FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Köşe yazıları 2 Kasım 2018 166 Görüntüleme

Geleceğimiz ve İnsan Zekası

Toplum, bireyin yaşama hakkını görür ve onar. Ama aynı toplum kurallarına göre belli çizgilerde olmanız size dolaylı veya direk dikte edilir. Tek bir düşünce içinde var olunamaz. Çok sesli fikirlerin yücelttiği katılımla o toplum ilerleyebilir. İnsan zekası, öğretilmiş alışkanlıkların ve benzer sözlerin dışına çıktığında ilgi çeker. Tabi buna bulunduğu ortam ne kadar müsaade eder. Kurgu yaratıcılığa izin verirse değişim doğru yaşanabilir. Döngü tek bir açı istemiyor. Sürekli ve yeniden, çünkü yenilikler devam ediyor. Bu yaşamın dinamiğini arttıran önemli bir etken. 

Düşünce zenginliği, bunu ifade edebildiği ortamda taçlanır. Dile getiriş bazen zehirli bir ok gibidir. Bazen de kuş tüyü gibi yumuşaktır. Tarzdan önemlisi yaşadığın devirde toplumsal olarak ne yapılmıştır? Nasıl anılacak yaşadığın bölge? Bilgi ve kültürel devrim kitlesel  olarak yapılabildi mi? Yoksa asalak ve gündelikçi yaşayan bir topluluk mu oldunuz? Bunların tartışıldığı bir ortam yaratabildiniz mi? Tarihte yapılanların, yapanların değerlerini görünce biz hayatın neresindeyiz diye düşünen kaç kişi var bu şehirde? 

Belki de; “Bırakın şu küçük planlarınızı ve yüceltin dünyaya olan bakış açınızı” der gibi bakıyor Mimar Sinan değil mi? Peki bu şekilde bakabilen kaç kişi var acaba ? 

Aydınlanmak ya da aydın olmak önemlidir ama ayrıca  yürekli yaşayabilmek de önemlidir. Bazı şeylerin farkına varabilmek. Yaşanan geçmiş zamana saygı duymak ve bu kalitede davranabilmek. Duyarlı olmak için eğitim önemli tabi ama birde içinizde saklı olan insan pırıltısı da çok önemlidir. 

Martin Luther King şöyle seslenmişti. “Benim bir hayalim var” Hayali olanlar çok güçlü yaşamalısınız tıpkı Nazım’ın dediği gibi “Yaşamak şakaya gelmez” Ölümsüz yaşayacaksın, öleceğini bildiğin halde ve tüm bedeninle direneceksin gelecek için hayal kurmaya….. 

Sevgiyle kalın, Edirneseverler….. 

Tema Tasarım | Osgaka.com