FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Köşe yazıları 11 Mayıs 2019 13 Görüntüleme

Trakların İzleri

Merhaba, bu sayıda üzerinde bulunduğumuz coğrafyaya adını veren tarihin en eski kültür ve topluluklarından olan Trak’lardan, Trakya’lıların zamanından bahsetmek isterim. Bu konu oldukça geniş ve derin. Çünkü bugün izleri ve kültürlerini burada yaşayan yerli halkın oluşturduğu dönemden bahsediyoruz. Geçmiş dönemlerde Trakya’nın tarihini yazanlar İ.Ö.4000 ve 2000 yıllarında Trak akınlarından ve göçlerinden bahsetmişler. Daha önce de değinildiği gibi İ.Ö.14-13.Yüzyılda izlerine Ergene ve Meriç Havzası’nda rastlanan bir göç dalgası bulunmaktadır ki, bu göç eden toplum Proto Trak (Trak Öncüleri) olarak isimlendirilmiş. Daha sonra tarihçiler tarafından, Traklardan ayrı kabileler ve şehir krallıkları olarak yaşamış, hiçbir zaman bir birlik oluşturamamış toplumlar olarak litaretürde yer edinmiş.
Ünlü tarihçi Heredot ise Trak’lar hakkında: “Hintlilerden sonra en kalabalık olanlar Trakya’lılardır. Birtek adamın komutasında ya da tek iradeyle hareket etseler, hiç yenilmez ve bence, ulusların en güçlüsü ve en kalabalığı olurlardı” demiş. Trak’lar için soylu yaşamak; Savaşa gitmek, başkalarını soymak ve at yetiştirmek olduğu söylenir. Bu nedenle de paralı asker sıfatıyla denizci olarak donanmalarda, atlı olarak kara ordularında yer almışlar. Homeros’un İlyada adlı destanında Trakyalılar için at besleyen, at yetiştiren gibi sıfatlar kullanmaktadır. Trak kralı Rhesos’un atları için: “Görmedim onun atları gibi güzel, iri atlar, giderler yel gibi, kardan beyazdırlar.” demektedir.
Trakya’ya elçi giden kişilere atların armağan olarak verildiği yine Homeros’tan öğrenilmektedir. Ksenephon, “Anabasis” (on binlerin dönüşü) adlı eserinde bir Trak kenti olan Perinthos (Marmara Ereğlisi) halkının orduya yetişmiş atlar verdiğini yazmaktadır. Tanrılar arasında en çok Dionyzos (Doğa Tanrısı olup, asma kütüğünü ve şarabı dünyaya yaymak için yarenleri Satyr ve Menadlarla tüm dünyayı dolaşırlar.), Artemis (Bolluğu ve bereketi simgeler. Hayvanların koruyucusu ve altın yaylıdır. Trakyada geyik üzerinde yay ve okuyla tasvir edilir.), Hermes’e (Doğa ve Bereket Tanrısıdır.) saygı gösterirler.
Trakyada yoğun olarak görülen bazıları anıtsal nitelikli, bazıları irili ufaklı yığma tepelerin hepsi “tümülüs” denilen mezar tepeleridir. Trakya’da en erken tümülüs İ.Ö.1300 yılına tarihlenen Kırklareli’de bulunan Taşlıbayır Tümülüsüdür. Ayrıca Kırklareli ve Edirne civarında Dolmen adı verilen büyük iri taşların yan yana getirilerek ve sonra üzeri tekrar iri bir taşlarla örtülerek yapılan anıtsal mezar tipleri vardır. Bu mezar tiplerinin ilk örnekleri Trak’lara aittir. Dolmen tipi mezarlar daha sonra bırakılmakla beraber, tümülüs geleneği Roma döneminin sonuna kadar (İ.S.395) devam etmiştir.
Anadolu’da Friglerle İ.Ö.8.yy. sonlarında 7.yy. başlarında ortaya çıktığı belirlenen tümülüsler Trakya’da olduğu gibi tek tanrılı dinlerden Hıristiyanlığın egemen olduğu Roma dönemi sonuna kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu yüzden de bazı arkeologlar Traklarla Friglerin aynı kavim olduklarını, Trakyadaki Brig kabilesinin Anadolu’daki Frigler olduğunu iddia etmektedirler.
Ayrıca Traklar iyi at yetiştiren kavimler olduğundan, atlarına çok önem vermekteydiler. Trakların öldüklerinde kendileri için tümülüsler yaptıkları gibi atları için de tümülüs yaptıkları ya da kendileriyle birlikte atlarını da gömdükleri bilinmekte. 1995 yılında Hayrabolu’nun Hacıllı köyünde Tek Höyük köyünde Tek Höyük Tümülüsü’nde Tekirdağ Müzesi Müdürlüğü’nce yapılan kazılarda yukarıda belirtilen konuların büyük kısmı ortaya çıkarılmıştır. Traklar çeşitli kabileler halinde yaşamışlar ve hiçbir zaman bir birlik oluşturamamışlardır. Türkiye Trakyasında yaşayan en önemli iki Trak kabilesi var. Bunlardan biri Ast’lar bir diğeri de Odyris’lerdir. Ast’lar Istranca Dağları’nın eteklerinde oturan büyük bir kabileydi. En önemli merkezlerinden biri Byzye kentiydi. Bu gün bu kent Kırklareli ilinin Vize ilçesidir. Odyris’ler Trakyada yaşayan en büyük ve en önemli kabiledir. Bu günkü Tekirdağ sahil kesimi ile İpsala sınır kapısının batısına kadar olan bölgede yaşamaktaydılar.
Aslında dediğim gibi Trakya bölgesinin tarihi çok geniş, derin ve okuması keyifli. Şimdilik benden bu kadar! Ama bu konuda yazılmış oldukça iyi kaynaklar, önemli tarihçilerin anlattığı çalışmalar var. Yaşadığımız kültürün, halkların geleneklerini bilmek bugünü yorumlamak için önemlidir.

İlginizi çekebilir

Dostun Bağı

Dostun Bağı

Tema Tasarım | Osgaka.com