12° Kapalı
  • EURO 6.35
  • DOLAR 5.74

EKONOMİNİN ÖNEMİ VE KAPİTALİZM İLE LİBERALİZM

Köşe yazıları - 11 Mart 2018 18:41 A A

Biraz gecikerek yazdığım bu konuyu bu haftaki köşemde işlemek istedim .ETSO Meriç Konferans Salonu’nda iki oturum şeklinde gerçekleştirilen ‘Edirne Ekonomi Zirvesi’ne Edirne Valisi Günay Özdemir, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent, Hürriyet Ekonomi Yazarı Vahap Munyar, Hürriyet Reklam Grup Koordinatörü Gürcan Korkmaz, Hürriyet Seyahat Genel Yönetmeni Serkan Ocak, Hürriyet Kelebek Yazarı Müge Akgün, Deniz Bank Bölge Müdürü Ahmet Çelik, Jolly Tur Kültür Turları Müdürü Kerem Gökçe,  Nef İcra Kurulu Başkanı Erdem Timur,  Trakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu, Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda iş adamı,Edirne’de ekonomik zirveyi konuştular . Bu kadar iş bilenin yanında bir konuşmayan sen mi kaldın diyeceksiniz ama ben de kendi köşemde bu konuyu konuşmaya kararlıyım.

Dünyadaki yaşam biçimleri, halkların var olması bireylerin yaşayabilmesi için olmazsa olmaz ve düşünüş sistemlerini, siyasi ve ideolojik yapıları meydana getiren ekonomiyi ekonomik yapıları tahlil etmek gerekmektedir bence. Zira bireyin yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ekonomi gerekmekte, devletlerin ambargo olmadan ülke topraklarındaki halkını yaşatabilmesi için bağımsız bir ekonomisi, iş imkânları olan, sağlık, eğitim, adalet gibi temel hizmetlerini karşılayabilmesi için ekonomileri güçlü olması gerekmekte, belki de en önemlisi düşünen bireylerin olduğu toplum yaratabilmek için düşünmelerine yetecek zamanları olacak; 18 saat çalışıp, dinlenecek zamanı bile olamayan halk yerine kendisine zaman ayırabileceği, önce kendisini sonra da toplumu geliştirecek zamana sahip bir ekonomisi olması gerekmektedir. Tarihte oluşturulan tüm ütopik yönetimleri düşünelim şimdi ya da oluşturulan yönetim şeklindeki ideolojileri sosyalizm ve kapitalizm kutbunu ya da faşizmi düşünelim. Tüm bu düşüncelerde farklılıklar olmasına karşın her birinde sorun ekonomi değil miydi? Hitler, Kavgam’da anlatmış olduğu gibi ilk başlarda işçi partisi üzerinden hareket etmedi mi ya da Karl Marks meta ekonomisini artı değeri anlatarak asıl sorunun emeğin sömürüsü olduğunu söyleyerek ekonomi de olduğunu tahlil etmedi mi ya kapitalizme ne demeli mutluluğu sağlayamayan, istikrarı yakalayamayan günümüzde globelleşme adı altında tecelli eden ve Dünya’ya egemen olan kapitalizm de ekonomiye dayanmıyordu.  İnsanların sonsuz ihtiyaçları vardı ve kaynaklar sınırlıydı. Bu nedenle öncelikli problemin ekonomi olması doğaldı. Ancak sadece güçlülerin yaşamasını, en iyilerin hayatta kalmasını öngören acımasız kapitalizmin dünyaya hâkim olması açısından sorunun temeline inmek adına kapitalizme ve onun daha yumuşak adlandırılışı olan ve kişilere hak ve özgürlük tanındığı söylenilerek gözleri boyamaya yönelik liberalizme değinmek gerekmektedir.

Bazılarına göre sınırsız özgürlük olarak tanımlanan 16. y.y.’da oluşturulan kapitalizmin 1929 sonrası görünüşü liberalizm gerçekten de özgürlükçü müdür? Sorusunu kendimize sorup cevaplamamızı gerektirmektedir. Daha çok serbest ekonomi sistemine dayanarak oluşturulan ekonomide, düşüncede, siyasi sistemde, ideolojide özgürlüğü temel aldığı söylenen bu kavram uygulamada bu şekilde mi gerçekleş mişdir? Özgürlük; devletin karışmaması, dokunmaması, engellememesi gereken haklarını kişilerin kendi iradeleriyle kullanabilme serbestîsidir. İrade serbestîsidir. Liberalizmin felsesinin teorisyenlerinden olması açısından öncüsü olarak gösterilen J. Lock toplum sözleşmesi kurgusunda ilkel toplum aşamasında insanların barış halinde olduklarını, toplum sözleşmesi yaparken ise cezalandırma hakkını sadece devrettiğini ancak direnme hakkının tanındığını söyler. Hobbes’un aksine bunu söylerken, J. Lock Liberalizmin kurucusu olarak kabul edilir. Oysa buradaki tezatlık gözden kaçacak gibi değildir. Liberalizm özgürlükçü bir yaklaşım olarak tanımlanırken, J.Lock’un özellikle mülkiyet hakkına yüklemiş olduğu anlamdan kaynaklı olarak, mülkiyet hakkının tanınmasını özgürlük olarak kabul edip, hakların toplum sözleşmesiyle yönetilenlere devredilmesini; kurgusunda meşrulaştırmaktadır. O halde anarşizmi savunmamakla birlikte şu noktada Liberalizm gerçek anlamda özgürlükçü olamamaktadır. Sadece serbesti getirmektedir. Serbesti ise temelde özgürlüğün önünü kapatmaktadır. Zira serbest piyasa ekonomisinde kendisini gösteren ve olmazsa olmazının özel mülkiyet olduğu kapitalist sistemde A. Smith’in Ulusların Zenginliği adlı kitabında yazmış olduğu gibi aşamalı ekonomik sistemde özgürlük gerçekleşemememiştir. Sınırsız özgürlük olarak tanımlanan liberalizm ‘bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler’ ‘laissez faire laissez passer’ serbest piyasayı ve rekabet olması gerektiğini savunurken bu ilkeyle beraber kapitalizm; özgürlük kavramının sınırını belirleyen başkasının hakkının başladığı yeri ihlal etmektedir. Özgürlük adı altında serbest piyasa emeğin sömürülmesine sebep olmaktadır.

Kapitalizm ve liberalizm arasındaki en önemli fark ise kapitalizm sadece bir ekonomik sistemken liberalizm yönetimi ve ideoloji ile siyasette de şekil bulmaktadır. Zira sınırsız hak ve özgürlük olması gerektiğini savunmaktadır. Liberalizmin ilkeleri;

  1. a) Bireycilik
  2. b) Özgürlük
  3. c) Doğal düzen
  4. d) Rasyonalite ve Ekonomik insan(Homo Ekonomikus)
  5. e) Piyasa Ekonomisi
  6. f) Sınırlı ve Sorumlu Devlet de şekillenmekte olup; kapitalizmle başlayan; globalleşemeye kadar giden ve merkantilizm ile neo libelleri de içine alan sürecin bir parçasıdır.

Bu süreçler arasındaki ortak yön, özel girişimciye sınırsız mülkiyet hakkının tanınması ile özel girişimcinin istikrarı sağlaması yönündedir. Kapitalizm ve liberalizm ekonomik yapılanmada piyasa mekanizmasının yani “görünmez elin” istikrarı sağlayacağını savunmaktadır. Görünmez el kavramı, liberal düzende üretime karar veren özel girişimcinin bu kararı verirken tüketicinin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kendi yararını maksimum seviyeye yükseltmeye çalışırken, asıl amaç olmasa da kendiliğinden daha doğrusu GÖRÜNMEZ EL tarafından toplumun yararının da en üst seviyeye yükselmesi söz konusu olacaktır. Bu sisteme göre görünmez elin bunu sağlaması ise ancak devletin piyasaya hiçbir müdahalede bulunmaması halinde mümkün olacaktır. Oysa günümüzde gerek 1929 Büyük Ekonomik Buhranı ile olsun gerekse stagflasyon Krizi (Durgunluk içinde enflasyon anlamına gelen bir kriz) olsun piyasa düzgün işlememekte A. Smith’in 1776’da Milletlerin zenginliği adlı eserinde öngörmüş olduğu devlet müdahalesi olmadan görünmez elin istikrarı sağlaması mümkün olamamıştır. Bu nedenle kapitalist düzenin süreç içinde öngörmüş olduğu ancak farklı maliyet ve para politikalarının uygulanacağı özünde kapitalist düzenin farklı şekilleri olan ekonomik sistemler oluşturulmuştur. Ancak yine de tekelleşmelerin, gelirde adaletsizliğin önüne geçilememiştir. Yani kapitalist düzen başarısız olmuş; görünmez el ve ‘bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler’ politikası sınırsız ihtiyaçların sınırlı kaynaklarla bölüşümünü sağlayamayarak ve sınıflı bir toplum yaratarak toplumsal yararı minumum seviyeye düşürmüştür.

Bu haber 78 kez okundu.
Köşe yazıları - 18:41 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

YAZARLARIMIZ

TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.DG Sivasspor1163220 11921
2.Fenerbahçe1162321 12920
3.Trabzonspor1154220 13719
4.Aytemiz Alanyaspor1154219 12719
5.M.Başakşehir1154218 13519
6.Galatasaray1154213 9419
7.BTC Türk Yeni Malatyaspor1153325 131218
8.Beşiktaş1153314 13118
9.Gaziantep FK1143416 21-515
10.Çaykur Rizespor1142511 18-714
11.Göztepe1134410 12-213
12.İH Konyaspor1134412 16-413
13.Kasımpaşa1133516 18-212
14.Yukatel Denizlispor113269 13-411
15.Antalyaspor1132611 20-911
16.Gençlerbirliği1124515 16-110
17.MKE Ankaragücü112368 17-99
18.İM Kayserispor1114610 21-117

HAVA DURUMU

17 Kasım 2019 PAZAR
12°
  • PTS 22.6°
  • SAL 22.6°
  • ÇAR 18.1°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 105.380
    1,54%
  • ALTIN 270.93
    -0,32%
  • DOLAR 5.745
    -0,08%
  • EURO 6.353
    0,19%

ŞANS OYUNU SONUÇLARI