FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Köşe yazıları 5 Şubat 2019 84 Görüntüleme

Katar Asya’nın En İyi Takımı Oldu, Peki ya Değeri?

2010 yılında Katar, 2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma hakkını kazandı. O zamandan bu yana artani yolsuzluk ve modern kölelik hikayeleri de, kupa hazırlıklarını bulanıklaştırdı. Peki, ülkenin Asya Kupası zaferi ve yükselen hisse senetleri ile ilgili olarak ne düşünüyoruz?

Cuma günü Katar ulusal takımı, Japonya ulusal takımı karşısında Asya kupası final mücadelesini 3-1 kazanarak Asya kıtasının en iyi takımı ünvanını bir sonraki turnuva dönemine kadar taşımaya hak kazandı. Daha karşılaşmanın ilk yarım saatinde 2-0’lık bir üstünlük yakalayan Katar, karşılaşma boyunca da proaktif oyunu ile dikkat çekti. Galibiyet, beklenmedik durumlarda Katar milli takımı için ortaya çıkan etkileyici bir etki yarattı.

2022 Dünya Kupasının olası ev sahibi olarak seçilmesinden bu yana geçen sekiz yıl içerisinde, Katar profilinin sonradan Asya şampiyonuna yükseldiğine şahit olduk.

Başka bir zamanda, başka bir ulus için, bu tür bir başarı öyküsü ilham verici olacaktır. Cuma gününden sonra Katar, Dünyanın en büyük kıtasının en büyük milli takımı olduğunu iddia edebilir. Ancak, göçmen işçiler arasında yüksek ölüm oranlarının, ileri sömürülerinin ve Katar’ın Dünya Kupası’ndaki zulümlerinin raporları, bir düşünceyi de açığa çıkartıyor; Katar’ın Asya zaferi ve arka plandaki insan hakları ihlalleri ile ilgili olarak ne düşünüyoruz?

İlk öncelikle bir sürpriz, 2022 FIFA Dünya Kupası için rekabette son iki Ülke olarak Katar ve Amerika kaldığında, tüm kamuoyunun beklentisi Amerika’dan yana idi. 1994 Dünya kupasına ev sahipliği yapan Amerika’nın, kupa sahipliğini 2022’de de tekrar etmesi beklenendi. Basra körfezinde kayda değer bir Futbol geçmişi olmayan Katar, Dünya kupası ev sahipliği için de tıpkı Asya Kupasında olduğu gibi iddialı değildi. Katar’ın turnuva için önerdiği son sekiz adresten yedisi sıfırdan inşa ediliyor. Dördü başkent Doha’da. Birincisi Lusail’de, stadyum gibi henüz inşa edilmemiş bir şehir.

Normalde, Dünya Kupası büyük futbol liglerinin mevsimler arasında olduğu yaz aylarında düzenlenir. Katar çölün ortasında bir ülke ve yaz aylarındaki sıcaklık çoğu taraftarı, sporcuları nefessiz bırakabilir, bu sebepten dolayı da bir Dünya Kupası ilk defa kış aylarında düzenlenecek. Katar’ın yönetim uygulamaları Şeriat’a tabi; Bu nedenle, kamuya açık alanlardaki alkol tüketimi için yasada bir değişiklik gerekebilir. Katar cinsel yönelim ve kimlik konusunda da düşmanca bir duruş sergiliyor (eşcinsellik yasaklandı), yani bu durum LGBTİ taraftarlarının yabancılaştırılacağı, hatta Dünya kupası için kendi güvenliklerini riske atacakları anlamına geliyor. Stadyumlarda zeminler kırıldıktan sonra ortaya çıkan diğer sorunlar, Ülkeyi açılış günü için hazırlayan işçilerin feci çalışma koşulları, turnuvanın öncülüğünde bambaşka bir odak noktası da teşkil etti.

FIFA Başkanı Sepp Blatter, kararı açıklarken basına karşı “Yeni topraklara gidiyoruz.” demecinde bulundu.. “ Ortadoğu ve Arap Dünyası, uzun zamandır bu anı bekliyorlar. Futbolun gelişimi üzerine konuşuyor olduğumuz için mutluyum.”

Saha dışı sorunlar, ülkenin ev sahibi seçilmesinden bu yana sekiz yıldan fazla bir süredir Katar gündemine hükmediyor. Fakat sahada Katar Futbol tesislerini yeniledi. Sahada başarı etkileyici olmakla birlikte, Katar 2022’de ev sahipliği yapmaya hazırlanırken ortaya çıkan dehşeti engellemiyor. Katar’ın Dünya Kupası, kendilerini modern bir kölelik sistemine esir alan, iş için adil ücret kazanma bahanesiyle ülkeye getirilerek sömürülen göçmen işçilerin sırtında kuruluyor. The Guardian gazetesinin 2014 yılında yayınladığı bir raporda, turnuvadaki stadyum ve altyapı çalışmalarında iki günde bir Nepalli işçinin öldüğü ve Hintli, Sri Lanka ve Bangladeşli işçilere ilişkin rakamların henüz bulunmadığı tahmin ediliyor. Ayrı bir Guardian raporunda Uluslararası Af Örgütü, yapılan değişikliklerin emekçileri korumak için yeterli olmadığı konusunda uyarılarda bulunuyor. Ve bu olayların ortaya çıkmasına rağmen Katar milli takımının mükemmelleştiğini düşünenlere dair belirtmek gerekir ise, sahadaki zaferler totaliter rejimler için yeni bir şey değil. 1936 Olimpiyatları da, Hitler’in Beyazların üstün olduğuna dair inançlarını ispatlamak için bir arena fırsatı görüyordu, Benito Mussolini de İtalyan milli takımını rejimini desteklemek için fırsat niteliğinde kullanmaya çalışmıştı. Katar’ın bölgedeki terörist gruplara verdiği destekler de, bilinen gerçekler arasında.

Katar kararının sorgulanmasına dair birçok Ülke yoğun çabalar harcamakta. Yukarıdaki yazıyı sonuna kadar okur iken, haklı bir gayret ile bu sömürünün sadece Katar’da olmadığı ve Amerika kıtasında olacak bir turnuvanın da steril bir Ülkeye misyon kazandırmayacağı düşünenler elbette ki olacaktır. Yazı belki de, Turnuvanın bir başka ülkeye verilmemesine bozulmuşçasına bir havaya bürünmüş dahi olabilir. Katar’ın Aspire Academy üzerinden yetiştirdiği futbolcular ve kupa kazanabilecek seviyeye yükselmesi birçok yönetici için ilham kaynağı olacaktır, buradaki biz bize sohbetimizde bize daha çok benzeyen işçilerin omuzlarında yükselmiş bir kupadan bahsetmeyi tercih ettim.

Bertold Brecht’in de şiirinde sorduğu gibi;

kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.

ama pişiren kim zafer aşını?

her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.

ama ödeyen kimler harcanan paraları? “

İlginizi çekebilir

BENİM BİR  DİPLOMAM VAR

BENİM BİR  DİPLOMAM VAR

Tema Tasarım | Osgaka.com