-2° Açık

“ANTİPLASTİK EVRENSEL BİR SAVAŞTIR”

Çevre - 17 Mart 2018 10:25 A A

Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakülte Öğretim Üyesi Begona Rodriguez, Edirne’ye geldiği günden beri çevre duyarlılığı konusunda dikkat çekerken, plastikle mücadelesini GERÇEK’e anlattı.

Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Öğretim Görevlisi ve Plastiğe Hayır Topluluğu kurucusu İspanyol Begona Rodriguez ile gerçekleştirdiğimiz röportajda plastiğin zararlarını anlatarak; Plastiğin en başından en son noktaya kadar bir sorun olduğunu ve antiplastik evrensel bir savaş” olduğunu ifade etti.

Plastiğe olan duyarlılığınızı kendinizi tanıtarak anlatabilir misiniz?

Kanarya adalarındanım.  Doğa konusunda her zaman duyarlıydım. Evdeki elektrikten itibaren hemen her türlü doğayı korumaya çalışıyorum. Bisiklete biniyorum, evde tasarruflu ampullerden kullanıyorum. Buraya öğretmen olarak geldikten sonra öğrenciler ile birlikte bu duyarlılığımı pekiştirmeye çalıştım. Onlara da aktarmaya çalıştım. Bununla ilgili reklam illüstrasyonla ilgili sınıfta projeler yaptık. Sonra iyi gitti bizim için bu işler. Eskiden ben de herkes gibi plastik kullanıyordum. Şampuandan, temizlik malzemelerine kadar plastik kullanıyordum. Ama naylon poşet hiç kullanmadım. Çocukluğumdan beri poşet kullanmam, annem de kullanmaz. Bez çantalar kullanıyoruz. Annem terzi. Plastik kullanımlarına karşı bunu yapmaya çalıştığımda problemin çok büyük olduğunu fark ettim. Bu geri dönüşüm olayı Türkiye’de yeni fakat Newyork’ta bu daha önce kullanılmaya başlanılan bir sistemdi. Kullandığımız plastikleri yani pipetleri, yemek yediğimiz tabldottaki  malzemeleri kullanıyoruz tekrar ama bu plastiklerin sadece yüzde 10’u geri dönüşüyor. Bu bir yalan geri dönüşen bir şey değil plastik. Amerikalılar bu plastiği Çin’e gönderiyor.

“8 milyon  ton plastik doğaya karışıyor”

Plastik sağlık açısından ne gibi sıkıntı yaratıyor?

Sadece geri dönüşümde değil. Plastikte herhangi bir şey yediğimizde; o plastiğin yediğimiz şeye teması bizi zaten etkiliyor. Onun içinde BPA(Bisfenol A’nın kısaltması olup, günümüzde özellikle plastik, naylon, polyester ve PVC gibi maddelerin üretilmesinde etkin rol oynamaktadır.) maddesi eğer yiyecek sıcaksa bulaşıyor. Özellikle plastik yediğimiz yemeğe geçiyor. Bu da sağlık problemi doğuruyor. Plastiğin ilk çıkış noktası petrolden sorun yaratıyordu. Petrolü almak için sorun çıkartıyorlar, işlenmesi ayrı problem. Hep sağlık problemi bunlar. Bazen bu petrol gemilerini biliyoruz. Okyanusta kaza sonucu ya da başka bir nedenden dolayı içindeki o madde suyun içerisine yayılıyor binlerce canlı da sorun yaşıyor. Orada da plastiklerin sağlığımıza olumsuz etkisi oluyor. En başından en son noktaya kadar plastik sorun. Şu şişelerinde, bebeklerin biberonlarında o içerisindeki BPA madde hepimize geçiyor maalesef. Bu plastiğin sadece yüzde 10’u geri dönüşebiliyor maalesef.  Biz bakkallarla bir anlaşma yaptık. Artık her gün Edirne de 2 ton plastik poşet kullanılıyor.  Her yıl 8 milyon ton plastik, okyanuslara boşaltılır. Bu da 8.000.000.000 kilo plastik demek. Bunu engellemek çok kolay aslında. İnsanlar bilmiyor. Bu durumu artık kanıksamışız. Plastikleri sokağa atıyoruz ve kaybolacağını düşünüyoruz. Ya da birisinin bu poşetleri geri dönüştüreceğine inanıyoruz. Böyle bir şey yok.

Öğrencilerimle yürüttüğüm çalışmalar boyunca plastik hakkında çok şey öğrendim. Küresel ısınmaya yol açtığını, sınıfımla birlikte bunun dünyada birçok probleme yol açtığını öğrendik. Bu noktada bir şeyler yapabileceğimizin farkına vardık, bilincine vardık. Ben üniversitede bir öğretmen olarak bunu öğrencilerime anlatmaya çalışıyorum. Okulumda öğrencilerime ödev olarak plastik ile ilgili illüstrasyon ödevi veriyorum, plastikle ilgili yazı tipi çalışması ödevi veriyorum. Bunu kendi alanımda kullanıyorum. İllüstrasyon bir hikaye anlatma sanatıdır. Biz de burada plastiğin zararını anlatıyoruz. Üç tane köpeğim var. Köpeklerimle Meriç Nehri’nde dolaşıyordum ve her yerin plastikle dolu olduğunu gördüm. Sonra o plastiklerin hayvanların boğazına geçtiğini gördüm, hayvanların plastiklerle zarar gördüğünü gördüm. Ve bu nehrin bir noktada okyanusa karıştığını öğrendim. O plastikler bir noktada okyanusa da gidiyordu. Ve bu küçük parçacıkları yiyen balıklar zehirleniyor. Hayvanlar ve bizler de o plastikle gelen suyla kanser oluyoruz bir noktada. İnsanlar burada balık var diye şaşırıyor. Nasıl olabilir ki bu noktada. Sonra toplamaya başladım her gün. Sonra bir arkadaşım “Sosyal medyada neden bir davet oluşturmuyorsun? İnsanlar da gelsin.” dedi. 4 kişiyle ilk görüşmemizi yaptık nehrin kenarındaki plastikleri toplamak için. İkinci defasında 16 kişiydik. Sonra 30 şeklinde artmaya başladı. En kalabalık olduğumuz gün 50 kişi nehrin kenarında atık plastik topladık. Hava muhalefetinin olduğu zamanda 4 kişi yapıyoruz bazen. Ve insanlar aradaki değişikliği görünce iyi hissediyorlar.

Çevreye duyarlılığınızdan dolayı Edirnelilerin olumlu veya olumsuz tepkisi nelerdir?

Kadınlar erkeklerden daha duyarlı. Bunu kadınlara anlattığımda kaygılı bir şekilde karşıladılar. Ama daha sonra alternatifler yaratmaya başladık. Biz kendimizin kullandığı şampuanlardan, sabun için alternatif ürünler ürettik. File, bez çanta kullanmaya başladık. Alternatifler yarattık. Bazı erkekler olumlu karşılarken genelle indiğimizde erkeklerin birçok bahanesi var; bunu devlet yapmalı, birileri onları toplar, sürekli bahane üretiyorlar fakat kadınlar daha yaratıcı çözümler bulmaya çalışıyor. Edirne Bakkallar ve Tekel Bayileri Odası çok şaşırttı artık plastik vermeyi bıraktılar. Ve onlar erkekti.

“Antiplastik savaşı evrensel”

Lokantalarda yeşil nokta ile ilgili bir projeden bahsediliyor, bu proje ne durumda?

Çok fazla şey yapmak istiyoruz. Bu projeyi Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği ile birlikte yürüyoruz. Plastiğe hayır bir topluluk veya bir dernek değil. Yardım etmek isteyen herkes gelip katılabiliyor. EDOSK, Edirne Çevre Gönüllüleri gibi topluluklar destek veriyorlar. Belediye bir şey yapmak isterse destek sağlıyor. Bu antiplastik savaşı evrensel bir savaş sonuçta.  Bazıları bize “Avrupa’ya bakın Avrupa’ya” diyor. Avrupa da iyi değil sonuçta. Afrika Avrupa’dan daha sert politikalara sahip plastik kullanımı konusunda. Çok fazla ülkede plastik yasak. Grupanya’da plastik kullanırsan hapis cezası almaya kadar yolu var. Örneğin Kenya. Çin hükümeti de çok sert politikalar geliştiriyor plastik ile ilgili. Latin Amerika’daki bazı ülkeler plastiğe karşı çok sert politikaya sahip. Avrupa’da naylon poşet almak istiyorsan para vermek zorundasın. Ama yasaklı değil. Süpermarkete gittiğinde her şey plastiğin içerinde ama burada Türkiye’de küçük marketlere gittiğimde meyve ve sebzeler plastik içerinde değil büyük marketlerdeki gibi. Manavda, Ulus Pazarı’nda alış veriş yaptığında aldıklarını kendi bez çantana ya da filene koyabiliyorsun. Burada plastiğe ihtiyaç yok.

“Plastik dünyanın problemi”

Pazarda bez torbalar dağıtıldığında esnaf veya Edirnelilerin ilgisi nasıldı?

Bazı insanlar bez çantalardan isterken; bazı insanlar da omuz silkerek “Bu ne?” dediler. Biz de bedava demek zorunda kaldık. Sattığımızı düşünmesinler diye. Türk insanları da İspanyol insanları gibi onlara da problemin ne olduğunu anlatırsan bunu anlayışla karşılayabiliyorlar. Öbür türlü çok uzaktan bakıyorlar. Kendileri problemi çözmeye çalışmıyorlar. İnsanlar bana gelip ‘çok iyi bir şey yapıyorsun’ diyor ama bu bir şey ifade etmiyor. O zaman sen de yap, bir şekilde o basit şeyleri en azından. Plastik kullanma en basitinden.

Naylon poşetleri insanlar her gün 2 ton alıyor. Bir poğaça almaya gittiğinde bir sürü poşet veriyorlar. Buna gerek yok. Çok zor bir şey değil çöpe atmak. Ama insanlar bunu kullanmaya alışmış artık. Ve biz bunu eğitimle çözebiliriz. Plastik dünyanın problemi. İnternete baktığında her yer de plastik problemi görüyorsun. Biz yeryüzünü rezil ediyoruz. 80’lerin, 90’ların insanların çok eşyası yoktu. İşte 10 tane elbisesi 3 tane ayakkabısı yoktu. O kadar şeye ihtiyacımız yok kullanmaya tüketmeye. Ve biz o insanların kat ve kat fazlasını tüketiyoruz. Şimdi düşünmeliyiz ne yapıyoruz, ne yapmalıyız?

“Edirne’de gölgeye ihtiyacımız var”

Edirne ile ilgili projeleriniz var mı?

Plastikle ilgili mücadeleme devam edeceğim. Burada kesilen ağaçlara insanların dikkatini çekmeye çalışıyorum. Geçen sene 42 derece sıcaklık vardı ve gölge bir tane yer yoktu. Bu merkezde ne ağaçlar kesiliyor. Polis evinin orası ,Kaleiçi’ndeki Park’taki ağaçları geçen sene kestiler. Google Maps’ten 2 yıl önceki haritalara bakın bir de şimdiki haline bakıp görebilirsiniz bu farkları. Gölge yok Edirne’de ve buna ihtiyacımız var. Plastikle ilgili üniversitede bir çalışma yapıyoruz şimdi. Yavaş yavaş işliyor ama yakında geliyoruz. Makbule TUNÇ

 

 

 

 

 

 

 

Çevre - 10:25 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
Kütahya escort Mardin escort Van escort Yalova escort Şanlıurfa escort

YAZARLARIMIZ

  • DÜŞMANIN BİRÇOK YÜZÜ VARDIR AMA TEK BİR İSMİ VAR…

    Bir parkurda yaşar gibi yaşadığımız 2019’u geride bıraktık. Tekrarlanarak yaşanan İstanbul seçimlerinin toplum üzerinde yarattığı olumsuz baskının enerjiye dönüşerek sandıkta yansımasını izlerken; yeni günlere umutla bakmaya başladık. 2013’teki isyanın farklı boyutta yansımasıydı sandık sonuçları. Kapının aralanmasının nihai zafere götürdüğünü söylemek mümkün değil elbette! Emeklilikte yaşa takılanlardan, yılın sonunda asgari ücrete yaptıdığı iddia edilip yapılmayan zammın […]
  • DONALD TRUMP ÇİNGENELER ARASINDA

    Amerika’da seçimi kaybeden Donald Trump, sandıktan çıkan yenilgi oylarına itiraz etmiş, sonuç olarak kongre binasına yandaşlarını çağırmıştır. Çıkan çıngar sonunda ölenler olmuştur. Amerikan savunma bakanlığı ve diğer askeri kuvvet komutanları anayasaya bağlı olduklarını ifade etmelerinin sonucunda direnci kırılan Trump, Meksika sınırını aşmaktan vaz geçip, okyanusu aşıp Avrupa’ ya ulaşır. Çok sevdiği Türkiye’ye Hamzabeyli sınır kapısından […]
  • CHP EDİRNE İL BAŞKANI VE YÖNETİMİNİ SEÇİYOR..

    1980 Faşist Darbesi sonucu 1982 Anayasası ve arkasından tüm kanunlar gibi Siyasi Partiler Kanunu, seçime ilişkin düzenlemeler her yapıda Demokratik yapılanmayı altüst ediyordu. Ve günümüze kadar ki uygulama, bir parti yapılanması içinde Siyasi Parti Karar Organları yerine karar ve sözün tek kişi Genel Başkanda toplanmasına yol açan bir gidiş… Buna karşı demokrasiyi savuran CHP’nin bu […]
  • İLK TÜRK LE MANS YARIŞ TAKIMI

    Türkiye için Motorsporlarının bir adım daha ileri taşınmaya başlandığı tarihi günlerden geçiyoruz. Porsche serilerinde Ayhancan Güven ve Le Mans zaferi ile Salih Yoluç bizleri gururlandırırken, Formula 1’in yıllar sonra tekrar bir İstanbul GP düzenlemesi de son dönemlerdeki spora ilgiyi arttırmıştı. Son günlerde bizi heyecanlandıran bir gelişme daha yaşandı ve bu gelişmeyi detayları ile sizlere aktarmak […]
  • Emek ve Mücadelenin Günü

    Geçen sene bu zamanlar 1 Mayıs hazırlıkları içinde baharın gelişinin vermiş olduğu enerji ve motive ile zamanımız geçerken şimdi korona ve işsizlik mücadelesi içindeyiz. 2019 yılını arar,  2021 yılına da uzak olduğumuz bugünlerde pandeminin etkisiyle işçi sınıfının durumu gün geçtikçe zorlaşıyor. Psikolojik ve ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyoruz ve bu durum salgının bitmesiyle de […]
  • Covid-19 Karantina Günlükleri

    Merhaba sevgili okurlar, Covid tedbirlerine rağmen artık çember daralmıştı. Sonunda ben de Covid’e yakalandım. Çok şükür 20 günlük bir tedavi sonrası şimdilik bu illeti başımdan attım. Bu yazımda sizlere yaşadığım karantina ve tedavi sürecini baştan sona kadar aktaracağım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki zor bir süreç dostlar. Öncelikle virüse bir arkadaş toplantısı sonucu yakalandığımı düşünüyorum. Tedbirleri […]
  • ÜCRETSİZ İZİN VE İŞÇİYİ KORUMA İLKESİNİN SONU !

    İş Hukukun en temel ilkelerinden biri “ İşçiyi koruma ilkesidir”. Diğer hukuk dallarından farklı olarak iş hukuku ayrıcalıklı bir hukuk dalıdır ve temelinde ekonomik olarak sistem karşısında güçsüz olan işçileri hukuki yönden koruma amacını taşımaktadır. Gelişen tarihi süreç içerinde iş hukukunun bu niteliği genel kabul görmüş ancak içeriğindeki işçi lehine olan düzenlemeler zaman zaman ekonomik […]
  • ÇOKLU BARO, HUKUK DEVLETİNİN SONU MU?

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en önemli günlerden biri 16 Nisan 2017’‘de gerçekleşen halk oylamasıdır. Söz konusu oylamada yapılan Anayasa değişikliği ile adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olarak geçen ve içeriği ile “Seçimli Monarşi” olarak değerlendirilebilecek siyasal sistem değişikliği gerçekleşmiş oldu. Bazıları için olağan bir referandum ve demokratik bir değişiklik olarak algılan bu durum gerçek anlamda ise 29 Ekim […]
TAKIMLAR O G B M A Y Av P
1.Fenerbahçe752012 6617
2.Alanyaspor651015 21316
3.Galatasaray74129 5413
4.Fatih Karagümrük732214 8611
5.Çaykur Rizespor732210 8211
6.Kasımpaşa73228 6211
7.Başakşehir73139 8110
8.Beşiktaş63129 9010
9.Gaziantep FK71519 10-18
10.Sivasspor62226 7-18
11.Antalyaspor72237 10-38
12.Hatayspor52214 7-38
13.Yeni Malatyaspor72236 10-48
14.Göztepe614110 737
15.Erzurumspor62138 11-37
16.Konyaspor61326 516
17.Kayserispor62044 9-56
18.Gençlerbirliği61234 7-35
19.Trabzonspor71249 14-55
20.Denizlispor61235 10-55
21.MKE Ankaragücü50144 9-51

HAVA DURUMU

20 Ocak 2021 ÇARŞAMBA
-2°
  • PER 8.1°
  • CUM 13.7°
  • CTS 13.6°

DÖVİZ KURLARI

  • BIST -
    -
  • ALTIN
    -
  • DOLAR
    -
  • EURO
    -

ŞANS OYUNU SONUÇLARI