11° Hafif yağmur
  • EURO 7.19
  • DOLAR 6.45

FOMOSapiens

Köşe yazıları - 14 Şubat 2020 20:09 A A

Merhaba sevgili okurlar, bu yazımda daha öncede bahsettiğim bir kavramdan FOMO (Fear of Missing Out) yani sosyal medyada gelişmeleri kaçırma korkusunu ele alacağım. Kelime olarak 2013 yılında Oxford sözlüğünde yerini almıştır. Özellikle insanoğlunun teknolojik evriminde sosyal medyanın gücünün tartışılmadığı bir zamandayız. Fakat bu kadar sosyal medya ile zaman geçiren insanlar bunu neden yapıyor? Bu soru uzun zamandan beri akademinin çalışma konuları arasındadır. Çalışmalar bu duruma sosyal medyada gelişmeleri kaçırma korkusunun ciddi anlamda etkisinin olduğu göstermektedir. Birçok çalışma, özellikle gençlerin; ünlüleri, arkadaşlarını takip etmek için sosyal medyayı yoğun kullandığını rapor etmektedir. Bu yoğun sosyal medya kullanımı da bağımlılık etkisi yaratmaktadır. Son yürüttüğüm çalışmada üniversite öğrencilerinin özellikle fitness salonlarında zaman geçiren üniversite öğrencilerinin vücutlarını paylaşmak bir nevi teşhir amaçlı sosyal medya kullandıklarını düşünmüştüm. Ama düşündüğümün aksine bu yoğun salon sporları ile uğraşan üniversite öğrencilerinin diğer arkadaşlarının paylaşımlarını, ünlüleri ve sosyal medya üzerinde dönen olaylar için daha çok sosyal medya kullandıkları gösterdi. Bir nevi paylaşım yapmak yerine paylaşımları takip etme hastalığı baş göstermektedir. Akıllı telefonların kullanım amacının sosyal medya ağırlıklı olduğunu bildiğimiz Türkiye’de, bu durumu açıklamak için yapılan çalışmalar akıllı telefon bağımlılığının yordayıcısı olarak da FOMO’yu işaret etmektedir. Peki, neden insanlar başkalarının sosyal medya üzerinden yaptıklarını merak ediyor? Neden bu hızlı çağda gelişmeleri kaçırma sorunu yaşamaktadır? Daha önceleri eskiler hatırlar “Bizimkiler” dizisi vardı. Dizide Cemil karakteri çevredeki herkesi takip eder ve bunları hemen herkese deklare ederdi. Bir nevi FOMO, o zamanlarda da toplum arasında az da olsa mevcuttu diyebiliriz. Fakat daha önce bu kadar bilme şansımız, bilgiye erişimiz yoktu. Teknoloji bu, daha çok bilgi ihtiyacının üstesinden geldi. İnternet ile birlikte bilgi bombardımanı adeta insanın ayarını bozdu. Teknolojik müptelanın ekranında o kadar “0” ve “1” bitler akmaya başladı ki, bu hıza erişmek için insanlar devamlı çevrimiçi kaldılar. Ve sonunda bu bilgi akışı form değiştirerek sosyal medya üzerinde güç topladı ve sosyal medya işte burada sahne aldı. İnsanların paylaşımlarına beğeni (like) alma kaygısı, takipçi sayısı arttırma gibi kavramlar ortaya çıktı. Gerçek hayatla, sanal hayat yer değiştirdi. Bu değişim yüzünden herkes yaşamını yoğun bir şekilde sanal olarak yaşamaya başladı. İşte FOMO bu sanallık üzerinden nemalandı ve sosyal medya kullanım süresini arttırdı. FOMO bu sayede birçok probleme de sebep olmaya başladı. FOMO’ya yakalananlar sıklıkla akıllı telefonlarından sosyal medya uygulamalarını kontrol eder oldu. Beğeni sayısı az olunca fotoğrafını kaldırıp yenisi koymak, başkalarının hayatı ile kendi hayatı arasında kıyas yapmak, sosyal medyada arkadaş muhabbetleri kaçırmak, hikâye(story) sayılarını takip etmek gibi FOMO belirtileri baş gösterdi. Sonuç, yoğun akıllı telefon ve sosyal medya kontrolü ve kullanımı yüzünden bağımlılıklar, bu bağımlılıklar sonucu akıllı telefondan yoksun olma korkusu olarak tanımlanan Nomofobi’ye kadar uzanan bir süreç. FOMO yüzünden anda kalamayan insanlar, hep daha ileride olmak ve başkalarının hayatlarında yaşamak için endişe duyar hale geldi. Fakat bilinmesi gereken arkadaşlar, daha önceleri de dünya devamlı dönüyordu. Şimdi ise FOMOSapiens’ler bunu kontrol etmek istiyor ve devamlı çevrimiçi durumdalar. Başkalarının yaşamlarında yaşamlarını değerlendiriyorlar ve kendi dünyalarında mutsuz oluyorlar. Sonuç olarak FOMO yüzünden bireyler psikolojik anlamda olumsuz etkilenip, ilerleyen durumlarda olumsuz ruh hali ve depresyon duygularına girebilmektedir. Çözüm için kesin bir reçete olmamakla birlikte çalışmalarım göstermiştir ki; bireyin öz denetimi sosyal medya ve akıllı telefon kullanımının sınırlı kullanımı için önemli rol oynamaktadır. Bir de şu husus var. Bu dünyada nerede, hangi şartlarda doğduğunuz tesadüf ve size göre sizden daha iyi yaşam süren insanların varlığı hep canlı bir şekilde kalacak. Bu hususta bireysel mutluluğun, kendi ortamında ve dünyanda varoluşsal boşluğun anlamlı bir şekilde yani bir amaç ile doldurulmasının ve sahip olduklarına şükür ve teslimiyetin önemli olduğunu düşünmekteyim. 7,5 milyar insanın yaşadığı bu gezegende başkalarının hayatını takip ederek mutlu olmak bana ütopya gelmektedir. Bu yüzden sağlıklı ve kaliteli bir zaman için ana odaklanmak ve elindekilerle, şartlarınla mutlu olmak en güzeli ve doğru olanı. Fiziksel sağlık kadar, Aristoteles’in 2000 yıl önce söylediği gibi fiziksel sağlık ile ayrı tutulamayan ruhsal sağlığın yerinde olması yaşam için en büyük mutluluktur. Son olarak, Stoacılık bağlamında öze olan yolculuğunuz materyalistlikten daha anlamlı ve kalıcı mutluluklar sağlayacaktır.
Sevgi ve muhabbetle.

Bu haber 263 kez okundu.
Köşe yazıları - 20:09 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

  • Barınak mı?

    Dünya’da insan ve hayvan hakları ihlalleri sürekli yapılmaktadır. İnsanın ve hayvanın özgür yaşam hakkının ihlal edildiği bir dünyada; insan haklarından, demokrasiden söz etmek gereği tekrar tekrar kendini gerekli kılıyor. Hayvan, demokratik olarak hakkını arayacak yetilerden mahrumdur. Oy hakkı yok. Seçme hakkı yok. Seçilme hakkı yok. İnsanın kendisini sevdiğini hissederse ona yaklaşır. İnsan da böyledir. Sevgiden […]
  • Sanal mı? Gerçek mi? Ortaya Karışık Lütfen

    Merhaba değerli okurlar, Bu yazımda sizlere dijital dünyada ortaya çıkan yeni bir teknolojiden bahsedeceğim. Belki ismini kitle iletişim araçlarından ya da sosyal çevrenizden duymuş olabilirsiniz. Evet, belki de tahmin ettiniz. Sanal gerçeklikten bahsediyorum. Sanal gerçeklik, yazılımlar ve özel donanımlarla oluşturulan, kullanıcıyı olduğu ortamdan gerçekte istediği ortama götürebilecek şekilde, gerçek algısı verebilecek kurgusal ortamların geliştirilmesi olarak […]
  • Korona Günlerinde Hayat…

    Neredeyse 2019 yılını arar olduğumuz şu günlerde, yeni yılın ilk çeyreğini bitirmek üzereyiz. Sadece ülkemiz için değil aynı zamanda dünyayı etkisi altına alan bir kaos yılı yaşıyoruz. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna kadar bulaşmış virüsün etkisi altındayız. Bu virüsün nasıl yayıldığı ile ilgili bir çok komplo teorisi yazılıp çizilmektedir. Elbette aynı zaman dilimlerinde ve birden […]
  • Şampiyonlar Liginde Büyük Münazara

    Elit futbol gün geçtikçe daha fazla hücum aksiyonları odaklı oldu. Taktiksel sistemlerin oturmaya başladığı 60’ların ortalarından bu yana alırsak, her geçen gün ana aksiyonun ofans olduğu örnekleri sık gördüğümüz bir döneme doğru ilerliyoruz. 1994-95 yılında grup aşamalı olarak oynanmaya başlanan Şampiyonlar Liginde 2008 yılına kadar grup aşamalarında sadece 2 sezon 3 gol ortalaması aşılabilmiş, son […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • MERT ÇİNGENE DERKİ;

    Mahallede Roman kadının biri kaynanasına o kadar çok kızmış ki, dayanamayıp avazı çıktığı kadar “Senin gibi kaynanayı yer yesin! Cadı karı! Açık havada sana yıldırım çarpsın!” diye bağırarak sitem ediyordu. Kaynanayı açık havada yıldırım çarpar mı bilinmez ama ben yine Roman meselesinde çarpıcı gerçekleri belki son kez yazma gereği duyuyorum. Bazıları alınır mı gücenir mi […]
  • Kısa Çalışma Nedir? Ödenekten İşçi ve İşveren Nasıl Faydalanır?

    Bundan birkaç ay önce “kısa çalışma” sözü edilseydi, aklımıza hemen ekonomik kriz gelecekti ve bu krizin sonuçlarından korunmak için başvurulan bir kamusal destek olarak bahsedecektik. Biraz tarihçesine baktığımızda; bilindiği üzere 2008 krizi döneminde birçok işletme ekonomik kriz nedeniyle ya kapandı ya da üretimi durdurdu. İflas edenler ve atılan işçiler oldu. O dönemde hükümet, işverenlerin bu […]
  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Trabzonspor25157358 273152
2.M.Başakşehir25157349 242552
3.Galatasaray25147444 202449
4.DG Sivasspor25147447 281949
5.Beşiktaş25134840 32843
6.Ayt. Alanyaspor25117743 251840
7.Fenerbahçe25117746 331340
8.Göztepe2497829 28134
9.Gaziantep FK2588936 40-432
10.Denizlispor25771125 34-928
11.Gençlerbirliği25771133 43-1028
12.Antalyaspor25691028 43-1527
13.Y.Malatyaspor25671237 38-124
14.Ç.Rizespor25741325 40-1525
15.İH Konyaspor254111020 33-1323
16.Kasımpaşa25651436 50-1423
17.Ankaragücü25481421 44-2320
18.İM Kayserispor25471426 61-3519

HAVA DURUMU

28 Mart 2020 CUMARTESİ
11°
  • PAZ 15.8°
  • PTS 17.7°
  • SAL 15.5°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 88.125
    -3,72%
  • ALTIN 338.06
    0,76%
  • DOLAR 6.451
    0,87%
  • EURO 7.190
    1,84%

ŞANS OYUNU SONUÇLARI