FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Köşe yazıları 7 Ocak 2019 119 Görüntüleme

Kırılamayan Döngü: Yoksulluk, Sosyal Entegrasyon

Türkiye’de olduğu kadar yaşadıkları her ülkede yoksulluğun, sosyal dışlanmanın acıları içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan grupların içinde yer alırlar. Adları her ne kadar Roman olsa da Türkiye’ de çingene olarak, diğer ülkelerde buna benzer gipsy, zigona, çigan vb.. olarak genel tanımlaması altında varlıklarını sürdürme mücadelesi vermektedirler. İnsanca yaşam istekleri, sosyal refah arayışları sürekli devam eder. Eğitim eksiklikleri, ticari yaşamda olamayışları, ayrı tutulmaları yoksullukları karşımıza sosyal döngü olarak çıkmaktadır.
Bu sosyal döngü içinde çok farklı çıkmazları barındırmaktadır. Adeta çözülemeyen matematik işlemine dönmüş durumda. Yoksulluk sarmalı altında ezilen, bir o kadar da büyük sosyal sorunların yıkıcı etkileri altında var olmanın acı fotoğrafını yaşıyorlar.
Dünya’da müzikle özdeşleyen, eğlence ve neşenin kaynağı olarak gördüğümüz Çingene-Romanlar için Roman kültüründen söz ediyoruz. Hangi kültür? Müzik kültürü mü, yoksulluk kültürü mü ?
Türkiye’de Roman sorunu özünde insanî bir sorun olmaya devam ediyor. Yaşanan sorunlar büyüdükçe insanların vicdanlarını yaralamaya devam edecektir. Ekonomik sistem kazanıyor, Romanlar bu sistemin altında eziliyor. Şimdilerde yeni sistem oluştu. Parti siyaset sistemi.
Birileri Romanları siyasette kullanmanın derdinde. Kaybeden yine Çingene-Romanlar olmaya devam edecek. Bizim meşhur gırnatacı Deli Selim Ağabey, şarkısında; “O fasula yedi buçuk lira hem oynasın, hem kaynasın” demişti. Bu günlerde fasulyenin kaynadığı da
yok. Tencere kaynatmaya spali (para) yok. Siyasette tencere kaynamaya başladı. Tencerede pişen fasulye Romanlarımızın sofrasına düşer mi zamanla göreceğiz. Bu güne kadar gördüğümüz kırılamayan döngü; yoksulluk, sosyal entegrasyon.

İlginizi çekebilir

PUANLI ER MEYDANI

PUANLI ER MEYDANI

Tema Tasarım | Osgaka.com