Parçalı bulutlu

“Artık Yolun Yarısı 35 değil”

Güncel - 27 Aralık 2017 17:25 A A

Edirne Belediyesi bünyesinde kurulan Edirne Akademi’nin bu haftaki konuğu Beykoz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Edirne Akademi Hocası Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu oldu. Ateşoğlu son yıllarda yaşam süresinin arttığını belirterek, “Cahit Sıtkı Tarancı’nın Yaş 35 Şiiri’ndeki gibi artık yolun yarısı 35 değil. Bilim adamları 120 yaş sınırı koyuyor. 120 yaşa kadar yaşayacağız artık” dedi.
Edirne Belediyesi bünyesinde kurulan Edirne Akademi’nin bu haftaki konuğu Beykoz Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu oldu. Edirne Akademi’nin kadrosunda yer alan Prof. Dr. Ateşoğlu, Edirne Belediyesi personeline ‘Yaşlılarla İletişim’ konulu bir eğitim verdi.
“Edirne Cumhuriyet’in de kurucu ideolojisinin oluştuğu kent”
Eğitimin açılış konuşmasını gerçekleştiren İletişim Sosyoloğu Doç. Dr. Serdar Taşçı, “Edirne Akademi’nin ‘Halkla İlişkiler ve Etkili İletişim’ konulu seminer ve ders dizisinin bu haftaki bölümüne hoş geldiniz. Edirne bir kültür başkenti; Osmanlı’nın başkenti; Cumhuriyet’in de kurucu ideolojisinin oluştuğu kent. Eğitime inanan, eğitimci bir belediye başkanı ve onun hizmetiyle kurulan Edirne Akademi var. Bizler, ‘Yaşam boyu eğitim ve öğretim düşüncesini’ benimseyenlerdeniz. Hayatta en hakiki mürşitin, yol göstericinin ‘ilim’ yani ‘bilim’ olduğuna inanıyor ve eğitimlerimize devam ediyoruz” dedi.

“Yaşlılık artık göreceli kavram”
Yaşlılığın göreceli bir kavram olduğunu anlatan Doç. Dr. Serdar Taşçı, “Yüzyıl önce kırklı yaşlar, yaş ortalamasının gayet üzerinde olduğu yaşlardı. Yani yaşlılık 40’lı yaşlardaydı. Tıptaki gelişmeler, bilim ve teknolojideki gelişmeler, sağlıklı beslenme, temiz hava, sağlıklı su kaynaklarına ulaşım ve bilim ve teknoloji sayesinde yaşam ömrü uzamış durumda. Yaşlılık artık göreceli bir kavram; kendinizi yaşlı hissedip hissetmemenizle alakalı. Belediyeler toplumun her kesimine hizmet etmekle yükümlü. Dolayısıyla belediye hizmetlerinde, yaşlılarla iletişim hayati öneme sahip. Bu eğitimin sizlere büyük katkısı olacağını düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.
İletişimin önemine vurgu yaptı

Konuşmasına Nazım Hikmet’in ‘Yaşama Dair’ şiiri ile başlayan Edirne Akademi’nin bu haftaki konuğu Prof. Dr. Gülten Kaptan Ateşoğlu, demografik anlamda 65-74 yaş arası yaşlılık, 75-84 arası erken yaşlılık, 85 yaş üzerindekilerine de ileri yaşlılık dönemi denildiğini söyledi.
Sadece yaşlılar ile iletişimin değil insanın insanla olan iletişiminin de çok önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Ateşoğlu, “Doğum masasında çok acı çeken bir bayanın sevgiyle elini tuttuğumuzda elimizi reddettiğini görebilir miyiz? Evdeki yaşlılarımız da, onlara sevgiyle yardımcı olduğumuzda bizleri geri çevirmez. Bizim ülkemiz geleneksel toplum yapısına sahiptir. Yıllar önce genç jenerasyon üzerinde bir araştırma gerçekleştirdim. Evdeki büyükanne, büyükbaba ile anlaşamamasına rağmen, kuşak çatışması yaşamasına rağmen gençlerin neredeyse yüzde 99’u; yaşlıların evde aileleri ile birlikte yaşamaları gerektiğini söyledi” dedi.

Gelişmiş ülkelerin yaşlılığı nasıl algıladıkları konusunda da bilgiler veren Prof. Dr. Ateşoğlu, “Bizim ülkemizde felç geçirmek bile; ‘İnsanlar belli bir süre sonra yaşlanır ve felç geçirir’ olarak algılanıyor. Gelişmiş ülkeler ise bu durumu ‘deneyimli personel kaybı, bilen insan kaybı, beyin kaybı olarak’ nitelendiriliyor. Bu nedenle; ‘bunu nasıl önleyebiliriz’i toplum olarak öğretiyorlar“ ifadelerine yer verdi.
“Artık yolun yarısı 35 değil”
Son yıllarda yaşam süresinin uzadığına dikkat çeken Ateşoğlu, “Yaşam standartları, beslenme, bilim ve teknoloji gibi etkenler nedeniyle yaşam süresi de arttı. Cahit Sıtkı Tarancı’nın Yaş 35 Şiiri’ndeki gibi yolun yarısı 35’idi. Ama şimdi bilim adamları 120 yaşa kadar sınır koyuyorlar. 120 yaşa kadar yaşayacağız artık. Bizlerin hedefi bu olmalı. Nasıl yaşamamız gerek; elden ayaktan düşmeden. En önemlisi de kendimizi önemsemek; uzun yaşamı kendimize nasıl sunacağımızı bilmek; hem kendimiz hem çocuklarımız hem de toplum için çok önemli. Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirindeki gibi yolun yarısı artık kesinlikle 35 değil; 120’yi hesapladığınızda 60 oluyor” şeklinde konuştu.

“Kendimize bir hobi edinmeliyiz”
AB ve Amerikan Yaşlılar Derneği’nin özellikle gelişmekte olan ülkelere yönelik önerilerde bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Ateşoğlu, “Bu dernekler bizim gibi gelişmekte olan ülkelere ‘Sizlerin hobileri eksik’ diyor. Bu yaşa kadar ‘ben şu hobiyi edindim’ diyebilecek kaç kişi var aramızda? Mutlaka kendimize bir hobi edinmeliyiz. Çünkü sosyal aktiviteler zihni gençleştiriyor; sosyal gruplara dahil olmak, yaşamı paylaşmak, kendi eserini sevmek uzun yaşamak için çok önemli. Hobilerle kendimize bir uğraş, bir eser yaratmamız lazım. Gelişmiş ülkeler; kendilerini sevdikleri için, kendilerine değer verdikleri için; günlük yaşam aktiviteleri, bizim anneanne ve babaannelere göre biraz daha iyi. Bizde yaşam birazda ucuza alınmış durumda. Bir yaştan sonra insanların bağımsızlığı elinden alınmış oluyor. Gelişmiş ülkelerdeki yaşlılar; markete gidiyorlar, yemeklerini kendileri pişiriyorlar, bisiklete biniyorlar” diye konuştu.
“İnsanlar bağımlı olmaya başlarsa sorunlar artıyor”
Evde bakıma muhtaç bir yaşlının aileler arasında tartışmalara neden olduğunu belirten Ateşoğlu, “İnsanların ne kadar bağımsızlığı bozulursa, yani bağımlı olmaya başlarsa bu kez sorunlar başlıyor. Aileler arasında tartışmalar çıkıyor. Karı-koca arasında kavgalar yaşanıyor. Ben bu konuda erkekleri çok seviyorum. Çünkü en büyük yükü evde erkekler kaldırıyor. Erkekler evde iki kadının arasında kalıyor. Biz kendi kendimizi ifade eden insanlar değiliz. Eşlerden biri kızar, neden kızdığını 6 ay sonra söyler. Erkekler tamamen içe kapanıyor; pijama, terlik konseptinde; evde ‘tık’ demiyor. Böyle böyle yaşlanıyoruz. Üstüne de hastalık gelince istenmeyen yaşlılar ortaya çıkıyor” dedi.
“Yaşam aktivetilerinden zorlanıyorlar”
Yaşlıların yaklaşık yüzde 35’inin günlük yaşam aktivitelerinde zorlandığını anlatan Ateşoğlu, “Yüzde 42’si günlük faaliyetleri için yardıma muhtaç olmaktadır. Hastalık bazında ise yüzde 80’inin bir veya daha fazla kronik hastalığa sahip olduğu bilinmektedir. Yaşlılarda bağımlılığın artmasıyla birlikte anksiyete düzeylerini de etkilemekte ve iletişimi güçleştirmektedir. Bu nedenle yaşlı bireyler ile iletişimde yaşlıyı suçlamamak ve onun tarafından suçlandığınızda alıngan olmamayı öğrenmek gerekmektedir. Yaşlı bireylerde unutkanlığın birçok nedeni olabilir. Bu yaş, hastalık, geçmiş deneyimler vb.dir. Ancak demans, Alzheimer bu tür unutkanlıklardan ayırt edilmelidir. Halk arasında bunama olarak da bilinen demans ve demanslar içerisinde Alzheimer tipi demans yaşlılarda neredeyse yarı yarıya görülen ve özel iletişim kurulması gerektiren bir durumdur” dedi.

Güncel - 17:25 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • Aç Köpek Fırın Duvarını Deler

    2010 Roman Açılımı rüzgârlarının estiği, yaprakların henüz solmadığı günlerdi. Şarkıcı Kibariye ablam “Kim bilir?” şarkısının ahengi içinde yanıp tutuşuyordu. “Kim bilir, bu gidişin dönüşü olacak mı ? Ah nasıl bakacağım yollarına Ufkumda batan güneş bu sabah doğacak mı? Kalben ne kadar bu dertli olacağım kim bilir?” diye. Yıl 2020. Romanların ufkunda güneş hala doğmadı. Doğan […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • DİEGO İÇİN

    Yazı yazmak, yazı fikirlerini düşünmek ve insanlara bir şeyler anlatmak hep hoşuma giden bir olgu, özellikle de konuları dallandırıp budaklandırarak, konudan konuya geçe geçe… Bazı yazıları kaleme almak ise, pek de öyle olmuyor. Bunları deneyimlemek acı ve eğitici. İlk paragrafı kendi hayat öğretim için not düşmek adına kaleme almış olabilirim, yazmak için klavye başına geçmek […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • Covid-19 Karantina Günlükleri

    Merhaba sevgili okurlar, Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de Covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Fenerbahçe752012 6617
2.Alanyaspor651015 21316
3.Galatasaray74129 5413
4.Fatih Karagümrük732214 8611
5.Çaykur Rizespor732210 8211
6.Kasımpaşa73228 6211
7.Başakşehir73139 8110
8.Beşiktaş63129 9010
9.Gaziantep FK71519 10-18
10.Sivasspor62226 7-18
11.Antalyaspor72237 10-38
12.Hatayspor52214 7-38
13.Yeni Malatyaspor72236 10-48
14.Göztepe614110 737
15.Erzurumspor62138 11-37
16.Konyaspor61326 516
17.Kayserispor62044 9-56
18.Gençlerbirliği61234 7-35
19.Trabzonspor71249 14-55
20.Denizlispor61235 10-55
21.MKE Ankaragücü50144 9-51

HAVA DURUMU

4 Aralık 2020 CUMA
  • CTS 15.9°
  • PAZ 14.3°
  • PTS 11.0°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI