FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Köşe yazıları 25 Mayıs 2019 66 Görüntüleme

Danke Niki


F1 Dünyası bir efsanesini daha kaybetti, Niki Lauda…

F1 tarihinin en ağır kazalarından bir tanesini tecrübe etmiş olmasına rağmen yarışmaya devam eden 3 Dünya şampiyonluğuna sahip bir isim. Limitleri zorlayan Lauda, 70 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Zürih’te öldüğünde 70 yaşında idi, belki de kendisi için dahi bu rakam sürpriz olabilir. Avusturyalı Niki Lauda, hayatı boyunca limitleri zorlayan bir isimdi. Dünyanın en rekabetçi motorsporlarının başında gelen Formula için dahi uçarı kalabilecek bir isim olarak tarihin en iyi pilotların arasında anılır. Avusturya için tartışılmaz en iyisi olan bir ulusal kahraman.

Formula 1 için de, arabaları kontrol etmek ve limitlerinizi sınamak tanımını yapar Lauda. Galiba hayatı da buna göre yaşadı. Özellikle günümüz teknolojisinin ve sağlık önlemlerinin olmadığı, ligin en tehlikeli dönemlerinde yarışan Lauda’nın mizacı şüphesiz ki bu. Ölüme bu denli yakın bir sporun içerisinde olmak için muhakkak, yaşamayı her şeyin üzerinde tutacağınız bir tutkuya sahip olmalısınız. Niki gibi isimler bu yüzden hep hayatım boyunca imrenerek anacağım isimlerdendir, uğruna hayatını feda edebileceği şeyi buldu ve kaybetmemeyi başarabildi.

1975,1977 ve 1984 yıllarında şampiyonluk yaşadığı pistlerde yönetici olarak da seri şampiyonluklar yaşadığı bir dönemde hayata veda etti. Bir şampiyon gibi yaşadı. James Hunt ile olan rekabetini konu alan Rush (Zafere Hücum) filmini izlediyseniz ya da izlerseniz sanıyorum burada yarım bıraktığım cümleler sizler için tamamlanacaktır.

Motor bilgisinin ve teknik altyapılara olan düşkünlüğünün yüksekliğinden bahsedilir düzenli olarak, işe olan tutkusu da beraberinde tabii. Hatta günlük hayatta Niki Lauda’nın çok sakin bir şoför olduğunu ve binek aracı ile direksiyonda görürseniz kendisinin formula 1 pilotu olduğuna inanamayacağınız söylenir. Hayatını pistlere adamak üzere kendisini planlamış olduğunu bu anılarında dahi görebilir gibiyim. Geçirdiği büyük kazadan 40 gün sonra hala yaraları ve ciddi yanıkları varken piste çıkması da, pistleri ne kadar ciddiye aldığının kanıtı.

Hayatını sonlandırdığı bugünlerde, kendisinin formula 1 dergisindeki yazılarını okuyor ve yarışlardaki yorumculuğundan çok şey öğreniyorduk. Tutkunu olduğumuz bu sporun gelişmesine katkı sağlayan çok önemli bir mihenk taşını kaybetmiş olmanın derin hüznü ile birlikte, pistlerden uzaklaşmadan hayatını kaybetmiş olmasına da içten içe sevindiğimi gizleyemem.

Enzo Ferrari’nin dönemine yetişmiş ve bugüne kadar da ışığı taşımış isimlerden olan Niki Lauda, yeri doldurulamayacak bir boşluğu bizlere bıraktı.

İlginizi çekebilir

Sinanköy

Sinanköy

Tema Tasarım | Osgaka.com