FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Köşe yazıları 6 Ağustos 2019 19 Görüntüleme

‘Porajmos’

Merhaba, sevgili Edirne Gerçek Gazetesi okuyucuları…
Geçtiğimiz hafta Erasta AVM’de Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği tarafından, 1944’te yapılan Roman soykırımının yıldönümünde ‘Soykırım İnsanlık Suçudur’ ismiyle sergi açıldı. Bu soykırım, II.Dünya Savaşı’nda Nazilerin gerçekleştirdiği Çingene soykırımının adıdır. Almanya’da Çingenelere yönelik ayrımcı politikaların tarihi çok eskilere gider ancak Nazi ideologlar, Çingeneler ve Yahudilerin Alman ırkını ‘nasıl bozduğuna’ dair teorilerini 1933’de olgunlaştırdılar. Eylül 1935’te çıkarılan “Alman kanını ve onurunu koruma Kanunu’nda (nüremberg kanunu)” Çingenelerin de adı geçiyordu. 1938-39’da Çingenelere yönelik baskılar 13 ekim 1942’de çıkarılan emirle çehre değiştirdi. Savaş bittiğinde, başta Auschwitz olmak üzere çeşitli toplama kamplarına sevk edilen 38 bin Alman ve Avusturya Çingenesinden 24 bini kamplarda öldürülmüştü.
1941 ilkbaharında, Almanlar eski Yugoslavya topraklarını işgal ettiklerinde, Ustaşa denilen faşist Hırvat çetesinin kontrolü altına giren Bosna Hersek’te kurulan bağımsız Hırvatistan Devleti (nezavism drzhava hrvastka) hükümetinin ilk işi, kamusal alanlara ve ulaşım araçlarına “Sırplara, Yahudilere ve göçebelere [Çingenelere] yasaktır” posterleri asmak olmuştu. “ari kanı ve Hırvat halkının onurunu koruma kanunu” ve “aynı ırka ait olma kanunu” uyarınca, iki veya daha fazla kuşaktan beri Çingene olanlar, mal ve mülkleri müsadere edildikten sonra toplama kamplarına gönderildiler. Sırbistan’daki toplama kamplarından en ünlüsü olan Jasenovac’da 28 bin (çingene bilim adamlarına göre 60 bin ile 80 bin arasında) çingene öldürüldü.
1942 Ağustosu’nda, Sırbistan “Yahudi ve çingene sorununu çözdüğünü” ilan eden ilk ülke oldu. 1943’te Mussolini rejiminin devrilmesinden sonra İtalyanlardan Almanların kontrolüne geçen Arnavutluk’taki çingenelerin etnik kökeni konusundaki belirsizlikler canlarını kurtarmalarını sağladı.
1941’den itibaren Almanya’nın müttefiki olarak Makedonya ve Trakya’nın kontrolünü üstlenen Bulgaristan’da kral Boris’in çıkardığı anti-semit (Yahudi düşmanı) ulusun korunması Kanunu’nda Çingene adı geçmiyordu ama Mayıs 1942’de Çingenelerin kamu yararına zorunlu çalışmasına karar verildi. ağustos 1942’de Bulgarlarla evlenmeleri yasaklanırken yine de, 1943’ün başında Kral Boris, Makedonya ve Trakya’daki bütün Yahudileri toplama kamplarına gönderirken Bulgar vatandaşı olan Çingeneleri sürgünden muaf tuttu. Dolayısıyla savaş sırasında sadece (!) 5 bin civarında Bulgar Çingenesi hayatını kaybetti.
Bulgaristan’ın kontrolü altındaki Makedonya Çingeneleri de Boris’in tavrı sayesinde soykırımdan kurtuldular. Yunanistan’daki çingeneler ise 1943’te tam Auschwitz toplama kampına gönderiliyorlardı ki, (bir iddiaya göre) Atina baş piskoposunun müdahalesi ile kurtuldular. en büyük kırıma ise Romanya çingeneleri uğradı. 300 bin Romanya çingenesinden yaklaşık 36 bini (çingene araştırmacılara göre 90 bini) Nazi toplama kamplarında hayatını kaybetti.
Dünyanın bir çok günümüzde yayılmış Çingene halkından bahsettik. Her coğrafyada azınlık oldukları için baskı, şiddet ve katliamla sonuçlanan olaylar… Günümüzdeki Çingene halkına uygulanan politikalar da tartışılır!

İlginizi çekebilir

Seçime Doğru…

Seçime Doğru…

Tema Tasarım | Osgaka.com