FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Çevre, Güncel 15.06.2019 30 Görüntüleme

“Ormanlarımız Tehlike Altında”

Trakya Platformu Dönem Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar, “Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası” nedeniyle açıklama yaparak; “Halka ait olan kıyılar ve kumsallar, iktidar tarafından kiralama yoluyla özelleştiriliyor” dedi

Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası’nda, Trakya’daki ekolojik yıkım projelerinin bir kez daha düşünülmesi gerektiğini belirten Kaçar“Saros Körfezi’nin baş belası taş ocaklarının ardı arkası kesilmiyor. Mecidiye ve İbrice Limanı çevresinde yeni kalker ocaklarının açılması ve kapasitelerinin arttırılması için ÇED süreçleri devam ettiriliyor. Saros FSRU Liman ve Boru Hattı projesi için iktidarın aceleciliği had safhada, BOTAŞ kamulaştırma süreçlerini hızla devam ettirme peşinde. Sultaniçe ve Enez’in doğası ve denizi, fabrika atık depolama projesinin bilinmez sonuçlarıyla çok yakında karşı karşıya gelecek. Anayasaya ve kıyı kanununa göre; halka ait olan kıyılar ve kumsallar, iktidar tarafından kiralama yoluyla özelleştiriliyor. Tüm bunlar özel çevre koruma bölgesi ilan edilen Saros Körfezi’nde yaşanıyor. Bölgemizde biyoçeşitlilik ve ormanlarımız ciddi tehlike altındadır.” dedi.

TRAKYA BÖLGESİ CİDDİ HAVA KİRLİLİĞİ İLE KARŞI KARŞIAYADIR”

Trakya Bölgesi’nde yaşanan çevre kirliliği hakkında değerlendirmelerde bulundu.Bülent Kaçar,  “Atık suların gereği gibi arıtılamaması sahillerimizde ve yerleşim yerlerimizde halen önemli bir sorundur. Bölgemizin kanayan yarası Ergene Nehri, acımasızca kirletilmeye devam ediliyor. Kirletenlerden yargı önünde hesap soruluyor mu? Çevremizi, nehirlerimizi kirletenlere göz yumanlara adli ve idari yaptırımlar uygulanıyor mu? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kimleri savcılığa şikayet etmiş? Hangi fabrikalar adli ve idari cezalara maruz kalmış maalesef halen bilemiyoruz. Trakya Bölgesi, ciddi bir hava kirliliği ile karşı karşıyadır. Hava kirliliği, toprak kirliliği ve su kirliliği ile mücadele etmez ve yetkililerin etkin idari tedbirler almalarını sağlayamazsak hepimiz ciddi hastalıklarla baş başa kalacağız. Trakya’nın yeraltı sularının kirlenmesini engelleyemez, içme sularımızı koruyamazsak kanser hepimizin kapısını çalacak.”diye konuştu.

YAŞAMIMIZI SAVUNMAK ZORUNDAYIZ”

Trakya’da yerin altı ve yerin üstünün çok değerli olduğunun altını çizen Kaçar açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Yıldız dağlarında RES’lerin ve taş ocaklarının, doğaya ve köylere verdiği zararlarla boğuşan Trakya’mızın, Marmara Denizi sahilleri kısa zaman içerisinde Ergene Derin Deniz Deşarjının acı sonuçlarıyla karşılaşacak. Kirliliği yaratan sanayi tesislerinin ileri arıtmalarını çalıştırmalarını sağlayamayanların halı altına süpürme girişimleri doğamızı değil kurtarmak yeni ve büyük çevresel sorunlara yol açacağı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Siyasi iktidar, Kırklareli Dokuzhöyük’te ve Hayrabolu’da kömürlü termik santrallerin kurulmasına vize vererek, Danıştay’ın Trakya’da Kömürlü Termik Santral Kurulamaz kararlarına aykırı kararlar almaktadır. Trakya’da yerin üstü yerin altından çok daha değerlidir. Trakyalılara rağmen bölge ve il çevre düzeni planlarında yapılan değişiklikler her şeyin sermaye için olduğunu açıkça gösteriyor. Bölge halkının topyekûn karşı çıktığı, on binlerce imza ile itiraz ettiği projeler umursanmadan halkın katılımı ilkesi görmezden gelinerek bir bir hayata geçirilmeye çalışılıyor. Yapmamız gereken tek şey var! Ekolojik kırıma ve yıkımlara, bilinç ve kararlılıkla karşı durmak. Bilim ve hukukun rehberliğinde toplumsal bir karşı duruşu hep birlikte oluşturmak. Yaşamımızı savunmak zorundayız. Başka çaremiz yok.” Makbule TUNÇ

İlginizi çekebilir

İnsanımızdan Manzaralar

İnsanımızdan Manzaralar

Tema Tasarım | Osgaka.com