdik.
İLK DEFA MEYDANLAR SESSİZ
26 yıllık meslek hayatımda her yıl 1 Mayıs’ı çalışarak kutlardık. Bu yıl işçi emekçi de meydan da yok. Dünyayı her anlamda sarsan Koronavirüsü salgını nedeniyle herkes evine kapandı. Biz gazeteciler de ilk defa boş meydanları üzüntüyle görüntüleyeceğiz. Hak arayanların çıktığı meydanlar sessiz kalırken, emeğin hak ve çıkarlarını birlikte koruyup geliştirme çabasında olan tüm işçinin, emekçinin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun.

Güncel - 10:29 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ROMANLARA YARANAMAYAN VALİ

    Romanların sosyo-kültürel farklılıkları toplumların ilgisini çektiği kadar tarihçilerin ve antropologların da inceleme konusu olmaya devam etmektedir. Anlaşılamama, kendilerine yönelik olumsuz önyargı tanımlamaları içinde sıkışıp kalmış durumdadır. Roman toplulukların sosyal ve kültürel farklılığı iyi analiz edilmediğinde soruna sağlıklı bir çözüm üretme olanağı mümkün olamayabiliyor. Tarihsel derinlikle sürekli dışlanan bu çingene topluluklarına devlet otoritesi gereken ilgiyi göstermemiştir. […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Satranç Dünya Şampiyonu, Nasıl Fantasy Futbol’da Başarılı Olur?

    Geçtiğimiz sezon 2019’da Premier Lig Fantezi Futbol sezonunun şampiyonu tanıdık bir isim; Magnus Carlsen. 29 Yaşında Norveçli Dünya Satranç Şampiyonu. Satranç Mozart’ı olarak anılan bu isim Fantezi Lig’teki başarısı ile akıllara belirli bir yöntem takip etmiş olabileceği sorularını getiriyor. Benim de severek takip etmiş olduğum bu oyun, lig içerisinde oynanan karşılaşmalarda yer alacak sporcuların başarı […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Göztepe11005 143
2.Karagümrük11003 033
3.Beşiktaş11003 123
4.Galatasaray11003 123
5.Alanyaspor11002 023
6.Hatayspor11000 003
7.Antalyaspor11002 023
8.BB Erzurumspor11002 111
9.Fenerbahçe11002 123
10.Kayserispor11001 013
11.Konyaspor11000 000
12.Ç. Rizespor10011 2-10
13.MKE Ankaragücü10011 2-10
14.Kasımpaşa10010 1-10
15.Gaziantep FK11001 3-20
16.Trabzonspor10011 3-20
17.Sivasspor10010 2-20
18.Gençlerbirliği10011 3-20
19.Başakşehir10010 000
20.Yeni Malatya10010 3-30
21.Denizlispor10011 5-40

HAVA DURUMU

22 Eylül 2020 SALI
20°
  • ÇAR 29.4°
  • PER 30.8°
  • CUM 31.1°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI