FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Köşe yazıları 18 Şubat 2019 97 Görüntüleme

YAPAY ZEKÂ BİR SON MU BAŞLANGIÇ MI?

Merhaba değerli okurlar,

Bu yazımda, son zamanların birçok açıdan tartışma yaratan konusu yapay zekâ ile ilgili bir yazı kaleme almak istiyorum. Çünkü konuya uzak olan insanlar, yapay zekânın insanoğlunun sonunu getireceğini iddia edenler ile yapay zekânın insanoğlunun yarattığı en üstün teknoloji olduğunu, insanoğluna çok büyük hizmet edeceğini iddia edenler arasında kalmış durumda gözüküyor. Bunu gözlemlerim ve bana sorulan sorulardan çıkarabiliyorum. Bu yazımda da bu tartışmanın ne boyutta olduğu, yapay zekânın insanoğlu için bir son mu yoksa bir başlangıç mı olduğunu irdelemek istiyorum. O zaman öncelikle yapay zekânın tanımını yapalım ve akabinde tartışmaları ele alarak konuyu ortaya koyalım. Haydi başlıyoruz.

Yapay zekâ, Vikipedi tanımıyla “Bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti” olarak verilmektedir. Bunu biraz daha gerçekçi ortaya koymak istersek; yapay zekâ, bütünüyle insana özgü davranışları yerine getiren (hissetme, davranışları öngörme, karar verme) bir robot olarak adlandırılmaktadır. İnsanlar tarafından zaten daha çok bilinen yapay zekâ yazılımları, algoritmaları değil robotlardır. İlk olarak Arnold Schwarzenegger’ın başrolünde olduğu Terminatör filminden bu yana robotlar, insanların aklında kötü olarak da olsa yer etmiştir. Günümüzde ise yapay zekâya sahip robot “Sophia” en popüler yapay zekâ robotu olarak magazinde adından çok söz ettirmektedir. Fakat bu kısımda insanlar tarafından çok kullanılan ya da bir kısım insanın eğlendiğini zannettiği yapay zekâ yazılımı olarak da Iphone’larda bulunan “Siri” uygulamasını da yazmadan geçemeyeceğim. Ayrıca kendisini de çok severim ve bunu da belirtmek isterim.

Konumuza devam edelim. Peki, yapay zekâ öğrenmesi dediğimizde; yapay zekâ, en zeki canlı olan insan gibi mi öğreniyor? Bu konuda, yapay zekâyı, makine öğrenmesi (Machine learning), derin öğrenme (Deep learning) gibi kavramlar ile ele almaktadırlar. Makine öğrenmesine örnek olarak, geçen ay Edirne’de bir seminer veren “50 soruda yapay zekâ” kitabının yazarı Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Cem Say hocanın anlatımından esinlenmek isterim. Ünlü satranç ustası Garry Kasparov ilk yapay zekâ bilgisayarı IBM’in geliştirdiği Deep Blue ile satranç oynadığında yapay zekâyı yenmişti. Sonrasında bilim adamları makine öğrenmesi ile yapay zekâya farklı oyun olasılıklarının yüklemesini yaptılar. Bunun sonucunda makine öğrendi ve 1950’lerden 1990’lara kadar insanın, bilgisayarlara hükümdarlığı bitmiş oldu. Çünkü Deep Blue dünyaca ünlü satranç ustasını diğer oyunda yendi. Bu makine öğrenmesine bir örnektir. Çünkü yapay zekâ hamleye göre yüklenmiş oyunları seçiyor ve ona göre yüklenen stratejiler ile kendi hamlesini yapıyordu. Uzun zamanlardan beri kullanılan makine öğrenmesine bu açıdan derin öğrenmeye göre daha ilkel ve ilk yapay zekâ öğrenmesi diyebiliriz. Derin öğrenmede işler biraz daha karışık ve algoritmik. Derin öğrenmeye örnek olarak ise son zamanlarda neredeyse 100 dilden fazla dilde çeviri yapan Google’ın ürünlerinden olan Google Translate’in algoritmasının kendi kendine öğrenmesini, öğrendiği bilgileri geliştirip, sunmasını gösterebiliriz. Google Translate’i eskiden beri kullananlar dediğimi onaylayacaktır. Çünkü akademik camiada bile bir makalenin, bildirinin özetini yazamayan öğretim elemanları vardı ve bir sürü çeviri ücretleri ile yazılarını çeviriye gönderiyorlardı. Şimdi ise neredeyse doğruya yakın bir şekilde Google Translate verdiğiniz metni düzgün bir şekilde çevirebiliyor. Orta düzeyde bir İngilizce ile yapı ve kelimeler arasında ufak dokunuşlarla metin hazır diyebiliriz.

Şimdi gelin tartışma yaratan fikirler ve ortaya atan ünlü kişileri inceleyelim. Elektrikli arabaların atası olarak bilinen Tesla’nın kurucusu Elon Musk; yapay zekâdaki gelişmelerden korku ve endişe duyduğunu dile getirmektedir. Dünyanın sonunun yapay zekâ yüzünden geleceğini her yerde dile getirmektedir. Yakın zamanda hayatını kaybeden bilim adamı ve fizikçi Stephen Hawking’de benzer şekilde yapay zekânın, insanlığın son buluşu olacağını ifade etmişti. Bunların tam tersi olarak olumlu görüş bildiren Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ise; yapay zekânın yararına işler yapacağını, korkunun yersiz olduğunu dile getirmiş ve yapay zekâya oldukça yatırım yapmaktadır (Şunu da unutmamak gerekir ki Zuckerberg ’in hayali bir gün dünyayı yönetmektir. Bu da yapay zekâ ve Zuckerberg ilişkisi için bir komplo teorisi üretmemize sebep olabilir). Ayrıca, anlattığımız gibi IBM’in yapay zekâ bilgisayarı Deep Blue ile karşılaştığı satranç karşılaşmasında kaybeden Garry Kasparov TEDex konuşmalarında, yapay zekâdan korkmamalı ve satranç açısından yapay zekânın gelecekte yetişecek satranç ustalarına mentörlük yapabileceğini dile getirmiştir. Bu videoyu da TEDex konuşmaları altında internetten seyredebilirsiniz.

Endişelere gelince özellikle insanoğlunun sahip olduğu çoğu işi, yapay zekânın devralacağı ve işsizliğin artacağı düşünülmektedir. Bunu destekler şekilde tıp ve adalet dünyasında çeşitli örnekler ve uygulamalar görebiliyoruz. Hastalıkların tespiti ve davaların sonuçları hakkında çok hızlı ve yüksek doğrulukta karar veren yapay zekâ uygulamaları kullanılmaktadır. Geçen 5 sene içinde neredeyse her alana giren yapay zekâ ile ilgili her ay bir haber ortaya çıkmaktadır. Yapay zekânın yaptığı portrelerle bir ressam, işitme dilini öğretmesi ile bir öğretmen, çağrı merkezlerinde ve insan kaynaklarında iş gücünü azaltması ile bir iş personeli, dava dosyalarını yüksek tahmini ile bir hâkim, haber sunması ile bir spiker vb. artık yapay zekâ her alana girmiş durumda. Yapay zekâ günümüzde spor müsabakaları, sağlık, otomotiv, video oyunları, finans ve ekonomi alanlarında da oldukça sık kullanılmaktadır. Özellikle son günlerde sosyal medyada yayınlanan Çin’de yapay zekâ spikerinin haberleri sunması, bazı kesimler için gerçekten endişe yaratıcı bir durum ama bunu anlamak ve yapay zekâ üzerinde öngörülerde bulunmak gerçekten çok zor. Benim açımdan endişe ise yapay zekânın insanlardan öğrendikleri bilgilerin doğruluğu veya güvenirliği. Günümüzdeki dünya sisteminde sınıf ayrımı, otorite ve güç takıntısı, adaletsizliği daha da arttıracak ya da otoriteye göre görev yapacak bir yapay zekâ beni korkutuyor. Sonuç, insanın yarattığından değil de kötü ve zalim insandan korkmak fikri daha temelde kalıyor. Çünkü eko sisteme, insanın insana yaptıkları ile zaten insanoğlunun sonunun yaklaştığına inananlardanım. Kaynakların artık dünya üzerinde alarm verdiği bir dünya zaten korku veriyor.

Bu bilgiler ışığında artık rutin ve hatta daha da kapsamı genişletelim karmaşık işlerde yapay zekâ, iş gücünü hafifletmekte ve çözüm olmakta fakat işsizliğe neden olabilecek durumdadır. Hali hazırda iş piyasalarında 2019 sonuna kadar yapay zekânın %40 oranında iş gücüne katkı sağlayacağı düşünüldüğünde insanoğlunun iş anlamında çareler ve yeni fikirler üretmesi gerekmektedir. Çünkü çağrı merkezleri, vergi daireleri, öğrenci işleri gibi işleri rutin olan merkezlerde çalışan personel işlerini kaybedebilecektir. Ayrıca Facebook mühendislerinin yapay zekâların aralarında bir dil geliştirip konuştukları ve bu yüzden mühendislerin korkarak yapay zekânın fişinin çekildiği haberi, insanların endişelenmesine neden olmaya yetmiştir. Bu iki durum düşünüldüğünde yakın zamanda işsizlik oranında artış oluşabileceği düşünülebilir. Fakat burada ortak kanı; yapay zekânın şu anlık taklit edemediği diye öne sürülen hayal gücü ve yaratma özelliği ile insanların daha değişik iş kolları yaratabilecek olmasıdır. Diğer konu düşünüldüğünde, kendi geliştirdiğimiz bir makinenin dünyayı nasıl istila ve yok edebileceğini söyleyen insanların aksine, ben de olumsuz düşünerek robotların dünyasında yok olacağımız ya da nitelikli olanların işçi olacağı bir dünya ve son olarak hayatta kalmayı başaranların yeni bir gezegende yeni bir hayata başlamak zorunda kalacağımızı öngörüyorum. Gerçi, yapay zekâlı efendiler böyle bir durumda kendilerine hizmet için yapay zekâlı kölelerde yaratabilir. İnsana ihtiyaç kalmayabilir. Zaman hızlı ve insanlığın alanı daralıyor.

Sevgi ve iyilikle.

Tema Tasarım | Osgaka.com