18° Parçalı bulutlu

AVRUPA VE ONUN BİRLİĞİ / DENEME-İNCELEME

Köşe yazıları - 11 Şubat 2019 23:12 A A

Kimi onu yeni bir tılsım, bir sağlık reçetesi, pek çok hastalığın ilacı gibi sundu; kimi ise kötülüğün büründüğü yeni yüz, insanlığın önünde açılan yeni bir felaket perspektifi, yeni bir sömürü aracı olarak tanıttı. Ne var ki herkesin bundan anladığı çok farklı, hatta birbirine karşıt şeyler. Üstelik yakından bakınca yanlış anlayanların, veya yanlış bilenlerin çoğunlukta olduğu görülüyor. Zaman zaman, insanlığın düşünsel dünyasında kimi kavram ve akımlar adeta moda gibi öne çıkarıldığı doğrudur. Bu kavramlar bazen şiddetli rüzgarlar estirirler, sonra devran değişir, ortalık yatışır, derken bir başka kavram bir başka akım moda olur, onun günü başlar… Avrupa ve onun birliği de böyle bir şey midir?

Bugünkü Avrupa’yı/Avrupalılaşmayı anlamak açısından öncelikle Avrupa’nın gelişim çizgisindeki temel kırılma noktalarına veya tarihsel dönüm noktalarına bakmak gerekmektedir. Bunun için de öncelikle Ortaçağ Avrupa’sına kadar uzanmak ve o dönemde yaşanan ekonomik/sosyal yapının temel özelliklerine bakmak kaçınılmaz bir görev olarak önümüze gelmektedir.

Ortaçağ boyunca Avrupa’nın, özellikle teknoloji kullanımı açısından Asya’dan veya Doğu’dan çok önemli farklılıklar taşıdığını söylemek kolay değil. Kuşkusuz dinsel ve kültürel farklılıklar vardır; ancak kullanılan teknoloji ve üretim araçlarının gelişmişliği, bilgi ve zenginlik düzeyi açısından Asya ve Avrupa, Doğu ve Batı farklı olmaktan çok birbirine benzer özellikler taşıyordu. Hatta Doğu, bilgi birikimi ve üretim araçlarının gelişmişliği açısından da, sosyal ilişkilerin niteliği açısından da, Avrupa’nın ilerisinde yer alıyordu. Peki onun önünü açan ve daha sonra dünyanın öteki bölgelerinden önemli ölçüde farklılaşmasını yaratan dinamizm ve onun sırrı nedir?

Ortaçağ Avrupa’sı, kuşkusuz karanlıkların, korkuların ve acımasızlığın egemen olduğu bir Avrupa’dır. Sosyal ayrımların çok derin, derebeylerinin çok insafsız, kilisenin çok katı ve sömürünün had safhada olduğu bir dönem. Ortaçağ boyunca zenginliğin ana kaynağı topraktı, toprak da lordlara ve kiliseye aitti. Toprak sahibi özgür köylüler olsa da, bunlar ne sayıları ne de etkileri açısından önemli konumdaydılar. Kutsal kitabın dışında bir şey söylemek mümkün olmadığı gibi, bu durum deney ve gözleme dayalı bir bilimin de doğmasını engelliyordu.

Ancak kuşkusuz bu karanlık, bağnaz, baskıcı dönem yalnızca bundan ibaret değildi. İlk olarak, durağan görünmesine karşın aslında kendini değiştirecek/dönüştürecek karşıt güçleri ve dinamikleri içinde barındırdığı gibi, feodal yapının bazı özelliklerini, kendinden sonraki sosyo-politik gelişmelerin ipuçlarını kendi içinde taşımaktadır. Bu feodal sosyo-ekonomik yapıda toprak, tamda “ turnusol kağıdı” işlevi görmektedir. Toprağın lordlar arasında bölünmüşlüğü siyasal iktidarın da bölünmüşlüğü anlamına gediyordu ve bu feodal yapı, Doğu’daki gibi iktidarın tek elde toplanmasını, merkezleşmesini ve mutlaklaşmasını önlüyordu. Otoritenin böylesi parçalı oluşu, sıkça el değiştirmesi, devlet yapısını kuşkusuz güvenilmez kılıyor ve gündelik yaşam açısından birçok tehdit oluşturuyordu. Ancak, aynı zamanda, iktidarın çok parçalı yapısı, siyasi gücün zayıflığı gibi kriterler de iktidar karşısında “güçlü” olma yollarını aramalarını mümkün kılmaktadır.

Feodalizmin bir başka özelliği, aynı toprak üzerinde lord ile kiracılar arasındaki üst ve alt mülkiyet dağılımı da lordun iktidarını sınırlayan bir nitelik taşıyordu. Bu sistem çoğu zaman sanıldığı gibi durağan olmadığı gibi, kendisinden sonraki gelişmelere yol açacak karşıtlıkları da içeriyordu diyebiliriz.

Avrupa’da ortaçağ içinde başlamış hareketlilik ve bu hareketliliğin modernleşmeye doğru evirilmesi genellikle üç büyük olayla bütünleştirilir: Rönesans veya insanın yeniden uyanışı, keşifler veya Batı’ya, denizlere doğru açılma, dinde reform hareketlerinin getirdiği ulusal kilisenin meydana gelmesi ve dünyevi iktidarın doğuşudur. Rönesans, keşifler ve reformlar, bu üçlü Avrupa’nın sosyal, ekonomik, kültürel ve entelektüel hayatında köklü dönüşümler yaratacak muazzam olaylardır. Rönesans ve reform hareketleri, Avrupa’nın, Ortaçağdan çıkışının temel dinamikleridir diyebiliriz. Bu sayede, dinin otoritesi azalmış, insan yeniden keşfedilmiş ve bilim dinden bağımsızlaşmıştır. Modern bilimin ve felsefi düşüncenin ortaya çıkışında kuşkusuz matbaanın bulunması da (1440’lı yıllar) büyük bir role sahiptir.

On beşinci yüzyılın sonuna gelindiğinde Avrupa’ya bilimsel buluşlar ve “keşifler” sayesinde daha önce kendisine olmayan bir zenginlik akmaktadır. Avrupalıların dünyayı yeniden “keşfi” ve ele geçirilmesi olgusu Doğu ile Batının arasındaki farkın açılmasının da en temel nedeni olduğu görülmektedir. Kısaca sömürgeleştirme diyebileceğimiz süreç dünyanın dört bir yanından Avrupa’ya köle emeği ve tek taraflı kaynak sağlamaktaydı.

Avrupa’nın zenginleşmesi sosyal dinamiklerinde önemli ölçüde değişmesine neden olmuştur. Sosyoekonomik yapıdaki bu alt- üst oluş nedeniyle kentler büyüyor ve kentlerde yeni bir sınıf oluşuyordu; ticaret gelişiyor ve tarımsal üretim üstünlüğünü yitiriyor; topraktaki mülkiyet yapısı değişiyor ve lordlar güçlerini kaybediyordu. Büyüyen ticaret hacmi nedeniyle kentlerde “burjuva” denilen bir sınıf gelişiyor, bu sınıfın giderek güçlendiği bir sosyal düzen ortaya çıkıyordu. Yükselen yeni sınıf kendi önünde yıkılması gereken iki engel görüyordu: Katolik kilisesinin merkezi gücü ve feodalizmin parçalı iktidar yapısı….

Köşe yazıları - 23:12 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • ROMANLARIN DÜŞÜNCE DEVRİMİNE İHTİYACI VARDIR

    Geçtiğimiz günlerde Edirne Gerçek Gazetesi’nin internet ortamında video olarak gerçekleştirmiş olduğu Romanların yoksulluğu ve ayrımcılığına yönelik söyleşide, Roman yurttaşlar konusunda sosyal çalışmalar yürüten sosyologlar ve çalışma yürüten katılımcılar ile birlikte meseleye yönelik görüşler ve çözüm önerilerini tartışma olanağı bulmuştuk. Derin sosyal sorunlara sahip olan, sayısal anlamda 3,5 milyon civarında olduğu tahmin edilen geniş bir toplumsal […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • Kai Havertz Liverpool İçin Uygun İsim mi?

    Birçok futbol taraftarı, Kai Havertz isminin Liverpool için ideal olduğunu düşünüyor. Rafa Honigstein bu konuda görüşlerini açıkladı, Almanya futbolunun uzman isimlerinden Rafa’ya göre;  “herhangi bir takım Kai Havertz ismini takımında görmek isteyebilir. Kendisi oldukça teknik kapasitesi yüksek ve başarılı bir isim. Kendisinin en iyi olduğu rol topu kontrol etmek isteyen bir takımın 10 numara pozisyonunda […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • YÜKSEKÖĞRETİMDE UZAKTAN EĞİTİM ŞART!

    Merhaba Sevgili Okurlar, Pandemi dönemi boyunca acı gerçeklerle karşılaştık. Bunlardan ilki kaçınılmaz insanın sonu olan ölüm. Dünya çapında birçok insan korona virüsü yüzünden hayatını kaybetti. Doğa bir nevi ona karşı yapılanları unutmadı. Umarım bir daha böyle üzücü olaylarla ve musibetlerle karşılaşmayız. Bu süreçte bir başka acı gerçek, eğitim sisteminde yaşanan aksaklıklar ve adapte olunamayan uzaktan […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.M.Başakşehir29179355 272860
2.Trabzonspor291610365 323358
3.Sivasspor29158650 331753
4.Galatasaray291410548 262252
5.Beşiktaş29155949 351450
6.Fenerbahçe29137951 391246
7.Alanyaspor29129849 321745
8.Göztepe241081136 38-238
9.Antalyaspor299101035 46-1137
10.Gaziantep FK298111041 46-535
11.Kasımpaşa28951442 51-932
12.Denizlispor29881329 42-1332
13.Gençlerbirliği28871335 47-1231
14.Ç.Rizespor29851631 49-1829
15.Yeni Malatya29771543 46-328
16.Kayserispor29771533 64-3128
17.Konyaspor295121224 40-1627
18.MKE Ankaragücü295101426 49-2325

HAVA DURUMU

14 Temmuz 2020 SALI
17°
  • ÇAR 28.4°
  • PER 30.2°
  • CUM 30.4°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI