FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Köşe yazıları 6 Mayıs 2019 29 Görüntüleme

RENKLERİN PEŞİNDE

Eğer Tanrı bir sanatçıysa kesinlikle ressamdır. 

Her tonun farklı gizemi, her gizemin başka bir hikayesi vardır. Çözüme ulaşmış gizemler, birinin tablosunda can bulur. Gerçeklik; gördüğünüz ayrıntıda, ayrıntı ise zihninizin çözdüğü kadarındadır. 

Renkleri ruhuyla seçenler çizgilerle mesaj verir dünyaya. Olmayanı gören kalpler her zaman büyük sanatçılar olamasa da, ulaştığı her kalp onun hükmüne girer. 

Hükümdarların bazıları beyazın seçilmişleri iken, bazı seçilmişler de yok olan karanlığa köle toplamakla görevlendirilmiştir. Dengeler değişse bile, dünya bu gelgitlerle döner.

Rekler benim hayatımda, bazı insanlardan daha fazla yere sahiptir. 

*

Onlarla eğlenmeye genç yaşlarda başladım. İlk tadını aldığım zaman, asla yapmam dediğim şeyi yapıp ruhumun derinlerine yapay bir renk bombası yolladım ve geri sayım bittiğinde, kalbimdeki patlama ve enerji atağıyla, yepyeni bir pencere açıldı zihnimde. Ayrıntılar kucak açıyor, ben de onlara sarılarak bulutlarda koşuyordum. Saatleri kovalarken umarsızca, gölgelerin dansı, ışıkların şarkılarıyla, dünyanın harikaları benimle oynuyordu.

Zaman ilerleyip, bedenim ve ruhum büyüdükçe daha fazla ayrıntı görmeye başladı gözlerim. İnsanların içinde akan belirsiz çizgileri seyretmek bana keyif vermeye başladı. 

Gecenin hızı ve içeriğine göre çevremdekilerin ihtiyaçları, renklerin doyumuyla belirleniyordu.

*

Bir kaç gündür planlandığı gibi, öğlen saatlerinde bir araya gelerek eski dostlar gününü başlatan zil çaldı. Şehrin en gözde ve en sakin noktası olan köprünün bizim için ayrılan tarafında toplandık. Açılan kapakların  sesi ve çarpışan şişeler, kuşlarla düet yapan nehrin huzur dolu su sesine karışarak, hala hafif serinliğin hakim olduğu baharla kucaklaştık. 

Büyük resmin kalan son parçaları dağıtıldı sırayla. Herkes hakkına düşenin acımtırak tadını, değişen yüz ifadesiyle anlattı. 

Saatler ilerledikçe, çevremdeki değişimler beni daha da keyiflendirmeye başladı. İnsanların etrafını saran perdeler, gökkuşağı tonlarına sahipti. Fakat bu kalkan misali çemberin bazı noktalarında korumasız açıklıklar vardı. Oradan içeriye girmek isteyen belirsiz silüetler, onları farkettiğim zaman ortadan kaybolup gölgelere saklanıyordu. 

Sanırım bazı kırılmalar o anda kendini göstermek istercesine karşıma çıkıyordu. Geçen onca zaman içinde, bu gibi anıları hatırlamaya başladım. Sanki bir şey bütün gizli kapıların anahtarını eline geçirmiş ve öğrenmem gereken o yolda bana ışık tutan bir öğretmen gibi sabırlı ve emin adımlarla yanımda yürümeye başladı. Varlığını hissediyor ama ne olduğunu çözemeden sadece eşlik etmesine müsade ederek günün tadını çıkartıyordum. Zaman zaman ortamdan kopsam da kalkan şişelerle yeniden kendime geliyordum.

*

Akşam olmaya başladı ve biz de bir şeyler atıştırıp geceye evde devam etmek üzere köprüye veda ettik.

Eve girdiğimiz anda başka bir dünya karşıladı beynimi. Işıkların loş olduğu bir odada herkes sohbetinin doruğuna çıkmış, kahkahalar eşliğinde dans ederken, kardeşim elimdeki suya uzandı. Daha doğrusu aklından geçeni bana hissettirdi. Bardağı ona uzattım ve içtiği anda ağzından aşağı, boğazına ve oradan da tüm damarlarına yayılan mavinin ışıltısı bütün odayı aydınlattı. Gözlerimdeki hayret ifadesini farketmiş olacak ki, ağzının kenarındaki suları silerek bana döndü. 

“Noldu lan, neden böyle sırıtıyorsun?”

Kurabiye çalarken yakalanmış yaramaz bir çocuk gibi kaldım ortada. 

“Bütün damarların parlak bir mavi oldu ve şu anda anatomini inceliyorum” 

Sanırım kurduğum cümle sadece benim için anlamlı olacak ki, herkes aynı anda kahkahalara boğulup, çiçek tarlasındaki rüzgara kapılan uğur böcekleri gibi etrafa dağıldı. 

Ben biraz kafamı toplamak için başka bir odaya geçtim.

*

İçeriden gelen müzik sesi aniden kesildi. Konuşmalar sustu ve bir anlık karanlığın ardından beyaz bir odada buldum kendimi. 

Kulaklarımdaki fısıltılar netleşirken, anlam kazandı bütün belirsizlikler. Çözülmesi gereken bilmecelerin cevapları serildi önüme. Yıllardır keyifle oynadığım oyunların içinde gizlenen renklerin sebebini anlatan sesler sardı her yanı. 

Dinlenmek üzere girdiğim odadan, duyamadığım başka şeyleri dinleyerek çıktım. Arkadaşlarımın yanına gittiğimde etraflarını saran renkleri daha farklı görüyor, yapmam gereken her şeyi bilerek hareket ediyordum. Hepsinin bir zamanı var. Zamanı gelince kim olduklarını ve hayatımdaki yerlerini önemsemeden, yapılması gerekeni yapmalıydım.

*

Her açıdan zor geçen bir gecenin ardından evime doğru yola çıktım. Artık hayatımı karanlıkta yaşıyorum. Işıkların sakladığı kalpler, güneşin batılışya ortaya çıkar ve ben onları görürüm. Renkler benim yol göstericimdir.

Artık görmek için başka bir şeye ihtiyacım yok. Bilmem gereken her şey bana öğretildi. Kurallar ve olasılıkları göz ardı edersem, yanlış bir adımda bütün denge bozulur. Bu bir savaş. Her savaşta olduğu gibi, planın dışına çıkmak her şeyi alt üst edebilir.

Beyaza dokunamam, onlar değiştiricidir. Mavi ve yeşil benim için özeldir, rüyadan uyanmayı bekleyen ruhlar.

Rengin parlaklığına göre yaklaşabiliyorum. Eğer soluksa hala vakti vardır, ışıldamaya başladığında;  bize katılmaları için eğitilirler.

Sıcak renkleri kovalarız. Asıl sorun; onlar kendilerini çok iyi gizliyorlar. 

Kendileri gibi olanları erken uyandırıp, karanlığa hayat vermek için enerjilerini kullanırlar. Soluk renkler değişime karşı korumasızdır. Güçlü sıcaklar, bazen diğerlerini değiştirip zorla kendi saflarına çekebilir. Eğer baş kaldıran olursa nefesini alırlar ve kendi ölmüşleri tekrar hayata dönmeye başlar. Onları tekrar yok etmek için de kalplerini çıkarıp, sadece bizim bildiğimiz özel bir odaya koyarız. Beyazlar, onları değiştirebilecek hale geldiği zaman işe koyulur. Zayıflayan renkler kurtarılabilir. Başarısız olanlar ise sonsuza kadar yok edilir. Bazı kalpler hala rengini bulamamış ve kendini bırakmış olarak yaşar ve ölürler. Onlar için yapılacak bir şey yoktur. Eğer karşıma sıcak olarak çıkarlarsa görev gereği, işimi yapmakla yükümlüyüm. Sevgi bana engel değil. Ne kadar kalp toplar veya uyandırırsam, beyaza dönüşmek için seçilme hakkı elde edebilirim.

*

Biz sevgiyi yaymak için uyandık. 

Kabul etmeyen her kalp tekrar uyutulmak için avlanır.

Bir gece, ıssız bir sokakta yürürken beni görürseniz, içinize doğan duyguya kulak verin. Nefretiniz sonunuz, sevginiz ise hayatı daha iyi yaşamanıza açılan kapıdır.

İlginizi çekebilir

Gerçek Gazetesi 1 yaşında!

Gerçek Gazetesi 1 yaşında!

Tema Tasarım | Osgaka.com