14° Açık

EÇGD: Bizi Yönetenlerin “Nerede Yanlış Yaptık?” Sorusunu Sormaları Gerek

Çevre - 19 Nisan 2020 19:19 A A

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ayten Eren ile koranavirüs ve yaşamımıza getirdiği zorlukları konu edindiğimiz söyleşimizde; sağlıktan ekonomiye, ekosistemden kapitalizme, işçinin yaşam koşulundan çalışma şartlarına, doğadan çevre bilincine kadar geniş yelpazede son süreci değerlendirmesini istediğimizde Sevgili Ayten Eren, Gerçek Gazetesi okurları için fikirlerini kaleme aldı.

“Dünyamızın ekosistemlerinin bozulduğu, kaynaklarımızın şu anda hakkımız olanından fazlasını tükettiğimizi, su, toprak ve hava kirliliğine dair bilim insanlarının, çevrecilerin yaptıkları uyarılarda ne kadar ciddi olduklarını, başımıza Korona Virüsü düşünce anlamaya başladık. Doğamızı kar hırsıyla acımadan talan eden kapitalist sistem, vahşi yaşam alanlarını, tropikal ormanları, virüslerin alanlarını bozunca yeni sahiplerini bulmak üzere onlar da dünyaya yayıldılar. Daha önce de hayvanlardan bulaşan SARS, MERS gibi salgın hastalıklara kıyasla daha hızlı yayılması nedeniyle tüm insanlığı tehdit eden Covit 19’a karşı evde kalmamız, dışarıda çalışanlarımızın da mümkünse gerekli önlemleri alarak yaşamımızı sürdürmemiz gerekiyor.

Endüstri Devrimi’nin elbette ki insanlığa çok olumlu katkıları olmuştur. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler artmış, yaşamımız daha kolaylaşmış ama aşırı kar hırsıyla yapılan çevre zararları, iklim değişikliği, savaşların insanlığa ve doğaya verdiği zararlar oldukça artmış. Kaynaklarımızın artık gelecek nesillerin haklarını bile kullanarak tükettiğimiz üzerine daha çok konuşmaya başlamışken, filmlerde rastladığımız bir senaryonun içine dünyanın bütün insanları olarak dahil oluverdik. Bilim insanlarınca dünyadaki bu türlerin hala çok iyi tanınmadığı ama nedeninin insan faaliyetleriyle ekosistemlere verdiğimiz zararlar kadar ,bizim de bir o kadar zarar göreceğimizi söylemelerinin boş olmadığını gördük. Acaba COVİT-19 verilen zararlara karşı doğamızın insanlığa çıkaracağı ağır faturaların başlangıcı mı? KOVİD-19 virüsünden kurtulamazsak belki de geleceğin dünyasını onlar bizsiz devam ettirecek..

Korona Virüsü gibi tüm dünyanın başına gelince korkuyu iliklerimize kadar hissettiğimiz salgın hastalıklar, insanlık tarihinin her döneminde yaşanmış neredeyse. O zamanlar bu kadar hızlı ulaşım ve şehirlerde yüksek oranda yerleşim olmadığı için yayılma sınırlı kalmakla beraber, teknolojinin dolayısıyla tıbbın yetersizliği nedeniyle 13.yy Avrupa’sında yayılan veba salgınlarında nüfusun yüzde 60 oranında öldüğü biliniyor. Bugün aşısı bulunduğu için pek önemsemediğimiz su çiçeği salgını Avrupa nüfusunun üçte birini yok etmiş. En yakın tanık olduğumuz domuz gribi, kuş gribi, HİV virüsü gibi tüm dünyada yaygın görülen salgınlarda da milyonlarca insan kayıpları yaşanmıştı. Her kış ilacının olmadığını bildiğimiz bazen bizi yataklara bile düşüren ama bir haftada iyileşeceğimizi bildiğimiz gribin 5 bin yıldır insanları öldürdüğünü bilsek bu kadar rahat olur muyduk? .

KOVİD-19’a benzer Kara Veba salgınında genç yaşlı, zengin fakir ayırt etmeden yayılması karşısında insanlar öylesine umutsuzdular ki kurtulmayı değil ne zaman öleceklerini düşünecek haldeydiler. Ancak insanoğlu, hayatta kalma azmini bunca korkunç salgınlara rağmen devam ettirmeyi başarmış bir türdür ve günümüzde ülkelerin kendi içlerinde aldıkları önlemler, aşı ve ilaç çalışmaları bizi hastalığa yakalanmama konusunda umutlu kılıyor en azından…

Bu salgının önüne geçilmesindeki koşul, temassızlığın uzun süre devam ettirilmesi olduğundan üretim ve hizmetlerin azalması bütün sektörleri fazlasıyla etkileyerek, krizlerin zaten sıkça yaşandığı dünyada ve ülkemizde, işsizliğin dolayısıyla yoksulluğun giderek artması, en çok çalışan, işiz kalan bu kesimin her açıdan iflasını getirecektir.

Bu olağanüstü koşullarda hükümetin aldığı kararların kamu yararına, emeğiyle geçinen insanları, işsiz kalanları, günübirlik çalışıpta, evde kalmak zorunda olanları, esnafı öncelemek yerine ihtiyacı karşılamayan tedbirlerle idare etmeye çalışması halkın her türden sorunlarını katmerleştirerek arttıracaktır.

Üretimin azalması, dışa bağımlı gıda sektörümüzle birlikte bu işin uzaması olasılığıyla gelecekte açlık sorununu da karşımıza çıkarabilir. Tarım ve hayvancılık politikalarının dışa bağımlılıktan uzaklaşarak köylünün, yerel çiftliklerin acilen tam da bu dönemde desteklenmesi gerekiyor bu vesileyle…

Çevreci hareketlerin yıllardan beri savunduğu “yerel üretim, yerel tüketim” anlayışı bizi bu dönemde, uluslararası tekellerin kar hırsıyla yarattıkları kimyasal katkılı gıdalardan kurtarıp doğa dostu, yerel tohumlarla yetişen ürünlerle buluşturacaktır. Geleceğin güvenli tarımı kuşaktan kuşağa aktarılan tohum ve deneyimlerle kendine yeten insan ve toplum modellerini geliştirmekle mümkün olacaktır. Bunu talep ederken elbette ki merkezi hükümetlerin mevcut uluslararası tekelci kapitalist üretim ilişkilerinden vazgeçeceklerini düşünmek hayal olur. Ancak yerel yönetimlerdeki yapılarla ilişkilenmek, çevremizdeki olanaklarımızla üretim süreçlerini planlamak, üretim ve tüketim kooperatifleri oluşturmak düşüncesini tartışmaya ve bileşenleriyle ortaklaşmaya acilen başlamamız gerekmektedir

Uzun yıllardan beri, dünyada güvenli gıdaya ulaşmak konusunda yerellerde geliştirilen basit ama çok yaygın bir anlayışla, yaşadığımız evlerin sitelerin bahçeleri, yoksa balkonlarını, çatılarını yenilebilir bitkilerle donatmaya başlamak… Site yönetimleri alacakları kararlarla süs bitkileri çimler yerine meyve ağaçları, sebzeleri yetiştirmeyi planlayabilirler. Bu insanlar için iyi bir aktivite, komşuluk ilişkilerini geliştirme, çocuklara rol model olma gibi artılarını da yanında getirecektir ki Korona-19’la geçen asosyal karantina günlerimizden sonra ilaç gibi gelebilir.

Çevre Gönüllüleri Derneği olarak dünyanın başına gelen bu salgınla birlikte başta ülkemizi genelde ve yerellerde yönetenlerin nerede yanlış yaptık? Sorusuyla başlayıp, her alanda kamu ve doğa yararını gözetmelerini, yoksulluğu ortadan kaldıran, köylü ve kentliyi üretime katan planlamalar yapmalarını talep ediyoruz.

Halkımızın da geçmiş tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmeye, mümkünse kimyasallardan uzak durmaya, yerel gıdaları tercih etmeye, tükettiğinin az da olsa bir bölümünü üretmek üzere seçenekler bulmaya ve bu zor dönemden geçerken de gereken sağlık tedbirlerini almanın bizim ve çevremizin güvenliği için önemli ve tek koşulu olduğu gerçeğini unutmamaya davet ediyor, sağlıklı günler diliyoruz”.Zeki ÖZKORKMAZ

 

 

 

 

Çevre - 19:19 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ROMANLARA YARANAMAYAN VALİ

    Romanların sosyo-kültürel farklılıkları toplumların ilgisini çektiği kadar tarihçilerin ve antropologların da inceleme konusu olmaya devam etmektedir. Anlaşılamama, kendilerine yönelik olumsuz önyargı tanımlamaları içinde sıkışıp kalmış durumdadır. Roman toplulukların sosyal ve kültürel farklılığı iyi analiz edilmediğinde soruna sağlıklı bir çözüm üretme olanağı mümkün olamayabiliyor. Tarihsel derinlikle sürekli dışlanan bu çingene topluluklarına devlet otoritesi gereken ilgiyi göstermemiştir. […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Satranç Dünya Şampiyonu, Nasıl Fantasy Futbol’da Başarılı Olur?

    Geçtiğimiz sezon 2019’da Premier Lig Fantezi Futbol sezonunun şampiyonu tanıdık bir isim; Magnus Carlsen. 29 Yaşında Norveçli Dünya Satranç Şampiyonu. Satranç Mozart’ı olarak anılan bu isim Fantezi Lig’teki başarısı ile akıllara belirli bir yöntem takip etmiş olabileceği sorularını getiriyor. Benim de severek takip etmiş olduğum bu oyun, lig içerisinde oynanan karşılaşmalarda yer alacak sporcuların başarı […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Göztepe11005 143
2.Karagümrük11003 033
3.Beşiktaş11003 123
4.Galatasaray11003 123
5.Alanyaspor11002 023
6.Hatayspor11000 003
7.Antalyaspor11002 023
8.BB Erzurumspor11002 111
9.Fenerbahçe11002 123
10.Kayserispor11001 013
11.Konyaspor11000 000
12.Ç. Rizespor10011 2-10
13.MKE Ankaragücü10011 2-10
14.Kasımpaşa10010 1-10
15.Gaziantep FK11001 3-20
16.Trabzonspor10011 3-20
17.Sivasspor10010 2-20
18.Gençlerbirliği10011 3-20
19.Başakşehir10010 000
20.Yeni Malatya10010 3-30
21.Denizlispor10011 5-40

HAVA DURUMU

19 Eylül 2020 CUMARTESİ
14°
  • PAZ 23.5°
  • PTS 25.3°
  • SAL 27.8°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI